Hayatla Sidik Yarıştırmak..
Küçük bir masalın mutlu biten sonları gibi değildir hayat..Bir sürü çeşit
çeşit sorunlardan ibaret yaşamak savaşıdır hayat..İşte o zamanların verdiği
bıkkınlık hissinden arınmak için sağa sola anlatmaktır hayat..Bir o yana bir
bu yana koşuşturmaktan ibaret , verir bize bin bir külfet..Bırakır bize hep
bir ibret..
O’nun elinde de ipin her iki ucu da , döndürür durur beni , seni ve
başkalarını parmağında.Bir kaç neşe kaynağı bulabilmek için harcanan çabalar
nice boş kalır fakat aslında tam aksine gelişen olaylar , ağlanacak halimize
gülmek olur..Insanların istediklerini bulamadıkları anlar o kadar çoktur ki
bazen aramayı bırakıp oturup kendi kendilerine kendilerini anlatmak olur.
Hayat öyle anlardan ibaret ki neyin ne zaman geleceği hiç belli
değil.Ansızın gelişen olaylar insanı öyle eğlendirip öyle hüzünlendirir ki
kimse farkında bile olmaz.Üç beş dakika içinde hem unutamayacağınız bir an
yaşarsanız hem de büyük bir acı..Bu akşam tuhaf bir noktadan sohbete
başladığımız konuda , çok farklı yerlere geldik.Ilk önce latife ile başlayan
atışmalar , daha sonra ise bulunduğumuz konum.Çalıştığımız sektörlerin
farklılığı göz ardı etmeksizin birbirimize üstünlük kurma isteğimiz..Bizim
olmayan bir şeyler için harcadığımız olağanüstü çaba..Sanki hayatı
kıskandırırcasına verdiğimiz gayret..Sonra elimize geçene bir baktığımızda
kalan şey ; bir ` hiç ´ ..
Bu belki utanç verici belki de çaresizliğin bir göstergesi.Harcanan o kadar
emeklere karşılık hayata zayıf düşmüşlüğün bir gösterimi.Yada harcadığını
sandığın şeylerin bir bildirimi..Hayatla yarışmak o kadar zor ki bazen
güçsüz kalıp hayatın şartlarına boyun eğebilirsin..Şayet boyun eğmemek için
harcadığın çabaların bir sınırı olmadığını da unutmamalısın..Şu anda bir çok
kişinin bulunduğu konum , iki ucu boklu değnektir.Kendini bıraksa bir daha
tutamayacak , bırakmasa çok şey kaçıracak..
Neyse ki bu kadar karmaşanın arasında küçük şeylerle mutlu olabilmeyi
başarabiliyoruz..Bu akşam olduğu gibi , öyle bir bilmecenin içinde
çırpınıyorduk ki , bir anda kendimize neşe kaynağı yarattık , mutlu olduk ,
güldük eğlendik..Bu akşam hayatla olan sidik yarışını atlattık ya yarın?..Ya
ondan sonra?..Daha sonraları , o zamanlar ne yapacağız şimdi o’nun
paranoyasındayız..
Neyse öyle bir noktadayız ki yaşadığımız şu kahrolası günler , bizi hep
tepetakla getirip alabora edebilir.
` Hayatla sidik yarıştırmak , hayatın en büyük kozunu eline geçirmek
istemektir.. ´

Hayat nereye sürüklerse..

5 yorum
bu konunun fikir babası olarak 🙂 alp ellerine saglık ama sanki 3. paragrafta bana taşmı atıyon yoksa banamı ole geliyo 🙂 eline koluna saglık cicim
Hayatla Sidik Yarıştırmak..
Seninle alip veremedigim yok baslikta.) Biliyorsun sen nerelerde konustugumuzu..
Hayati ve onun acimasizligini yaratanlar yine insanlardir.. Hayat neden boyle, neden bu bitmek bilmeyen kavgalar, yarislar demeden once; neden insanlar boyle bir yasam bicimini digerlerine dayatip zorla kabul ettiriyorlar diye dusunup bunu yaratan olgularla savas vermek en mantiklisi oluyor bence. Yani verilen mucadele hayatla degil; bu duzensizligi yaratan ‘insan’lara karsi olursa sonuca gidilebilir diye dusunuyorum. Bunun yolu ise dunyayi ve dogayi anlamakta yatiyor, bu anlamlar somutlastigi andan itibaren sorgulama ve dusunme yetenegi de ayni oranda gelisim gosterip birbirini butunleyen kavramlar halini aliyor ve seni herzaman bir adim ileriye tasiyor.. Anlamsizliklar anlam kazanmaya; cozulemeyenler cozulmeye basliyor.. Yani bu hayati bize dayatanlarin olasi yontemlerini sezip ona gore onlemleri onceden alabilmeliyiz bu sayede.
Yorum eklesem mi eklemesem mi diye düşündüm bir an için.Hayat aşk gibidir,içinden çıkılamayan labirent gibi.Herkes farklı farklı yorumlar hayatı.Herkes kendini hayat profesörü ilan eder.Halbuki hiç bir bok bilmiyoruz.Hayat işte…Bu kadar!
çok kötü yazmışsın..biraz daha kas kendini.