İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

Nükte'ler..

18 Gönderiler
8 Üyeler
0 Reactions
5,267 Görüntüleme
Ateist
(@ateist)
Gönderiler: 725
Prominent Member
Konu başlatıcı
 

Simdi caliyor mutluluk teraneleri , attik bir kenara derdi kederi..Baska soylenecek ne var ki? , bizim $arkimiz dinlenmeli.. .)


 
Gönderildi : 06/11/2006 1:39 pm
Ateist
(@ateist)
Gönderiler: 725
Prominent Member
Konu başlatıcı
 

Gözlerim gözlerinin üzerinde, gözlerim bir maviliğin peşinde. Ne varsa geçmişe dair hepsini atmışım. Bir seni almışım yanıma, birde sevdamı, aviliğe dalmışım. Gerçek nedir, ya hayal, unutmuşum hepsini...
Bir sana sarılıyorum, bir sana... Bir de yıldızlar örtüyor üzerimizi. Her biri aşk dolu mavi yıldızlar... Teninden yayılan sıcaklık deliyor gecenin karanlığını...

En gerçek şey, tek gerçek şey sensin şimdi.. Senden öncesi yoktu sanki, sonrası da olmasın.
Tenlerimiz bu ateşi beslerken ve aşkın maviliğine tutkunun kırmızısını eklerken ruhlarımız da birleşsin. Bir olalım, tek olalım, biz olalım varsın kimse bilmesin.. İlan etmeye gerek var mı bu coşkuyu? ille birileri bilmeli mi yüreğimizdeki uçarı kuşları ?
Sevmek yetmesin bize, birleşsin dudaklarımız ve hiçbir söz o anı anlatmaya yetmesin. Sadece kendi isteğimiz için, içimizden geldiği gibi öpüşlerle süsleyelim anlatması mümkün olmayan bu sevdamızı. İki kalbin arasına özlem girmesin. Yalnız günlere, yalnız gecelere inat özlemek sözcüğünü çıkaralım aşkımızı lügatından. Özlem aşkın parçasıdır bilirim, aşık olmayan özlemeyi de bilmez bilirim ama varsın bu seferde böyle olsun ne dersin.?
Özlemi kilitleyip bir sandığa, anahtarı da atıverelim denize ne dersin?

Yorgun düşünceye dek sevelim birbirimizi.. Birbirimizi görmeyi engelleyecek diye uyumayalım geceleri.. Her zaman sanki ilk defa görüşüyor gibi heyecanla, son defa görüyor gibi bırakmamacasına sarılalım birbirimize...
Komik şeyler söyleyelim gülelim, "ya biterse bu güzel şey" diyelim üzülelim..
Unutalım zamanı, o an içinde donup kalalım. Yaşayalım o anı yaşayalım.. Kendimiz için aşkımız için yaşayalım. Bize dayatılan senaryoların değil kendi sevdamızın oyuncuları olalım. her zaman aynı parıltıyla baksın gözlerimiz birbirimize...

Seninle olmak yaşamın bana verdiği mucizelerden biri. Mucizelere inanmayan ben şimdi bu mucizeyle yaşamaya alıştım. Bir kez kondu yüreğim yüreğine. Anla beni ve tut elimi... Yürüyelim birlikte bu sevdanın yolunda. Bu aşk sana çok yakışıyor yar, yakışanı üzerinden çıkarma...


 
Gönderildi : 14/12/2007 12:41 am
Ateist
(@ateist)
Gönderiler: 725
Prominent Member
Konu başlatıcı
 

Kız : Kendine bir kahraman arar.
Erkek : O kahramanın kendisi olduğuna inanır.
Kız ve erkek : Olayların bu durum içerisinde döndüğüne kanaat getirir ve bunları gizlice, kendileri de bilmeyecek şekilde yaşarlar.

Aslında bugün bir aralar bende kahraman olabilir miyim diye düşünüyordum, Kafamda tuhaf tuhaf hayaller döndü durdu bütün gün.
Ondan sonra kendimi bir boşluktan aşağı atmak geldi içimden, niye diye sorgularken hiç bir soruya cevap veremedim kendi içimde.
Sonra tatlı bir huzur kapladı her yanımı, bu gördüğüm bir insanının gözümde başka bir yansıması olarak belirdi.

Ondan sonra tüm duvarlarda bir silüet gördüm, içimde ki huzurun resmiydi sanki hoşuma gitti bu. bir köşeye gittim ve bir sigara yaktım daha sonra, içimden gelen bir parçayı söyledim mırıldana mırıldana.

Evet evet! bu bizim şarkımız dedik daha sonra, fakat böyle bir şarkı yoktu aslında, sadece içimde ki huzurun bir kaç kelimeye dökülmesi ile oluşan mutlu mu mutlu bir besteydi bu.
Ama ne bileyim, beni up uzuuun bir yolculuğun ötesine götürü verdi bir anda.. sanki hiç bitmeyecek bir yolun ucuna..

Şimdi bir telefon geldi. ve seni seviyorum cümleleri ile bitti konuşma kısaydı fakat yine de beni mutlu etti.
Aslında hayatımda her şey yolunda gitmiyor, bir çok şey gidiyor fakat bir sapkınlıkla ilerliyor. önümü göremeyeceğim bir çok şeyim var. Tıpkı senin dediğin gibi ' kaygılar, kaygılar, kaygılar ' şöyle arada bir yokluyorum kendimi bir gaz olabilir mi bu bana diye.

...

Ondan sonra dönüyorum tekrar geriye, sarıyorum kaseti başa ve görüyorum ki aslında ben mutlu biri değilim, sadece mutlu olmaya çalışan biriyim.
Kim bilir, belki bir yağmur sonrasında arınacak benim üzerimde ki kötü olan her şey daha sonra yok olacak karanlıklar.. yeni bir güneşin şafağı vuracak tenime, tenimize ve üzerimize doğru..
Yoğun bir sevişmeden çıkılan bir gece gelecek önümüze, bir sabah kahvaltısında tabakta sunulan en güzel yemekler gibi.. Afiyetle oturup yiyeceğiz bunu ve kana kana su içeceğiz aynı bardaktan.

Sonra aklıma o karla kaplı yolları ve önünde ellerimizle açılmış olan bir patika yol, kenarda bir kütük, kütüğün üstünde bir balta.. Üstüne çiçek açmış. ve köşede sızmış bir kız ayağında nike ayakkabıları ile bizi seyrediyor buğulu camdan bakarak ve imreniyor.
İç çekiyor en derinlerine doğru.. sonra elinden tutuyor ve götürüyor bembeyazlar içinde biri.

Bir şişe şarap açıyoruz ' ilk defa açıyoruz ' ve mahsenden sen seçip getiriyorsun bunu. en güzelidir diyorum ve bir dikişte çekiyorum bir bardağı fakat bakıyorsun kötü kötü gözlerimin içine, sanki hayır hızla tüketme bu zamanı ve bu şarabı bu bizim başlangıcımız, noktalara çabuk gözükmesin ufukta.

Ve yeni bir şafak daha doğuyor gecenin ardından. pırıl pırıl yepyeni bir şafak evin aşağısında kalan gölün üzerinde ufak bir balıkçı kayığı geziyor.. Elinde eskimiş bir baba yadigarı oltası, gölde emekliliğini geçiren balıkları avlıyor..
Kavak ağaçları ile dolu bir orman yolundan yürüyoruz yine, yol öyle huzurlu ki tıpkı eski filmlerde ki gibi iki bisiklet ve yolda giderken ellerini tutmaya çalışan iki aşık gibi düşünüyoruz bir an kendimizi o yol üzerinde..
.

Hayallerimiz yarım kalmasın diye, az ileride ki kasabadan iki bisiklet kiralıyoruz ve düşüyoruz geldiğimiz yolu tekrar geri dönmeye.. Tıpkı hayal ettiğimiz gibi tıpkı istediğimiz gibi her şey.. Yukarıdan dökülen sonbahar yaprakları, senin istediğin gibi bir ' hazan ' fakat mutlu bir hazan.. Her pedal çevirişimizde artan sevgi naraları ve çığlık çığlığa iki kişi..

Seni seviyorum..

Seni seviyorum..

SENİ SEVİYORUM.. SENİ SEVİYORUM..

Şimdi bir şarkının tınısı geliyor aklımıza, hani demiştim ya işte bu bizim şarkımız diye... Hani dedim ya köşede otururken mırıldandığım beste, hiç bilinmeyen ve sadece o anı anlatan melodiler.
Karşıda ki koyu görüyor musun? hani şu kızıla bürünmüş gökyüzünün su üzerine vurduğu ve oradan gözlerine yansıyan koyu.. Kürekleri benimle oraya kadar çekmek ister misin sevgilim ve vardığımızda deliler gibi sevişmek ister misin?.. Teypten çıkan ses ile bizim melodimiz ile sevişmek ister misin?.. taaa ki yıldızları gökyüzünden silene dek, bir ayın ışında vücudumu görene dek..

Işıldayan gözlerimde ki sevgi çığlıklarını derinlerinde hissedene dek..
bir yağmur damlası şimdi, öyle bir yağmur ki mutluluğun üstüne serpiştirilen ve şevkin doruğu olan yağmur.. Gökyüzüne ağzını dayayıp, yudum yudum içebileceğin bir yağmur.
Ve sevgilim, o yağmurun çiseleri ile adını yazıyorum denizin üzerine, balıkların görebileceği ve emekli olduklarında dağ evimizin oraya giden balıkların görebileceği..

Şimdi gölün kıyısında, ve çürümeye yüz tutmuş bir sandalın içerisinde şarabımızı içiyoruz, bir tek eksiğimiz var.. Emekli balıkları avlayan yaşlı amca.. üzülmezdim de ona üzülüyorum şimdi.. Onunda mı hayalleri böyleydi acaba? sevgisini yağmur suyu ile denize yazmış ve tek görebilen balıkları emekli oldukları ziyaret eden..

Ve tek başına bindiği sandalında, ' sen seviyorum ' ların şahidi olan balıkları avlayan.. acaba bu öfkesi tek başına olmasından mıydı? Bir daha o sonbahar yaprakları ile dolu yoldan gidemeyeceğini, o koydan tekrar yazamayacağını bildiği için mi avlıyordu o balıkları..

And i still wonder…

Şimdi ellerim titrek ve son sigaramı yakıyorum.. Dumanım da seni boğmak istemem, dışarıya doğru üflüyorum.. Sesini içimde hissettiğim an döneceğim, buradayım.


 
Gönderildi : 03/01/2008 12:34 am
Sayfa 2 / 2
Paylaş: