Forum
ben bir şey dediğimi sanmıyorum. hiç bir olguya bir hakarette bulunmadım. buna saçma veya buna iyi demedim. herneyse tartışmaya lüzum yok.
saygılar ![]()
ars artis gratia
sonuçta din ve vicdan hürriyeti diye bişey var kim neye isterse inanabilir ...
tabiki başkalarının haklarına (yada kendisine)tecavuz etmeden
http://www.huunhuurtu.com/
ben tartısmaya girmek isteiyorum direk sonucunu merak ediyorum gercekten suçlanan o gençlere ne oldu? bir ara haberlere çıkmıştı zinnur gülsah. hapishane de savas ay! dı galib ziyarete gtmiştikız resim yapıp gitar falan çalmıştı iyi halli görülüphapisten çıktı mı yoksa ne oldu bilen ltfen söylesin? hukuki açıdan bakrsak ben bu ülkenin hukukunu ne yazıkki anlayamıorum bana anş gelen maa hukuken doğru olduğu öne sürülen o kadar çok oay var kii sadece bir knuda trtısmak yetersiz anayasaya dek indirgemek lazım bence ....
Olayın özetini geçmek gerekirse, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.12.2002 tarihinde konuyla ilgili son kararı vermiştir. Buna göre, bu olayda olduğu gibi Satanist inanç doğrultusunda insan kurban edip cinsel ilişkiye girmek, canavarca bir his ile adam öldürmek, taammüden adam öldürmek ve na'şı tahkir suçlarını barındırmaktadır.
Şimdi bahsi geçen suçların yasadaki yerlerine bir göz atalım...
MADDE 450 Öldürmek fiili:
1. Usul ve fürudan biri aleyhine işlenirse;
2. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden biri aleyhine veya üyelik sıfatı sona ermiş olsa bile bu görevinden dolayı işlenmiş olursa;
3. Canavarca bir his sevki ile veya işkence ve tazip ile ika edilirse;
4. Taammüden icra olunursa;
5. Birden ziyade kimseler aleyhine işlenirse;
6. Yangın, su baskını ve gark gibi yedinci babın birinci faslında beyan olunan vastılarla yapılırsa;
7. Velevki husule gelmiş olmasın diğer bir suçu hazırlamak veya kolaylaştırmak veya işlemek için ika olunursa;
8. Bir suçtan hâsıl olacak faydayı elde etmek veya bu gayeye vâsıl olmak maksadiyle yapılan ihzaratı saklamak için veya takip edilen gayeye vâsıl olamamaktan mütevellit infial işlenmiş olursa;
9. Bir suçu gizlemek veya delil ve emarelerini ortadan kaldırmak veya kendisinin yahut başkasının cezadan kurtulmasını temin maksadiyle vukua getirilirse;
10. Kan gütme saikiyle işlenirse;
11. Devlet memurlarından biri aleyhine görevi esnasında veya Devlet memurluğu sıfatı zail olsa bile bu görevi yapmasından dolayı işlenirse;
Fail,"ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasına mahkûm edilir. (*) [/i] denmektedir. Dolayısıyla söz konusu suçlular bu madde gereğince ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına çarptırılmışlardır. Ancak işledikleri tek suç bu değildir. Diğer maddeleri de inceleyim...
Suçlular öncelikle ayin düzenlemişler, sonrasında da öldürdükleri kızla cinsel ilişkiye girmişlerdir. Yargıtay kararında da görüldüğü üzere bu şekildeki "insan cesedine yönelik cinsel nitelikli eylemler" Türk Ceza Kanununun 178/a. maddesindeki "Na'şı Tahkir" suçunu oluşturur.Bu suç için de TCK'da şöyle denmektedir;
MADDE 178 -Bir kimse, bir ölünün naaş ve kemikleri hakkında hakaret yapar veya tahkir maksadıyla veya meşru olmayan diğer bir maksatla birinin naaşını yahut kemiklerini alırsa, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Dolayısıyla bu madde gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına bir de bu suçun gerektirdiği "3 aydan 1 yıla hapis ve para cezası" da eklenecektir.
Maktulenin ölümü canavarca his şevki olarak kabul edilen "insan kurban etmek" amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca olayda taammüden adam öldürme de söz konusudur. Taammüden adam öldürme suçu, suçlunun suçu düşünerek, tasarlayarak soğukkanlılıkla belirli bir plan doğrultusunda işlemesi demektir. Aşağıda sanıkların olaylara ilişkin anlatımlarından da anlaşılacağı üzere, suçlular ayin yapma amacıyla belirli bir günde tapınma amaçlı insan kurban etmeyi tasarlamışlar, bununla ilgili planlar kurmuşlar, eylemlerini de soğukkanlılıkla yerine getirmişlerdir. Bunun da aniden sinirle adam öldüren insanla aynı şekilde cezalandırılamayacağı açıktır.
SANIKLARIN OLAYA İLİŞKİN ANLATIMLARI;
Sanık Zinnur Gülşah'ın; "Engin, bugün 13. gün uğursuz bir gündür, ayrıca bugün deprem oldu, biz de bunu şeytana kurban olarak vermek istiyoruz. gece 24.00'ten sonra onu öldüreceğiz dedi." ( 20.9.1999 günlü kolluk ), "Ömer, ayın 13'ü olması nedeniyle kızın ırzına geçip şeytana kurban edecekti, bunu saat 24.00 sıralarında yapacaktı." ( 24.9.1999 günlü C.Savcılığı ), "Satanizm adına kurbana mani olamadım" ( 24.9.1999 günlü Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu ), "Sanık Engin Şeytan'dan emir aldığını, maktuleyi bu nedenle öldüreceğini söyledi" ( 26.1.2000 günlü duruşma )
Sanık Engin'in; "Sanık Ömer; ben bu kıza tecavüz edeceğim, öldüreceğim, satanizmde olduğu gibi güç kazanmak için onu şeytana kurban edeceğim dedi" ( 20.9.1999 günlü kolluk ),"... bu arada bana şeytandan mesaj geldi. Bir senedir kendisinden mesaj alıyorum, kulağıma sesler geliyor, ne derse onu yapmak zorundayım, konuşmalarında bendeki canın kendisine ait olduğunu söylüyordu. Benim elçim olacaksın diyordu. Aramızdaki anlaşmaya göre ben de bunu kabul ettim. Bunalıma giriyordum. Benim ruhum devamlı şeytanda idi, iyi tahsil yapmam, iki dil bilmeme rağmen hayatta yaşamanın anlamsız olduğunu düşünüyordum. Şeytan bana senin sınavların var, bunları başarırsan senin canını alırım demişti. Mesajları genellikle geceleri alıyordum, sanıklar daha önce benim şeytandan mesajlar aldığımı biliyorlardı... sanıklar da satanistti... Şeytandan mesaj aldım... öldürdük" ( 19.12.1999 günlü duruşma )
Sanık Ömer'in; "Gülşah bana biz satanistiz, belli başlı insanlar var, örgüt kuracağız bize katıl, belli başlı insanların canlarının alınması lazım... Bize şeytandan mesaj geliyor dedi. Bunu Engin'de doğruladı... devamla belli başla günlerimiz, o günlerde ayinlerimiz törenlerimiz olacak sen de bizimle ol dediler... Olay günü olay yerine hazırlanıp gittik, 19.00 sıralarında Gülşah dizleri üzerinde ileri geri sallanıp kendi kendine konuşuyordu. Engin'e sordum, mesajlar aldıklarını, bugün ayın 13'ü olup uğursuz olduğunu, ayrıca o gün deprem olduğunu, 24.00'te Şehriban'ı şeytana kurban edeceklerini söyledi" diyerek o gece bu amaçla maktuleyi kurban ettiklerini; kendisinin daha önce kedi parçalayıp resim çektirdiğini, etini pişirip yediğini, ( 20.9.1999 günlü kolluk ) "Black Metal müzik Satanizmle ilgilidir. Satanizmi öğrenmeye çalıştım... Ben de şeytanla ilgili düşüncelerimden dolayı Şehriban'ın ağzını burnunu kapattım, öldürdük" ( 24.9.1999 günlü C.Savcılığı ) ve aynı günlü Sulh Hakimliğinde aynı doğrultudaki sorgu beyanları ile "Engin, bize Şeytandan mesaj geldi, öldürmem gerekiyor dedi... ben de öldürme fiiline katıldım" ( 9.12.1999 günlü duruşma ) biçimindeki anlatımları ile sanıkların öldürme eylemini şeytandan aldıklarını söyledikleri mesaj ve Satanik inançlarının etkisi ile "şeytana kurban verme" saiki ile gerçekleştirdikleri anlaşılmış, dosyadaki bir kısım fotoğraflarda gözüken giysiler ve ellerinde kesilmiş kedi organları bulunduğu halde çektirilen resimlerin bu inançlarına dair kanıt oluşturduğu kabul edilmiştir.
Şu an için suçluların ne yaptığına ilişkin herhangi bir haber bulamadım ama, bu olaylarla ilgili bulduğum en son haber aşağıdaki şekilde...
Satanist cinayette karar: ''Müebbet hapis''
Ortaköy'de Şehriban Coşkunfırat'ı ''şeytana kurban etmek amacıyla öldürdükleri'' gerekçesiyle yargılanan 3 sanık, ''canavarca his sevkiyle adam öldürmek'' suçundan müebbet ağır hapis cezasına çarptırıldı.
''Hırsızlık'' ve ''naaşa hakaret'' suçlarından da cezalandırılan sanıklardan 2'si ayrıca 1'er ay, biri de 20 gün hücre hapsine mahkum edildi.
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Zinnur Gülşah Dinçer, Engin Arslan ve Ömer Çelik katıldı.
Duruşmada, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ''bozma kararına'' karşı diyeceği sorulan Dinçer, ''Bir diyeceği olmadığını'' söyledi.
Esas hakkındaki savunmaları sorulan sanıklardan Engin Arslan, Yargıtay'ın kararına katılmadığını ifade ederek, ''Söylenecek çok şey var ama söylemek istemiyorum'' dedi.
Ömer Çelik ile Zinnur Gülşah Dinçer de, karara karşı saygılı olduklarını söylediler.
MÜEBBET HAPİS
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı yönünde, sanıkların eylemlerinin ''canavarca bir his sevki ile adam öldürmek'' suçunu oluşturduğunun anlaşıldığını belirten mahkeme heyeti; Arslan, Çelik ve Dinçer'i, TCK'nın 450/3. maddesi uyarınca müebbet ağır hapis cezasına çarptırdı.
Sanıkların iyi hallerini göz önüne alarak, haklarındaki müebbet ağır hapis cezasının infazına etkili olan TCK'nın 59. maddesinin de uygulanmasına karar veren mahkeme heyeti; Ömer Çelik, Engin Arslan ve Zinnur Gülşah Dinçer'i, ''hırsızlık'' suçundan da 6 ay 20'şer gün hapis cezasına mahkum etti.
Mahkeme heyeti, sanıklardan Çelik ve Arslan'ı, ''naaşa hakaret'' suçundan ayrıca 2 ay 15'er gün hapis cezasına çarptırdı Dinçer'in aldığı 6 ay 20 günlük hapis cezasının 20 gün süreyle hücre hapsi olarak infaz edilmesini hükme bağlayan mahkeme heyeti, Çelik ve Arslan'ın 2 ayrı suçtan aldıkları toplam 9 ay 5 günlük hapis cezasının da 1'er ay süreyle hücre hapsine çevrilmesini karara bağladı.
Duruşma öncesinde basın mensuplarının Yargıtay'ın bozma kararına ilişkin sorularını cevaplayan Şehriban Coşkunfırat'ın annesi Hatice Coşkunfırat, Yargıtay'ın kararını adil bulduklarını, ancak çocuğu ölen hiçbir anne ve babaya sanıklara 30 yıl hapis cezası verilmesinin yetmeyeceğini söyledi.
Duruşmaya müdahil olarak katılan Şehriban Coşkunfırat'ın babası Mehmet Coşkunfırat ile kardeşleri, zaman zaman gözyaşlarını tutamadı.
Sanıklar hakkında verilen müebbet ağır hapis cezasının infazı, TCK'nın 59. maddesi uygulandığında 20 yıl üzerinden yapılıyor.
Sanıkların, İnfaz Kanunu'na göre, ''şartlı tahliye'' hükümlerinden faydalandıkları takdirde 16 yıl 4 gün cezaevinde kalacakları, bundan da bugüne kadar cezaevinde yattıkları sürenin düşüleceği kaydedildi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanıklar Engin Arslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer'in, Şehriban Coşkunfırat'ı yanlarına alarak, 13 Eylül 1999 tarihinde piknik yapmak amacıyla Ortaköy Mezarlığı'nın yanındaki ormanlık alana gittikleri anlatılıyordu.
Sanıkların ''satanist düşünceye sahip oldukları'', olay günü Engin Arslan'ın ''şeytandan mesaj geldiğini ve Şehriban Coşkunfırat'ın öldürülmesini istediğini'' söylediği kaydedilen iddianamede, bunun üzerine Ömer Çelik'in maktulenin boğazını sıktığı, Engin Arslan'ın ağzını ve burnunu kapattığı, Zinnur Gülşah Dinçer'in de bacaklarını tutarak Coşkunfırat'ı öldürdükleri belirtiliyordu.
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Mart 2001 tarihinde, Ömer Çelik, Engin Arslan ile Zinnur Gülşah Dinçer'i, ''Kasten adam öldürmek'' ve Coşkunfırat'ın ölümünden sonra çantasının alınması nedeniyle ''hırsızlık'' suçlarından toplam 25 yıl 6 ay 20'şer gün ağır hapis cezasına çarptırmıştı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 6 Şubat 2002 tarihinde bu kararı, ''sanıkların eyleminin 'canavarca bir his sevkiyle adam öldürme' suçunu oluşturduğu ve sanıklar hakkında 'naaşa hakaret' suçundan da ceza verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozmuştu.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, 5 Haziran 2002 tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, ''usul ve yasaya uygun olduğu'' görüşüyle kararında direnmişti.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 17 Aralık 2002 tarihinde yerel mahkemenin ''direnme kararını'' bozmuştu.
http://www.milliyet.com.tr/2003/06/17/son/sontur13.html
Ben de insanım lan!
zaTen bu olay SonraSında,olayı yapanlar kadar meTal dinleyenler de poliSTen ve halkTan naSibini almışlardır......
engin ve ömer aynı zamanda ölüye Tecavüzden de içeride oldukları için onlara rahaT Sağlam kaymışlardır.....içeriyi bilen bilir Tecavüzden girenlere neler yapıldığını...
Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.
Emerson
zaTen bu olay SonraSında,olayı yapanlar kadar meTal dinleyenler de poliSTen ve halkTan naSibini almışlardır......engin ve ömer aynı zamanda ölüye Tecavüzden de içeride oldukları için onlara rahaT Sağlam kaymışlardır.....içeriyi bilen bilir Tecavüzden girenlere neler yapıldığını...
evet derlerya 1 dakkalık dayılık 10 sene orospuluk yaptırır...
Darkness Always Kill The Light!
Blessed with Blood!
Küçük bir not; sanıklar tecavüzden suçlanmamışlardır. Tecavüz, bir başkası istemediği halde (yani bu yönde iradesini kullanmaması halinde) zorla ırza geçilmesidir. Oysa ölü birisinin iradesi söz konusu olamayacağından, olayda tecavüz suçu oluşmamıştır. Naaşa hakaret suçu vardır burada... Naaş=ceset demektir...
Ben de insanım lan!
Neyse ney ileride idam mahkumlarını ayinlerde kullanmak için verir heralde
Darkness Always Kill The Light!
Blessed with Blood!
1. sayfada kocaman 2 yargıtay kararı var, bu sayfada üstlerde kararların ufak özeti var
okur insan be ahahahah
Öte yandan hapishanede içerde ne yapıldığı konusunda hiçbir fikrim yok...
Ben de insanım lan!
2 sinide okudum ne yapayım yani genç 1 kızı öldürüp cesedine fantezi yaptılarsa belki bundan ho$lanıyor suçlu veya ba$ka 1 $ey tecavüz ettilerse gidip barlara arkada$larımımı öldüreyim,kendimimi vurayım veya onun bunun tetiklemesiyle dahada azmalımıyız?Black Metal severler Ölmedi sanki bar arkalarında defalarca bıçak yediklerini bilirim...
Ayrıca alıntıları da okumu$tum,ama bana yargıtay kararından çok satanizm tarihini anlatır gibi geldi güzelde oldu...Yargıtay,savcılık cart curt yok canavar öldürme yok cannibalism Sanki bana kocasına sinirlenenip onu öldüren ve cesedini rendeleyen ev hanımlarını unuttunuz,Sevgili cinayetlerini...
Hukuken Satanist öldürme satanist ya$ama yok satanist fantezi diye 1 ayrım yok.Kurban 1 satanist ayinde öldüyse bu olay cinayettir (.)
Neyse daha fazla konu$ursam günah keçisi ilan edileceğim o yüzden susuyorum...
Darkness Always Kill The Light!
Blessed with Blood!
Haklısın satanist öldürme yok, cinayet var... Naaşa tahkir yani hakaret var... Çantasını vs. aldıkları için hırsızlık bile var... Ama satanist oldukları için suç almıyorlar... ve kocasına eziyet ederek öldüren kadın için de aynı şekilde canavarca hislerle cinayet işlemekten dolayı dava açılıyor... Neyse önemli olan, bu şekilde olan davranışların ne şekilde cezalandırıldığının toplumca bilinmesi...
Ben de insanım lan!
SaTaniST olduğun için Suçlu diyemez kimSe Sana.....ancak yok adam öldürmedir falan filan bu durumlardan öTürü SuçluSun ki bu da normal birşey....ha benim anlaTmak iSTediğim düşünceyi Tam anlaTamadım az önce o başka....
ömer ve enginin gözalTına alındıklarından Sonra Türkiyede poliSin ve halkın olaya ve meTal müzik dinleyenlere yada Saçlarını uzaTanlara karşı yaklaşımı farklı olmuşTur....Sırf poliS gözalTına almaSın diye Saçlarını keSTirenler pek de az değildi...haTTa iş çığırından çıkmış Televizyonlarda " SaTaniSTler kendilerini naSıl belli eder?" şeklindeki Sorular gündeme oTurmuşTu haTırlarSanız....
ben önceki yorumumda Tecavüz derken şunu kaSTeTTim...ölü bir bedene yapılan şey Tecavüz olmaz ölüye hakareT olur....ha bunu içeri(hapSe) girdiğiniz zaman direk Tecavüz olarak algılanır ve içeride Tecavüzcüleri Sağ bırakmazlar bırakılanların da ne durumda olduklarına dilim varmıyor.....
Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.
Emerson
