Forum
Karanlıklara akar gözlerimdeki boyalar... Karanlık boyalar, bulanık boyalar... ve akıp gider hayat... Binlerce kırgınlığın arasından su misali yol bulur da kendisine... "Neden?" diye sormanın anlamsızlığını bile düşünmeksizin sürekli tekrarlar beyin kendi kendine... Bir düş misali, alır hayaller seni benden, beni benden... Atar durur geçmişe... Bir yıkım misali, alır beni benden... Her yeni gün alır ve atar beni... Çoktan arşınlanmış geçmişime... Bütün kırık cam parçaları batar mı tek tek yeniden bir insanın tenine? Bu kadar acıtır mı düşler? Bu kadar mı acı?
Her "bitiş" bir başlangıçtır diyenler ne kadar da haksızmış... Tükeniş tükeniştir... Bir sona doğru kıvrıla kıvrıla gidiş ve bitiştir... Tükendim artık... Çoktan akıp gitti bütün o pembe bulutlu hayaller.. Bir ben vardım benden geride...
Ben de insanım lan!
Nefret ediyorum kendimden... Kanadı kırık, gözü yaşlı şu boşluktaki halimden... Uzanırken elim insanlara, tutunmak için... Nefret ediyorum kendimden... Bu güçsüzlüğümden... Boşluk anında sıçrar kanım duvarlara, beynimde patlattığım tek kurşunla... Soyunur akar karanlıklar bütün lanetli geçmişin anılarıyla... Karanlıklar ve aydınlıklar... Hepsinin üzerinde süslü çerçevesinde salınıp duran, içindeki laneti gizleyen bu geçmiş var...
Kus nefretini ve akıt içindeki bütün o lanet çirkefi... Biliyorsun, geri dönüş yok... Akıp gidiyorsun bu çamur nereye götürürse seni... İçindeki doymak bilmez boşluğunu yalan sevgilerle vampir misali doyur şimdi... Ve bırak aksın her ne varsa, aksın gitsin... Sana geriye yine boşluğun kalır...
Gerçeklerle hayaller karışır birbirine... Gece ve gündüzün karışıp gittiği gibi içinde... Binlerce sahte gülümsemeyle yeniden doğar güneş... Ve gündüz insanları... Sokaklarda, makyajlı, hesaplı...
Ben de insanım lan!
Bir varoluş sorunu bu seninle yaşadığımız... Ay batarken doğar güneş, doğarken güneş batar ay... Bir varoluş sorunu bu... Sen ve ben... Doğu ile batı, kuzeyle güney kavuşamaz, sarılamaz birbirine her ne kadar dönüp dursa da dünya... Bir varoluş sorunu bu... Damlar fark etmesek de karanlıklarımıza ve aydınlıklarımıza...
Gün doğuyor bak... Yavaş yavaş akar gündüz geceye... Açılır gecenin kadife rengi ton ton... Gün dönüyor ve bitti gece... Sessizce yaşanan her ne varsa, aktı gitti geçmişe. İçimizde zamanı durduramamanın verdiği burukluk, geçip giden ve bir daha tekrarı mümkün olmayan günahların acısı...
Bir başka dünya belki... Belki de başka bir hayat bekler bizi... Seni ve sana bu kadar çok anlam yükleyen beni... Hatırlama karanlık, hatırlatma o karanlıkta parlayan o eşsiz teni... Karanlıklarıma gölge olma... Bırak bir defa yaşanmış olsun mucize, söylentilerde kalsın, sonsuza aksın... Bir daha asla yaşanmasın, hep o an olarak kalsın... Bilirim kavuşmaz gündüzle gece, sarılmaz şeytanla melek, tamamlasa da birbirini... Bir tasma misali boynumuzda bu halka, günahlarından sıyrılamaz kalır düğüm misali boğazlarda...
Ben de insanım lan!
Daha çok acımasın diye ört yüreğini karanlıkların sapa kalsın kuytularında... Daha çok acımasın diye ört yüreğini, bir daha hiçbir iğne batmasın yaralarına diye... Saklan ve kaç insanlardan, hangisi gerçekten dokundu ki yüreğine? Boşver koş, durmadan koş... Hayat senin önünde köle...
Koşarken, kaçarken ve hatta saklanırken durmaz zaman... Koşar gider o da peşinden... Döner bakarsın geçmişin buruk sessizliğine... Geride soluk ayak izlerinden başka ne kalır? Koşarsın, kaçarsın, hatta saklanırsın en izbe köşelere... Geriye senden ne kalır? Bakarsın, anlarsın... Anlarsın, anladıkça daha derin bakarsın... Bir hiçsindir bu dünya üzerinde... Adını dile getirecek hiçliğine sarılır, saklandığın kuytuda batırırsın acımasızca yaralarına bütün o kaçındığın iğneleri....
Ben de insanım lan!
senmi yazdın şimdi bunları ![]()
black swans
senmi yazdın şimdi bunları
ben yazdım...
Ben de insanım lan!
vallamı![]()
black swans
valla hatta iki gözüm önüme aksın ekmek musaf çarpsın ki 
Ben de insanım lan!
süpermiş o zaman ya
tebrik ederim seni
*AurorA tarafından imlâ hataları düzeltilmiştir
black swans
Teşekkür ederim de keşke bari benim başlığımda şu karşı olduğumuz internet Türkçesi ile yazmasanız
Neyse düzelttim ve teşekkür ettim arada uyarmış da oldum; MetalTR.Net olarak internet diline karşıyız arkadaşlar. ![]()
Ben de insanım lan!
sagol...uyardığın için ben yeni oldugum için bilmiyordum...dikkatli olucam bundan sonra ![]()
black swans
Karanlığa karalanmış bir çift göz gibi parlar yalnızlığım ufuklarında gecenin... Bir tek ben ve hüzünlü şarkılarımın sessiz - ıslak notaları... Bir yağmur damlası misali sızar odama paslı çerçevelerin arasından ılık ılık karamsar melankoli... Ve hiçliğimin üzerine yayılır yok oluşların acı çığlıkları... Bir ölüm girer şehre, bir de karanlığın soğuk silüeti... Bir ölüm girer şehre, gerçekler dönüşür yokluklara, yoksunluklara... Bir acı girer şehre, düşler can çekişir sancılarla...
Yağmurlu bir güne uyandım bugün... Yorgun bulutlar yüklenmiş kasvetini tüm şehrin, ıslak ıslak ağlamakta... Bir gidişe uyandım bugün... Yıllar, yollar; çok uzun yollar önce fark edilmesi gereken bir gidişe uyandım bugün... Yıllar, yollar öncesinde fark edilmesi gereken bir hiçliğe uzandım bugün... Karanlıkların içinde el yordamıyla buldum camsız gözlüklerimi de, anladım; yoktum ben bugün... Uzun yıllar, uzun yollar öncesinden kalan bir yolculuğa çıktım bugün... Kendimden bile sakladığım o içimdeki kendimle tanışmaya...
Kasvetli bulutların altında, karanlık bir gelecek adım adım yaklaşmakta...
Ben de insanım lan!
Karanlık... Sıyrılır teninden kadın... Vücudunun her noktası titrerken aşkın alevden tokatlarıyla... Sıyrılır korkularından, amaçlarından, üzerine her ne yüklendiyse, "yaşam" denilen bu sorumluluklar yumağından sıyrılır kadın... Çırılçıplak durur erkeğinin önünde... Bir boyun eğiştir bu, karanlığın masum vahşiliği yansır adamın gözlerine... Diz çöker, varlığını bütünüyle sunmak ister, adamak ister kendisini... Gölgelerin içinden görünür adamın hayallere benzer silüeti... Kamçı misali yankılanır gür sesi, hıçkırıklara karışır... Karışır doğal olan, insana özgü her ne varsa... Karışır sıcaklıkları, tenlerinde kanayan geçmiş yaraların kanları... Karışır, akar gider geçmişin sessiz anılarına... Kimse anlamaz, bilmez ve göremez "olduğu gibi olmanın, olduğu gibi olanı sevmenin ve olduğu gibi olduğunda sevilmenin" verdiği huzuru... Gecenin şahitliği, iki ruhun olduğu gibi sarılmasıdır birbirine... Gecenin şahitliği, masum bir buğudur, yansır camlara... Camlardan duvarlara, duvarlardan sonsuza...
Ben de insanım lan!
Dinmeyen yaralar sızlar varlığından damlayan mavi bir bakışın titremesiyle damarlarımda... Geçmişe götüren gülümseme, dişlerindeki o beyazlık... Geçmişteki herkes "sen" olmasa da... Hepsi de sendin aslında... Ve yine doğar güneş uçsuz bucaksız karanlığın tam da orta yerinden... Ve yine doğar güneş, daha karanlığa batmak için...
İçimde geçmişin kalıntıları, binlerce parçaya bölünen "ben"... İçimde binlerce benden anlamsız fısıltılar gelir kulaklarıma... Paramparçalığın birleştiği yeni vücuduma uyarılar gelir "sana değil", "tabii ki sana", "senden başka var mı ya?", "ya sana değilse?", "aptal olma...", "o da herkes gibi biri yalnızca..."
Gecenin koyu kadifesinde maviye çalan bir bakış damlar gökyüzüme... Gökyüzü bulut dolar, kadifeyi mavi yırtar... Bir bakış... Bir bakış daha... Ve bir bakış daha... Anlamsızca umut dolar, mavi dolar içime... Karanlıklarda çığlıklar atar geçmişimde parçalanan binlerce ben... Unutulur geçmişler bakışların pompaladığında kalbime bu temiz kanı... Bir bakış... Bir bakış daha... Dolar içime şeytanlar... Kırbacını saklar ardında iblis... Denk almak zamanıdır ayağını, geçmiş hataların tekrarından kaçın!
Adına hayat denilen büyük ekranlı televizyonun karşısındaki kanepede yerini al artık... İzle ve gör... Hiç kimsenin hiçkimseden hiçbir farkının olmadığını... İzle ve gör, kutsal olanın insan olana bahşedilmediğini... İzle ve gör, izle ve kanıksa, izle ve anla artık! izle ve anla... Mucizelerin senin hayatında yer almadığını, yer almayacağını...
Ben de insanım lan!
