Forum
sanki hayatta bir insanın yapıp yapabileceği en kutsal,en destansı hareketi yapar gibi,nefes almak istiyorum..biraz durmak,dinlenmek..
hep anlatılan o ‘’yoruldum’’ kelimesini belki de hiç böyle yaşamamıştım..evet,yoruldum..soluklanmalıyım,silkelenmeliyim..o tozlu acılarımı bir rafa kaldırıp hayata tecavüz etmeliyim..onun umutlarıma ettiği gibi..
üzerime ağır,metal bir balyozu indirir gibi öğrendim yaşamayı..sokaklardaki diğer herkes gibi bende böyle olsun istemezdim..ama yaşamakta bu ya zaten,hiçbir şey istenilen gibi değil..öyleyse neye itaat ediyor benim bu sefil varlığım..
neden hala durup biraz dinlenmek,biraz yenilenmek istiyorum?cevabı başından belli…yeni acılara nasıl göğüs gereceğim,nasıl kanat açacağım gözyaşlarıma?ama fazla bu..çok fazla..hiçbirimiz bunu hak edecek bir şey yapmadık..hiçbirimiz bu oyunun bir piyonu olmak istemedik..bu oyunda yenilmek bir parça huzur getirecekse bana..baştan geri çekiliyorum ben..
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
fahişe düşlerime kondurdum seni
sürekli kendi üzerine boşalan bir acıyla birlikte
gel bak
nasılda sevişiyor hüznüm geceyle
dokun sende bana
yaralı yerlerime
gör nasılda kanadığımı içten içe
kanım değsin kesik dudaklarına
dokun sende bana
rahmime düşsün bir parça mutluluk
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
Kendimi boş bir salıncağın hayaleti gibi hissettiriyorsun.
İçim sevdanın akisleriyle dolu
Gidip geliyorum durmadan..
Ne sallayanı var,ne bekleyeni ruhumun.
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Pis kokulu balıkçıların umuda dönüştüğü yollarından geçen " sen ile ben "i özledim.
Son sigara paketimi alıpta gözlerinin içinde kaybolup adeta ibadet ettigim çiçek pasajını özledim.
Nevizadeyi özledim bir maç dönüşü..
Özledim
Sen olan herşeyi çok özledim.
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Yazdıklarımdan utanıyorum.Özlediklerimden utanıyorum.Hepsine lanet olsun.Ben böyle olsun istemiyordum.Bütün bunları sana adayıp yazdığım ve yaşattığım için bana en büyüğünden bir geçmiş olsun.Bok herif.
Beni kendimden utandırmama yardım ettin.Şimdi bile bütün bunları yazmak ne kadar batıyor içime anlatamam.
Yok artık ötesi hiçbir şeyin.Olmamalı.Unutmalı,kazıdığım aklımdan koparırcasına atmalıyım seni.
Yok artık ötesi.
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
oysaki ben bir kum saatini ters yüz edinceye kadar geçen vakitte sevmiştim onu..o kısacık vakitte dönüşmüştü yokluk varlığa..ölüm hayata akmıştı,gece gündüze..
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
Zihnim dağılıyor gecenin üzerine
Yastığım,yorganım yerlerde
Perişanım
Telefonum sessizliğin ötesinde
Aldığım haberler hüzünlü
En pahalısından kırmızı kadifelere sarılmış bir hüzün
Tam kanatlarımı birleştiren çizgiye darbe vuran bir hüzün
Beni kendimden uzağa düşürdün
Düşlerimden uzağa düşürdün
Aynaya bakamıyorum
Ruhuma dönemiyorum
Eski bir yalnızlık şarkısını tutturdum yürüyorum yollarca
….
Şehirlerce
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
istediğim duvarların üzerindeki çatlaklardan sızıp,zamanı durdurmaktı..zaman her zaman ilerlemez çünkü..bazen durur,bazense geriye doğru akar..bencilce,egoistçe,sadece kendini düşünen bir zavallı gibi görebilirsiniz beni..ama hayır,benim istediğim bir an-küçük,yalın,sade bir an-kaybolmaktı bu hayatta..hiç yaşamamış gibi,hiç varolmamış gibi..
uçup gitmek başka bir hayale doğru,toprağa değdirmek soğuktan üşümüş ayaklarımı..düşmeden önce düşlerde savruldum..
sonundaysa son bir bir düş görmek istedim,içinde acının olmadığı,bir düş görmek istedim içinde bana dair hiçbir şeyin olmadığı..
yaşamadım diyemem bunca yıl..yaşadım..sevdim,sevildim,bazen tutkulu bir öpücüğe karşı koydum,bazense nefretle reddedildim..yaşamadım diyemem..yaşadım,acıyı ruhumda doğurup yücelterek yaşadım..kendime karşı koyarak,yüzümle kavga ederek..eğer yaşamak buysa,erkek gibi yaşadım..
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
en sert darbeni bekliyorum tüm gücünle gel bana. saldır bakalım daha ne kadar saldıracaksın. ben de daha ne kadar sana dayanabileceğim. ama son gülen ben olacağım. o zaman darbe sırası bana gelecek. dagılacaksın toprlayanın bile olmayacak.
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
yuvasından fırlamış bir arp teliyle kestim boğazımı
şeffaflığa,sonsuzluğun kalıcılığına doğru aktı siyah-beyaz kanım
buruşmuş kağıtlara yazdığım birkaç sözle anlattım ölümün senfonisini
eğer bırakmaksa bu,ardımda bıraktığım insanlara
‘’Ey insanoğlu!!!Ey sefilliğin yüz tutmuş gecesinde kanayan insanoğlu’’
kim mana verebilir bu tek veda satırına
kim görebilir satır arasında kalan özü
gitmeyi tercih ettim
delirmemek için
daha yolun başındayken bile ardımdan söylenen sözler çınlıyor kulağımda
zaten farklıydı herkesten
sanırım acı çekiyordu,bulutlar gezerdi gözlerinde
belki de delirmişti
….
….
Geçmişim,bugünüm,hiçlikten oluşan geleceğim yalnızca bir an karışıp geçiyor birbirinin içinden
Geçmişimdeki kutsal fahişeliğime aç bir kurt gibi bakanlar
Şimdi bana bir kez bile sahip olamadıkları için nasılda kızıyorlar kendilerine
Bugünümü var eden insanlar,etrafımdakiler,gecemdekiler,gündüzümdekiler
Hayır!
Bugünümde olmadı kimse..
Ama her şeyi bugünümde öğrendim
Yokluğun,kaybetmenin ve hiçliğin elimizde olan tek gerçeklik olduğunu
Bunu bugünümde öğrendim
Ve bugünüm geleceğimi yok etti..
Yuvasından fırlamış bir arp teliyle kestim boğazımı..
İnce bir sesle yürüdüm yokluğa
Geceydi
Ve ben soluksuzca ölüme hasrettim
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
zerafetin asaletin bir hiç olduğu topraklarda can çekişen birisin sen
çünkü ruhun sefil değil evrene gebeyken
çünkü sen bir ruhun yanlızlığındaki zenginliksin
karanlığın ne kadar gerekli olduğunu öğret onlara
bu senin hayata öğreteceğin son şey olsa da anlamlandır onları
sefil vücutlarında sarsarak yap bunu
zerafetin asaletin bir hiç olduğu topraklarda can çekişen birisin sen
bunu sürekli bağırarak onları gömmelisin saçma arzularına
farklısın bu yüzden
farklılığın eziyetini kanında hissederken
nasıl bu kadar affedici olabilirsin bu sefil sürüyü
ölümün bizde yarattığı zaafla onlarsız bir dünya yarat bizim için!
bunu dileyerek ölenler içinde bende varım unutma!
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Zaaflarının gölgesinde yaşarlardı
Yalnızlardı..ay kadar yalnızlardı karanlıkta
Etraflarındaki yıldızlar uzaktı onlara gezegenlerce
Süzülürlerdi boşlukta
Amaçları amaçsızlık
Anlamları anlamsızlıktı
Utanırlardı insan olmaktan
Hayvan soyunun en gelişmişi ve en duygusuzuydular
Bir balık gibi naif olamadılar
Yada bir at gibi koşamadılar hayata doğru
Savruldular acılara
Savruldular ölüme
Olmadıklarını oynadılar
Şekil şekil,renk renk maskeler yaptırdılar birbirlerine
Her biri bir duyguyu yansıtan
Önce garipsediler
Sonra onlarsız konuşamaz oldular
Sözcükleri basitti,yalındı
Karmaşıklıklarla anlaşılamayacaklarını çok önceden anlamışlardı
Ve yorgunlardı..
Ve çaresizlerdi..
Bizdik onlar..
Bizdik bir türlü kendine yetmeyen insanlar..
Neydi ki hırs dedikleri?
Para mı?büyük kocaman bir ev mi?
Son model bir arabamı içinde en eski hüzünlerin saklandığı?
Neydi hırs?
Değer miydi bunlar bunca yalnızlığa?
Değdi mi?
Size soruyorum ey soylu hayvanlar değdi mi çekilen bunca acıya?
Bugüne dek alçalmadım,düşmedim,sarsılmadım.
Dilimin döndüğü tek bir hece var bu sıralar.
Özledim.
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Dilimin döndüğü tek bir hece var bu sıralar.
Özledim.
özlemek..ahhh ahhh. her an her dakika hersaniye özlüyorum.

