Forum
Siyah-beyaz bir fotoğraf karesinde, usulca hareket eden belli belirsiz iki gölge.. Serçe ağaçlarının altında elinde oyuncak ayısıyla ayakta duran ufak tefek bir kız çocuğu..Gözlerini kapamış, hafifçe gülümsüyor.Yüzünde belirgin bir huzur ifadesi..Sonbahar rüzgarlarında dans eden ağaçlarla birlikte salınıyor, bir ileri-bir geri, ibadet edermişcesine..İnce dudakları kıpırdıyor..
Ormanda duyulan tek ses binlerce serçenin kulakları sağır eden gürültüsü.. Ve kelimeleri zar zor seçilebilen bir duanın silik ayak izleri.. Kızın ağzından dökülüyor..Yorgun sesiyle dua ediyor..
"Alacakaranlığın gölgelerinde ışığınla yıka beni..Görüleni ve görülmeyeni bilen..Kır görünmeyen zincirlerimi, azad et beni!"
Kelimeleri her tekrarlayışında serçeler biraz daha coşuyor..
Ve rüzgar kelimeleri biraz daha uzaklara uçuruyor..Her defasında ağaçlar biraz daha hızlı sallanıyor şimdi..Kızın hareketleri de ağaçlarla birlikte..Ve serçeler biraz daha coşuyor..Serçeler ormanı en kıymetli serçesi için dua ediyor..Tüm kainat uykudayken, bilinmeyen bir ormanda küçük bir kız çocuğu bir ilahiye hayat veriyor, ağaçların, rüzgarın ve kuşların yardımıyla..
Mor bir ışık patlaması aydınlatıyor yıldızsız gökyüzünü, orman bir histeri içerisinde titriyorken..Herşey bir anda duruyor kıpırdayan dudaklarla birlikte..Rüzgar kesiliyor, ağaçlar büküyor boyunlarını ve susuyor serçeler..Sessiz su deresi bile daha sessiz akıyor şimdi.
Kendinden geçerek yere düşüyor küçük kız, kucağında oyuncak ayısı ile birlikte..Bir bebek kadar masum, gözlerini açmış anlamsız bakışlarla gökyüzüne bakıyor.. Yanaklarından yaşlar süzülürken..
Tek bir böcek sesi bile yok şimdi serçeler ormanında..Var olan tek şey katışıksız huzur..Sessizliğin sesiyle doluyor tüm orman..Ve sessiz su deresi bile daha sessiz akıyor şimdi.
Tek bir ses, binlerce sesin birleşiminden oluşmuş yabancı bir ses kelimeler olmaksızın konuşuyor:
"Biz seni seçtik, kalbini yaktık, yaktık ki karanlıkta kalanları aydınlat..Seni ateşlere attık..Tutuşturduk seni..Bir kandil olasın diye görmeyen gözler için..Binlerce çocuğun annesi yaptık ..Işığınla emzireceksin çocuklarının aç ruhlarını..Artık ağlama..Ayağa kalk..Git ve aydınlat..Bizim iznimizle..Ve serçe kız..Korkma karanlıklardan..Işık hiç ışıksız kalmaktan korkar mı?"
Serçe ağaçlarının gölgeleri sonbahar güneşine yenik düşerken usulca düşmeye başlıyor damlalar..Yüzüne düşen damlaların ılık ürpertisiyle anlam buluyor boş bakışları, küçük kızın.. Gözyaşları yağmur damlalarına karışırken..Yavaşça ayağa kalkıyor, varlığını hiç belli etmeden, sessizce olanları izleyen genç adamın yardımıyla.
Yağmurun altında ıslanarak yürüyorlar, nereye gittiklerini bilmeden, umursamadan.. Siyah-beyaz bir fotoğraf karesinde, usulca hareket eden belli belirsiz iki gölge.. Yürüyor.. Ve elinde tuttuğu yırtık fotoğrafa bakıyor tanıdık olmayan bir yüz.Fotoğraflarla dolu sandığa bırakıveriyor eski püskü resmi..Sessiz su deresi sessizliğini hala koruyor
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
=)
breathe is just a clock.ticky.
Kim bu "Angel"merak ettim Emre seni boyle guzel guzel yazdırıyo![]()
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Bilmem.. Kim olduğunu bilmiyorum. Umursamıyorum da."Su gibi aktı düşündürmeden girdi hayatıma" demişti bi seferinde bi arkadaşım. Öyle işte bu da.
