Forum
neden bu kadar güçsüzüm neden yokluğunda acı çekiyorum çok mu güçsüsüzüm neden bu kadar paranoya görüyorum aman tanrım yardım et bana neden bile bile acıyı seçiyorum elimde olmadan
Ölümünüz için seçtiğim yol
Yavaş ölüm büyük çöküş
Hayatınızın akıp gittiği duşlar altında...
Birinin yavaş yavaş öldüğünü biliyorsunuz ve istemeden ona yardım ediyorsunuz... Hayatınızı altüst etmesine izin veriyorsunuz, belki aldığınız günleri/saatleri/dakikaları geri vermek için. Ama olmuyor, siz ne yapsanız yine de düzeltemiyorsunuz. Çünkü onu sevmeniz gerekiyor ama siz başkasına aşıksınız. Ve acı çekiyorsunuz. Çünkü o iyi olsun diye aşkınızı bıraktınız. Aslında geri dönebileceğinizi düşündüğünüz için yaptınız ama karşıdaki son derece tepkili çıktı. Ve bir yandan derin vicdan azabı, bir yandan duyduğunuz özlem ve acı... Hep de sınav dönemine denk gelir zaten, diye küfrediyorsunuz içinizden. Saatlerce ağlıyorsunuz hergün. Lanet bir insansınız çünkü etrafınızdaki herkesi üzebilme kapasiteniz var. Peki artık ne diye yaşıyorsunuz ki?
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
İki arkadaş evde kalıyorlardı. Olay kahramanımızın ev arkadaşının arkadaşlarına yemek sözü vardı. Kahramanımız sanki o gün olacakları biliyormuşçasına süslendi,püslendi, özenle saçını ve makyajını yaptı ,en sevdiği gri tişörtünü giydi. Sadece içinden öyle gelmişti.
Sonra markete gitti sadece ekmek alacaktı ama arkadaşı için o da aburcubur bir şeyler almıştı. Kapıda karşılaştılar... O sigara almaya gitmişti. Kız görmedi. Sonra eve geldiler, o arkadan geldi. Her şey tamamdı. Masa güzelce hazırlanmış yemekler gelmişti.
Naçizane öğrenci yemeği işte... Kız hiç dikkat etmemişti ona, gün boyunca da hiç etmedi. Danslar edildi, eğlenildi, içildi, sohbet edildi ve yavaş yavaş saat geç vakitleri göstermeye başlamıştı. Herkesin uykusu gelmişti ama kızın yoktu. Zaten iki üç gündür de uyuyamıyordu.
Ev arkadaşı ve sevgilisi yatmaya karar verdiler. Diğer iki kız da gitmişti. Çocuğun arkadaşı çok içmiş ve sızmış kalmıştı. Şimdi yalnızdılar. Kız film izlemek istedi, çocuk olur dedi. Zaten omuz omuza oturuyorlardı. Çocuk kıza sarılmak için izin istedi. Kız, belki alkolünde etkisiyle sadece arkadaşça görmüştü bu hareketini.
Ta ki çocuk kızın elini tutana kadar. Kız istemiyordu. İçinden "yapma, yapma n'olur" diyordu ama karşı koyamıyordu. Kızın istememesinin nedeni yorgun olmasıydı. Son soluğuydu bir ilişki için daha... Ve çocuk bu nefesi almak için zorladı... Kız aslında istemiyor fakat karşı da koyamıyor... Ne yapmalı bilmiyor derken
çocuk bu sefer öpmek istiyor. Kız bu sefer istemediğini söylüyor, yapma diyor. Tamam, diyor o da. Sonra tekrar... Kız bu sefer kızıyor ve odasına gidiyor ,çocuk da peşinden... Israr ediyor çocuk, bir şeyler anlatıyor, kız biraz saf....
Çabuk etkileniyor ama yine de direniyor, tekrar canı acısın istemiyor. Bir an oluyor ki kızın ağzından söylememesi gereken cümle çıkıyor: Duygu sömürüsü yapma. Çocuk bu lafına çok sinirleniyor ve çekip gidiyor tekrar salona.
Kızın ev arkadaşı yatmadan önce çocuğun nerde yatacağı söylemişti. Salon soğuktu. Kız dayanamadı: Burda yatma... Yerini gösterdi çocuğa... Çocuk tekrar anlatmaya çalıştı. Kız etkilenmişti bir kere, sarıldılar.
Sonra kıza yapmaması gereken tek hareketi yaptı. Yine kaçtı odasına ve yine geldi peşinden de o... Bu sefer son kez sormuştu. Kız, "git" dedi. Gitti. Kız sabaha kadar uyuyamadı. Gerçi sabah olmasına birkaç saat vardı.
