Forum
unuttuk mu herşeyi?
sözleri ve paylaşılanları
anları
tüm hayatımızın ne kadar sefil olduğunu
ve buna rağmen hangi rolleri kaptığımızı
unuttuk
çünkü neşeliydik bunları yazarken
biz acıyı unuttuk aslında
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Acıyı da biz yaratırız içimizde... Doymak bilmez karanlıklarımıza sığınır güneşin sessiz hançeri: ışık... İstemekten kesilmiş soluklarımıza iner gün ışığına maruz kalan gece iblislerinin düğüm düğüm çığlıkları... Yutkunsak da geçmez, nafile... Boynumuzdan asılı kaldığımız bir darağacı yaşamak...
Gün gelir... Bir gün gelir... Sonunda o gün de gelir... Bırakır insan ardında bütünüyle o köhne dünyayı... Bırakır insan aciz bedenini darağacının ucundan sallanan o ipte... Bırakır dünyayı insan... Döner ardını, akar sonsuzluğa, o bütün çıplaklığıyla sunulan...
Acıya tutkun sözlerin çağlayıp döküldüğü bu kurak orman söndü artık... Üzgünüm... Değmiyor artık parmak uçlarım yerlere... Çirkinlik ve karanlık dokunamaz artık tenime... Üzgünüm... Üzerime geçirilen bu dikenli teller acıtmıyor battıkça ciğerlerime... Bıraktım ardımda dünyayı... Sonsuzluğu içiyorum kana kana...
Ben de insanım lan!
karalama ablası..
http://metaltr.mybrute.com
zannederiz ki aydınlıktır bize yol gösteren, yaşamak için güç veren, bizi düşündüren..halbuki kendimizle yüzleşeceğimiz zaman istediğimiz tek bir şey vardır:karanlık.. yine de kaçarız hep ondan, ürkütür bizi karanlığın her şeyi örten gücü.. kaçarız imkansız olduğunu bildiğimiz halde çünkü karanlıkta boğulmaktan korkarız.. sonunda teslim oluruz ona çaresizce.. sonra bırakırız kendimizi onunla bütünleşmek için.. benliğimizle tanışacağımızı görüp umutlandığımızda bi yerden bi ışık yanıverir..kalır hevesimiz kursağımızda ve yeniden korkmaya başlarız karanlıktan..
d£@th0rm@t!0n.parçalayın ölümcül rifflerle geri kalmış at gözlüklü beyinleri!!!!
Ölüm kapattı gözlerini bugün... Çatal dilinden süzülen binlerce zehirli sözcük sardı dünyayı... Ve yalanlar... Neyin gerçek, neyin yalan olduğunu bilse de içimizdeki o herşeye inanmaya meyilli çocuk, göz yumdu aldanmaya, aldatılmaya... Sürdü sessizce ellerine bırakılan çirkefi alnının tam ortasına... Ve kaçamadı çocuk... İçinde enginlere adanmış türlü türkülerin melodilerine inanmış, inancıyla sorgulanmış, inancıyla aşşağılanmış olsa da, kaçamadı çocuk inançlarının kendisine gösterdiği yoldan... Oysa hakkıydı bir kalemde öldürmek... Oysa hakkıydı yıllardır durmaksızın sivrilttiği kaleminin ucuyla şeytanın gözlerini kör etmek... Ama değmezdi ki...
"Herkes hak ettiğini yaşar" dedi çocuk... Herkes hak ettiğini... Ve ölüm kapattı bugün gözlerini... Yalan dünyanın sahte rollerini oynamak için kutsanmışlara... Ve unutmak... Gözlerini kapadığında yok olan bütün sahte ruhların çatalsı sözleri dalga misali çarpmıyor kulaklarına şimdi... Ve gerçeğe akmak... Sonsuz olan her ne ise, sonsuzluğun gerçekliğinde bütün çirkefinden arındı çocuk... Ve gördü gerçekle yalan arasındaki o derin çizgiyi...
Ben de insanım lan!
Yazamıyorum artık :S
Ben de insanım lan!
ihtiyacım vardı =/
Tanrının hepimiz için bir planı vardır .. Sanırım ben B planıyım.
Neye? :S
Ben de insanım lan!
bi hevesle gelmiştim karalama bölümüne. göremeyince üzüldüm de
nese eyw 'AurorA' abla =))
Tanrının hepimiz için bir planı vardır .. Sanırım ben B planıyım.
Yazamıyorum artık :S
Yaratıcılığı arttıran en önemli şey acıdır (özellikle aşk acısı).
Bence yazamaman çok kötü bir şey değil. Artık acı çekmiyorsun veya içindeki en ufak acı bile yok oldu, çok daha mutlusun bence. Yanılıyor muyum?
Ha şunu bileydin.Yazamıyorum artık :S
http://metaltr.mybrute.com
Yazamıyorum artık :S
Yaratıcılığı arttıran en önemli şey acıdır (özellikle aşk acısı).
Bence yazamaman çok kötü bir şey değil. Artık acı çekmiyorsun veya içindeki en ufak acı bile yok oldu, çok daha mutlusun bence. Yanılıyor muyum?
Doğru söylüyorsun... Bir süredir içimde mutsuzluk-acıya dair tek bir kırıntı bile yok... Ama eskiden başkalarının acılarını da hissedip yazabilirdim... Sanırım hayatım o kadar dolu ki, bir kenara çekilip ne kendimi ne de başka yaşamları izlemeye zamanım kalmıyor...
Ben de insanım lan!

Ölgün - solgun kadife bir gecede, sönük mangal kokularına karışan çiğ damlaları , tutunur o küçücük varlığının aşka olan inancına ve yaratır içindeki ölümden korkmaz, korkuları anlamaz kör cesaretini... Damla damla intiharlar akar bulutlardan ruhumuza... Dökülür yaprak yaprak tenimizin buğusuna, boyu arşa değen ağaçlar... Yüzyıllardır alışılagelmiş korkularını çiseler yağmurlar... Yaz günü bastıran ani bir sonbahar telaşı kaplar ıslak toprak kokusuyla arınan doğayı... Ve yıkar temelinden, yıkar-temizler geçmişinden ötesi çamurlarla dolu olanları...

Soğuk ve karanlık... Önceden yazılmış ve çizilmiş her ne varsa aleyhimize atar tutarlar bu yaşam oyununda... Yanımda sen varsın... Bir çiğ damlası misali bırakırım kendimi gözüm kapalı bulutlardan aşşağıya... Yanımda bir sen varsın... Düşümde, düştüğümde, düşüncemde sen varsın... Düşündükçe bir tek sen varsın...

Ben de insanım lan!
Karanlık ormanın ağaç kovuklarına saklanmış zayıf bedenler, titrek alevlerin solgun gölgesine gizlenir tenha yalnızlıklarında... Kendi değersizliklerini kendileri yaratır, dillerinden dökülen zehrin toprağa değmesiyle lanetlenir cılız bedenleri... Nehre düşmeden gölgesi değişir, çatal dillerinden dökülen zehrin etkisi...
Zayıf bedenlerde kalır geçmişin izleri... Her dokunuş bin yara... Her sızı, bin acı... Her söz, bin yalan... Tenleri kat kat mızrak dolu, kuşaklarında sonsuz hançerler... Döner durur dünya cılız bedenlerin etrafında... Cılız bedenler döner durur dünyanın içinde bir o yana - bir bu yana...
Sevmiyorum sizi insanlar... Sizin çıplak teninize yapışmış korku dolu dikenleriniz var... Sevmiyorum sizi insanlar... Karanlıklarınızda sakladığınız zehirli çatal dilleriniz var...
Ben de insanım lan!

Ben de insanım lan!
