Forum
ota benga, 1904 yılında, Samuel Verner adlı evrimcibir araştırmacı tarafından Kongo'da yakalanmışdı...
Adı kendi dilinde "dost" anlamına gelen yerli, evli ve iki çocuk babasıydı..
Ama o, bi hayvan gibi zincirlendi,kafese kondu ve ABD ye götürüldü. Buradaki evrimci bilim adamları, St. Louis Dünya Fuarı'nda onu çeşitli maymun türleriyle birlikde kafese koyarak "insana en yakın ara geçiş formu" olarak teşhir ettiler. iki yıl sanra ise New York'taki Bronx Hayvanat Bahçesi'ne götürdüler ve birkaç şempaze, Dinah adı verilen bir goril ve Dohung adı verilen bir orangutan ile birlikde "insanın eski ataları" adı altında sergilediler...
Hayvanat bahçesinin evrimci müdürü Dr. William T. Hornaday, bu nadide "ara geçiş formu" na sahip olmanın kendisine verdiği gurur hakkında uzun konuşmalar yapmış, ziyaretçiler de kafese konan Ota Benga' ya sıradan bir hayvan gibi davranmışlardı...
Ota Benga, sonunda maruz kaldığı dayanamayarak intihar etti...
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
Darwin İnsanın Türeyişi adlı kitabıyla insanınn maymun benzeri canlılardan ewrimleştiğini iddia ettikden sonra bu seneryoyu destekleyecek fosil arayışı başladı. ancak bazı evrimciler " yarı maymun- yarı insan" canlıların sadece fosil kayıtlarında değil dünyanın farklı bölgelerinde canlı olrakda bulunabileceğine inanıyorlardı.20.yüzyılın başlarında bu "canlı ara geçiş formu" arayışları bu vahşete neden olmuşdur neyazıkki...
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
İlk cümlede bile faul var! Köpek mi yakalıyorsun sen ya! İnsanları fiziksel yapılarıyla değerlendirmek kadar iğrenç, hayvanca bir şey yok.
Bunu yapanları kafese koyacaksın daha beterini yapıcaksın o zaman anlarlar ancak nasıl bişey olduğunu..
Droomz.
Ünlü bir dokdor ve aynı zamanda da amatör bir paleontolog olan Charles Dawson, 1912 yılında, İngilterede Piltdown yakınlarındaki bir çukurda, bir çene kemiği ve bir kafatası parçası bulduğu iddiasıyla ortaya çıkdı. çene kemiği maymun çenesine benzemesine rağman, dişler ve kafa tası insanınkilere benziyordu. bu örneklere "Piltdown Adamı" adı verildi. daha sonra 500 bin yıllık bir tarih biçildi ve çeşitli müzelerde insan evrimine kesin bir delil olarak sergilendi. 40 yılı aşkın bir süre, üzerine birçok bilimsel makale yazıldı, yorumlar ve çizimler yapıldı. dünyanın farklı ünüversitelerinden 500 ü aşkın akademisyen, Piltdown Adamı üzerine doktora tezi hazırladı. ünlü Amerikalı paleoantropolog H.F. Osburn da 1935 te Biritish Museum'u ziyeretinde "doğa süprizlerle dolu; bu, insanlığın tarih öncesi devirleri hakkında önemli bir buluş" diyordu !
1949 da ise British Museum'un paleontoloji bölümünden Kenneth Oakley yeni bir yaş belirleme metodu olan "flor testi" metodunu, eski bazı fosiller üzerinde denemek istedi. bu yöntemle, Piltdown Adamı fosili üzerinde de bir deneme yapıldı. sonuç çok şaşırtıcıydı. yapılan testte Piltdown Adamı nın çene kemiğinin hiç flor içermdiği anlaşıldı. Bu, çene kemiğinin toprağın altında birkaç yıldan fazla kalmadığını gösteriyordu. Az mikdarda flor içeren kafatası ise sadece birkaç bin yıllık olamalıydı...
Flor metoduna dayanılarak yapılan sonraki kronolojik araştırmalar, kafa tasının ancak birkaç bin yıllık olduğunu ortaya çıkardı. Çene kemiğindeki dişlerin ise suni olarak aşındırıldığı, fosillerin yanında bulunan ilkel araçların ise çelik aletlerle yontulmuş adi birer taklit olduğu anlaşıldımişdır. Weiner' in yaptığı detaylı analizlerle bu sahtekarlık 1953 yılında kesin olarak ortaya çıkarıldı. Kafatası 500 yıl yaşında bir insana, çene kemiğide yeni ölmüş bir orangutana aitti! Dişler, insana ait olduğu izlenimini vermek için sonradan özel olarak eklenmiş ve sıralanmış, eklem yerleri de törpülenmişdi. Daha sonra da bütün parçalar, eski görünmeleri için potasyumdikromat ile lekelendirilmişdi. Bu lekeler, kemikler aside batırıldığında kayboluyordu....
Tüm bunların üzerine Piltdown Adamı, 40 yılı aşkın bir süredir sergilenmekde olduğu British Museum dan alelacele çıkarılıp yok oldu !!!
Aynı gerçek, ünlü Nature dergisinin editörü Henry Gee tarafındanda yakın zaman önce kabul edilmişdi. Gee, 1999 yılında yayınlanan "ln Search of Deep Time" adlı kitabında "insanın evrimiyle ilgili 5 ile 10 milyon yıl öncesine ait tüm fosil kanıtlarının küçük bir kutuya sığabilecek kadar az olduğunu söyler ve şöyle devam eder:
"Ata- torun ilişkilerine dayalı insan evrimi şeması, tamamen gerçeklerin sonrasında yaratılmış bir insan icadıdır ve insanların ön yargılarına göre şekillenmiştir... Bir grup fosili almak ve bunların bir akrabalık zincirini yansıttıkarını söylemek, test edilebilir bilimsel bir hipotez değil, ama gece yarısı masallarıyla aynı değeri taşıyan bir iddiadır -eğlendirici ve hatta belki yönlendiricidir- ama bilimsel değildir..."
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
Bana bu evrim teorisiyle ilgili Tamamen Tarafsız ve Tamamen bilimsel bir kaynak gösterebilirmisiniz ?
mümkünse Yabancı olsun.
SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work
Belzebul Teşekkur ederim. Ama Vermiş olduğun siteye daha önce bakmıştım ve Bilimsel olarak sitede verilmiş olan web adresini tarafsız bulamadım.
SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work
Haklısın Aynı şekil de ben de bulamadım.
konuyla ilgili ne bulduysam ucu başka yerlere gidiyor.
Tarafsız sadece bilimsel olarak doğru birşeyler bulamadım ben de
SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work
evrim konusunda kişisel fikrim bilim adamları daha fazla rölatif bi tutum sergilemekteler. nedeni ise bazıları evrimi hala destekleyen varsayımları kanıtlamaya çabalarken, bazı bilim adamları ise tamamen evrim teorisini hayal ürünü varsayıp hipotezi çürütmüşlardir...
yani evrim teorisi bilim dünyasını 2 ye bölmüşdür kısacası... bilim adamlarıda dahil olmak üzere tam olarak neyin doğru olduğuna kesin bir cevap bulunamamışdır... yapılan tüm araştırmalar teoriseldir..ve soru işeretleri hala hadsafadadır!
bense bu konu üzerine yapılıp araştırılan deney ve bulguların bir kaçını paylaşmak istedim...
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
insan oğlu: sırf ''iç darlığı'' başka bir şey değil!
Ben ölünce ne yapacaksın tanrım? Yitireceksin anlamını; benim anlamımı yitirişimle. / rilke /