Bişeye sahip olamayacağını, onunla da olsan onsuz olacağını bildiğin halde sevdin mi hiç? (ne oluyor bana?imdat!)
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Gerçek seven öyle seviyor, heralde. Tek senin olmadığına eminim![]()
Yaşam yok, Işık yok, Aşk yok, Düşüşümdür karanlığa varolan tek gerçek
Mevsimin ilk karları ormana düşerken hava çoktan kararmaya başlamıştı bile.Güneş kuru ağaç gövdeleri arasından bir çizgi şeklinde görünüyordu. Hayatta kalmaya çalışırmış gibi bir hali vardı. Ölmek istemiyordu sanki. Son nefesinde soluk ışıklarını yapraksız dalların arasında dolaştırıyordu. Derken karanlığa teslim oldu..
Akşamın koyu gölgeleri arasında iki siluet hiç kimsenin bilmediği, gizli bir patikada yürüyorlardı. Orman kadar sessiz..Birbirinden ayırt edilemeyen iki şekil rüzgarsız havanın sessizliğinde ormanın derinliklerine doğru ilerliyordu. Yabancı bir diyarda..Tek bir şeymiş gibi..Yürüyorlardı..Orman kadar bütün..Ağaçlar kadar kıpırtısız..Hava kadar soğuk..Ve serçeler kadar ölü..Eski yolu adımlıyorlardı
Açıklığa vardıklarında hava tamamen kararmıştı. Koyu bulutların arasından
zamanlı zamansız yüzünü gösteren dolunay dışında hiç ışıkları yoktu. Cansız kütüklerin arasında ölü serçeler yatıyordu. Binlercesi..Hızlanmakta olan karın uğursuz beyazlığında gözden yitiyorlardı. Orman ölmüştü. Ağaçlar, rüzgar ve serçeler..Binlercesi..Kıpırtısız yatıyorlardı. Bir tek "sessiz su deresi" hayattaydı. Tüm durgunluğuyla akıyordu.Herzaman ki kadar sessiz..Umursamaz..
"O hayat verir, O öldürür.Yalnız O'na döndürüleceksiniz"
İki tek oldu. El ele tutuştu gölgeler. İç içe geçtiler. Derken gecenin karanlığına karıştılar. Karanlığın kendisi oldular.Karanlık kadar tek...Seçilemez...Tek...Sadece tek var...Sadece O...
Yerden bir serçe aldı karanlık. Avuç içinde havaya kaldırdı onu. Sonsuzluğun derinliklerinden bir damla yaş koptu. Sağ gözünden aktı.Serçenin donuk-gri tüylerini ıslattı. Titremeye başladı. Orman mor ışıklarla aydınlanırken büyük bir gürültü koptu. Kanat sesleriyle doldu etraf bir anda. Serçeler...Binlercesi...Uçuyorlardı...Hiç ölmemişler gibi
Ay ışığı gölgelerin aydınlığı karşısında çaresiz kaldı. Hiç çıkmadı bulutların arkasından. İki tek oldu.İç içe geçti gölgeler. Ayırt edilemez oldular karanlıktan. Karanlığın kendisi oldular.
Yerden kuru bir yaprak aldı tek olan. Avuç içinde havaya kaldırdı onu. Sonsuzluğun derinliklerinden bir damla yaş koptu. Sol gözünden aktı. Yaprağı ıslattı. Bir sarsılışla sarsıldı toprak. Serçeler havada çıldırmışcasına daireler çizip karanlığa secde ediyorlarken silkeledi kendini. Kabardı sessiz su deresi. Bozuldu bakir sessizlik. Kendinden geçti Serçeler ormanı. Yeşermeye başladı ağaçlar yeniden. Hiç solmamışlardı sanki..
Sonsuzluğun derinliklerinden bir damla yaş koptu.İkiye bölündü gözyaşı. Kendi içine aktı karanlığın her iki gözünden. Herşey sustu. Ölüm sessizliği değildi bu. Sessiz su deresi duruldu. Eskisi gibi akıyordu şimdi.Sessiz.. Ve tek olan konuştu:
"Ben sizi seçtim. Sizi birbirinize koruyucu yaptım. Bağladım kalplerinizi. Yükselteceksiniz birbirinizi ve aydınlatacaksınız. Aynı ateştensiniz her ikinizde. Aynısınız siz. Aynasınız birbirinize. Bakın ve kendinizi görün o aynalarda diye. Kalplerinizi aşkımla yaktım. İki damla aşk koydum gönüllerinize. Kalpleriniz yandıkça yaşayacaktır bu orman. Siz var oldukça var olacaktır. Ve sizinle beraber ölecektir.Artık korkmayın.Ateş hiç yanmaktan korkar mı?"
