İçeriğe geç

Bu yazı eski sitenin köşe yazıları arşivinde yayımlanmıştı.

Kar Tanesi

Ne kadar da değişik bir çağda yaşıyoruz. Bireyler giderek birbirlerine benzemekte, daha doğrusu buna zorlanmaktadır. Onları eşsiz kılan her şey farkında dahi varılmadan, çalınmakta, yerine önceden seçilmiş olanlar yerleştirilmektedir. Sorun şu noktadadır ki, gidenlerin yerlerine yerleştirilenler hep aynı parçalardır. Bizi eşsiz kılan özelliklerimiz, aslında başkalarında da bulunabilmektedir.

Eşsizliğin pek de bir anlamı kalmıyor aslında. Kar tanelerinin özelliği değimlidir, şu koca evrende tek olmak? Sahip oldukları her şey o farklılıklarda değimlidir?

Bir de küçük farklılıkların hiç olmadığını düşünelim; her kar tanesinin ince törpülerle düzleştirildiğini varsayalım, bütün farklılıkların yok olduğunu, Geriye ne kalır!

Birbirinin aynısı kar taneleri, ne kadar da hüzün dolu ve acı verici. Peki bu benzeşme nasıl olmaktadır?

Bana göre birincil sırada küreselleşen dünyanın getirileri vardır. Nasıl olur sorusunu, açıklamak gerekirse; iletişim devrimiyle birlikte, aynı anda çok fazla sayıda bireyin aynı bilgiye ulaşması ve bu bilgilerden giderek benzeşen sonuçlar çıkarması. Bunun sebebi ise aynı anda daha büyük bir kitleye ulaşma isteğidir “ küresel pazarlar”.

Konudan çok fazla uzaklaşmadan, toparlamak gerekirse, öyle bir sahne yaratalım ki bize yol göstersin.

Öncelikli olarak küçük bir çocuğun televizyon izlediğini varsayalım. Daha sonra bu çocuğun bazı sebeplerden dolayı yaşıtları gibi eğlenemediğini ve yapmakta olduğu eylemin sürekliliğini savunduğunu ekleyelim.

Bu esnada çocuğumuz giderek zayıflamakta veya tam tersine kilo almaktadır. Saatlerce ekranın karşısında oturmasının da etkisiyle geliştirmesi gereken sosyal yönü elbette yaşıtlarına göre daha zayıf olur. Bunun sonucunda ileriki yaşlarda kurguladığı dünyanın dışına çıktığında, toplumdan zorunlu soyutlama baş göstermektedir.

Çocuğumuzun izlediği programlara da değinmek gerekirse, bir şekilde kendi hayatını izliyor olsun. Elbette ki izlediği hayatını olduğu gibi anlatmak yerine, senaryoyu değiştirip “küresel pazara” uygun hala getirilmiştir.

Yeni çocuk ekranda kendisi olmayan bir kendi izlemektedir. Daha önce ele aldığımız gibi bir kar tanesi güzelce törpülenmiş ve genele uygun bir hale getirilmiştir. Beklide çok üzüntülü bir anında kahkahalar atarken, belki de güldüğü bir anında ağlarken resmedilmiştir.

Bakış açımızı biraz daha genişletebilmek için, odanın ve ardından evin dışına çıkmamız gerekir. Aynı anda birçok çocuğun aynı programı izlediğini ve düzeltilmiş bir hayatı takip ettiğini düşündüğümüz anda en büyük sorun karşımıza çıkıyor.

Hikayemizin ana kahramanı olan çocuk bazı sebeplerden dolayı farklılık gösterecektir ancak bu farklılığı aza indirgeyip, elimize geçen ürünü diğer çocuklara sunarsak, benzer bir şekilde diğer çocukları da düzeltmiş oluruz.

Ne kadar ürkütücü, ne kadar acı verici ve ne kadar da kolay…

bayağı zamandır birşey ekleyememiştim, buna ne dersin..

görüşmek üzere…

Yorum yaz