İçeriğe geç

Forum

İşte Benden Karalam...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

İşte Benden Karalamalar...

121 Gönderiler
23 Üyeler
0 Reactions
20.2 K Görüntüleme
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Gönderen: @greenday
biraz acı çekiyor olmalısın.azıcık otur yanımda. saçlarını okşayayım. yüzünü yüzüme süreyim ve birazda şavkat bırakayım ellerine. nede olsa geçmişin karanlık bir yüzünden hiç ummadığım anda çıkageldin. hani, hani hiç geri dönmeyecektin.giderken umarsızca arkana bile bakmadan hoşçakal demiştin.
yorgunum aslında sana gücüm yok. kalmadı. tüketti yıllar. ama içimde kalan son kırıntıları güçlükle birleştirmeye çalışıyorum senin için. uykularım kaçardı zamansız ve içimdeki seni bir oradan bir oraya sürüklerdim.yaklaşmaya yada yaklaşmamıza izin vermeden aşka.
sen hiç oralı değildin belkide. belkide hiç sevmedin benim sendeki yerimi.oysa sana olan herşey benimdi. ve sen çekip giderken benide aldın yanından ve benide savurdun ordan oraya. ve benide aldattın kendini aldatırken. benide seviştirdin kancık bir kadınla.ve beni deli ettin paranoyaların tutunca.
şimdi geldin. yeniden geldin. yanıbaşımdasın.hadi azıkcık otur yanımda.sana ninni söyeleyeyim

iyide neden sana bu kadar acı veren birisini istiyorsun ki tekrar çok acı bir şey değil mi bu ?????

şimdilik bunu yazdım :

Sifon nerede?

Kendimi anlatmak istiyorum birilerine. Anlatmam lazım birilerine. Hiç olmaz mı size? Kendini ifade değil işte bas baya kendini anlatmak işte:
Sabah kalkıyorum hep saat çalıyor ama hep saati kapatıp on dakika daha uyuyorum. Aslında uyumuyorum sadece gün boyu özleyeceğim tek şey olan yatağımla biraz daha vakit geçirmek istiyorum. Güvende hissediyorum kendimi yorganın altında tıpkı bir yazar gibi. Giyinmek zor geliyor geçiriyorum üstüme bir şey ki siyah. Yola koyuluyorum şimdiden özledim yatağımı gidip geriye yatsam olmaz mı diye düşünüyorum içimden ama hiç döndüğüm olmuyor. Yanımdaki bir inşaatta birkaç ameleyi görüyorum ki hepsi içinden ya da dışından bana küfür ediyor sessizce. Bende karşılığını veriyorum içimden onlara size de günaydın diye.
Yolda yürümek güzelde bir de şu soğan olmazsa ne yapardık acaba ne soğanı demeyin omurilik soğanı. Hani şu bizi Pavlov’un köpeği yapan organ işte. Bırakmıyor beni işte ben gitmek istiyorum o dur diyor ben durmak istiyorum o gidiyor. Oda işini yapıyor tıpkı sokağı temizleyen adam gibi. En içten günaydını dediğim tek insan o oluyor. Yürürken insan nasıl düşünüyor bilmiyorum ama insan hep düşünüyor. Her şeyi düşünüyor. Ölmeye gerek yok ölmesen de gözünün önünden geçiyor hayat, yürürken. Yürürken sevişiyorum, ölüyorum, doğuyorum; kısacası hayat oluyor yürümek. Yürürken görüyorum etraftakileri birilerinin suratına bakmak istiyorum. Benim gibi olduklarını görmek istiyorum. Bana baksınlar istiyorum fakat ilgiyi değil sadece içtenliği istiyorum.
İnsan bazı şeyleri yürürken daha iyi anlıyor. Bir şeyler geliyor insana bir gaz geliyor desem yeridir. Hani kim olduğumu bilmesem kendimi profesör sanırım. Niye mi abarttım yürümeyi söyleyeyim hemen; çünkü siz bilmiyorsunuz bunun değerini. Yürümenin ne olduğunu nasıl bir şey olduğunu bacakları olmayan birisi bilir elbet. Ama bacağı olup ta yürümemek buna ne demeli. Aklı olup ta kullanmayanlar gibi. Bir göz arıyorum gülen ama yok. Herkesin bir derdi var burada herkes melankoli burada. İlkokula giden birini görüyorum. Gülmesi lazım ama gülemiyor Neden bilmiyorum. Sonra etrafta gezen leş gibi kokan pislikler görüyorum. İnsan filan değil bas baya pislikler görüyorum. Aşağı tarafına takılmış iki bacak bir de üstüne giydikleri elbiseye saklanıyorlar. Ama bir pislik nasıl saklanır ki?
Bazen yaklaşıyorlar sanki insan olmaya çalışıyorlar birden. Konuşmaya çalışıyorlar yok olmuyor işte. Pislik konuşamaz sadece pis kokar kirletir ortalığı. Hiçbir işe yaramaz sadece zarar verirler. Nasıl görmüyorlar bu kadar pisliği bilmiyorum ki? Hatta bazıları diğerlerini yönetiyor adına bir şeyler diyorlar. Umurumda mı; değil. Bana ne pislikten. İşte yürüyünce fark ettim onları, bir sürü inanılmaz çoklar her yerdeler ama pek bulaşmıyorlar. Varsın bulaşmasınlar.
Yürürken fark ediyorsunuz etrafı, insanları, pislikleri ya da kendinizi. İnsan kendinin farkına nasıl varır bilmiyorum ama yürüyünce varıyormuş demek bunu yürüyünce öğrendim. Adımlarımı inceliyorum nasıl oluyorlar diye. Zor iş ilk önce sağla başlıyorsun sonra ardı sıra bir de sağ ikisini birbirine karıştırmayacaksın. Birde herkes gibi yürüyeceksin. Yoksa fark edilirsin ki bu en son istediğin bir şeydir. Mümkün olduğunca fark edilme. Hepsi gibi yap işte yavaş yavaş öğrenirsin, sonra soğan devam ettiriyor işi sonrası çok kolay sadece düşün. O zaman bir şey çıkartabilirim ben buradan yürümenin temel amacı düşünmektir. Yanılıyor muyum yoksa? Yanılsam ne olacak kimse benim farkımda değil ki. Sessizce yürüyoruz işte şurada. Kim gelip kızar ki niye yürüyorsun diye? Ya da neden düşünüyorsun diye? Tamam, bazen yürüyenleri(düşünenleri) cezalandırıyorlar ama boş ver sen yürümeye devam et yol senin, ayak senin.
Kendimi anlatacağım dedim yine başka bir şeylerden bahsettim niye hiçbir zaman planlı olamadım? Tembellikten. Yürümek oldu bu yazı. Ama ben ne yapayım soğan yaptı hepsini. Aldı götürdü işte ortaya bunlar çıktı tıpkı siz gibi biz gibi. Birde yürürken aklıma geldi söylemeden edemeyeceğim belki de bir yerde de okumuşumdur ama yok bu kelimeyi söylemeden bitmesin bu yazı:” Peki kim çekecek üstümüze sifonu?”


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 22/04/2005 6:47 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Lanet Okuyorum

Lanetler okuyorum gittiğin o güne
Her adımın beni yaklaştırıyordu ölüme
Ne diye arkandan baktım ki
Bilmiyorum keşke görmeseydim
Bakmasaydım arandan belki görmezdim elimdeki çıkarılmış kalbi.

Neden insanlar buna mecbur kalır, hiç bilmiyorum ama hep acı veren ve hep tekrarlanan bir illet bu anlamıyorum nedenini ki kimsenin de anladığını zannetmiyorum bunu. Bu öyle bir şey ki insanın çekip gitmesi bitirmiyor bir şeyleri, jiletle kesip atmak yetmiyor, kanaması lazım ve kanaması da yetmiyor kabuk tutması gerekiyor ki bu kabuğu kaldırıp atıp kendi canını acıtabilesin.

Görmek yetmiyor, hissetmek istiyorsun artık onu tüm bedenini, dokunuşlar yetmiyor içine girmek soluklarını birleştirmek istiyorsun ki kendini tek bir ruh gibi hissedebilesin. Çok istersen bu da oluyor tıpkı doğumun gibi. Artık kucaklarındasın nefesin onun nefesi oluyor kalbi senin kalbinin üstünde arada sadece siyahlık kalıyor. Siyahlığı yok ettiğinde senin ve onun çıplaklığın…

Bir ses duyuluyor uzaklardan, çok uzaklardan hissetmenin sesi bu. Hissetmek bir bedenini tüm bedeninle. Ve yavaşça kulağına fısıldamak kulağına eğilip “seni seviyorum” u. Bunu sen söylemek istemesen de o anda bedenin söylüyor ve bedenin bağlanıyor sonuna kadar ona. Ayrılmak istemiyorsun bir ömür hep böyle kalmak istiyorsun doğduğun günden beri bugünü beklediğini hissediyorsun. Her rüyada gördüğün bir şey şu anda gerçek ve karşında. Nefes alamıyorum göğüsüm kanıyor.

Göğsümde sıcak bir şeyler iniyor avuçlarımla siliyorum sıcaklığı. Bu sıcaklık kan oluyor birden siyah bir kan. O anda anlıyorum beni terk ettiğini. Elimde siyah kana bakıp ağlıyorum gözyaşlarım oluyor siyah kanlar. Bir ses duyuyorum ama bu sefer acı bir çığlık çok ince ve kulaklarımı kanatıyor bu ses tüm vücudumdan fışkırıyor siyahlık. Neden gittin sevgili bak bana.

Bir jiletle oynuyor yine küçük bir kız kesiyor her yerini ve bana sarılıyor çıplak bedeniyle o sen oluyorsun sevgili. Bana sarılıyorsun ama kanlı olduğunu ancak beni kanattığında anlayabiliyorum. İstemiyorum artık burada yaşamak ne olur çıkarın beni buradan nasıl duymazsınız acı çığlığımı karanlığa hapsoldum kurtarın beni. Artık seni istemiyorum sevgili. Artık kan istemiyorum sevgili.

Ağlamak zor geliyor artık sadece bakışlarımı yolluyorum yanına
Belki çıkarıp elime verdiğin kalbimi görürsün diye
Ama artık biliyorum sen o değildin ve bunu sende anladığında beni öldürmeye çalıştın
Ben ölmedim buradayım elimdeki kalbimi gözyaşlarımla yıkıyorum.
Görüyor musunuz? …


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 23/04/2005 4:38 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

O’na sahip çıkamadım….
O’na sevgimi veremedim tamamen…
Yarım kaldı oyunları
Oyuncakları kırıldı

Yalnız kaldı bir gece vakti
Bir köşede sindi ,
Korktu…
Ağladı beklide
Tüm benliğiyle kendini sararken

O ‘nun küçük elleri
Küçücük sureti vardı

O’na sahip çıkamadım
O’nu alıp götüremedim yanımda

Ama bilmez ki onu ne çok özlediğimi
O’nu geri almak için neler yapabileceğimi
Kırgın ve küskün bana biliyorum
İstese de gelemeyecek ….

Şimdi cebimde küçük şekerler
biriktirdim o’na
Şimdi güzel şarkılar yazdım o’na
Bir gelse neler değişecek
Bir bilse neler olcak …

O’na sahip çıkamadım
O’na kıyamadım
O’na sevinemedim
O’na oyunlar oynayamadım..
O’nu koruyamadı kimse

O benim
O umutlarım
O küçük ama büyük mutluluklarım
O çocukluğum…


 
Gönderildi : 25/04/2005 1:26 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Küf tutmuş işte yokluğun. Gelsende değiştiremezsin odamın nefesimi kesen nütubetli havasını. Değiştiremezsin bir kenara bırakıp gittiğin gün yarattığın yürek yarasını. Aldırma sen boşver. Nasıl olsa birgün geçecek hepsi. Herşey çok daha güzel olacak...

Ne zaman o sessiz sahil kasabasından geçsen içinde bir yerlerde hastalıklı aşkın çıkacak bilyorum. "Kendim için değil, senin için gitmeliyim!" demiştin ya, o zaman boşver , ben bir kıyıdan dökerim acımı denize...Ağlamaklı olur balıklar belki ...ama biraz olsun kurtulurum yokluğundan..

Sana şarkılar söylemek en güzeliydi. Dizimde saçlarını okşamak. Anlamlı anlamsız bir göz kestirmesi ve sana aşık olmak güzeldi.İlk sevişmeler gibiydi tenine dokunduğum her vakit..Boğazıma takılırdı kelimeler her konuşmaya çalıştığımda gözlerine bakarak.. Sonra alıp götürürdü kanımdaki heyecan beni.. seni ..ve bizi..
Birgün sana senden daha fazla değer verdiğimi anladığım vakit koktum kendimden.."Ya giderse ne yaparım?" gittin ne yaptım?

Ayrılık oldu.. iki yol ayrımı..Sen gittin , ben bakanların defterine yazıldım.. Gittin ve baktım..İçimi kor alevler aldı.. Yüreğimi hançerledi yokluğun...Konuşamadım..Yaşayamadım...Ölemedim belkide...

Şimdi olsun boşver diyorum. Giden gitsin. Küf tuttu yanlızlığın bilesin. Bir kenarda öylesine duruyor. İyileşiyor yaralar..Belkide kabuk bağlıyor. Ben sana dair ne varsa hergün eksilttim...Şimdi sakın geriye dönme.. Şimdi sakın o içindeki hastalıklı aşkını iyleştirmem için bana gelme...Şimdi sakın bakma bana ilk aşkın yarattığı o özlemle...
Ve sen acıya gömülmeden git o anki gibi gittiğin yere..


 
Gönderildi : 26/04/2005 2:58 pm
(@hellena)
Gönderiler: 259
Reputable Member
 

vayyyy bu sitde böle yratıcı insanların olduğunu bilmek güzel. ben yanlızca özel mesaj atan erkekler var sanıyodum


 
Gönderildi : 26/04/2005 3:16 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Gönderen: @hellena
vayyyy bu sitde böle yratıcı insanların olduğunu bilmek güzel. ben yanlızca özel mesaj atan erkekler var sanıyodum

tşk ederim hellena.. :twisted:


 
Gönderildi : 26/04/2005 4:14 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Greenday

bir çok yazının boşa gitmesi beni üzüyor ....
benim yazdıkalrımın çoğu www.melankoli.s5.com dalar ama açıkçası orda yazmak istemiyorum artık ...
bu yazdıklarını bir yerlerde daha çok insana duyursak <<<olmaz mı >????


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 26/04/2005 9:45 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Gönderen: @sananebeadam
Greenday

bir çok yazının boşa gitmesi beni üzüyor ....
benim yazdıkalrımın çoğu www.melankoli.s5.com dalar ama açıkçası orda yazmak istemiyorum artık ...
bu yazdıklarını bir yerlerde daha çok insana duyursak <<<olmaz mı >????


süper fikir dostum. ne olduğunu tam olarak açıklarsan sevinirim. ne yapalım ?


 
Gönderildi : 27/04/2005 9:18 am
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

aslında kafamda tam bir şey yok ki ....

bir site olabilir tabitasarımdan anlıyan birini bulmak lazım çok sade sadece yazı olan bir site güzel olmaz mı ?


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 27/04/2005 4:18 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

Gönderen: @greenday
İSTANBUL

Sokaklarda bir çığlık
evlerin ışıkları yetmiyor karanlığa
Bir şehir aladtıyor sevgimi
Bir şehir alıyor kadınlığımdanü
Sonra düşler kayboluyor
Yok olup gidiyor herşey
Çiçekler ölüyor
Bir şehir alıyor hayatımdan....
Korkular paranoyalara karışıyor
Gece üstüm açılmış, üşüyorum
Pencerem hep aynı gökyüzüne bakıyor
Ve bir şehir kanatıyor yüreğimi
Arabeks bir aşk yaşıyorum
Ve kinim arabeksçe
Aldatıyorum çocukluğumu
İstanbul sonum oluyor...

hmzzz aLkış kardeshim...züper oLmush ...


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 27/04/2005 5:03 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

FaaLiet bekLiorus sizden :) burda iLgiLenjek az insan var ne yazıkki...başarıLar diLijem ama gereksiz kaLıjak...


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 27/04/2005 5:05 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

tşk ederım :)


 
Gönderildi : 27/04/2005 6:08 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

kırmızı tenekeler bağlayıp koşturdular beni. dalga geçtiler ruhumun çocukluğuyla. ezdiler büsbütün. ne zaman bir an durup arkama baksam gülüyorlardı. olmadı sesini çıkaran. sesini çıkarıpta "yapmayın" diyen. aldandlar. evet aldandılar yalanlara. görmediler. sevmediler. ve deli bir çocuk oldum bir anda. yürüdüm, koştum nefesim bitene dek. sonra bir kenara sindim. korktum. ağladım. yanaklarıma süzüldü tuzlu bir gözyaşı. yaktı canımı. yüzümdeki yaraları. ellerim kirli. üstüm başım dağınık. bir anne özlemi sinmiş içime. korkularıma inat


 
Gönderildi : 02/05/2005 1:22 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Ne zaman nefesim kesilecek kadar özlemiş olsam seni hemen aynanın karşısına geçip "hayır ..sakın ... sakın ağlama" derim kendime. Sokaklara atarım kendimi. İstanbul'un tam göbeğine. Yaşlanırım birden bire. İmrenirim yanımdan gülüşerek geçen aşıklara.
Aynı sokaklar aslında hiç farkı yok. Seninle yürüdüğümüz yollar. Seninle oturduğumuz mekanlar ve İstanbul hep aynı. Değişen benim .Sanki biri bir kenardan çıkıp " hey ! şu haline bak , sana inanamıyorum , ne kadarda değişmiş, ne kadarda yaşlanmısın " diyecek diye ödüm kopuyor.
Oysa yaşlanan bedenim değil ruhumdu. Oysa değişen ben İstanbul değil bendim.
Ama hiç birşey seni kaybettiğim gerçeğini değiştiremiyordu. Hiçbirşey o kahrolası geceyi unutturamıyordu bana. Hiç birşey adını yüreğimden silemiyordu.Neden ?Neden gittin bilmiyorum. Neden birden bire kaybettim seni?


 
Gönderildi : 02/05/2005 2:47 pm
illnino
(@illnino)
Gönderiler: 4360
Famed Member
 

yasılarını beenerek takip ediorum greenday biliosun ah bide şu konularda yaratıcı olabilsemde bişiler karalasam:(


.................

 
Gönderildi : 02/05/2005 4:04 pm
Sayfa 4 / 9
Paylaş: