İçeriğe geç
Pazartesi, 24 Ağustos 2026 Güncel 7Shock Biyografi

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

Popüler kültür

9 Gönderiler
6 Üyeler
0 Reactions
2,052 Görüntüleme
AccurseD
(@accursed)
Gönderiler: 1390
Noble Member
Konu başlatıcı
 
[#14582]

Ülkemizdeki popüler kültürün git gide yükselmesini hayretle izliyorum doğrusu. Her gün televizyon adını verdiğimiz sihirli(!) kutudan yeni insanlar çıkıp geliyor karşımıza. Tam yeni tanımışken yok olup gidiyorlar bir bir.
Çocukluğumda tek kanallı televizyon vardı. TRT izlerdik sadece ve mecburen. Sonra TRT 2... 3... 4... ve ilk özel televizyon kanalı... Star 1...
Kanallar arttıkça hayatımız daha fazla değişti. Kendi kültürümüzden sürekli uzaklaşmaya başladık. Önceleri Rambo, Rocky, Robocop olurduk filmin "The End" yazısından sonra...
Sonra diziler girdi hayatımıza... önce pembeleri... Brezilya kokulu yada Amerikan rüyası(?)nı gördüğümüz diziler... sonraları yerli malı yurdum malı dizilerimiz... kendi kültürümüzden bir şeyler olmalıydı onlarda ama olmadı. Onlarda yabancılaştı.
Her diyalogtan sonra sahte gülme seslerinin konduğu, olduk olmadık her yerde
seyirci kahkahası duyduğumuz Amerikan özentisi sitkom(?) diziler...
Daha sonraları, biraz da bizi anlatan diziler yayına girdi birer birer. Hayatımızın en önemli parçaları oluverdiler yakın geleceğimizde...
Onlarla ağlayıp onlarla gülmeye başladık ama en yakınlarımızla ağlamayı, gülmeyi, konuşmayı unutuvermiştik. Elektrik kesildiğinde fark ettiğimiz yakınlarımızla konuşmayı bile beceremiyorduk.
Sonra bilgisayar girdi hayatımıza. Televizyonu bir kenara bırakmıştık biraz ama bu sefer de chat(!) ortamlarında yalancı arkadaşlıklar kurmaya başladık.
Buradaki arkadaşlıkların gerçek hayata taşındığına da tanık olduk haber bültenlerinde. Birbirine chat ortamında tehditler savuran iki genç kızın
kanlı hesaplaşmasını hayretler içinde izledik sihirli kutudan.
Sanatını tartışacağımız birçok kişiyi kendi kendimize meşhur ettik. Bir televizyon dizisinde beğendikleri yakışıklı delikanlıyı görebilmek için imza günlerinde izdiham yaratan, ağlayan 10-18 yaş arasındaki gençlerimizi (özellikle liseli kızlar) izledik her akşam ana haber bültenlerinde ve ilk anonslarda nerdeyse...
Bu kadar izdiham yaratan birisine dokunmak, görmek heyecan yarattı hepimizde... Ulaşılmaz yaptık onları kendi kendimize.
Sadece müziğini dinlemeyi, dizilerde, filmlerde canlandırdığı karaktere hakkını verdiği için takdir etmeyi bilemedik. Onları kendimizden ayrı tuttuk. Bizlerden birisi gibi hiç düşünemedik. Onların da evlerinde pijamalarını giyip uyuduğunu hiç hayal edemedik.
Uyurken onları hep sahne kostümleriyle hayal ettik, belki de uyuduklarını bile düşünemedik. Makyajsız, dağınık, gündelik hallerini onlara hiç yakıştıramadık.
Popüler kültürün sürekli girdiği hayatımızın artık bizim olmadığını ve bizi bizden uzaklaştırdığını bir daha ve iyice düşünmek gerekir sanırım.

Tuğra Sezgi

iletişim : [email protected]


MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET

 
Gönderildi : 22/09/2006 3:17 pm
WastingMyHate
(@wastingmyhate)
Gönderiler: 2309
Noble Member
 

Sadece müziğini dinlemeyi, dizilerde, filmlerde canlandırdığı karaktere hakkını verdiği için takdir etmeyi bilemedik.

takdir yerine taklit etmeyi seçtiler.


