Forum
süper yazılar cidden .
Bana yol göstermeni istiyorum
Herhangi biryere götür
Sadece yaşamak istemediğim
Bir gün daha bir rüyada
In Flames
Tantalos misali "tam yakaladım" dediğim anda kaçırıyorum hayallerimi ellerimden...
Ben de insanım lan!

Yıllarca önce ufacık minicik bir kız çocuğu iken izlerdim insanların hayatlarını roman misali... Sanırım ilk o zaman başlamıştı bu hastalıklı davranışın ilk adımları... Hayatlar, doğar - büyür -
gelişir - aydınlanır - en fazla bir de aydınlatır ve sönerdi... Hep bu giriş gelişme ve sonuç bölümlerine bağlı kalındığına inanır, hep bu bölümleri gözlemlerdim insanların hayatında... Defalarca ama defalarca sonuca geldiğim anda yeni baştan doğduğum için Tanrı'yı dizi senaristi görmeye başlamıştım biraz da... Alışkanlık misali kendimi de izlemeye başladım zaten bir süre sonra... Hayatlar, önce yükseliş sonra maksimum düzeye gelindiğinde biraz duruluş ve en sonunda çöküş... Sürekli çöküşlerin haşin pilotu misali kaç kişi kaç defa yeniden yükselebilirdi ki? Tükendi bir bilgisayar oyunu misali tarafıma verilen bütün canlar... Karanlıklara aydınlıklara derken eridi gitti içimde yaşayan o heyecanlı küçük kız... Belki de kocaman bir hayalkırıklığıydı yaşam... Yüreklerimizde bütün acınası haliyle duran...
Sayfalarca yazılan romanın son bölümü misali bütün tema başımın üstünde dönmeye başladı adeta... Bir kez daha, yine sanki hiçbir zaman hiçbir mücadele verilmemişçesine... Bir kez daha... Ve bir kez daha takılıyor çok uzun zaman önce yitirdiğimi sandığım o hıçkırıklar... Bir kez daha engel oluyor, kendimle aramda paravan oluyor ifade etme yeteneğimi suiistimal ediyor bütün o kırgınlıklar... Bir kez daha yenildim ve kendime dönüyorum... Kendimden başka hiçbir şeyimin olmadığı kendime... Ve bir köşede kulaklarımın sonsuza dek duyduklarını reddedeceği o cümlelerin tam tersini sert bir tokat gibi vurması için diktim gözlerimi kendime... Büyük bir ümitle...
Ben de insanım lan!
Keşke...
Ben de insanım lan!
Yeni bir günü ilk ışıkları doğarken sadece duvarları gören pencereme, duvarları yıkmak farz oldu her hücreme... Yeni bir yol, yeni bir umut, yeni bir hayat gibi bugün hissediyorum nedense farklı bir kıpırtı var içimde... "Söylediydi" dersin belki yarın "dün çok söyledi yeniliklerle doğacığını günün" belki dökülür azından bu cümleler. Bugün umudun bugün Ümit'in günü olacak.. Biliyorum. Herşeyin baştan yazılacağı gün bu gün hissediyorum.
Yarın görüşürüz!
Kötülükleri bitiriyoruz aşkım. Bütün direncimizle durmadan direniyoruz bütün tersliklere... Ve bütün şanssızlıklara... Bugün Ümit'in günü olacak... Yarınlar da bizim
Muck
Ben de insanım lan!
Bir şarkı eşliğinde en başında en son sayfasına kadar okudpum her yazı her ha kelime her harf arasında kayboluyorum.. yine arkama baktığımda koskoca bir darbe ile yıkılan bir beden gördüm.. Duvarlarım ve ben derken ben duvar oldum. Ne o konuştu açıkca ne ben anlatabildim derdimi ona. İkimizde bakakaldık yaşanılanlara kybedilen onca zamana. Hiç itiarz etmeden kabullendik oluşan yoluşları. Yapacağımız en iyi şey buydu o şimdi başka bir varlığın yanında nefes alırken alamadığı her soluk için ben pay veriyorum ona gizliden o ise yanındakinden feyz aldığını sanıyor. yine karıştı düşünceler yine zırvalama saatleri denk geldi bana.Beynim ağzına kadar dolu yok mu bunun en kısa güzelden silmenin yolu. Destekle egonu en sağlam şekilde bende destekli geliyorum.O dibine soktupun okyanustan çıkıyorum yukarı, yıkık dökük bir gemi ama senin sağlam kruvazörlerini bile dağıtacağım.. Dedim ya zırvalıyorum bir varoluyorum bir yok oluyorum..
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
oldukça profesyonel ece abla sanırım hayranın oluyorum =P
gecenin soluğunda sarı farlar,kornalar,başa yetişmek için aceleci,sankı sonu gelmeyecekmiş gibi kayıtsız...
Teşekkür ederim canım
Daha yeni gördüm ![]()
Ben de insanım lan!
Karanlık ve sessiz bir telaş içinde hazırlıklarını tamamlar yorgun ruhlar. Ve süzülerek sonsuzluğa, arkalarında üzerlerinden çıkardıkları geçmişlerinin posasını bırakırlar sevgilerinin mirasçılarına... Karanlık bir iç çekiş anında ölü ruhların vazgeçmişlerini içine çeker gibi alınır kara haberler. Kazınır bir çentik daha sonsuzluğun kaybolmuş duvarlarına...
Duvara çivi gibi çakılmış saatin akrep-yelkovan koşuşturmacasına rağmen karanlık saatler geçmek bilmez bir türlü... An durur adeta karanlık yavaş yavaş işlerken iliklerine korku dolu hastalıkların... Ve sessizlik... Bıçak gibi keser atar içimizdeki tüm çığlıkları. Hançer gibi batana dek o acı haber göğsümüzün en derinlerine... Sonrasında zaten ses tellerinin titremesine ne hacet? Bütün iç organlarının ellerinde attığını hisseden insanın melankoliyi bastırabilmesine ne hacet? Yeter mi dünyanın desibeli en yüksek çığlıkları? Sadece sessizlik kalır avuçlarında... Bir de yorgun ruhun miras bıraktığı posası çıkmış bir geçmiş... Sahip çıkılması gereken anılar... Ve sonsuz yolculuğunda onu canlı hissetmek için bencilce bir kaçış bırakır insana...
Ben de insanım lan!
Neden? Uzun süredir düşünüyorum ama bir türlü tatmin edici bir neden sunamıyorum kendime... Belki de bu "neden" sorusunun cevabı bende olmadığından, belki de bu soruya sizlerin cevap vermeniz gerektiğinden bu soru durup durup yankılanır beynimin derinliklerinde... Neden? Neden? Neden? diye...
Sadece buradakiler değil, biliyorum... Birçok insan... Ve hatta birçoğumuzun dalga geçtiği bir o kadar insan daha... Ama biri sizi zorlamıyorsa, sizden umudu kesmiş demektir değil mi? O yüzden "Forum Ablası"lığıma inanan herkesin dikkat kesilerek okumasını istiyorum bu satırları... OKUMAK evet... Birçoğunuzda gördüğüm en büyük tembellik okuma tembelliği... Ve daha birçok tembellik daha var da... Aşşağıda değinmek istiyorum... Lütfen bu defa bunu tam okuyun... Hazır başlamışken bunun sonunu getirin bari ![]()
Yıllardır bu site için gerek üye olarak gerek kadrodan birisi olarak uğraş verirken, birçoğunuzla samimi olduk, birçoğunuzla tartıştık, birçoğunuzla da soğuk kaldık... Ama herşeye rağmen bugüne kadar site ve dergide yazılan/yapılan herşey bizim kendi tatminimizin yanı sıra sizler için de yapıldı... Evet birçoğunuza kızdım bugüne kadar tartışma yapmayı bilmiyorsunuz diye... Bazılarınıza Türkçe kullanımı ile ilgili sataştım, bazılarınıza başkalarına saldırdığınız için, istenmeyen konulara girdiğiniz ya da girilmesine yol açtığınız için vs. vs. vs... Elbette bizlerin de farkında olmadan yaptığımız hatalarımız vardır. Bunlar sizin tarafınızdan dile getirildiğinde, bizler de hatalarımızı düzeltmek için uğraş verdik... Çünkü biz bir aileyiz. Elbette düzelteceğiz hatalarımızı, yanlışlarımızı... Ve yine bir aile olarak, tam bir aile gibi, birbirimizi yemek yerine, bir arada durarak, geride kalanın ellerinden tutup ileri götürerek, tam bir aile gibi devam edeceğiz ileri doğru attığımız adımlara... Daha da gür seslerle...
Bugün burada değineceğim asıl sorun; sessizliğiniz, yorumsuzluğunuz ve tepkisizliğinizdir... Günlerdir, aylardır beynimde dönüp duran "neden?" sorusunun nedeni de budur elbette... Neden? Neden bu kadar tepkisiz ve sessizsiniz? Serbest Kürsü alanında aslan kesilen birçoğunuz, zamanında Serbest Kürsü ve Geyik bölümlerinin kapatılma nedenini anlamamış gibi... Aylardır hatta belki yıllardır uğraş veriyoruz sessiz kalan, tepkisini belli etmeyen bir kesime... Sırf sesinizi çıkartmayı öğrenin, yorum yapmayı bilin, Türkiye Metali'ne sahip çıkabilin diye...
Amatörlükten profesyonelliğe yönelen adımlarımızla zamanı tecrübeye çeviriyoruz... Her çıkan dergi, bir öncekinden daha sağlam geliyor, her makale, her araştırma, her röportaj farklı açıdan tatmin edici olması için kadro tarafından tartışılıyor, eğiliyor bükülüyor... Bir kör misali değnekle yoklar gibiyiz etrafımızı... Etraftan çıt yok... Tıklamalara bakıyoruz, okunmalara... Sonuç muazzam... Evet okunuyoruz biliyoruz. Ama neden? Neden çıt çıkmyor etraftan? Neden kimse demiyor "bu dergi zor yükleniyor, resimler zor açılıyor..." Facebook, MySpace ve özellikle Serbest Kürsü, Güncel Haberler, Logmania, Karalamalar gibi bölümlere yorum yapabilirken, yaptığımız işlere, hadi geçtim bizim yaptığımız işleri, bari grupların yaptıkları işlere neden yorumlar yazılmıyor?
İngilizce Karanlık Oda dergisini yayınlamak için uğraş verdiğimiz şu günlerde, inanın yaptığım çevirilerden çok daha fazla kafamı kurcalıyor bu konu... Aynı 70lerin başlarında bile Türkiye'de Rock müzik varken, günümüzde nasıl olup da metalin bu kadar güdük kaldığını düşündüğüm gibi... Ve maalesef... Sorun bizde... Ses çıkarmayı bilemeyen bizlerde... Yorum yapmayı, yapılan yanlışı dile getirmeyi bilemeyen bizlerde suç...
Uyuma MetalTR... Sen dikkat etmezsen, sen tutmazsan elinden, başka kimse tutmaz zaten... "Geyik, eğlence ve hüzün" dışında da mesajlarınızı görmek istiyorum. Haydi pamuk eller klavyeye... Bildiklerinizi paylamak, paylaşılanları öğrenmek için...
Bu yazı tamamen benim kişisel düşüncelerimi içermektedir.
Ben de insanım lan!
Bende tüm umutlarımı ingilizce Karanlık Oda' ya bağladım kerem, ama şuna eminim bu yazıyı da en fazla site kadrosu okuyacak.
Umarım haksız çıkarım...
<a href="http://about.me/cagrisarap">Kimdir? Nedir?</a>
<a href="http://sarapdunyasi.wordpress.com">Şarap mı dedin?</a>
Bakıp görücez ![]()
Ben de insanım lan!
Umarım gönlünüzce olur her şey.
Benden geçti diyor ve gidiyorum.
Biz de öldük, ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya..

