Metal,Müzik Olurken
METAL, MÜZİK OLURKEN
Bu ve benzeri ortamlarda bulunma nedeni buyuk oranda ortak olan hepimiz bir sekliyle bu muzigi dinliyoruz, seviyoruz ya da yeri geldiginde bizi bizden alip goturmesine izin veriyoruz, adeta onu yasiyor kimi zaman ona sariliyoruz. Hepimizin ortak noktasi; bu muzigin bizlere birseyler katmasi, yalnizligimizi paylasabilmesi, nefretin disavurumunu en zararsiz sekliyle yansitmasi ya da tam aksine ‘nefretsizligimizi’ belirli olculerle tepkiye cevirebilmesi. Belki daha cok eklenecek noktalar vardir ama asil baglanti kurulmasi gereken noktamiz ise; “bizler de herkes gibi birseylere dahiliz, yasiyoruz, okuyup calisiyoruz ve tum bu karmasa icerisinden, bizlere sunulanlarin disinda -farkli dusunebiliyor(muy)uz –“ konusudur. Gercegi gorme istegimiz hangi oranlarda bizi tetikliyor ve herseyden onemlisi, bizler bu tepkileri verebilmekte kendimizde o gucu bulup; o kulture ulasmak icin ne yapiyoruz?? Sadece muzigin ‘sesini mi’ dinliyoruz? Yoksa metalin icinden gelen o aykiriligi, o baskaldiriyi, otoriteyi reddetmeyi ve ozgurluklerin ‘melodilerini’ de dinliyor muyuz??
Uzerinde durmak istedigim mesele kisacasi, dunyaya baskaldiri olarak hayata giren Rock/Metal muziginin bu olgularindan ne derece haberdariz konusu…
Kökü daha onceki yillara dayanan Heavy Metal cigliklari 70’lerde tum dunyada duyulmaya basladigi andan itibaren, aykiri ve duzen disi sesler de muzigin etkisiyle ayni oranda insanlari sarmaya basladi ve bu tarihlerde ardi ardina ortaya cikan albumlerde, gruplarda, serzenisler bir oncekine gore daha cok, daha sert dile getirilir oldu. Kendi doneminin toplumsal aksakliklarini kimi parcalariyla dinleyiciye aktaran gruplar Metal muzik ile kitleler arasinda kultur agi kurmayi basardilar. Bu kultur belki de insanlarin icinde olan nefretlerini disa vurmada en buyuk arac oldu ve bu muzik kulturunde, dinleyenler kendi fikirlerini, haykirmak istediklerini bulur konuma geldiler. Boyle bir surec icerisinde baslayip gelisim gosteren ‘aykiriliklarin muzigi’ ilerleyen seneler boyunca degisik kollara ayrilarak tepkiler de bu kollarda daha farkli dile getirilmeye baslandi. Kimilerinde tanri ile baska ruhani varliklar kiyaslanmak temelinde tanriya karsi cikis (genelde black metal gruplarinda) ; kimilerinde tanrisal, dinsel dogmalarin gereksizligi ve insanlari uyusturup baski altinda tutan bir dusunce sistemi oldugu (death metal heavy metal gruplari on plandadir ve ayni zamanda materyalist felsefenin cikis noktalarindan biri sayilir.) ; kimilerinde de buyuk kazanc cevrelerinin basit insan yaratma cabalarini en acimasiz sozlerle elestirmek sekliyle ortaya cikmis olabilecegi gibi bu tepkiler; tam tersi sekliyle irk / din / mezhep aykiriliklari da baz alinarak metal muzigin icinde yer almistir . Yani bu bahsettigimiz karsi duruslar tek bir yonde olmamistir. Ancak her ne bicimde olursa olsun bu baskaldiri, ses yukseltme , karsi cikma kavramlari dinledigimiz muzigin bence ana felsefesini olusturmaktadir ve bu eksen etrafinda gelisim gostermistir.
Kendi toplumumuza ve belki de dunyadaki yeni nesillere donup baktigimizda ise bu mantigi kavrayamamis, metal muzigin gecmisinden habersiz ve onu sadece dinlenilmesi yeterli muzik olarak goren, toplumsal aksakliklarin, geri gidislerin farkinda olmayan, yasadigi cevreyi ve insanlarini taniyamayan kitlelerin metal muzikte daha da cok boy gostermeye basladiklarini goruyoruz. Bu durum belki de yeni modernist yaklasimlarla aciklanabilen ancak bizler gibi bu muzigi dinleme mantalitesi kendini O’nda bulmak olan dinleyiciler acisindan geri gidisin en buyuk gostergesidir. Dunyadaki adaletsizleri, insanlari tek tip yetistirip boyunduruk altina alma cabalarini, kaliplasmis dogma sistemlerini ve bunun gibi aksakliklarimizi metal muziginin icine entegre eden gruplarin sayisi benim gozlemleyebildigim kadariyla azalmakta ve bu eksiklik yeni gelen gruplarla giderilememektedir. Hatta bu yaziyi okuyan kimi okuyucularin düşüncelerini, bunlara karşı çıkış şekillerini tahmin edebiliyorum. Bu temelsiz tepkiler ise dinledigim muzik adina beni en cok hayal kırıklığına düşüren ve itici kilan nedenlerin basinda gelmeye basliyor yavas yavas.
Belki de bahsettiklerimin bir cogu, genelimiz icin bir anlam ifade etmiyor olabilir, yukarda da bahsettigim gibi sert tepkilere de yol acabilir ancak ben yine de firsatini buldukca bunlari dile getirmekten ve bu muzigi dinleyenlere bunlari aktarmaya calismaktan vazgecmeyecegim. Unutmamamiz gereken seylerin yavas yavas bizlere “unutturulmaya” calisildigi bir toplumsal duzende yasiyoruz, bu duzenin getirilerinden birisi olarak da metal muziginin bile en onemli cikis felsefelerini unutuyoruz ya da hic bilmiyoruz. Sikayet etmekten baska elimizden ne gelir, bu felsefe bugun de gecerliligini korumakta midir acaba yoksa her guzel sey gibi bunlar da duzene yenik dusecek midir, ne dersiniz?

7 yorum
umarım insanlar uyarıYORUM un farkına varırlar…düşüncelerinin hepsine katılmasamda,konunun özünde birleşiyorum seninle.yazılarının ve özellikle uyarıYORUM larını bekliyorum
metal müzigin en önemli cıkış felsefelerını unuttuyorus yada unutturuluyorus demısınde bab
metal muzıgın en onemlı cıkıs felsefelerını köşe yazısı olarak da eklesen de bırasa daha mıllet metalmüzgin kökünü tanısa iyi olmasmı??
Yazi zaten bu fikirlerden bahsediyor dikkatini cekerim. Ayrica verilmek istenen mesajdan kopmamak icin grup ve alinti ornekleri yapmadim. Cunku hem yazi gereksiz yere uzamis olurdu hem de bu tur bilgiler diger kose yazilarinda kismen mevcut..
Gayet güzel yazmışsın.Anlatman gereken şeyi anlatıp bitirmişsin yazıyı.Konu ustaca kaleme alınmış.Profesyonel bir köşe yazısı tadında olmuş.(Türkçe karakter kullanmamanı anlamadım sadece)
Aslında biraz da asıl “anlaŞılması” gereken şey budur.Yaşam felsefesi haline gelip ardından milyonları sürükleyen,kendine has ideolojik,siyasi değerlere de sahip bir müzik kültürüne aşığız.Hepimiz yaşıyoruz ama kaçımız anlamaya çalışıyoruz ki? Yaşamın bizzat kendisi gibi.Asıl sorgulanması,tartışılması gereken şeyleri bir şekilde arka plânda tutmayı becerebiliyoruz.Heavy metal’in duruşunu sorgulamak “Hayatın mânası” nı sorgulamak kadar zor oldu sistem kancalarını taktıktan sonra bu müziğe.Ve maalesef bütün değerlerini yitiriyor yavaş yavaş.Endüstriyelleşiyor,sıradanlaşıyor…Fakat ilginçtir,her dönemde kendi alternatiflerini de yaratabiliyor.En karşıt tür olan black metalin dahi (bu tür de piyasalaşmaya başlayınca…bkz:dimmu borgir,cradle of filth) ileride underground sayılacak bir alternatifi ortaya çıkacaktır.”Daha black metal” gibi 🙂 (gerçi çoğu dinleyici için black metal varılacak en son yerdir.Cehennemin dibi’dir yani.Herşeye karşıdır:)) Hede metal,hödö metal,ismi her ne olursa olsun bir alternatif daha sunacaktır bizlere bu haylaz kültür.Rock müziğin nasıl sıradanlaştığını,popülerleşti(rildi)ğini hep beraber izledik.Bir meyve suyu şişesine (!) sığacak bir müzik değildi oysa.Ama ne oldu?Sığdı,sığdırdılar.Siyasetin en şaşaalı dönemlerinde ülkemizin mahpushanelerinde uygulanan “karıştır barıştır” yönteminden pek de farklı olmayan bir yöntemle,aynı sahneye çıkarıp diğerleriyle,zorladılar,ezdiler,benzeştirdiler.Sistemin yaratmaya çalıştığı “tek tip insan” gibi.Limp bizkitler,linkin parklar çıktı ortaya…Bu dengesiz sentezlere de alıştık zamanla.Ben,kendi adıma,hiçbir şeyden bahsetmeyen bir müzik istemiyorum.Enstrumansız,elektronik bir müzik de istemiyorum.Emek olsun istiyorum,ter olsun istiyorum,insan olsun istiyorum.Böyle düşünüyor olmama rağmen kalkıp rammstein da dinliyorum marilyn manson da…Demek ki benim de kişisel duruşumda problem var.Demek ki beni bile halletmiş sistem…Oturup adamakıllı tartışılması gereken bir mevzu bu ama kiminle,nerede tartışacaksın…Neyse çok uzun yazdım yeter :)Beynine sağlık arkadaşım.Yüce ruh hepimizi korusun!! 🙂
Tupac_Amaru, oncelikle yorumun ve tespitlerin tesekkur ederim. Malesef soguk savas donemlerinin Dogu Blok’u soylemleriyle hayat bulan bu muzik kavrami tek kutuplu duzen sahiplerinin ve insanlari uyusturmak icin verdikleri savaslarin neticesi olarak, senin deyiminle “taktiklari kancalarin” meyvelerini aliyorlar. Karsi duruslarin ve tavirlarin icinin bosaltilarak insanlara sunulmasini sagliyorlar. Tipki bu sistem icerisinde hicbir karsi varligin hayatini surdurmesinin imkansizligi gibi metal muzik de bu noktalara cekilmis durumda. Herseye ragmen kendi alternatiflerini yarattigi konusuna da katiliyorum, bu alternatifleri biliyoruz az cok secip cikartabiliyoruz iclerinden ama hani bir soz vardir; “gunes balcikla sivanmaz” diye, bunlar da artik duzen icerisinde solmus bir renk, kurumus bir agac gibi aktarilmak isteniyor insanlara hic de oyle olmadigi halde. Bu muzigin icinin bosaltilmasi yeni tepkimelerin de varolmasiyla sonuclanacaktir herzaman, fikirler ve saglam duruslar; insanlar (metal acisindan, gruplar) yokolsa bile asla yokedilemezler ve katlanarak yayilirlar. Bu, doganin kendi matematiginin bir denklemidir.
Degerli goruslerin icin tekrar tesekkurler, Turkce karakter konusuna da degineyim; klavye kullanisim boyle oldu yillar gectikce, yabanci forumlar, insanlar falan derken bu sonuc cikti (yine senin dedigin gibi demekki benim de durusumda bile bir problem var 🙂 ) Turkce haliyle derleyip gonderecektim siteye ama erkenden yayinlandi artik idare edersiniz.
Benim de aklima takilan, pipi.hu porno sitesinin orda ne isi var :))
valla ellerine saglık kardesım!!!! tum acıklıgı ıle ortaya koymussun halimizi…
umarım bu buyuk carklar ıcınde sıkışıpta bu degerlerımızı yıtırmeyız gonul ısterkı herkes bızı anlasın. ama kardesım ınsanlara red cevabı bıle zor gelırken haykırmayı onlardan nasıl bekleyebılırz kı? en ıyısıbare bız degerlerımızı kaybetmeden kalmaya calısalım!!! tekrar ellerıne saglık
Söylediklerine aynen katılıyor olmakla beraber bir de şu noktaya deginmek istiyorum.Arkadaşlar gittiğimiz,eğlenip müziğimizi dinleyip bu ortak kültürü paylaştığımız alanları piyasa mekanlara da çevirmeyelim.Artık bu gece kimi kaldırsam düşüncesiyle bu camiaya görünürde katılan özenti arkadaşlara da anlatmak lazım bunları.Ya da ne bileyim tepki vermek.Çünkü iş çığırından çıktı sanırım.İpini koparanı aramızda görmek beni rahatsız ediyor açıkcası.