The Broadcast like their prayers went unanswered and ignored
god, like the rest of the world, just watched in silence

 
Gönderildi : 22/09/2006 3:21 pm
(@fallfromgrace)
Gönderiler: 1230
Noble Member
 

Sanatını tartışacağımız birçok kişiyi kendi kendimize meşhur ettik. Bir televizyon dizisinde beğendikleri yakışıklı delikanlıyı görebilmek için imza günlerinde izdiham yaratan, ağlayan 10-18 yaş arasındaki gençlerimizi (özellikle liseli kızlar) izledik her akşam ana haber bültenlerinde ve ilk anonslarda nerdeyse...
Bu kadar izdiham yaratan birisine dokunmak, görmek heyecan yarattı hepimizde... Ulaşılmaz yaptık onları kendi kendimize.
Sadece müziğini dinlemeyi, dizilerde, filmlerde canlandırdığı karaktere hakkını verdiği için takdir etmeyi bilemedik. Onları kendimizden ayrı tuttuk. Bizlerden birisi gibi hiç düşünemedik. Onların da evlerinde pijamalarını giyip uyuduğunu hiç hayal edemedik.
Uyurken onları hep sahne kostümleriyle hayal ettik, belki de uyuduklarını bile düşünemedik. Makyajsız, dağınık, gündelik hallerini onlara hiç yakıştıramadık.

İnsanoğlu kendi tanrılarını yaratmayı seviyor.Bu geçmişte krallar, padişahlar, savaşçılar olmuş.Günümüzde ne olduğunu ise artık hepimizi biliyoruz sanırım.Tarihin hiçbir döneminde bu kadar içi boş ilahlar edinmemişizdir herhalde.

Ama bence sorun çok daha büyük.Yeni bir çağ başlıyor diycem, görünmez bir düğmeye çoktan basıldı bile.(Yeni dünya düzenine hoşgeldin deyin arkadaşlar.)Tüm tarihimizin en büyük savaşını veriyoruz.Bunu diğerlerinden ayıran şey tamamen ruhani olması.İnsan denen varlık önemini yitiriyor.Çok yakında fabrikalarda seri üretime geçildiğinde ise inançlarımızın çoğunu yitireceğiz.Manevi olanla maddi olanın değiş tokuşu bu.Yeni düzen organik robotlarını ve mekanik tanrılarını yaratıyor.Ve ben bunları yazarken midemin bulanmasına engel olamıyorum


-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam

"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu

-Aferin
-Ehe

 
Gönderildi : 22/09/2006 3:48 pm
AccurseD
(@accursed)
Gönderiler: 1390
Noble Member
Konu başlatıcı
 

Güzel bir yorum tebrik ederim...


MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET

 
Gönderildi : 22/09/2006 3:57 pm
songsofdarkness
(@songsofdarkness)
Gönderiler: 1686
Noble Member
 

kesinlikle yazılanlara katılıyorum...

popüler kültür ta ilk sinema filamlerimizdede 60'larımızı 70'lerimizi bizden almıştır fransız özentisi giyim kuşam, sürekli bir yurt dışı okuma hevesini yurdum insanına överek yücelterek belkide şuan yaşadığımız üniversite çıkmazının büyük bir parçası olmuştur(bence)

sonra bir kız çıkar tv'ye oha der ve bütün herkezin azına yapışır bu küçük ama beyindeki hasarı büyük cümle...
aptal sarışınlar geldi...bir moda aldı başını gitti...
geçen bir leydi yarışmasında güzelim kıza sorulan hatta sorulurken en ünlü tablosunu, yüzünü filmini ve kendisiini tanımadı leonardo da vinci'nin güzel sarışın kızımız...

aptal aptal programlarda birbirine sahte birkaç dilden seni seviyorum ... diye baıran hatta tabiri caizzse anıran herifler, saç başa yoluşankadınlar gördük... gördükçe çok güldük izledik hergün izledik zengin ettik.. aptal dediğimiz 5 para etmez dediğiimiz adamlar azımıza edercesine bizimle nasıl oynadıklarını ve asıl aptalların bizler olduğunu gösterdi...

herşeyi abarttığımız gibi insanlık olarak bence futbolu da abarttık onuda spor branjından alıp popüler kültürün aptal kutusuna en nihayetinde çok gördük...kavgalar dövüşler cinayetler hep oldu.. dur demeliyken insanlar yine gaza getirmeye çalışarak bir kısmı bol kırdılı döktülü diziler yaptı kardeşlerimiz öldü...liseli kardeşlerimiz , halktan abilerimiz kendilerini polat molat sanarak bir yerleri heran basabilirler ... esir olduk ..
esiriz...


Bütün gerçek fanları bir gün tekrar Empyriumun doğacağına inanıyor ve Empyriumu halen kalplerinde yaşatmaktadırlar.

İŞTE ANLATMAK İSTENİLEN TAM OLARAK BUYDU...

