Forum
ANLATIN
yaa abı acıkcası bende bılmıyorum ama bır sanıye bakalım elımızde neler varmıs senın ıcın arsıv aratırması yaparıs.....
80’li yılların başınada underground American-rock müziğinin temel gruplarından biri olarak kurulan ve rock&roll, post punk ve hardcore punk akımlarını da müziklerinde barındırarak tam 25 yılı geride bırakan Sonic Youth, 90’li yıllarda Amerika’daki birçok Indie-rock grubuna ve İngiltere underground müziğinin gelişimine de öncü isim oldu. Bugüne kadar tam 19 albüme imzasını atmış olan grup, Sonic Nurse adlı yepyeni bir albümle ülkemizde de çıktı!
Bu yıl da müzik dünyasında en çok konuşulacak gruplar arasında yer alıyor.
1978'de New York'ta canlı olan underground NoWave sahnesinde kendini tanıtmaya başlayan Sonic Youth topluluğu, New York şehrine müzik yapmak için gidip üniversiteyi terk eden Florida'lı Thurston Moore (1958 doğumlu, gitar-vokal )'un, No Wave akımına ilgi duyup San Fransisco'dan gelen genç Güzel Sanatlar mezunu Kim Gordon (1953 doğumlu, bas-vokal-gitar)'un tanışmasıyla beraber kuruldu.
Punk'ın hayata karşı olan nihilist yaklaşımını müziğe yansıtmayı kendine amaç olarak belirtmiş olan bu akımın müzisyenlerinden Lee Ranaldo (1956 doğumlu, gitar-vokal ), bugüne dek en orijinal müzik kompozisyonlarını yapma ünvanına sahip olan kompozitör Glenn Branca'nın orkestrasında Thurston Moore'la birlikte yer aldığı ve bu iki şahısın müzik perspektifleri uyuştuğu için gruba katılma teklifini kabul eder, ve ilk albümlerde aralarında Jim Sclavunos ve Bob Bert'ün de yer aldığı davulcular değiştikten sonra, dörtlüyü tamamlamaya, kendini akımın kült mekânı olan CBGB'deki bir konserde 3'lüye çok beğendiren Steve Shelley, ( 1963 dogumlu, bateri ) 1983'te gelir.
Başta Punk olmak üzere, Beatnik ve Pop Art gibi akımlardan, Velvet Underground, Television ve The Voidoids gibi anti-Led Zeppelin gruplardan çok etkilenen bu 4 amerikalı, kökünde avant-garde, inanç, aşk ve nihilizm olan radikal bir müzikle Sister albümünden sonra, o ana kadar epey zorluklardan geçip, indie akımına etki yaratmaya başlar, ve adeta bu sahnenin büyükleri arasında başta gelenlerden olarak tanınır.
İki gitar, bas ve vokal'den oluşan grup, rock topluluğu formatı altında müzik yapmasına rağmen, gerek rock dünyasında kadın imajınıda temsil ettiği için ( Kim Gordon'un etkileyici şahsiyeti ), gerek klasik verse/chorus/verse şarkı strüktürüne tamamen karşı çıkıp, değişik gitar tonları ve akorları kullanarak doğaçlamayı ve deneyselliği kaotik şarkılarına kattığı için, hem rock müziğine apayrı ve etkili bir boyut katar, hemde rockstar'lık kavramının ve içerdiği yanlışların ( maçizm, sahtelik... ) ciddi bir sorgulamaya çekilmelerinde katkıda bulunur. Bu anlamda etkilendikleri Velvet Underground'a kıyaslanır, bu şekilde ruhu canlı tutuyorlar : ticari kaygısı kesinlikle olmayan bir müzik yapmalarına rağmen, "alternatif" adı altına giren gruplar için büyük bir etki oluşturarak.
1988 yılında Mike Watt ( The Minutemen ) ile birlikte Ciccone Youth adı altında bir albüm çıkaran topluluk, İndie dünyasına Evol albümünün haberci ettiği bir patlamayla, Sister albümünden sonra kurduğu tahta Daydream Nation ile oturur, Bad Moon Rising albümünde olan ölüm takıntılarını bir kenara bırakıp devam ederken, Goo albümü için dev plak şirketi olan DGC ile kontrat imzalayarak Dinosaur Jr, Pavement, Sebadoh ve birçok grup ile savundukları indie sahnesinin doluluğunun gözlere batmasına yol açtı, Nirvana ile birlikte turneye çıktı. Aralarında en pop olan Dirty albümü, 90'ların başındaki grunge akımına onları sürüklerken, DGC'ye geçerek meğilini kaçırdığını hissedip tereddüt'e düşen grup, Thurston Moore'a evli olan Kim Gordon'un kızları Coco Hayley'nin doğumunu hazırlarken yapılan Experimental Jet Set, Trash and No Star adlı albümle pop sayfasını kapar ve “Washing Machine” albümüyle birlikte deneyselliğe doğru olan yolunda devam eder. “A Thousand Leaves” albümüyle müziklerinde eski soundlarına yepyeni renkler katarak dönüşe geçen ekip, takipçisi “NYC Ghosts&Flowers” albümünde elektronik denemeler katarak (Jim O'Rourke) yaşadıkları şehir New York’un sessel portresini çıkarttılar. Elbette, bir yandan da kendi plak şirketleri SYR altında komple deneysel çalışmalarını piyasaya sürmeye devam ettiler. Ve son olarak 2002 tarihinde, uzun yıllardır çıkarttıkları en başarılı albüm olarak anılan “Murray Street”i yayınladı.
Grubun sözlerinden, kapaklarından, dostlarından ( W. Burroughs, Brigitte Fontaine, vs ), ve tabi müziğinden belli olan bir sanatsal kaygısı olduğunu, Thurston Moore'un ayrıca free-experimental-jazz alanında Tom Surgal'la birlikte albümler çıkardığını, değişik side-project'lerde yer aldığını, küçük bağımsız grupları desteklediğini, onun ve Lee Ranaldo'nun solo albümleri olduğunu, Lee Ranaldo'nun aynı zamanda şiir ve fotoğraf'lada ilgilendiğini, Steve Shelley'nin kendi plak şirketi Smells Like Records'la uğraşıp One Dollar Guitar denen bir grup'ta çaldığını, ve Kim Gordon'un japon noise topluluğu The Boredoms'dan Yoshimi ve Pavement'tan Mark Ibold'la Free Kitten grubunda müzik yaptığını belirterek, her ne kadar müzikleri radyolarda yayınlanmasa ve magazinlerde görünmeseler de, eserleri ve kişilikleriyle kalbimize ve müzik dünyasına kazındıklarını, Sonic Youth'un halen taze olan bir inançla kendine özgü bir müzik yapmaya devam eden, indie'yi destekleyen ender gruplardan olduğu, ve protestoyu aşkla ve gençlikle yaşattığı için ( Tibetan Freedom konserlerine katılmaları ), müziğe özgürlük kattığı için, kendine gerçek olduğu için, dinleyenin ilk seferinde garipseyerek merakını uyandırdığı için söyleyebiliriz.
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
"goo" güzel bi albüm mesela.
yok başka bir cehennem yaşıyorsunuz işte..
superstar parçası çok hoş ya pek tarzım değil ama dinlerim bazen tavsiyem dir
dınlemedım hıc vallaha kendılerını ama en kısa zamanda edıncegım bakalım dedıgınız kadar vr mı?
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Ya ben bu Kim Gordan'a aşığım desem yeridir.Çok seviyorum kendisini.Zaten Kurt Cobain'in de en yakın arkadaşlarından biriydi kendisi.
!!!!!!!!!!!!Alice in Chains!!!!!!!!!!
oldukca alternatif gruplardan biridir. ozellikle teneke sesi gibi efektleri severler.
Bulaniklastiran.
oldukca alternatif gruplardan biridir. ozellikle teneke sesi gibi efektleri severler.
Bulaniklastiran.
Birçok ünlü sanatçının ilah olarak kabul ettiği,melodilerine dayanan ve onları sindiren kişilerin azınlıkta olduğu bir oluşum.
www.youtube.com/watch?v=V_jS9c_q8qc
Alternatif bir grup mu?Hahahahaha iyi anlamda söylediysen eyvallah kötü anlamdaysa eyvah eyvah!
Ayrıca o teneke ses dediğin şey grunge gırtlağı oluyor.Punkta diyebiliriz.
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
schizophrenia şarkısına bayılıyorum..!!
İğrenç olanlar ölüler değil canlılardır..
