Forum
Anlamam. Daha dogrusu takip etmem ama kendi burcumun bazı özelliklerini tasıyorum sadece bu kadar.
İngilteredeki bir araştırmaya göre burçlarla aşk hayatı arasında hiç bir bağlantı olmadığı kanıtlanmış.
INDE DEUS ABEST
İlgilenmem ama ilgilenenlerin "ay sen Terazisin yok yok anlaşamayız biz" gibi tavırlarını sergilemeleri çok çok hoşuma gidiyor ![]()
MAKE A CHANGE... KILL YOURSELF!
bende pek inanmam ama bu işte bi burcun genel özellikleri falan bilmem ne tuttuğu oluyo o biraz karıştırıyo ama bide yıldız hareketleri bilmem ne işin bilim kısmı oda ayrı bir muamma...ama yıldız falı olayı harbi saçma!
Like a thief in the night,
The wind blows so light.
It wars with my tears,
That wont dry for many years..
Astroloji dediğimiz şey aslında astronomi geliştikçe gelen bağzı bilgilerin eski dini bilgilerle karıştırılıp yorumlanması ve uydurma şeylerin türetilmesi. Ne yapar bu astroloji; gazetedeki köşeye bakmanıza yada dahada fazlası para harcamanıza neden olur. Bu kadar. Başka bir etkisi yok hayatımıza.
INDE DEUS ABEST
Sadece okuduğum gazetede o günkü falım gözüme çarparsa okurdum..Ama şimdi bunları kim neye göre yazıyor , uyum , tahmin vs vs. bunlar ilgimi çekmeye başladı..Da öğreten yokki ![]()
Angeli Too˘.
5000 yıllık büyü
ASTROLOJİ
Lawrence E. Jerome
Çeviren: Prof. Dr. Rennan Pekünlü
İşleyiş biçimiyle, gökcisimlerinin özellikleriyle insanlar ve olaylar arasında ilişki kurma biçimiyle astroloji bir büyü dizgesidir. Ne denli dil cambazlıkları yapılırsa yapılsın, ne denli yanlış savlar ya da istatistiksel çalışmalar ileri sürülürse sürülsün, astrolojinin bir büyü dizgesi olduğu gerçeği değiştirilemez. Astroloji bir büyü dizgesi olarak doğdu ve tanımı gereği bir büyü dizgesi olarak kalacak! Bilimsel hiçbir tarafı yoktur. Öyleyse insanlar astrolojiye niçin inanıyor? Niçin binlerce astrolog ve milyonlarca yandaşı "yıldızların dayatmalarına" boyun eğiyorlar? Astroloji basit bir büyü dizgesiyse, nasıl oluyor da günümüzün çağdaş, eğitilmiş bireyleri onun ilkelerini onayabiliyor ve astrologların salıklarını dinliyorlar?
Sunuş
Okuyacağınız dosya, Lawrence E. Jerome'un yazdığı "Astrology Disproved" adlı kitabından (1977, ABD) derlenmiştir. Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü'nün "Astroloji Yalanı" başlığıyla çevirdiği kitap Türkiye'de henüz yayınlanmadı.
Lawrence E. Jerome'un eserinin ilk bölümü astroloji tarihine ayrılmış. Uygarlık öncesi insan topluluklarında astrolojinin kökleri irdelendikten sonra, Neolitik dönemde ve giderek Babil, Mısır, Antik Yunan ve Roma'da astrolojinin bir büyü dizgesi olarak süren serüveni anlatılmış. Jerome daha sonra -Ortaçağ Avrupası'nda, Araplar'da, Rönesans döneminde, Bilimsel Devrim ve Aydınlanma Çağı'nda ve günümüzde- astrolojinin inişli çıkışlı gelişimini anlatıyor.
Kitabın ikinci bölümü astroloji eleştirisine, bu sahte bilimin giymeye çalıştığı bilimsel kılıfın çürütülmesine ayrılmış. Jerome ayrıca astrologların insanları kandırma yöntemlerine yoğunlaşmış ve insanların nasıl olup da kitlesel olarak astrolojiye inandıkları sorusuna yanıt aramış.
Biz dosyamızda bu değerli eserin, astrolojinin neden bir büyü dizgesi olduğunu kanıtlayan bölümlerini derledik. İlgiyle okunacağını düşünüyoruz.
GİRİŞ
Gezegen ve yıldızların devinimlerine bakarak geleceğe ilişkin öngörülerde bulunan astroloji binlerce yıl yaşında. Bu "sanatın" geçerliliği üzerine yapılan tartışmalar, Yunanlıların bu "sanatı" Babillilerden aldığı MÖ 6. yüzyıldan günümüze dek sürüp gelmiştir. Değişik uygarlıkların yetiştirdiği aydınlardan bazıları bu tartışmaya yandaş veya karşıt cephelerden katıldılar. Sorun henüz çözülmedi.
Astroloji Babilli din adamlarının denetim altında bulundurdukları kitlelere esin kaynağı olarak sunacakları ve onları kolayca gütmeye yarayan basit bir panteistik din olarak ortaya çıktı. İlk astrologlar "bilimlerinin" "gerçek" olup olmadığıyla hiç ilgilenmediler. Onları ilgilendiren şey, kitleleri etkileyip kullanmada yardımcı olacak bir dizgenin üretilmesiydi. İnsanlar, gezegen "tanrıların", din adamlarının tören ve yorumları nedeniyle onların yanında yer aldığına inanıyorlardı. Böyle düşündükleri sürece de ortak (...)
Yazının tamamını Bilim ve Gelecek dergisinin
43. sayısında bulabilirsiniz
hah hiç inanmam çok saçma
