Forum
Müzik insanı terbiye eder ,bir toplumun müziğine bakıp onun tüm değer yargılarını ve gücünü ve yaşamsal dayanaklarını çözümleyebilirsiniz. müzik zekası gelişmiş kişiler ve toplumlar ın yok olmaları ve yok edilmeleri bence mümkün değildir... sizce bizim müziğimizin gücü nedir müziğimizle neleri değiştirme gücüne sahibiz toplum olarak?
müzik evrenseldir bi bakıma ama etnik yapıda dersek bi okadar zengin bi okadar ruh karmaşası içinde ....türk müziği genel olarak , tarzları ele almazsak , bütünsel anlamda ilerleyen değilde yığılan bi hal alıyor bana göre.... piyasa ne ise o ...ama üretenler besleyenler yetenekler yok mu var ama toplum bilinci zaten sarsıntılı durumda olduğu için müzik kalitesi düşünülecek bi boyut taşımıyor...
Ölüm dansı yapan kelebekler gibi, yüzüm hep ışığa doğru...
bir milletin tüm benliği gelenekleri görenekleri kendine has özellikleri yani milleti oluşturan etmenlerin tamamı o milletin kendine ait müzik tarzında görülebilir. Bizim tüm geçmişimiz, türklüğümüze dair herşey türkülerimizde gizlidir... Türkülerimizin değerini bilmeli ve onlara sahip çıkmalıyız...
http://metaltr.mybrute.com
son zamanda ki abüdik gubidikleri saymazsak bence fena değiliz
ağladım insanlara aldırmadan...şimdi dönüp baktığımda şükrediyorum yaptığıma,en azından kendim oldum ya...
potansiyel olarak çok çok iyi gruplarımız, sanatçılarımız var sadece bunu eğitimle harmanlayıp kafa yapısını degistirmede sorunlar yasıyoruz(özellikle dinleyiciler açısından) ben inanıyorumki eğer ibrahim tatlıses bugun konservatuar mezunu biri olsaydı dunyada bir pavarotti kadar ünlü olurdu ve ben biliyorumki biz ne kadar özümüze dönersek(bu batı müzigini dışlamak degil teknik olarak alınması içerik anlamında özgünlük yapılmasıdır) ne kadar özgün bir sanat icra edebilirsek o derecede başarılı olabiliriz. müzikle insanları yönlendirebilrsiniz,müzikle insanları aşağılayabilrsiniz,müzikle iyilikte bulunup iki sevgiliyi barıştırabilirsiniz...Kısacası ''Müzik ruhun gıdasıdır.'' sözü bunları karsılar.Öyleki Guantanamo'da bile mahkumların etkilenmesi ve itirafta bulunması için bir odada elleri ve ayaklarından yere zincirlenip diskotek ortamındaki ışıklar bulunan bir yerde yüksek seste black metal dinletiyorlar... varın müzigin etkisini sizler düşünün diyorum.
Toplum olarak demişsin.
Bugunkü "toplum"umuzun çok büyük bir kısmı ne yazık ki müziği sadece "yemek yaparken arka planda çalan tri mri bişey" olarak görüyor. Müziğin bir sanat olduğunu, hatta sanatın ne olduğunu bilmeyen o kadar fazla kişi var ki.
Bir müzik tarzını dinlemek için bence varolan her müzik tarzını biliyor olmamız gerekir. En azından ulaşabildiklerimizi. Size gidip de yerel uganda muça bumbasını bilmeniz lazım demiyorum ![]()
"Ben metalciyim abi!"
İyi güzel hoş da, klasik müzik dinledin mi? Jazz, türkü, etnik ya da? Bu lafı söyleyebilmek için, geniş bir yelpazeden müzik dinlemiş olmak gerekiyor ki, göğsünü gere gere "ben bu müziklerin hepsini biliyorum, kendi tercihim metalden yana" diyebil.
Genelleme yaparak konuşuyorum, Türkiye'de, bir insanın yetişme biçimini, okuduğu okul seviyesini, yaşağıdı hayatı, çalıştığı işi ve daha onunla ilgili bir çok şeyi sadece dinlediği müzikten anlayabilirsiniz. Bazı tür müzikler elit kısımlara hitab eder. Bu "elit" kısım belirli bir düzeyde eğitim almış, hayata bakışı olgun insanlardır.
''Arabada beş evde on beş hoşunada giderse bedave '' gibi şarkıların büyük bir çoğunluk tarafından dinlenildiğini tahmin ediyorum.. Türkiye'nin eğitim ve kültür seviyesine bakacak olursak bu gibi saçma sapan şeylerin dinleniyor olmasına şaşmamak gerekir.. Müzik bir toplumun (tabiri caizse) ne mal olduğunu gösteriyorsa inanın biz çok kötü bir seviyedeyiz..
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
Halen kimlik bunalımları yaşıyan bi toplumumuz olduğu için şu anda yerlerşmiş bi müzik benliğinden bahsetmemiz söz konusu değil,toplumun büyük bir bölümü müziği hayatlarında bir aparatif olarak algıladığı için malesef çok ağır ilerliyoruz,tabiki iyi işler yapan insanlarda var ama daha işin çok başındalar ve müzik konusnda ülkece önümüzde alınıcak çok yolun olduğunu düşünüyorum...
As god's reflection tests my pride
Türkiye'de insanların kaliteli müzik dinlemesini pek beklemeyin. Günümüzde Türk insanı beleşe konmaya fazlasıyla alışkın ve piyasa da bunu sonuna kadar sömürüyor. Piyasa önüne ne koyarsa, neyi trend belirlerse insanlar onu takip ediyor ki ortaya attıkları ve adına müzik dedikleri şeyin ne denli kaliteli olduğunu anlamak için kral tv'yi açıp şöyle bi 10-15 dakika göz gezdirmeniz yeterli.
İşte bu yüzden Türkiye'de öyle herkesten müziği ciddi anlamda araştırmasını, bu konuda sağlam bir bilgi sahibi olmasını beklemeyin. Çoğuna bu gibi şeyler boş iş gibi gelir çünkü...
yozlaşmışlıkların getirdikleriyle saçma sapan bir Türk müzik piyasası doğdu, sen gel adamları denize dök, gemilerini batır, çelik zırhlı duvarlarını parçala, en kesif ordulara geçiş izni tanıma ama senin torunun yenik düşsün, yavşak olsun. bunun kökeni daha eskiye gitmekte ama onu bu düzlemde konuşamam şimdi. gerçekten güzel yöresel ezgiler bulunmakta eskiden kalan, ama bi' de şimdiye bakın bomba bomba, ananı yiyolar, şapur şupur ... işin boku çıkmakla kalmadı, artık dört bir yana yüksek debiyle akmakta o bok!
ismail yk ülkemizin en çok satan albümü bunun üzerine pek fazla bir şey söylenemez sanırım...tabiiki herkezin müzik sevki farklıdır eyv. ona sözüm yok fakat yeniliklere kapalı bir toplumuz bence..
Öyle büyük ki içimdeki boşluğum,ne koyarsam koyayım dolmuyor...
Müzik; insan düşüncesinin bir ürünüdür insan yaşamıyla ve diğer sanat dallarıyla birbirine bağlıdır. müziği bir eğlence aracı bir fantezi olarak görmemk lazım.
Baktığımızda popüler kültürün hakimiyeti açıkça ortadadır. kendi yenilmişliği , çaresizliğini şarkı sözlerine taşıyan ve bundanda haz alan bir toplum için iyi şeyler söylemek mümkün değil..
"Bir ülkenin doğru yönetilip yönetilmediğini, ahlak açısından yücelip yücelmediğini anlamak mı istiyorsunuz? O ülkenin musikisini dinleyiniz" der konfüçyus....
Bir toplumun kalitesini seçimlerinden de analiz etmek zor değil.. müzik bir yaşam tarzıdır.. müzik bir toplumun beğeni ve seçimleri doğrultusunda oluşturulur .örneğin seni seviyorum seviyorum seni gibi insana hiç bir şey katmayan aynı sözlerden ibaret şeyleri alan bir toplumun ilerlemiş olduğunu varsaymak elbette komik olacaktır..
İnsanlar müzikle düşünür, onunla kim olduklarına karar verip kendilerini anlatırlar...her insan için müzik bir şey ifade eder.müzik ve kültür arasında sıkı bir bağ vardır. sadece dinlenesi bir şey olduğunu düşünmek yanlış olur.
Bir müzisyen ortya çıkardığı eseri sesler yoluyla anlamlaştırmış ve dinleyiciye sunmuştur. daha sonra beğeni süreci ortaya çıkar. Toplumda beğenilen eserleri yol gösterici olarak değerlendirebilirz. Bu anlamda toplumun refahını ve ilerlemişliğini bir kültürün müzik seçiminden anlayabiliriz....
Filazofların ise müzikle ilgili düşünceleri şöyledir;
Platon; Platon müziğin eğlenceden ibaret olmadığını, ruhani bir boyutunun olduğunu söylemiştir. Platon’a göre müzik, insan ruhunu sakinleştiren, dinginleştiren bir sanattır. Ona göre melodi; söz, makam ve ritim karışımıdır. Sözleri müziğin efendisi olarak söyler. Müzik eğitiminin insanı yücelttiğini ve düzeni sağladığını savunur.
Konfüçyüs;Müziği yalnız büyük insanlar bilirler... Müzik birlik vücuda getirir, merasimler ise ayrılığı doğurur. Birlikten karşılıklı bir dostluk, ayrılıklardan da karşılıklı bir saygı meydana gelir. Müziğin hakim olduğu yerde bir yakınlık vardır... Müzik içten, merasim dıştan gelir. Müzik içten gelmekle süküneti sağlar. Merasimler dıştan gelmekle kültürü vücuda getirir. Yüksek bir müzik daha kolaydır. Büyük merasimler mutlaka basittir.
Pythagoras;Ona göre, ruhun temizlenmesinde müzik bir araçtır.
Aristoteles;Ona göre müzik ve trajedi yoluyla insanlar temizlenir ve arınırlar (Katharsis). Tragedya Katarsis sağlar, müzik de bunun için bir ögedir. Kısacası müzik, ruhun eğitiminde önemli bir rol oynar....
BİR MİLLETİN KARAKTERİNİ ANLAMAK İÇİN, ONLARIN MÜZİĞİNE BAKINIZ…………………………(KONFÜÇYUS).
Her hırsı kaybettim; birisi olma arzusu yoktu, Bir şeye ulaşma arzusu yoktu. Yalnızca kendi içime atılmıştım. Bu bir boşluktu ve boşluk insanı deli eder. Ama Işığa giden tek kapı boşluktur. Buna, ancak delirmeye hazır insanlar erişirler demektir.
