Forum
melekler bembeyaz ağlar..
kibarcık
inanırım ki; insan eninde sonunda her şeye alışır.
Tüm bir şehri vurasım var bu gece kalbinden
Yağmur olup esirgeyesim var rahmetimi,
Bana yüzümü hatırlatan kara topraktan
Ve kırasım var tertemiz yürekleri
Acıtasım varBir köpek gibi gezesim var boş caddelerinde
Bu bakire orospunun..
Elimde şarap şişesi
Yanımdan akarken tanımadığım yüzler
Ve gülerlerken
Sövesim var her adımımda
Arkalarından..
Umursamadan yürürlerken beniSaçım sakalıma karışmış haldeyken
Bakıp da bir vitrinin camına
Tüküresim var yüzüme
"Ne yaptın kendine seni gidi piç?"
Diye bağırasım var
Sonra da fırlatasım var
Çoktan bitmiş olan şişeyi
Kendime
Yakasım var canımı
Bağırasım var
Avazım çıktığı kadarBu gece elimde kalan son kuruşla
Bir şişe şarap daha aldım
Bu gece elimde kalan son kuruşla
Bir şişe şarap oldum.. ama tadım acı
Kim içer ki beni?Kop koyu bir buluttum İstanbul'un üstünde
Yağabilirdim.. yağabilirdim..
Ama bu gece esirgeyesim var senden
Ey şanlı fahişe! Ey acıların şehri
RahmetimiNe kaldı benden geriye ha?
...
İyiki, iyiki edebi kaygın yok... Susmak en iyisi şu yazdığının üstüne
Yaşam yok, Işık yok, Aşk yok, Düşüşümdür karanlığa varolan tek gerçek
Peki Abel, sana bir soru sorayım o zaman. Edebi ilerleme denilince ne anlıyorsun? Neden içten gelen duygularla yazılmış eserler çıkmasın?
Soru buymuş kusura bakma, kaçırmışım. Tabi ki içten gelen duygularla yazılmış eserler çıkabilir. Ama şu an fallfromgrace kendinin dediği gibi de bunu önemsemiyor. Onun derdi eser çıkarmak değil, kendi tabiriyle 'anlaşılmak'. Eğer bunu da zorla yaparsa 'içten gelen duygularla yazılmış eser' çıkaramaz bence. Saygılar.
Yaşam yok, Işık yok, Aşk yok, Düşüşümdür karanlığa varolan tek gerçek
İyiki, iyiki edebi kaygın yok... Susmak en iyisi şu yazdığının üstüne
Eyvallah dostum çok teşekkür ederim. Sadece buhranlı anlarımda yazabiliyorum kolayca anlaşıldığı gibi. Ve yazabilmek için acı çekmeye değmediğini düşünüyorum dürüst olmak gerekirse. Sanırım yazmak benim işim değil. Misafirim kelimeler diyarında
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Bir bahar akşamı kopar ruhumu bedenimden
Serçeler sevişirken dallarda
Ve huzur çökmekteyken üzerine şehrimin
Selama durmuşken çiçekler güzel kokularıyla
İşte tam o sırada
Al beni kendimden
Ben farkına varamadan
Son bir gülüş olsun yüzümde
İçimde huzur
Baharda çağır ruhumu yanına
Ne kara kışlara ne kopuşlara
Ne de gidenlerin arkasından bakışlara
Kalmadı gücüm
İstemiyorum yaşamak hatıralarla, bir başıma
Hatırlamak istemiyorum geçmiş zamanları
Hayatımın en güzel gününde
Sevdiğimin dudakları dudaklarımı okşarken
Ve damlarken gözyaşları
Solmakta olan yüzüme
Ilık bir bahar rüzgarı yumsun gözlerimi
Son bir gülüş olsun yüzümde
İçimde huzur
Ve şu kelimeler döküldü son nefesimde. Sevdiğim bir filmden kalma:"Ben mutlu bir adamım.."

-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Ellerinize sağlık efenim
Yazdıklarınızı büyük bir zevkle takip etmekteyim...
Her hırsı kaybettim; birisi olma arzusu yoktu, Bir şeye ulaşma arzusu yoktu. Yalnızca kendi içime atılmıştım. Bu bir boşluktu ve boşluk insanı deli eder. Ama Işığa giden tek kapı boşluktur. Buna, ancak delirmeye hazır insanlar erişirler demektir.
Ellerinize sağlık efenimYazdıklarınızı büyük bir zevkle takip etmekteyim...
Sen böyle gazlarsan ben mesnevinin 7.cildini bile yazarım
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Ellerinize sağlık efenimYazdıklarınızı büyük bir zevkle takip etmekteyim...
Sen böyle gazlarsan ben mesnevinin 7.cildini bile yazarım
Süpersin sen yaz tabi..."ver coşkuyu ver gazı "
Her hırsı kaybettim; birisi olma arzusu yoktu, Bir şeye ulaşma arzusu yoktu. Yalnızca kendi içime atılmıştım. Bu bir boşluktu ve boşluk insanı deli eder. Ama Işığa giden tek kapı boşluktur. Buna, ancak delirmeye hazır insanlar erişirler demektir.
Hiç kırılmasın yazma isteğin, umarım daha güzel yerlere taşırsın..
Valla bu bezginlikle zor gibi
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Beyfendi yine döktürmüşsünüz, gerçekten çok güzel ya bayıldım yine
kibarcık
inanırım ki; insan eninde sonunda her şeye alışır.
Beyfendi yine döktürmüşsünüz, gerçekten çok güzel ya bayıldım yine
Sen benim yaşıma gel de asıl döktüren kimmiş o zaman görürürüz
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Aramayı bırakınca seni buluyor zaten..
Yorgunum..
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Her adımında
Güneş biraz daha yitiyordu gökyüzünden
Ve her adımında
Teni biraz daha soğuyordu şimdi
Her adımında
Biraz daha kaplıyordu
Akşamın koyu gölgeleri
Ormanın üzerini
Gözle görülmeyen
Gölgelerden örülü bir örtü
Her adımında
Kendi kanatlarının altında
Uykuya dalıyordu
Başka bir serçe
Ve susuyordu
Ama ifadesiz yüzü değişmedi
Sessiz Su'ya benziyordu
Gün geceye karışırken
Huşuyla salınan dalların arasında akıyordu
Sessizce...
Serçeler Ormanın'da bir akşam üstü
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Dur anlamsızlıkların ortasında
Gece gündüzden soyunurken
Sessizlik çökerken kuytulara
Yum gözlerini
Gölgelerin arasında
Belirsizlikerin esir almasına izin ver kendini
Bırak yüzüne çarparak aksın zaman
Ama acıtmasın... Okşasın
Hisset
Dalgalandığını saçlarının
Mevsimlerin gerisinde kalan
Zzarif bedenini hisset
Yıllar akıp geçsin etrafından
Umursamadan seni
Siyah saçların geceleri yaratsın
Gündüz olsun huzurlu yüzünün yansıması
Saçlarından yağsın yağmurlar
Ve Çiçekler saçlarında açsın
Kuşlar...
Saçlarına konsun
Açıklığın ortasında durmuş
Kıpırdaman izlerken seni
Bana zamanı
Saçların göstersin
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
