Forum
Karanlıklarım
Yaralarım var,
Merhamet sahibi yürekler için.
Hissetmesini bilen eller için ılık gözyaşlarım var .
Gözle görülmeyen ve hep içime akıttığım...
Duymasını bilenler için sessiz çığlıklarım...
Hüzünlü melodilerim var şarkı söylemeyi sevenlere.
Ve derin acılarım var.
Yaşanmamışlıklarım... Geride bırakmak zorunda kalmışlıklarım...
Arkama dönüp bakmışlıklarım,
Susamışlıklarım var.
Sonra kana kana içememişliklerim...
Pişmanlıklarım...
Anlamlarım var, anlam verememişliklerim...
Hiç anlatamayacağım, asla anlayamayacağın şeyler ...
Sönmüş aşklarım...
Kelimelere dökemediğim korkularım...
Susup da kalmışlıklarım içim içime sığmaz bir haldeyken...
Karanlıklarım, evet karanlıklarım...
Göstermekten korktuğum acizliklerim...
Yüzüne haykırmak isteyip de haykıramadığım duygularım var.
Belki de ömrün boyunca habersiz yaşayacağın
Hislerim...
Sana karşı...
Ellerini tutup da hiç söyleyemeyeceğim hislerim...
Uzaklaşırken ve arkana bakmadan yürürken,
Tüm o çocuksu güzelliğinle...
O kendine özgülüğünle...
Neşeli kahkahaların gömülürken derinliklerine ruhumun,
Ve ben bu kadar merak ederken teninin bebek kokusunu,
Hiç aklına gelmeyecek sözlerim...
...
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Alır bakışların benden beni
Solmuş yaprakların arasında kaybolurum
Gözlerin esir aldığında gözlerimi...
Yitirdiğim benliğimi gölgelerde bulurum
burası çok güzel olmus. ellerine sağlık.
Selam,
Beğenmiş olmana sevindim. Teşekkür ederim ![]()
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Karanlıklarım, ne kadar içten bir anlatımdır o..
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Sevgili Milena,
Bugün vapurda seni düşündüm (Bugünlerde hep seni düşünüyorum aslında.) Kendi kendime sordum nasıl sadece birkaç günde bu hale gelebildiğimi. Bir anlam veremedim. Hem ne önemi vardı?
Ne istediğimi düşündüm sonra. O an, o dakika... Sonra cevaplar üşüştü kafama. Bir anda doluşuverdiler kalemime... Ve işte boyun eğdirdim sana kelimelerimi.
İsterdim Milena! Sana her bakışımda, aklıma her gelişinde ve her gülüşünde yerlere dökülen yüzümün altında beliren acizliğimi, kabul etmeni isterdim. İtmeden... Beni, tüm maskelerimin ardındaki beni... gerçekte olduğum beni, tüm zayıflıklarıma rağmen, ben olduğum için sevmeni isterdim. Seni nasıl temiz duygularla seviyorsam öyle sevmeni... Kötülük düşünmeden... Sahteliklere sığınmadan duygularını silik yüzüme haykırabilmeni. Ayak oyunlarına, yalanlara sığınmadan... Korkmadan... Dürüstçe...
İşte o zaman düşerdim gözlerinin uçurumunda Milena. Bırakırdım kendimi hiç düşünmeden. Soluğunla doldururdum ciğerlerimi. Seni solurdum. Ateşinden küle döner de savrulurdum rüzgarlarında korkmadan, umursamadan nere gittiğimi. Senle olduğumu bilerek savrulurdum. Hep senle olacağımı bilerek... Ve her seferinde kaybolmadan elimden tutup çekeceğinin inancıyla severdim seni... Her şeyden daha çok... Sonra yanardık Milena
Beni anlamanı isterdim. Kendimi sana anlatabilmeyi.
Benimle kal Milena! Gitme sakın!
Senin,
K.
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Benimle kal..
bu iki kelimeyi o'nun kulağına fısıldamayı o kadar çok istrdim ki... ama belkide artık çok geç. çünkü belkide çoktan bu diyarı terkedip..dier dünyaya meleklerin yanına gitti.o kadar çok isterdimki
Benimle kal diyebilmeyi...
Sen gene de şansını bir dene! ![]()
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
evet. öldükten sonramı?..
Sana dair...
Ne cenneti yaşayabildik birlikte
Ne de kül olabildik alevlerinde cehennemin
Ne varlığın merhem oldu yaralarıma
Ne de yokluğun daha derin kesti ruhumu
Çekemedikten sonra içime kokunu
Ve çizemedikten sonra
Ellerimin ayasıyla soluk yüzünü
Öpemedikten sonra
Ve ciğerlerime dolduramadıktan sonra nefesini
Yakından yakın olamadıktan sonra tenine
Ve içemedikten sonra tuzlu gözyaşlarını
Daha ne kadar acıtabilir canımı?
Bir yanımda hayalinin elinden tutup
Diğer yanımda yalnızlığım
Ve cebimde kalan son birkaç kuruşla
Düşmek yollara
Her şeyi sislerin altına gömüp kaçmak
Ve bir rüya olduğunu kabullenmek,
Yaşanmış ve yaşanamamış her şeyin
Kaybedecek neyim kaldı sana dair?
Çırpınmaktan yorgun düşmüş bir umuttan başka
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
çok güzel ellerine sağlık
Kaybedecek neyim kaldı sana dair?
Çırpınmaktan yorgun düşmüş bir umuttan başka
çok güzel..
Kız yere eğilir bir avuç kar alır sıkar ve çocuğa uzatır... ''Bu benim kalbimdi avuçlarında güneş çıkana kadar duracak, beni yaşatmak senin elinde yabancı hadi göreyim seni'' der... Der ve hikayeleri başlar.
*uç uç zaman...
Avucundaki ısırıklara bir anlam veremez önce küçük çocuk, belli belirsiz duyduğu kelimeler arasında. Şaşkınlık içerisinde kızın avucuna bıraktığı
beyaz cisme bakar bir süre.
Bu benim kalbimdi... Beni yaşatmak senin elinde...Yabancı...
Anlamıştır.
Zeka fışkıran gözlerini küçük kızın gözlerine dikerek avuçlarını kapar. Ve avcundaki şeyi kızın avuçlarına bırakabilmek için zayıf kollarıyla ona doğru uzanır. Bırakıverir kızın küçük avuçlarına gri bedeni. Kız daha ne olduğunu anlayamadan serçe bir anda olduğu yerden fırlayarak gökyüzüne doğru yola koyulmuştur bile.
Yabancı gülümser. Kız şaşkın ve biraz da korkmuş bir halde bu gizemli yabancıya bakmaktadır. Ve içlerinden biri diğerinin sesiyle konuşur:
"Birinin yaşamı bir başkasının taşıyamayacağı kadar ağır bir yüktür. Senin yaşamını senin adına ben taşıyamam omuzlarımda. Bu güç verilmemiştir hiçbir ölümlüye.
Şimdi git ve gökyüzüne doğru uçurduğum kalbini izle. Bırak dilediği yere götürsün seni. Korkmadan yürü gölgelerde. Ve ne zaman kaybedersen yolunu, kaldır başını. Hatırla!.
Vazgeç ışığı aramaktan. O bulur seni, o seçer. Boş yere uğraşma sağ elinde tuttuğun şamdanı tutuşturmaya çalışarak. O bulur seni, o seçer. Anla! Kendinle savaşmayı bırak. Kabul et! Cesur ol... Yasemin..."
Ve ikisinin hikayesi burada sona erer. Ama kendi hikayeleri, kendi yaşamlarında devam etmektedir. Kaos'un gelecekte onları nereye götüreceğini kim bilebilir ki!?
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Yasemin??
*uç uç zaman...
Hikayedeki adın... Hoşuna gitmediyse (çık hikayemden dermişim.p) sen de bana misilleme yapmak amacıyla suphi, hamdullah, ali rıza vb şekillerde seslenebilirsin![]()
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
benim adım masaldır hikayelerde... küçük masal![]()
*uç uç zaman...