Alacakarınlığın gölgelerinde birbirlerine sarılmış ağlıyorlardı. Her ikisi de olanlara inanamıyordu. Kalpleri huzur ve mutlulukla doluydu. Tenleri buz gibiydi. Soğuktan titriyorlardı. Bir süre o şekilde, yağan karın altında birbirlerine sarılı vaziyette durdular.Üşüyerek.. Güneşin doğmasına az bir zaman kalmıştı. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden seçilebiliyordu artık.
"İnsanların diriltileceği güne kadar seni seveceğim" dedi bir tanesi."Yemin ederim seni hep seveceğim" dedi ötekisi. Açıklığın ortasında tek birşeymiş gibi duruyolardı. Sessiz su umursamadı bunu
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
serçeler ormanı hayat vermiş hayallerini kaleme alan genç adama. yazmaya ara verdiğini farketmeksizin ormanda buluvermiş kendini. ya serçelerden biriymiş ya sessiz akan nehir ya da küçük kızmış ormanda çözememiş.yaşamış ormanı sonra tıpkı hayallerindeki gibi. herşey eski haline döndüğünde hayallerinin muazzam tohumuna nokta koymakta olduğunu farketmiş.
eline sağlık çok güzel : )
We are the champions my friends,
And well keep on fighting;
Till the end
Eyvallah çok sağolasın.. ![]()
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Soğuk bi aralık gecesi, karlarla kaplı ağaç tepelerinin üzerinden süzülüyordu. Pek de acelesi varmış gibi gözükmüyordu. Gece ayazını sindire sindire, içine çeke çeke uçuyordu. Yalnız... Kendinden emin.. Özgür olanlara has asil bir tavırla.. Yıldızsız gökyüzünü dövüyordu kırılgan kanatları. Derken alçaldı. Dere kenarındaki ağaçlardan birine kondu. İzlemeye başladı..
Küçük kız elbisesinin eteklerini baldırlarına kadar sıyırmış, sessiz su deresinin buz gibi sularında dolaşıyordu. Üzerinde siyah tülden bir elbise vardı. Çökmekte olan sis kadar şeffaf.. Zayıf vücudunun soluk hatları sis perdesinin ardından görülebiliyordu.
Serçe kadar kırılgan..
Dalgalı kumral saçları yüzünü örtmüştü. Orman tabanındaki karın beyaz parlaklığında, saçlarının arasından görülebilen iki ince çizgiydi sadece. İnce ama düzgün dudaklardan ibaretti yüzü gece karanlığında. Saçların altında dans eden iki ince çizgi.. Kadim bir şarkıyı mırldanıyordu. Hiç söylenmemiş..
Kızın üşümüş ellerini tutarak sudan çıkmasına yardım etti. Dere kenarındaki genç adam.. Büyülenmiş gibiydi. Sanki başkası tarafından yönetiliyormuş gibi.. Hareketlerinde bir zerafet vardı. Bir incelik.. İnsan değilmiş gibi.. Gözlerini kızdan hiç ayırmadı. Birbirlerine baktılar. El ele tutuşup yavaşça dere kenarından uzaklaştılar. Kız anladı.. Bir damla yaş süzüldü yanaklarından aşağıya. Ağladılar.. Ellerini birbirlerinin donuk yüzlerine götürdüler. Tuzlu gözyaşlarını sildiler. Tahmin edilemeyecek kadar ılık.. Hayat dolu buldular
Serçe tünediği dalda kıpırdamadan duruyordu. Yalnız..Kendinden emin.. Özgür olanlara has asil bir tavırla..
Toprağa yatırdı sislerin arasında genç kızın narin bedenini. Üzerini karlarla örttü. Elini gözlerinin üstüne koydu. Gözlerini yumdu.. Sessizce bir ninni söylemeye başladı. Hiç söylenmemiş.. Sesi ona aitti.. Sevdiğine..
"Uyu benim sevdiğim..Sonbaharda kuruyan yapraklar kadar sakin.. Kara kış koruyucun olacak. Beyaz karlarla örtüneceksin. Soğuk acıtmayacak seni. Burada, karların altında hayat bulacaksın. Ben yokken.. Serçe sana gözcülük edecek.. Bekle beni.. Elimi tut, gözlerini kapa ve uyu bebeğim"
Uyudu. Genç adam ağlamaya devam ediyordu. Elini yüzüne götürdü. Kendi gözyaşlarını kızın üzerine serpti. Çatlak dudaklarını ince çizgilere değdirdi.
Serçe tünediği daldan uçarak geldi. Yalnız.. Kendinden emin..Özgür olanlara has asil bir tavırla.. Yerde yatan genç kızın alnına kondu
"Artık gidebilirim" dedi. "Koru onu, gözet onu. Sen herşey üzerinde irade sahibisin. Hayat veren.. Ve öldüren.. Kollarına bıraktım sevdiğimi.. Ama sonsuza kadar değil. İzninle tekrar geri alacağım"
şafak.. sisler.. içinde.. doğuyor.. sessiz.. su.. akıyor.. genç.. kız.. karlar.. arasında.. ve.. hala.. çok.. güzel..
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
yalan olmuş orman![]()
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
noluyo ya bu yazılara?
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Alır bakışların benden beni
Solmuş yaprakların arasında kaybolurum
Gözlerin esir aldığında gözlerimi...
Yitirdiğim benliğimi gölgelerde bulurum
Uzaklarda bir çocuk gülümser
Neşeli kahkahaların çöktüğünde.. üzerine ormanın
Sabah sisi gibi...
Ve bir serçe uykuya dalar
Solmuş yaprakların arasında...
Kaybolur...
Akan her bir damla gözyaşı için... sonsuza düşer... serçeler
Toprak kokuyor orman
Hava hiç olmadığı kadar soğuk
Sessiz su akıyor.. umursamadan bizi
Kirpiklerin ıslandı birden kadınım
Yağmur mu yağıyor yoksa?

-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Dönüşün muhteşem olmuş bakıyorum da...
çok pis dönerim. heh he!
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Vazgeçtik sevdalardan
Yalnızlığımıza döndük yüzümüzü
Ve yürüdük el ele..
Kendimizden uzaklara
Ne keder ne sevinç
Ne umut ne de umutsuzluk
Birşey ifade etmiyor artık
Merhamet can çekişirken içimizde
Kendimizden arta kalanlarla yürüyoruz.. el ele
Ve yürüdükçe "siz"leşiyoruz
Sizleştikçe daha da çok tiksiniyor kendimizden,
Sizleşmeden kalmayı başarabilmiş yanımız
Vazgeçtik sevdalardan
Yalnızlığımıza döndük yüzümüzü
Ve yürüdük..
Geceye
Ne gülüşümüz ilk gülüşümüz
Ne de yürüyüşümüz ilk yürüyüşümüz artık
Gözyaşlarımız bile bize yabancı
Merhamet sürünürken içimizde.. yürüyoruz hala,
Kavrulurken soğuk kış güneşinde.
Ve yürüdükçe ufalanıyoruz
Ta ki bir avuç küle dönene kadar..
Kendi küllerimizin arasında duruyoruz şimdi.. el ele
Alın bizi
Kendimizden geriye kalanlarla birlikte,
Ormanımızın üstünden bırakıverin
Yağan karla beraber.
Düşerken sevişsin küllerimiz son defa
Karışsın birbirine
Sonra sessiz suya dökülelim
Ve akalım umursamadan
Tek birşeymiş gibi
Vakit hep gece olsun
Ayrılmayalım bir daha asla
Ormana tek bırakabildiğimiz..
Yaşanmışlıklar
Yarım kalan hayaller
Ve iki gümüş kolye
Yüzyıllar geçecek, zaman durmayacak
Yorulmak bilmeyecek serçeler
Güneşler doğacak, güneşler batacak
Yeşerecek dallar ve kuruyacak
Biz ise akıyor olacağız. el ele
Ama ne gören olacak ne bilen
Umursamayacaksınız bizi
Ben "gece"yim.. Sen.. "Sessiz Su"..
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
Aştı beni bu yazı..
-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe
