Mastodon-Hunter


Mastodon-Hunter (Ava Giden Avlanır)
2011 Sonispher kadrosu açıklandığında açılış grubun Mastodon olduğunu görünce çokta heyecanlandığımı söyleyemem. Mastodon sahnedeyken ben etrafta takılır ortamı koklarım diye düşündüm. Nasıl olsa In Flames vardı hayatımın gruplarından ve kendi ülkemde ikinci kez In Flames izleyecek insanlardan birisi olacaktım.
Sonispher tarihi yaklaşırken eski Mastodon albümlerine göz attım belki beni çeken birşeyler yakalrım diye fakat kimyamız tutmadı. Kafama koyduğum şekilde Mastodon u Sonispherde pas geçtim.
Niye bukadar uzun bu konuyu anlattım derseniz bende size çok pişmanım derim. Yeni albüm öncesi verdikleri bir konserden yeni parçaları canlı dinleme şansı varken etrafta geyik yaptığım için çok ve çok pişmanım. Biriside söyler bak olm Mastodon yeni albümü ile coşacak, otur izle onlarıda…nerdeee…
Daha evvelki albümleri için görüşüm aynı. Sevemedim ve sanırım asla sevemeyeceğim ama bu albüm farklı. Kendi tanımlarıyla art rock yapan grup bu sefer pisikopatlığın sınırını zorlamış.
13 Adet birbirinden farklı birbiriyle çelişen kendi içinde herbiri hit olmaya aday inci gibi rifleri dizmiş avcı kardeşler.
Black Tongue ile ortama sert bir giriş yapıp orta tempo ilerleyen Curl of the Burl ile keskin bir viraj dönen albüm Blasteroid ile kafa göz demeden size girişiyor.
Stargasm ile durağan cümleler başlıyor, derinlemesine melodi girişimleri ve ilerleyen saniyelerde iş yine çığrından çıkıp doğru yolu buluyor. Octopus Has No Friends Pazar günü piknik yaparken aniden bastıran yağmur tadında. All The Heavy Lifting ise kirli vokal üstüne kurulu çiğ riflerle bezeli.
The Hunter balad tadında olup vurduğu geyiğe üzülen bir avcının acısını anlatıyor sanki. Dry Bone Valley ayinvari bir havayla açılıp albümdeki en güzel riflerle örülerek devam ediyor. The Thickening de daha evvel sanki bu şarkıyı dinlemiştim havası var. Gitarların acı çığlıkları şarkıya eşlik ediyor.
Creature Lives ile bize gülüp dalga geçen elemanlar durgun ve rahatsız melodilerle bize bu albümde bu şarkı ne alaka dedirtiyor.
Spectrelight albümün en sert parçası. Hiç acımadan çata çuta saçmalarını üzerimize sıkıyor. Bedazzled Finger Nails vals parçası tadında bir melodi ile başlayıp tam kavalyenizi dans pistine kaldırıken kızın babasıyla göz göze gelip yerinize oturursunuzya işte öyle devam ediyor.
The Sparrow demek huzur demek. Su dalgası ritminde rahatlatıcı rifler ardına gizlenen yuksek tempolu bateri melodileri ve albüme yakışır bir kapanış.
Ava giden avlanır. Mastododon beni bile avlıyacak bir albüm yapmış. Hiç dinlememiş olanlara başlangıç için tavsiye edilir. Zaten bilenler çoktan albümü ezberlemiştir. Affet beni Mastodon seni ciddiye almadığım için.
1 Black Tongue
2 Curl of the Burl
3 Blasteroid
4 Stargasm
5 Octopus Has No Friends
6 All The Heavy Lifting
7 The Hunter
8 Dry Bone Valley
9 The Thickening
10 Creature Lives
11 Spectrelight
12 Bedazzled Finger Nails
13 The Sparrow

