Forum
Acımasız…
Ağzımda kan tadı var. Dudaklarımın çatladığını hissedebiliyorum. Tek tek hücrelerimin parçalandığını ve çevremde ayak sesleri… her yerdeler. Ve üzerimde eller var. Ne kadar sıcaklar, bedenimi yakmak için mi ordalar acaba?
Ağzımda kan tadı var. Eğer hayat zıt güçlerin birbirini dengelemesiyle oluşuyorsa benim neden bu gerilimde dengelemem gereken birden fazla zıttım vardı. Ben güçlü biri değildim. Neden böyle olduğumu düşündüler bilmiyorum. Onlar her kimse şimdi bedenim üşüyor. Onların yüzünden…
Ağzımda kan tadı var. Saçlarım yüzümü saklıyor ve kendimi çalılıklara saklanmış küçük bir tavşan gibi hissediyorum. Her ağaç hışırtısına korkan ve her silah sesinde tekrar ölen. Küçük titreyen bir gölgesi olan küçük tavşan.
Ağzımda kan tadı var. Her sabah gözlerimi kör eden ışıkları yeniden yaşatan ve sanki bana işkence etmekten hoşlanıyor gibi durmadan dönen dünyaya lanet ettim. Ve şimdi kör edici karanlıkta bırakıldım. Gözlerim açık mı kapalı mı anlayamıyorum. Her gece ışıkları kapatmadan önce birkaç saniye düşünen ve kapattıktan sonra da birkaç saniye ürken bir tavşan olarak ben bu kara delikte ne yapacağımı bilmiyorum.
Ağzımda kan tadı var. Ölüm böyle olmamalıydı…
Acımasız…
playing life makes death so good
çok güzel olmuş ya, eline sağlık...
Ruhum, bedenime tutsak daha fazla acı çekmeden, ölüm diliyor.. bense onun için hiçbir şey yapamıyorum.. içim acıyor.. yırtılıyorum... bedenim yaralı, ruhum isyanda... yaşamak değil, ölüm çare bana...
eywallah saol ![]()
playing life makes death so good
güzel olmuş yüreğine sağlık
ölüm meleği
sesleniyorum sana
sende yankılanan cığlıklarımla bana!
günah tabutunu gönder gri bir bulutun kanatlarında...
teşekkürler neshe
playing life makes death so good
kılıcımın ucundası
gözlerinde derin bir korku
gururla kollanmış kaşlarında
kılıcımın ucundasın, kanlı
dizlerinin üzerinde, keseceğim boynun dimdik
ikimizin de elleri titriyor, hissediyorum
ölüm kanla kurumuş vücdumuzda
sen yenilmiş, gözlerime bakıyorsun
mücadeleyi unutmuşuz etraftaki
sadece sen, ben ve kılıcım varız
yavaşça akan saniyelerde
ve sonunda eğiyorsun kafanı
"söyle şarkını" diyorsun kılıcıma
o da kalkıyor havaya birlikte mırıldanıyoruz
çoktan unutulmuş bir ezgiyi
sürekli duyulan ama umursanmayan
nefrete bulanmış, hiçbir şairin anlatmadığı.
şarkı bitiyor son bi vuruşla
kan kokusu doluyor burnuma
senin bedenin düşüyor yere
benim mücadelenin başından beri kıvranan
ruhumdan kopartılmış bir parça,
bir gözyaşı
tanımadığım sen için
bedeninin düştüğü yere düşüyor
ama savaş var etrafta
birden bütün kanımı yeniden hissediyorum
çözülüyor buzları damarlarımda
sonra biniyorumbana yüzünü çeviren atıma
kızdığını hissediyorum onun da bana,
taşımak istemiyor daha fazla
ama elinden, elimden başka birşey gelmiyor
savaş var hala
ölüm sarılıyor daha sıkı
bedenlere, kılıçlara, zırhlara, atlara
toprağa, havaya, ruhlara
ölüm sarılıyor; sana, bana, onlara..
![]()
playing life makes death so good
teşekkür ederim Deborah
playing life makes death so good
