Forum
Gordion Knot
Progressive rock, deneysel rock, psychedelic rock, jazz fusion… Ne dersek diyelim Gordian Knot’ın müziğini birkaç kelimeyle anlatamayız sanıyorum. Bunların hepsini “bir potada eriten” (çok güzel bir yazı olacak, hissediyorum.) ve kesinlikle dışavurumcu olmayan bir müzik yapıyor Gordian Knot. Buna şaşırmamızı sağlayan asıl şey ise kadrosunda bulunan sanatçıların geçmişleri: Death, Cynic gibi akıllara zarar gruplarda pek çok gürültü çıkarmış olan Sein Reinert, gitarlarda King Crimson’dan Trey Gunn, çığır açıcı ve “marka” mertebesine yıllar önce “ermiş” grup Watchtower ve onun kuyruğu olan Spastic Ink’ten kaliteli gitarist Ron Jarzombek, modern progresif rock/metal’in öncü grubu Dream Theater’ın bu projeye yakışır sakinlikteki basçısı John Myung ve altı yıl sonra Fates Warning’in efsane davulcusu Mark Zonder’le beraber “At War With Self” diyecek olan Glenn Snelwar. Dükkanın sahibi ise daha şimdiden otoriteler tarafından usta bir yorumcu ve besteci olarak kabul edilen Sean Malone.
Albüme gelirsek, Galois adlı atmosferik bir introyla başlıyoruz yolculuğa, kimine göre biraz uzun gelebilecek bu introyla dinleyici albümün havasına iyice ısıtılmak istenmiş sanıyorum. Ardından klasik bir Gordian Knot şarkısı diyebileceğimiz bir Malone bestesi olan Code/Anticode geliyor. Şarkının geneline hakim ve yer yer disharmonik yer yer melodik olabilen gitar partilerine aralara sokuşturulmuş “drum’n'bass” bölümleri eşlik ediyor ve kesinlikle akışı bozmuyor. Her zamanki gibi basla karşılaştırıldığında davul ve gitarın daha önde olduğu açık. Akabinde Snelwar’la özdeşleşmiş ve ilk demosunun adı olan Reflections alıyor sırayı. At War With Self şarkısında varlığı hissedilebilecek olan çift klasik gitar melodisi üzerine bu sefer karmaşık olmayan gitarlar gayet sakin ve kendi halinde ilerlemekte bu şarkıda. Son bölümlerde klasik gitar iyice baskın hale geliyor (ne de iyi oluyor) ve kapanışı yine klasik gitarla yapıyoruz. Devamında albümde Srikara Tal ile birlikte hastası olduğum bir Trey Gunn bestesi geliyor karşımıza. “ambient” diyebileceğimiz bir mizaca sahip bu şarkı ve gayet “deneysel”. Gordian Knot’ın daha önce de bahsettiğim karakteristik özelliklerini yakalayabilmişsek bu iki şarkının önemini daha iyi kavrıyoruz: çok fazla teknik beceri gerektirmeyen, ruh ve duyguyu ön plana çıkaran müzik. Sırada albümün en iyilerinden biri var, Reinert’in de etkisiniz görebildiğimiz bir Malone bestesi, Singularity. Bildiğimiz Gordian Knot stiliyle açılan, kendi halinde ataklarla ilerleyen davul ve sürekli gitar sololarıyla dolu bu şarkı ortalarda duruluyor ve bu sakin bölümde kayıt esnasında çalan cep telefonunun sesini kayıttan silmediklerini görüyor, şaşırıyoruz. Akılda kalıcı bir perkusyonun üzerine kurulu ve yine bir Malone bestesi olan Redemption’s Way, birkaç iniş kalkışa rağmen bu şarkının da kendi halinde gittiğini söyleyebiliriz. Ama sololar kesinlikte kulakta birşeyler bırakıyor. Ardından bir Bach düzenlemesi alıyor sırayı. En sevdiğim besteci olan Johann Sebastian Bach’ın 1736 yılında bestelenmiş, bwv 478 no lu ve asıl adı “komm suesser Tod, komm sel’ge Ruh!” olan güzide eserini “tapping” yoluyla icra ediyor Malone, pek leziz. Bu kadar sükût yeter diyerek albümün enstrumantal açıdan belki de tek zorlayıcı şarkısı Rivers Dancing’e geçiyoruz. Enerjik bir elektrik gitarla açılan şarkı sonradan klasik gitarla tekrar durulsa da bu ve benzeri değişimler, ziyadesiyle değişken bir şarkı olan Rivers Dancing’de fırtına öncesi sessizlik veya sessizlik öncesi fırtına olmaktan öteye geçemiyor. Gitarın ve basın başarılı uyumunu görüyoruz ve girişte olduğu gibi kapanışta da elektrik gitarın solosundan tadıyoruz biraz. Albümün ikinci “ambient” şarkısı, oryantal bir perkusyona sahip Srikara Tal ortamı iyice yatıştırıyor. Ne kadar “iyice” olduğunu görmek için süresine bakmak yeterli: 9:25. Şarkıda özel olarak akılda kalıcı birşey olmamasına rağmen Srikara Tal bir bütün olarak akılda kalıcı bir şarkı kesinlikle. Emergent albümünde canlı versiyonuna rastlayabileceğimiz, albümün duygusal açıdan kanımca en yıkıcı şarkısı Grace ile sona yaklaşıyoruz. Bonus track olmasına rağmen son zamanlarda duyduğum en “tatlı” melodilerden birkaçıyla dolu bu şarkıyla kendimizden geçiyoruz adeta. Ve son olarak albümde “caz” unsurunun kendini en çok belli ettiği Uniquity Road var. Albümün “asil kadro”sunda olmaması kesinlikle doğru bir karar çünkü albümün genel havasına uymuyor pek.
Genel olarak baktığımda albümde görebildiğim tek eksi(k) ritm gitarların tonu. Şahsen daha “ben burdayım” diyen bir gitar tonu o nisbeten boğuk tona tercih edilebilirdi. Herneyse, bu zaten genel yapıyı bozan bir şey değil.
Özetle, Gordian Knot albüm olarak Gordian Knot müziği ile ilk karşılaşmamız ve bu yüzden yeri ayrı. Bunun dışında usta ellerden çıktığı her notasında belli oluyor, kısaca Gordian Knot “kendine has” tabirini sonuna kadar hakeden bir proje. Rock tabanlı olsun olmasın deneysel müzikle o veya bu şekilde ilgilenen herkesin arsivinde bulunması gereken bir albüm.
Alıntıdır.
Sanatçı: Gordian Knot
Yıl: 1999
Albüm: Gordian Knot
Tür: progressive
Şirket: Sensory Records
Trey Gunn / Warr guitar (King Crimson)
- Sean Reinert / drums (Cynic)
- Ron Jarzombek / guitar (Watctower, Spastic Ink)
- Glenn Snelwar / guitar
- Sean Malone / bass, stick, keyboards (cynic)
Sanatçı: Gordian Knot
Yıl: 2003
Albüm: Emergent
Tür: progressive
Şirket: Sensory Records
- Jason Gobel / guitar (Cynic)
- Steve Hackett / guitar (Genesis)
- Sean Malone / bass, stick, guitar, keys, ebow, loops, echoplex, vocal (cynic)
- Sean Reinert / v-drums (Cynic, Death)
- Bill Bruford / slit drum, drums (King Crinson, Yes and Jazz bands drum)
- Paul Masvidal / guitar (Cynic, Death)
- Jim Matheos / nylon & steel-string guitars (Fates Warning & Portnoy and Moore's project OSI)
- Sonia Lynn / additional vocal
Direkt Albümlerdeki kadrolara ve çalanların kariyerine bakılarak da ne kadar dinlenilmesi gereken bir grup olduğu anlaşılabilir. Ben dinledim zaten topu topu 2 albümleri var(maalesef) ve "vay bee süpermişşş" dedim.
Aton
.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y
ekindron vanehedris asohimdor
Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.
kendine ozgu basarili bi tarzlari war..pink floyd u sewdgmdn dolayi hafiften dnlemeye basladgm grup..
Awaiting the hour of reprisal
Your time slips away..
eskiden deli gibi şimdi ise hiç dinlemediğim grup.
Blondemess..I can still smell your wifes pussy sting on my gun.