Yanına gitmek istiyor ama ne bahane bulacağını bilmiyordu. Sabah karşı, o uyuduğunda yanına gitti. Uyandırdı bilerek ses çıkartıp. Uyandı. Çocuk şaşkındı, inanamadı. Gece seni çok sinirlendirdim, özür dilerim, dedi.
Kız sadece "evet" diyebildi. Sonra çocuk tekrar elini tuttu. Kız bu sefer hiçbir tepki göstermedi. Sonra yanına uzandı. Çok uykusu vardı.. Uyudular...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Nedir bilmem beni bu kadar sana çeken.
Dayanılmaz bir şey... Mantıksız, gereksiz, işe yaramaz olduğunu bile bile yapmak... Ve rezil olmak... Ve sözünde duramamak.
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
İlginçtir, insanlar arkadaşlarıyken unutur, yalnız kalmamaya çalışırlar. Bense arkadaşlarımlayken zayıflıyorum. Tek ladığımdaysa, zeusun oğlu kesiliyorum![]()
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Bir hafta boyunca uyudular. Rüyadalardı ikisi de. Hiçbir sorunları yoktu. Sınavları da vardı ki, fazla görüşemiyorlardı. Sadece gece yatmadan önce iyi geceler mesajları...
İkisi de çok mutluydu. Sonra... Bir anda kabusa döndü tatlı rüyaları. Kız bir anda bitirmişti ilişkiyi. Çocuk ne olduğunu bile anlayamamıştı. Nedenini çok basit buluyordu.
Öyleydi de... Ayrılmak için en ucuz bahaneyi bulmuştu kız. Sonra anlatmaya çalıştı asıl nedenini ama beceremedi. Çocuk çoktan unutmuşken, kız hala yaptığı aptalca hatanın acısı çekiyordu.
Neredeyse hergün ağlıyordu. Güçlü diye bilirlerdi onu. Ama bu sefer tükenmişti. Hiçbir gücü olmamasına rağmen yine bir direniş içerisindeydi. Kendiyle savaşıyordu, herhangi bir iletişime geçmemeliydi.
söz vermişti. Hergün kendine engel olmak için bahane ararken, midesinin günden güne bozulduğunun farkında değildi. Aldığı alkolün ve içtiği kahvenin haddi hesabı yoktu. Ve yiyemiyordu artık... Sonra kendine geldi.
Duruldu. Elinden hiçbir şeyin gelmediğini, hiçbir şeyin düzelmeyeceğini bilerek, bıraktı her şeyi kendi haline...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
yine bi paranoya yaşıyorum tabi umarım paranoyadır hep böyle acı bir durum daha önce daha mutluydum daha önce daha mutluydum eski dostlarımla
Ölümünüz için seçtiğim yol
Yavaş ölüm büyük çöküş
Hayatınızın akıp gittiği duşlar altında...
Uzun zamandır görmediğin sevdiğin insanı, en azından hayallerinde görmek, anıları tazelemek... Platonikleşen sevginin gerçeğe yaklaşması ve küsüratları atıp tama yuvarlamak...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Yürüdüm...
Ne kadar yavaş yürüyebiliyorsam öyle yürüdüm işte.
Olur da yetişirsen diye.İçim acıyarak...
İçim acıdı çünkü bir yerlerde yokluğunla ilgili şiirler fısıldadı kalbim.
Canım yandı gereksizce.
Gereksizce çünkü umrunda bile değilim ; biliyorum.
Yürürken milyonlarca ses vardı kafamda
O kadar çok konuştular ki ; bıktım.
Kendimden,düşüncelerimden.
Bak diyordu bir tanesi
Bak arkana ve yüzleş yokluğuyla...
Hadi durma bak.Bak da gül haline...
Ve evet baktım
Yoktun.
Olmayacağını biliyordum...
Şimdi görmeyeceğim seni birkaç hafta
Ulaşamayacağım sana
Hiçbir şey yok ki elimde sana ulaşabileceğim.
Ki olsa ne yazar ? Yapabilecek miyim ?
Zannetmiyorum.
Gerek yok kendimi daha fazla rezil etmeye.
Yeterince oldum zaten.
Bilmiyorum...
Bütün rüyalarımı işgal ettin
Bütün yalnızlıklarımı,düşüncelerimi...
Senin için herhangi bir anlamım var mı onu bile bilmezken salak salak hallere soktum kendimi.
Bana neler oluyor anlamıyorum...
Ben kimseyi böyle uzun düşünmedim
Neden sen ? Neden ?
Beni bu kadar seni düşünmeye iten ne ?
Bulamıyorum işte bulamıyorum !!
Hayal kırıklığına uğramaktan delicesine korkuyorum...
Kefen ve gelinlik...Birbirinin aynı olan iki giysi...
Dinle bak!
Ölürken yaşamak,yaşarken ölmek...
Savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun...
Değil mi?
şansızlıkların ortasına yıkılmış duruyor kule
çıkabilmek basamaklarını
dahil olabilmek ona,
şans degıldir de ne?
kuru dalları- derin uykuya hazır -eğilmiş kızılağacın
mirasını sermiş uzanmış toprak,
kırılgan cocukları bağrını deşsin istiyor
ve şu yıkık kule,
yansısında dolunayın,hüzünlü yüzü
çalı çırpı-toz ve buz
koskoca bir ülke...
gecenin soluğunda sarı farlar,kornalar,başa yetişmek için aceleci,sankı sonu gelmeyecekmiş gibi kayıtsız...
-uzun bir süreden sonra köşelerde iz sürmeye başlıyoruz...evet hala bu bir tercih yoksa dayatma mı bilmeden...ve hala kavramak ıcın olmadı hepsini sıyırıp aradığımız olmak için...
sınırlı/sonsuz bir alanda yapılan bu keyifli/sıkıcı kovalamacanın ........
böcek I:zaten hep köşelerden...pf....
böcek II:-alkışlayarak- anlamak dolayısıyla kaygıyı azaltmak için...
-...unutmayın ki bu işte sonuca ulaşmak/ulaşmamak cok önemli!..fısıldaşmalarınız heyecanınızı gösteriyor...mutluyum cunku henüz işin başında olarak... önderinizim....
böcek I:yansıtılan kadar görebiliyorsak ve hissedebiliyorsak eğer...
böcek II:bizi aydınlattın...bize yol gösterdin!!!! bravo.....gölgenle birlikte arkandayım!!!
-....artık başlayabiliriz....
gecenin soluğunda sarı farlar,kornalar,başa yetişmek için aceleci,sankı sonu gelmeyecekmiş gibi kayıtsız...
Öyle bir şey ki bu...
Tadı damağında kalan,
asla doyamadığın ve zaten doymak da istemediğin...
Sanki kimse ulaşamamış da sadece sen ulaşmışsın gibi efsanevi bir meyve ve kimse çalmasın diye saklamaya çalıştığın...
Öyle güven veriyor ki karşındaki...
Dokunnmasın kimse bana dediğinde bile o dokunsun diye her şeyi yapabildiğin...
Yanında kimse olmasın isterken, deli gibi yanında olmasını arzulayabildiğin...
Öyle bir şey ki bu...
Tenini hissetmediğinde duyduğun burukluğu, etrafındakilerin anlamaması için yüzünde oluşturduğu acı gülümseme...
Yanına gideceğin zamanı kum saatinin tanelerini izlemek sabırsızlıkla...
Ayrıldığın vakit gelen bir titreme, nefesin kesilmesi...
İptilası olma...
Öyle bir şey...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Büyüdüğümü sandığım her gün aslında küçülüyorum
Gittikçe karanlıklaşan bir yolda ilerliyordu. Arkaya da dönmesi imkansızdı. Her ilerlemesinde geride bıraktıkları yerlebir oluyordu. İlerdeki ışığa ulaşmak için canını verebilirdi. İlerledikçe bir şeyler onu tutuyordu. Sanki birileri engel olmak istiyordu. Bundan emin değildi, belki içindeki yorgunluğu bastırmaya çalışırken ürettiği şeylerdi bunlar ve belki de gördüğü ışığı, ulaşmak isteğinin yüceliğiyle yaratmış, varsanılarına yenilerini eklemişti... Neydi tam olarak kestiremiyordu ama o ışığa öyle ya da böyle ulaşmalıydı. Ömrünce uğraşması gerekse bile...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Sevgili kuantum fiziğinin sevgili elektronları gibiydi.
Birileri onu gözetlediğinde farklı haraket ediyordu.
Ona bakmadıklarında göz yaşları daha bir zorluyordu dışarı fırlamak için...
Öyle bir bekleyişe girmişti ki...
Her gelen mesaj, mektup, arama aklında milyonlarca kötü senaryoya dönüşüyordu.
Ve olmaz demediği için de her saniye ayrı bir seviniyordu...
Bunun ne zaman biteceğini bilmiyordu...
Bitmesi iyi mi olurdu onu da bilmiyordu...
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
