Kendin Olmak
İnsanların sosyal olma çabaları hep fiziki materyallerle olduğunu kavramışımdır.Fakat hangi tarihten beri böyle davranış içindedir bilemem. Bunu ne gereksinim kılmıştır hep çözmek istemişimdir.
Acaba ilk çağlarda insanlar giyinmeyi,ateşi,avlanmayı sadece zorunlu ihtiyac olarak mı algılamış yoksa bir dönemden sonra birbirlerine üstünlük sağlama çabalarıdan dolayı bazı şeyleri geliştirmiştir?
İnsanların birbirlerinden üstün olma inanışları binlerce yıl öncesine dayanıyor.Doğu toplumların en sade din inanışları bile kast sistemlerine dayanır.İnsanlar hep sınıflandırlma ihtiyacı duyulmuştur..Batı toplumunda ilahi dinlerde de pagan inanışlarının içinde de bu vardır..Orta Doğu malümunuz..
Medeniyetlerin Beşiği Mezopotamya’da, M.Ö. II. bin yılda hüküm süren, Babil Devleti Kralı Hammurabi (Büyük Reis), ülkesinin toplumsal, siyasal, ekonomik ve dinsel alanlarını 282 maddeli bir yasayla düzenlemiştir. Bu yasa tarihin ilk yazılı anayasasını oluşturmuştur da denebilir.
Tarihin bu ilk yazılı anayasası, Babil halkını sınıf sınıf ayırmış ve bu sınıfların hak ve yetkilerini düzenlemiştir. Buna göre Babil halkı; kişisel mülkiyet ve ticaret hakkına sahip olan özgür insanlar (asiller); gayrimenkul değil ama para ya da kıymetli eşya sahibi olma hakkı olan azat edilmiş kölelerin oluşturduğu bağımlılar ve ödenmemiş bir borç, savaş esiri olma hali veya doğuştan gelme nedenlerle köleleşenler gibi üç ayrı sınıfa bölünmüştür. Bu sınıf sistemi Fransız İhtilaline kadar geçerliliğini korumuştur.Fransız ihtilalinden sonra özgürlük demokrasi yalanlarıyla başka sıfatlara bürünmüştürler…
Birilerinin egolarını tatmin etmek için bir kısım, insanları aşşağı görerek,köleleştirerek bu sistem her zaman devam ettirmişlerdir.
Bunun için dinlerde kullanılmıştır,ırklarda,cinsiyetlerde…
İnsanların en hasassas duyguları çıkış noktası olarak görülüp en iyi şekilde sömürülmüşlerdir..
Birileri tarihi elleriyle yazarken,güçlü olanı tanrılaştırmış,yüceltmiş öteki`lerini ise hep yok saymışlardır..
İnsan evladının hırsları hiç bitmez olduğunu,tarih kitapları acı beyanatlarla pek bahsetmek istenilmez.Bir kaç kişiyi kahraman edip,boşu boşuna bir hiç uğruna öldürülmüş yok edilmiş insanları hep görmemezlikten gelerek ne yazıkki bir roman bize okuturlar bu süslü hikayelerde hepimizin hoşuna gider.
Kimbilir kaç kişinin umudu bir hiç yerine tükenip gitti… yazık..
…….
İnsan olma sorumluluğunu daha kavramadan önce hepimizin belirli sıfatları olmuştur…
Benim çocuğum..
Bizim okulun öğrencisi..
Benim sevgilim..
Sahipleniliriz..Kendimizin daha ne olduğunu fark edemeden hep birilerinin bir şeyleri oluruz durmadan..O kadar çok sıfat yüklenir ki üstümüze bazen , kendi kişilğimizi unutup yüklenen sıfatların altında boğulup kalırız.
Ama başarısızlıklarımız o yok sayılımış benliğimizin üzerine atılır.Bir suç işlemişsek,başarısız olmuşsak hep bizim hatamızdır fakat bir başarı,güzel bir şey varsa ortada bunun öncelikli hakkı her zaman başkalarındadır..
Yaşımız ilerlediğinde ya asker oluruz ya da evlenme çağına gelmiş bir kız..
Oysa daha hayatı çözememişizdir,durun bir dakika nefes alayım bile diyemezsiniz topluma…Çünkü birileri daha doğmadan sizin geleceğinizi çoktan belirlemiştir..
İsminizin ne olacağına bile siz karar veremezsiniz..Daha doğmadan önce sana bana ve onlara ,hepimize yakıştırılmıştır .Belki bunun uğrunda aile içi kavgalar bile olmuştur…
Bir ömür taşıyacağınız ismi beğenmese bile hiç mi hiç fikri sorulmaz insana..Hele birde ölmüş bir aile büyüğünüzün ismi konmuşsa tartışmaya bile açılamaz bu tabu….Zaten sizin de pek bi öneminizde yoktur aslında.Siz diye birşey yoktur,onların çocuğu onların vatandaşı onların öğrencisi askeri vs.leri vardır..
Yaşım kemale erdi diyerek de pek sevinmeye kalkışmayın,çünkü daha birilerinin karısı kocası babası annesi olacaksınızdır.Bu sizin kaçınılmaz sonunuzdur.
Sizden bahsederken filanca hanım ve ya filanca bey diyerekde bahsetmeyecekler.
Doktor filanca bey
Avukat filanca hanım …
Bu hep boyle olacaktır.Eğer bir tornacı ya da kapıcıysanız,bir alt sınıfı temsil ediyor olacaksınız,isminizin başında doktor ,avukat gibi sıfatlar olmayınca daha az değer göreceksiniz..
Gençliğimizde böyle değil mi sanki..Nerden giyindiğin önemli..nerde oturduğun,bilmem nerde takılıp bilmem hangi muzik grubunun gitaristi, davulcusu veya vokalistisiniz.Aman dikkat edin bu sıfatlar elden gittimi birden balon gibi sönersiniz.
Çünkü gerçekten sizin kim olduğunuzu kendinizde dahil kimse bilmiyordur..Hayat boyu sıfatlarla yaşamak zorunda bırakılmışınızdır,özne olarak var olmayı hiç öğretmemişlerdir..
O kadar hırs doluyuzdur; ki bu doğamızda var,biz bunların acısını çok çekmiş olsak bile,aynısını kendi çocuklarımızada uygulayacağızdır.Sıfatlarla doğar,onlarla yaşar onlarla ölürüz.Bu bizim kaderimizdir…….
Güzelliğimiz vardır,yakışıklılığımız.uzun boy kara gözler,sırma
saçlar…
Bunlar hep ifade etmek zorunda kalır bizi…Bekleriz hep birileri gözlerini vucudumuzdan çekipde gerçekten içimize baksın diye ama nafile..Bir süre sonra alışırız…Bunlarla övünür,işin içinden çıkarız..
İnsan evladı hep kargaşadan savaşlardan insanların kendilerini anlayamasından,tecavuzlerden katillerden,duygusal katillerden kısacası bozuk düzenin herşeyinden şikayet etmiştir..
İnsan olmayı;sadece konuşmayla,oturup kalkmayla,okulla dinle töre ile becerebilceğini düşünmüştür..
…………..
Hiç kendimiz olmayı anlatmadılar bize..Başka sorumluluklar yüklemeden önce kendimiz olma sorumluluğunu öğrenemedik asla.
Hep bişeyleri birileri için yaptık,başkaları için sevdik,sevildik öğrendik,meslek sahibi olduk,öldük,öldürüldük ama asla kendimiz için birey olmayı başaramadık!..
Bu yüzden ki mutluluğu dışarılarda aradık,bu yüzden ki başkalarının bizi mutlu etmesini umduk,bunun için mi bu kadar gelişip yalnızlar toplumunu oluşturduk?
İcat ettiğimiz şeyler oyuncaklarımız oldu,parayı hayatımıza heycan gelsin, birilerini sömürelim diye mi icat ettik?
Hayat inanın çok kısa.. az bir zamanda olsa kendimiz için yaşayalım,başka bakışların izlerini belleğimizde bir gölge olarak taşısakta..
Bizim idollere ,tanrılara,kahramanlara değil en çok kendimize ihtiyacmız var..
O ise gel sesini bekliyor doğdumuzdan beri…Biz çağırmasakda sabırla…