 
Gönderildi : 22/09/2006 7:12 pm
(@fallfromgrace)
Gönderiler: 1230
Noble Member
 

Çürüyen yıllar, çürüyen toplum, çürüyen birey ve çürüyen bir ülke.Türkiyenin gidişatını özetlememi isteseler sanırım böyle bir cümle kurardım.Çürüyüşün kokusu dört bir yanı sardı.Medya, sanat, siyaset, spor...Hepsi çürüyor, çürümenin sınırı yok.(Eğer doom metal yapan bir grubum olsaydı ilk bestemizin adı Eternal Decay olurdu sanırım. )Hayallerimiz bile çürüyor.Çünkü popüler kültürün imgelemleri bilinçaltlarımıza kadar işliyor artık. Reklamlarla, sahte tanrılarla, yalancı vaatlerle. Çok az şanslı insan hala kendi hayallerine sahip. Çok az...

Kaçabileceğimiz tek bir yer var artık. Kendi iç dünyamız. Düşündüm de insanoğlu aslında bahsettiğim ruhani savaşı kaybedeli çok oluyor. Sadece kendi hayallerine sahip olanlar hala direniyor.

Düşündüm de en büyük yıkımı ne hitler yaptı ne de bir başkası. Büyük yıkım tamamen bireysel. Yüzyılların en organize toplu intihar vakası bu. Milyonlarca insan hergün ruhlarının boynuna bir ilmek geçiriyor. Kendine modern diyen geniş bir kitle kendi elleriyle kendi özünü katlederken, hergün biraz daha fazla çürürken yaşam tarzıyla da yoksulları, doğayı ve hala anlamlı kalabilmiş herşeyi yok ediyor.Dünyaya açlıktan ölmek amacıyla gönderilmiş fakir afrikalı çocuklar.Modern zaman köleleri.Ve sonra birileri kanallarda dini programlar yapıp, insanlara ilahi adalet dağıtmaya kalkıyor.Ve insanlar buna inanıyor.İlahi adalet?Adalet?Yardım?Savaşmak?Mücadele etmek?Umut?Hiçbir anlam ifade etmiyor.Acı yok, sevinç yok, umut yok. Bir insanın durabileceği en uç noktada durmuş, çürüyüşü seyrediyorum.Boş bakışlarla...


-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam

"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu

-Aferin
-Ehe

 
Gönderildi : 22/09/2006 8:18 pm
skullkrusher
(@skullkrusher)
Gönderiler: 1330
Noble Member
 

talevizyon ve bilgisayar sonderece yararlı edevatlar bence kullanmayı bilene


PANTERA hit me with CROWBAR,now EYEHATEGOD

 
Gönderildi : 22/09/2006 10:05 pm
secretGARDEN
(@secretgarden)
Gönderiler: 63
Trusted Member
 

Popüler kültür bizde '80 ihtilali ile yaratılan kayıp kusagın ve de dayatılan yozlaştırma-kültürsüzleştirme hareketinin ürünüdür...Bir ülkenin gelişimi o ülkede kitap okuma alıskanlıgı oranlarıyla ilintilidir.Bizde bu olay '80 ile birlikte bitirilmeye, bastırılmaya calışılmıştır.Okumayan bi toplum,hatta okumayan üniversite gençligi yaratılmıstır.Bunun sonucu,ortaya istenilen görüntü cıkmıştır;sessiz yozlaşmış ,tepkisiz yeni gençlik.Daha kolay tüketimi secen,hatta dewamlı tüketime yönlendirilen bir kusak yaratıldı..Bu medyaya da yansıdı haliyle.Görsel ve yazılı basında karsımıza zorla ve de planlı bir şekilde manset olarak yansıtılan haberler de haliyle tüketimi kolay haberler ve gereksiz bilgilerdir.Buda insanların emek vermeden,çokuluslu şirket ve medya patronlarının kolay para kazanma ideallerinin dogrultusundadır.Yaratılan kültür de popüler kültür ve tüketim toplumudur..Avrupa'da bu sistem büyüyen güç Yugoslavya'da uygulandı ve basarılı olundu.Çokuluslu güçler burada da bizde şimdi uygulanan sistemi tercih ettiler,yani yepyeni diziler ve yarısmalar,toplumsal kültürü sindirmeye yönelik,bireysel tüketimi ve de egolara yönelik bir program yarratılar Tv ve gazetelerde..Sonuç;Yugoslavya yok,ekonomisi dibe vurmus bir parcalanmıs devlet..bana hiçte yabancı gelmio bu portre...umarım yanılıorumdur.v.sv.s


....GünahLaRımıZ DaGınıKLıkLaRdaN iBareTsE,CezaMıZ UnuTMaKTıR.....

 
Gönderildi : 25/09/2006 4:32 am
(@fallfromgrace)
Gönderiler: 1230
Noble Member
 

Umarım daha sık yazarsın garden:)


-Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam

"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu

-Aferin
-Ehe

 
Gönderildi : 25/09/2006 5:30 am
Paylaş: