İçeriğe geç

Forum

Acı En büyük silahı...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Acı En büyük silahım

15 Gönderiler
4 Üyeler
0 Reactions
4,811 Görüntüleme
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 
[#21266]

öle sıkıntıyla yazdıım bi kaç bişi :D

----aCı éN BüYüK SiLaHıM ----

acı en büyük silahım
vurdum son damlasına kadar nefretin
acı en büyük silahım
akıttım kanını son damlasına kadar kutsallığın

öfkeden ördüğüm duvarlarım
ebedi karanlığımın ortasında bi ada
lanet adımı sayıklar durmadan
ahh dayanamıyorum.çok sinir bozucu

yaklaşmasın kimse bana
dokunmasın nefretli duvarlarıma
kanlarımla yığdığım acı taşlarıma
yaklaşmasın kimse bana
ruhumun karamsarlığa adadığı canlara

aahh.acı benim en saygı değer dostum
yaşam gibi soğuk ellerimde yakar bedenimi
durmadan.hiç aldırmadan
aahh.öfke benim en sevgili arkadaşım
sevişirim durmadan onunla.sadizmin kollarında
aahh durmadan.hayata aldırmadan

ahh..
gözyaşlarım ve kanlarım..
devasa bir okyanus gibi yükselir.
benm aciz-zavallı adama
gelgitler olur ruhumda.sarsılırım durmadan
ahh..
boğuluyrum kurtar beni karanlık..

ve kayıp tanrı
kutsallığın nerede?
aahh..
bu benim yüzüm değil..
mahvettin varlığımı kanlı ellerimle
hükmetmek.bir şeymi sanıyorsun benm zavallı bedenime..
aahh.kayıp tanrı
yüce kutsallığın nerede?
mahvettim varlığımı nefretimle...

------------------------------------------------------------------------------- ---

---korkuyorum ruhum sar bedenimi---

uyuyamıyorum artık
rüyalarıma giriyor kanlı nefretin
ağlamak istiyor zavallı bedenim
korkuyorum ruhum sar bedenimi

gözlerimi kapatamıyorum artık
göz kapaklarım yanıyor
2 damla yaş süzülür yanaklarımdan
korkuyorum ruhum sar bedenimi

çıkmaz sokaklardayım-kayboldum
herşey sıkıcı ve anlamsız
kaçacak yol yok-sürekli dibe vuruyorum
acıyor ruhum sar bedenimi

sonu yokmuş gibi hayallerim
ve galiba kendimi kaybediyorum
kavuruyor yüreğimi amaçsızca bakan gözlerim
üşüyorum ruhum sar bedenimi

----------------------------------------------------------------------------------

---666.Sayfam---

sadist düşüncelerim var
kahpe boş zihnimde
bir kandamlası damlar gözlerimden
siyahı anlattığım günlüğüme

ve bugün 666. sayfamdayım
öldürdüğüm hayallerimin ortasındayım
kan damlaları içinde ürkek bir ruh
ve karanlıkta kör bir beden

ahh!.acı..sadece kan ve acı
sadist arzularımı tetikliyor
ruhum kahkahalarında boğuluyor
onu değil içmek düşünmek bile bedenimi parçalıyor

ve paramparça bedenim
ruhum kaçmak istiyor sanki
kanlı bedenim düşlerimi ister gibi
sanki sadistliğimin içinde melankolik bir ruh gibi

ahh!.acı..sadece düşlerim ve acı
dayanamıyorum onu istiyorum
susmadan adını haykırıyorum
karanlık günlüğümde kayboluyorum
durmadan adını bağırıyorum
ahh!. kan..kan..kan..

yazmak zor gelir artık.
avucumun orta yerinde kanlı bir boşluk
anlatmak zor gelir artık
haykırşılarım tek çözüm belkide

ahh!..
sadece seytanca hayallerim var artık
kanlı günlüğümde..ve siyah zihnimde
sadece ruhumun kanayan yüzünde
karanlıkta haykırdığım tek isimde...

-------------------------------------------------------------------------------------
**ZinCiRLeR aRDıNDa BiR GöLGe**

kırdım ruhumun zincirlerini,
tutsakken ben bu bedende.
rüyalarımda bir şeylerden kaçan siyah gölge.
kan damlar ardından zindanlarıma
umutsuz çığlıkların hala kulaklarımda.

Bir mezarlık şehvetiyle koşar durmadan..
ruhum hala çaresiz ve bedenimde..
sanki kesilmiş bileklerimden akan kan gibi yalnızlığım.
başkalarına göre acınası.
ama bana göre lezzetli..

ahh!artık çok yorgun bu bedenim
neden bağırmıyorsun sonsuza
neden çırpınmıyorsun umutsuzca
ve neden gömüyorsun beni yalnızlığıma
neden?
kanlı nefretinle al ruhumu ve s.git bu bedenden
----------------------------------------------------------------------------------
----7 Göğe Hüküm Lanetin Ordusu ----

alevler içinde karanlığın kutsal kenti
son şarkılarında belkide
sonsuz ebediyetle
dönecek 10 gün içinde
kayıp sonsuzluk önümüzde
artacak lanetin kudreti
ve yükselecek karanlığın ordusu göğe

(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))

düşen bir melek var orda
sırtında yedi mızrakla
yararlı bedeni ağarmış kanlarla
şehvetiyle izler onu karanlık

(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))

kan yağmurları başlar
ölümün ellerinde iyimserlik
ve hiç olmadığı kadar soğuk buralar
korku dolu hançerlenmiş zindanlar

(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))

artık çırpınacak hiçbir şey kalmadı
kanlı elerde beyazın gözyaları
lanetlenmiş yüzleriyle bakar
karamsarlığın siyah kalpleri

(( kayıp sonsuzluk adımlarımızda
yükseliyor lanetin ordusu ))

kan şarapları içilir durmadan
haykırışlar içinde lilithin ruhu - zevkle
siyahlaşmış ak nehrinde
haykırışlar içinde samaelin ruhu - zevkle

kayıp sonsuzluk adımlarımızda
7 göğe hüküm lanetin ordusu
son çığlığında merhametin...
kararmış bir kanla
7 mızrak sırtında başmeleğin..

-------------------------------------------------------------------------------------
----Rahat Bırakın Beni .. ----

bıktım bütün bu oyunlardan
yalancı sahte suratlardan
başkaları adına dublör olmaktan
rahat bırakın beni..

bırakın da arka planda kalayım
kimsenin farketmediği
kimsenin dikkat etmediği
kimsenin umursamadığı birisi olayım
rahat bırakın beni..

bırakın birazda unutulmuşu oynıyayım
sadece yalnız başına
sadece sahtelerden uzak
sadece kendi hayallerinde boğulmuş birisi olayım
rahat bırakın bendi dedim ya anlamadınız mı!..

siz sahte yaşamınızda durun-bana dokunmayın
siz yalan rüyalarla avunun-beni sakın savunmayın
siz siz lanet olası birisi olun-ben ruhmun olayım
rahat bırakın beni..

bırakın da kendi arzularımla yaşayayım
kimseye hissettirmeden kendime kalayım
sessizce hayallerimden hayallerime dalayım
dokunmayın dedim benim hayal karasularıma
yoksa sizide boğarım..

rahat bırakın beni-dokunmayın dedim
rahat bırakın beni-kendime kendimi adıyayım
rahat bırakın beni-yalnız ruhuma bırakın beni
dedim ya lanet olası-binlerce kez-rahat bırakın beni

nefret ediyorum bu oyunlardan
yalancı ışıklar altında pollyannayı oynamaktan
nefret ediyorum sizlerden-kendimden ettiğim kadar
nefret ediyorum dedim-midemi bulandırıyorsunuz
yalancı ışıklarınız ve siz

kendi aranızda yok ettiniz bedenimi
ruhum özgür neyseki
ve senaryo ellerimde işte-yok edeceğim bedenlerinizde sizleri
hükmedeceğim ruhlarıza-nefesiniz kesilecek sonsuza

başroller değişti,pozisyonlar değişti,senaryo değişti
en başta ben değiştim işte
istediğiniz bu muydu?sorun bi kendinize
bakın!..ben değiştim işte

korkun sadece-göz bebekleriniz irileşinceye dek
korkun sadece-ben ruhlarınızı sonsuza gömene dek
ve bakın..kanlanmış-iri gözbebeklerinizle bakın bana
karşınızda dimdik ayakta duran birisi var işte

elinde kara kaplı bir kitapla
elinde yapılanları unutmayanla
hesap günü geldi işte
yanın en derinlerdeki cehennemimde
yanın ruhunuzla ve sonsuza

haykırışlarlarınız kulaklarımda
hayallerim artık kulaklarımda
çığlıkları içinde varlığınız-yanıyor işte
bedenleriniz kanlarınız içinde yanıyor-korkun işte

ve oyun bu kadardı
değiştirilmiş senaryolarla final bölümü
o en baştaki kötüler artık bir maktülden ibaret
en baştaki masum yüz artık-sadece bir dehşet

ve oyun bu kadardı-bitti işte
geride kalanlar korku ve haykırışlar
ve birde kulaklarımın çınlayışı
Ahh Tanrı"m birileri beni anıyor olmalı
birileri sadist arzularımla nefretimi tadıyor olmalı...

Ahh Tanrı"m çok mutluyum
bir kaç kan damlası akıyor gözlerimin önünde
Ahh Tanrı"m çok huzurluyum
bir kaç kahpe ruh yok oluyor ruhum önünde

Ahh yalancı ruhlar ne oldu
göremediniz mi ileriyi
aa yoksa siz kutsal değil miydiniz
ahh zavallı maktül bedenler ne oldu
çaresiz misiniz
aa yoksa siz sadece bir kaç fahişe bedenden ibaret miydiniz
... .. .
----------------------------------------------------------------------------------
--Kanlı Beden ----

siyah kefene sarılı kanlı beden
gömmeyin ruhumu,kaçamaz derinlerden
düşlediklerim,gözlerimin önünde kaybolur
haykırışlarım şarkılarınız olur

bağırırsınız adımı karanlık sahnelerden
yok olduğum,siyah derinliklerden
ve kabusunuz olur,kanlı bir beden
intikam alır,kirli düşlerinizden
yalancı ışıklarınız ve sizlerden
.
siyah kefene sarılı kanlı beden
ruhunu özler mezarında ağlarken.
siyah kanlar damlar gökyüzünden.
tanrıya karamsar dualarımı ederkn

haykırışlarm boğulur yağmurunda.
kulaklarım patlar çığlıklarmda.
vur beni,hadi öldür lanet olası.
sövdüm durmadan adına.
sövdüm durmadan her bi damlanda

ve yak beni acınası karanlığnda
kır boynumdaki zincirleri kanlarınla
ve kutsa beni,taparcasına
siyah kanlarında boğulurcasına
----------------------------------------------------------------------------------

Vé KaN DoLu BiR KüVeT

karanlık labirentlardeyim sanki
ruhum beni bana hapsediyor..kaçamıyorum
oyunun sonuna geldim biliyorum
ahh..Tanrım yardım et..göremiyorum

şimdi bir oda var tam karşımda
kan dolu bir küvet
ve kanla boyalı siyah duvarlar
ne bir renk ne de bir saflık..
tek bir aydınlık yok

göremiyorum ruhumu ve bedenimi
ve biri haykırıyor adımı durmadan
gel..senin kutsal ruhun benim
gel..kaybettiğin beden benim bedenim..

ve arın diyor bana.
bütün saflığını ve aydınlığını yak bu kan dolu küvette
yak ruhlarımız arzularken birbirini sevişircesine
yüzyılların ihtiraslı acısıyla
göster lilith"i bana ve ruhuma

göster,ruhlarımız arzularken birbirini sevişircesine
bütün renkleri ve beyazlığı yak bu kan dolu küvette
gözlerim kanlanıyor birdenbire - gözlerim kararıyor
ve gözyaşlarımla kan damlar gözlerimden
seni ve ürkek bedenini ateşle arzularken

keskin bir bıçak duruyor tam karşımda
sadistçe hislerime engel olamıyorum
onu arzuluyorum,onu istiyorum
sadistçe hislerime engel olamıyorum
ve dilimi çıkartıp tadıyorum
sonra ürkek-zavallı bedenimde gezdiriyorum
ahh..Tanrım çok soğuk
sadistçe hislerime engel olamıyorum

ateşin ihtirası kavurur bıçağı ve bedenimi
kanlarım dolar dört bir yana
kanlı ihtiras dolar bu karanlık odaya
ve sonunda kavuşurum ona
ona ve ruhuma...
yalnızlığım beni asla bırakma

ve
haykır hadi ey çirkin ruh
haykır artık bedenimin olduğunu
yalnızlığımın ortasında bir karanlık olduğunu
aahh..!

çığlıklarım durmadan
kaybolmuşluğumda ve sonsuzlukta
soğuk bir bıçak gibi kestin ruhumu gözyaşlarym ..
alevlerde dövdün bedenimi ve ruhumu kanlarym ..
ve haykırıyorum durmadan
boşuna uğraşma!. duyamazlar

ahh.Tanrım! yardım et bana..
bu lanet acıya daha fazla dayanamıyorum
bu karanlık oda beni kör etti..göremiyorum.
ahh.Lanet olsun! ruhum beni terk ediyor-ölüyorum
nefesim kesiliyor,deliler gibi çırpınıyorum

ahh.Tanrım! yardym et..
ruhum beni terk ediyor-galiba ölüyorum..
ahh.Tanrım! yardım et bana
uzat ellerini-sana geliyorum ..


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 05/12/2007 12:54 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

hıı anladım :D kusura bakma bro


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 05/12/2007 1:56 pm
musukopat
(@musukopat)
Gönderiler: 186
Estimable Member
 

bişiler patlamış ama iyi patlamış :D güselll... ;)


The Specific
Ben doğdum ve neden kirlendi dünyam?? ya ölümüm , umudun ışığını yok etti yada ölüm , gerçeği hak etti. Çünkü beyaz gülün gölgesi bile karaymış maskeler yetmedi masumiyetimi örtmeye...

 
Gönderildi : 15/12/2007 7:30 pm
(@sumatra)
Gönderiler: 58
Trusted Member
 

güzel yazmışsın:Diyi emek vermişsin


 
Gönderildi : 22/12/2007 7:15 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

ben yalnızlıkta boğulurken
yaşam öpücüğü gibi geliyor gülüşlerin
kendi kendime karışırken ben
dalgalara aldırmadan girdin yaşantıma

onlara aldırma sen gülümse
dayanamam bakışlarını soğutma sakın
kimselere aldırma sen sevin
dayanamam mutluğunu gizleme sakın

sabah güneşim - herşeyim
bak yüzüme sonsuz göz alıcılığınla
sevinç kaynağım - her bişeyim
gül yüzüme sonsuz mutluluğunla

gülüşünün ardındaki güneş
yaşamı bana tekrar açar mısın ??
bakışlarının ardındaki mutluluk
kahvem içimi rahatlatır mısın ??

sarhoş olmuş ruhum acınası
sevincinle beni sarar mısın ??
kar yağıyor,bedenim üşümüş
kahvem içimi ısıtır mısın ??

huzur dolu yüreğin
kahvem ruhuma karışır mısın ??
sana bıraktığım bir hayal var
kahvem hayallerime gülüşünü çizer misin ??
kahvem hayallerime gülüşünü çizer misin ??

:)


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 04/01/2008 11:42 am
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

--düşlerimizin katili ayrılık--

acılarımızı unutturdu birer birer
bazen de sağlam bi yumruk gibi yüzümüze vururdu
kimi zaman özlettirirdi ya ölüme meydan okuturcasına
işte o şeyin tarifi yoktu

anlatırdın ya hep kendi kendine geçmişi
güzel bir gün batımının neşesini
sonrada hatırlatırdı ya sana tekrar karanlık geceyi
işte o şeyin tarifi yoktu

anımsardın hep eski aşkları-için geçerdi birazda
asıl nedenini bile bilmeden söyletirdi ya kendine 'bu akşam içmeliyim' diye
ve vurdururdu şişelerin dibine eline birşey geçecekmiş gibi
işte o şeyin tarifi yoktu

ertesi gün veya birkaç gün sonra tekrar eserdi aklına - neşen kaçardı tekrar
hani? ne oldu? bak unutamadın gene geçmişi?
ahh evet evet, ben söylemiştim ya o şeyin bi tarifi yoktu diye
kandırdım,koca bir yalandı - o şeyin bi tarifi vardı
o şey dediğimiz düşlerimizin katili ayrılıktı


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 06/01/2008 10:48 am
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

---affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi ----

her haykırışın ardında kalmış ismin
tarihin boyunca soğuk sürgünlerde
sevgi kuşatmaları esir almış düşüncelerini
çamurlu siperlerinde affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi

anlamsız hislerin kurbanı olmuşsun
derin uykular sarıyor yalnız geçen gecelerini
yabancı bir sesin bile neşesini kimse veremezken
kendi haykırışlarına zincirlenmiş ağlıyorsun

hayallerin var aklında unutmak istediğin
uçurum kenarında güneşin batışına gömmek istediğin
bazı kelimeler var aklında yazılara dökmek istediğin
soğuk bir kalemin ucunda - kenarı yanmış kağıtlara

karakterler yetermiydi ruhundaki kargaşaları anlatmaya
haykırmak son çareydi senin için belkide
sis vurmuş uçurumun kenarında - düşlerinden derin bir boşluğa
haykırmak son çareydi belkide - gözyaşlarını bırakıp ismi karalı kağıtlara

şimdi unutulmaya yüz tutmuş bir resmin kaldı geride
kenarları yakılmış,içki şişelerinin yanında
ve çatlamış duvarların ümitsizliği sızdırken içeriye
affetmek mi yoksa affedilmeyi beklemek mi


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 09/01/2008 11:46 am
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

yalnız zamanların sancıları yakardı yüreğini
kör bir neşter darbesi vurulurdu sanki
hiçbir anesteziye gerek bile duymadan
fakat hepsinin üstünde olan´ unutulmanın vurduğu sancıydı
çok acıtırdı kalbini değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

krizler gelirdi arasıra - haplar diriltirdi beyninin ölü hücrelerini
marihuanalara sarılırdın yalnızlık özleminde
pencerenin ardındaki ışık uğruna cama vuran kelebek ne hatırlatırdı sana
anlam veremezdin.. bir kez daha vururdun başını duvarlara
çok acıtırdı değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

sessizliğe solmuş hücrelerin isyan etmeye başlardı
artık yeter!.. artık yeter!.. artık yeter!..
hırçınlık verirdi´ sanki ruhun daha öncelerden sakinmiş gibi
yıkardın etrafındaki herşeyi - kırardın hatırlayamadığın bütün isimleri
çok acıtırdı dostluk hissini değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok

çıkış aradın hep- belkide usulca bir kaçış
metal yetermiydi sinirini atmana - bir jilet veya bir gecelik ilişki yetermiydi
öldürmek istediğin bütün saklı hislerinden kurtulmak için..
kendi zındanlarında,kendi esaretin altında yaşamak yetermiydi
zamanla ağ bağlamış yaralarına sarılıp uyumak - istediğin halde bir çıkış bulamamak..
çok acıtırdı değilmi - tahmin edebileceğinden daha çok.
...


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 12/01/2008 12:09 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

kandırdım gene dün gece gözyaşlarını - onların aktığı yerlerde sen dolaş diye

özlemekten çatlamış dudaklarımı sulamanı isterim
tek bir nefesinle yaşama bağlamanı
sürekli uzaklara bakan gözlerimi yakınına getir
ve karış ruhuma hiç ayrılmamacasına

bak kandırdım gene dün gece gözyaşlarını
onların aktığı yerlerde sen dolaş diye
hadi sar ellerinle sana bakan yüzümü
göz kamaştıran ışığın kör etmesin diye

hayaline sarılıp uyurdum geceleri - sen yoktun yanımda
baş ucumda resmine bakardım hep - sen yoktun gene
rüyalarıma girerdin tıpkı ruhuma karıştığın gibi
peki sen yokmuydun yanımda - vardın..
hemde kimsenin yanına gelemiyeceği bi yerdeydin aslında
kalbimin en güzel,en orta yerindeydin - sen hep yanımdaydın
tıpkı benim senin içinde dolaştığım gibi - sen hep yanımdaydın


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 26/01/2008 11:31 am
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

Evet..Aldattım Dün Gece Seni

acı bir tat vardı dün gece dudaklarımda
eksikliğini hisseder gibiydim soğuk odalarımda
duvarlarıma sarıldım gizlice,sensiz geçen ilk gecemde
kapatmıştım tüm kapıları haykırışlar duyulmasın diye
evet.aldattım dün gece seni - hiç aklıma bile getirmeden

bir anda buluverdim kendimi ılık hayallerde
üşüyen bedenimi sarmanı isterdim oysaki
evet..yalnızlıkla seviştim sensiz geçen ilk gecemde
gözyaşlarıyla karanlık odamın duvarları arasında
aldattım dün gece seni - hiç aklıma bile getirmeden,umarsızca

kapılar vardı belkide aramızda - görebilirdin beni
açmanı isterdim hayallerimize duvar olmuş tüm kapıları
yakalamanı isterdim beni yalnızlıkla aynı yatakta
ama yapmadın-açamadın hiçbir kapıyı bile
bütün sanki anahtarlar sende değilmiş gibi

evet..aldattım dün gece seni - zaten ilk değildi
şimdi başka bir yalnızlıktan başka bir çocuğum var
adını "düş" koyduk - bana yitirilmiş düşler kadar uzak olsun diye
evet..bir kere bile endişelenmeden aldattım dün gecede seni
fakat pişman değilim,tıpkı her hayalde olduğu gibi...


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 02/02/2008 11:04 am
bindokuzyuz84
(@bindokuzyuz84)
Gönderiler: 3149
Famed Member
 

..en büyük silahın olabilir ama belki de en gerçek gerçekliğindi acıların..


..Notalarına yaklaş aşkın !

 
Gönderildi : 02/02/2008 11:05 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

sende haklısın "bindokuzyuz84" her ne kadar iyi bi silah olsada..bunu bile bile taşıyoruz ve bazen mermiler geri tepebiliyo.

-------------------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------------------
ve gene yok oldum,yok olmak için gelirken hayata...

kokusu geliyor uzaklardan yalnızlığın,soğuk ve ıssız diyarlardan
gömülüyorum kendi varlığıma,her seferinde beni irdeleyen kirli sancılara
sürekli yürüyorum düşlerimin emrinde,çamurlara batıyor tırnaklarım
ölmeyi bile beceremiyorum,rüzgarlardan sızlayan enkazlar altında

hücrelerim sızlıyor hoyrat bakışlı insanların arasında
durmadan sömürüyor varlığımı,yok yere bir hayat uğruna
ağlamak bile çare etmiyor bu acımasız umutlara
sevmeyi bile beceremiyorum,başkalarının yalnızlığında kendimi araken

sarılacak eller,dokunacak gözler var sürekli düşlerde
uğruna yazılacak isimlerde var belkide..bu neye yarar ki
silinmiş yaşam izlerini ararken,kaybolduğum kara derinliklerde..neye yarar
hissetmeyi bile beceremiyorum,yalan yüzlerin arasında

pusulasız bırakıldığım ormanlarda yosun tutmuş kaderim
haykırsam varlığımın farkına varan çıkarmı acaba..
var mıdır benden başkalarıda çaresiz bu hayatta..
ve gene kayboldum,gözlerime min çekmiş oyunlar arasında
ve gene yok oldum,yok olmak için gelirken hayata...


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 19/02/2008 12:04 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

Keşke... (rapunzel: 'nede güzeldi hayalin hüzün çölündeyken bir gözyaşı tanesi...')

o terkedişlerimiz olmasaydı keşke
daha birbirimize bile dokunamadan kaçışlar..
olmasalardı keşke seni seviyorum bile diyemeden kırılışlar
o terkedişlerimiz olmasaydı keşke
akıl özürlü yüreklerimize zincirler vurmasaydık

sevişlerimiz olmasaydı gizliden gizliye
yaralamasaydı uzaktan gülümsemeler bu kadar
belkide seçebilirdik düşlerimizi
sorgusuz , sualsiz...

günaydın demeleri unutmasaydık içtenlikle
gözlerimizi her açışımızda boş duvarların yerine birbirimizi görseydik
yanmazdı belkide uzun siyah saçların alev alev gözlerimin önünde
tutşmazdı yüreklerimiz geceden bozma gözlerinin gizeminde

ah o terkedişlerimiz olmasaydı keşke
sevdiğimiz şarkıları seçtikten sonra yaşanmasaydı ayrılıklar
kopmasaydı bu kadar hayatım deyişler
o terkedişlerimiz olmasaydı keşke daha yaşayamadan birbirimizi
hançerlemezdi o zaman bu kadar iyi geceler deyişler

kaçışlarımız olmasaydı keşke hayallerimizden
apar topar yitirmeseydik kelimelerimizi
işte ne varsa anlattığım gibi rapunzel
o terkedişlerimiz olmasaydı keşke
daha tanımadan gülüşlerimizi...

keşke, keşke sayfalar dolusu yazmalar olmasaydı
anlatmasaydık o boş duvarlara seni ve beni
vurmasaydık yüzümüze arsızca hayali sevişmelerimizi
ve hatırlatmasaydık keşke birbirimize
seni, beni...

ah, rapunzel..
keşke, keşkelere sarılmadan uyuyabilseydik değilmi
koklasaydım saçlarını her gece sen rüyalara dalmadan önce
çünkü bilirimki bu anlattıklarımda rüyadan ibaret.
bir hayale daha ne gerek varki...
haklıyım değilmi, evet..
keşke, keşke hiç inandırmasardı gizliden gizliye
seni ve beni...

bu soğuk ay ışında oturmuş yanarken.
keşke o acıklı terkedişlerimiz olmasaydı...

.........................................................................................................
ah sen. Tanrı !

ah sen. Tanrı !
ne yücedirki gururun varettiğinden beri
karadır yüzün.
güneşin kadardı oysa tek bir gülüşün..

ne bu evrendeydin sen ki bu düş'ün
ah sen. Tanrı !
nefretinden bir yaş ver bana
sel olup aksın bu arsız gülüşüm

varettiğin güneylerde mi arasam ruhumu
asalara mı sorsam yoksa bu katil haçlara mı
ah sen. Tanrı !
yaradan dedirttin ki ismine daha niceleri vardı
senden sonrasını bilmem ama senden önce bin asırdır bir kırgın vardı

ah sen. Tanrı ! kutsal olan!
gözyaşlarından okyanuslar varettin, nefesinden kasırgalar
nefretin sorgulanmazki bu cehennem senin eserin
ah sen. Tanrı ! büyük olan!
bir sen vardınki bu geceleri kıyamette yaradan
ama bir ben vardım tek bir kibirimle seni yaradan...

ve bir gece hüzmesine sordum seni
aya sor dedi, sordum
kendini gör dedi, gördüm..
ah ben kibir!
tapınmadım tek bir satır kadar..
kimin ki bu ruhun bedenime ismi yazılmış, bak.
iblislerin içinde hapsolmuşum.
beni bu alemden kurtar!...

(kibir)

........................................................................................................

kalbin yalnız...

bir gözyaşı süzülür ağlamaklı yaşamından
umutların sevgilerini her yitirdiğinde
bir daha asla gelmeyecek belkide
ne kadar iyi olabilirsinki,kalbin yalnız...

ve bir gözyaşın daha bırakır seni, ardına bakmadan
aklında geçmişin sancıları esir almış benliğini, çaresiz..
ve bir mutluluk daha terkeder ağlamaklı yaşamını,ardına bile bakmadan..
yüreğinin batısından doğar gene ruhunun kimsesizliği

ne kadar iyi olabilirsinki,kalbin yalnız...

...
kalbim yalnız değil...
sadece kırık ve yorgun
sancılar önce çatlatmış kurutmuş sonra kırmış ruhumu
başkası varken gözlerimde elimi tutan başkaları olmuş...

kalbim şimdi nasıl yalnız olmasın?
kalbim şimdi nasıl kimsesiz durmasın?

ben onları incittim
istemezdim
onlar beni incitti
sonra izledi bak oda izledi
nefrete sarılan her adımım beni yoketti
şimdi sen söyle
ne kadar iyi olabilirim ki kalbim yalnız...

...
ve birgün bir veda duysun kelimelerin
tükenme daha fazla lütfen, sus..
yanımda olmanı ne kadar çok isterdim,bilemezsin...
oysa bana iki kelime uzaktaydın, sen göremedin

belkide haklıydı şarkılarımız..
istemedin görmeyi sana olan sevgimi
evet kalbin yalnız ve kırık
evet sevdin ve bitti

kalbim şimdi nasıl sensiz olmasın?
kalbim şimdi nasıl ağlamasın?
...
görmek istemedim belki
bana iki kelime kadar uzaksın belki
ama sende bilirsin duygularını saklar ve biriktirir insanlar

ben başkasına sakladım hep sabırla bekledim
tükendim
kimseye kalmadı ki yerim tutunamam incinir
ama bilirim kim sevse beni geçer hissi

dayanamaz bendeki o karamsar küçük kıza
çekmez ruhu bi süre sonra
o zaman sen söyle
kalbin nasıl kalmasın bensiz
kalbim nasıl kalmasın yalnız...

ve bir gözyaşı daha süzülür sensiz yaşamından
mutluluk bizi her yitirdiğinde
bir daha asla sevemeyeceğiz belkide
sen bensiz bende sensiz...

[ burcu / soner ortak yazım xD ]

......................................................................................................
hiç özlediğin oldumu gülüşünü...

hüzünlere sardın kendini,olmadı
mutluluksa kabullenmemişti zaten doğduğundan beri
aldandın belkide hayata
yüreğin gözyaşı olup akarken umuda hasret bakışlarından
yalnızlıklarına hapsettin gözlerini...

tektin ve üstesinden gelirdin herşeyin
hayat seni yıpratmıştı belki
belkide gücünü artık yitirdiğini hissetmiştin yılların ardında
ne kadarda yanılmışsın

ve evet, sen bu değildin..
benim tanıdığım kadarıyla aslında tam bir melektin
belki yalnız başına ama tüm iyiliği hala içinde parıldayan
ve evet, sen bu değildin..
kırılganlıkların bile özlemişti gülüşünü

ve kaybettiğin değerlerin kadar var olmak vardır bilirmisin
gözyaşlarından siperler kurup sancıları yok etmek
ve tüm yitirilişlere aldırmadan devam edebilmek...
mutluluk bile özlemişti gülüşünü
sen göremesende, yanındaki herkes gibi..
.....

.....................................................................................................

kimdin aslında...?

yalnızdın ve çok umutsuzdun
aldanmışlıklarının ardına itilmiş bir kırıklıktın sen...
çok sevmişlerdi seni. belkide hiç sevmediler
kaçıncı şahıstan isimlerdi geride kalanların...
bir şans daha yaratıpta tutunamadıkların, kendinden bile gizlice..

yeni bir yaşam umut ederken...
belki birgün diyerek avunmalara sarıldın sen,
hep inandın... ve hep yitirendin...
hep bir rüyaydın...ve hep tükendin...

belki birgün diyerek avunmalara
yanıldın...
görmedi onlar, göremezler zaten
ne kadar kırılgan olduğunu bilemezler...
hissetmediler hissedemeyecekler
tüm terkedilişler seni incitemeyecekler...
yalnız ve ürkek gecelerinin dayanılmaz sessizliğinde...

kim bilebilir belkide ...
asıl yitirilen sendin ve geçmiş seni kaybetti...
kim bilebilir belkide ...
sen her gözlerini kapatıp sadece kendine gülümsediğinde onlar, tükenecekler...

ve birgün,
birgün sızlayan kalbinin gözyaşları seni sevecek..
her yitirilişin ardından ellerinde umutlarıyla gelen bir melek gibi
dokunurken sihirli sözlükleri ruhuna
sen hala tertemiz bir gülüşün tek mutluluğusun...

.......................................................................................................
Yağmur kokusu..

yakar yağmurlar bazen
üzerine düşen her bir damla alev alır yüreğinde
herkesten habersiz soğuk bir taş üzerinde
oturmuş, kavrulur ruhun sessizce

derin bir nefes alırsın içine
ne kadarda acıklı konuşur yağmur kokusu
baş dönmeleri kalp sızıları arasında
sokaklar boyu hüzün taşır yorgun bedenine vuran rüzgarın uğultusu

ve kaybolursun sokaklarında,
en az çocukluk anıların kadar kaybolursun
eski bir hatıranı şikayet ederken yağurlara
sızlayan gözyaşlarınla avunursun

sonra derin bir nefes daha çekersin acılardan
ve kalkarsın ayağa...
yürürken yavaşça hüzün dolu sokaklarında
çamurlara bata çıka kaybolursun oradanda sonunda
unutulan bir iki kelimenin sonunda.
yorgun bir ruhla...

...................................................................................................

dayanamaz ağlar tanrı , o her bir fısıltısını yitirdiğinde...

gecenin kırgın ayazında bir rüzgar fısıldar sessizce
yaralar onu soğuk ay ışıkları
dönmek ister güne kırgın küçük fırtına
bu hayat oyunlarımıydı onu bu kadar üzgün kılan...

gecenin kırgın ayazında bir rüzgar fısıldar gizlice
savurur belki savrulur
incitir onu bu sert iklim bunalımları...
ve çaresizliğin suskun gözyaşları yağmur olur yağar üzerine
dayanamaz ağlar tanrı , o her üzüldüğünde...
dayanamaz ağlar tanrı , o her bir fısıltısını yitirdiğinde...

evine dön kırgın küçük fırtına...
gece, bu yakamoz yalnızlıklara solmadan
evine dön kırgın küçük fırtına...
sihirli kelimelerin ,kayıp uçurum kıyılarına hapsolmadan ...

..........................................................................................................


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 23/04/2009 8:43 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

Yorgun siyah...

uykusuzdu gözlerim
basit kelimeler kurdum kendimce
hatırladıkça her bir anı, bir harf koydum yüreğime
satırlar çıktı sonra hüzün kokan buram buram
konuşmadım, zaten dışımdan okumayıda sevmemki ben
bilmelerine ne gerek var beni...

umutsuzdu gözlerim
yeşilden kahverengiye soldu sessizce
kaybolan renkleriydi sanki görebildikleri
ve biliyorduki birgün katran sevgisi olucaktı hayalleri
belkide güzeldir geceyi sevmek be ruhum. he-?

kapanıyordu gözlerim
ışıkları söndürülmüş bir şehir gibiydim
sürrealist umutlarla avunan bir çocuk kadar sakin
bu katran sevgisi ve dökülmüş saçlar içinde
belkide güzeldir sessizliği sevmek be ruhum. he-?

...................................................................................................

dokunuşlar çare değildir, dokunma...

kalbi delindi gözyaşlarının
bu sessiz geceler mi çare olur boşluklara
akar giden bir düşün karanlık gözlerinden
ne kadar soğuktur bilinmez, görülmez...

susturur heceleri hançerlercesine,
çaresiz ölür kelimeler her bir gözyaşında
çatlar dudaklar derin suskunluklarda
ve kapanır bir ruh kendine, bulanık bakışlarda
çözemez, bilemez...
nerededir ki kayboluşlar, o'an hissedilmez...

gözkapakların çöker durur olduğu yerde gece
ve hikayeler başlar siyah düşlerde
açılır gözlerin tekrar isyan edercesine
akar giden bir düşün karanlık gözlerinden
ne kadar yanar rüyalar, görülmez...
dokunuşlar çare değildir, dokunma...!

kim gerçekten hissedebilir gecenin soğuk düş travmalarında, yalnızlığı
kim hissedebilirki gözyaşlarının her bir intiharında bayan hüzün?

...................................................................................................

sen bilmesende rötar yaptı hayallerimiz...

sen bilmesende rötar yaptı hayallerimiz... en az bir kaç yüzyıl kadar
çünkü ne büyük bir aşktırki sana seni, banada beni unutturdu
ve aslında hiç olmadığımız biri olduk, bak Cecillia'...
ne ben buydum nede sen öyle,
evet, rötar yapmıştı düşlerimiz, en az bir kaç kuşak kadar gecikecekti..
daha ulaşamadan bizleride yitirecekti
pekala öylede oldu zaten ruh-u zerrem...
sen gittin bu mutluluk istasyonundan, ben gittim...
hiç bir zaman ya yakalayamadık kaçan trenleri
son seferi beklerken belki öküz gibi hissettimde kendimi..
baka kalmak hiçte iyi değilmiş be bayan hüzün...
piç gibi ortada kalmış umutları canlandırıyordum sanki
son olmayan derin bir boşluğun kadrolu elemanıydım...
sayarlardı gelip giden yolcular sürekli
söverlerdi soğuk suratıma bakarak,
yalnızlık, ümitsizlik bir de sen, diyerek...
doğru belki, ama kimi ilgilendirirki ?
beni benden başka kim bilebilirki ?
hiç kimse değilmi.. hiç kimse..
evet, sen bilmesende rötar yaptı hayallerimiz...
en az bir kaç yüzyıl kadar
çünkü ne büyük bir ahmaklıktırki mutluluk
sana beni, banada seni bağladı
evet, sen bilmesende rötar yaptı düşlerimiz...
bu koca mutluluk istasyonunda hüznün soğuk demirlerine uzanmış beklerken....
ahh, iyide. bu kimi ilgilendirirki ?

...................................................................................................

geceye ...

uzayıp giden saçlarımı yıkadım gece
akıp gider sandım tüm kirlerimi
karışır sandım gözyaşlarıma sıkıntılarım
kaybolur gider sandım soğuk yüzümün taş kesmişliğinde

öfkeli haykırışlarda yok ettim kendimi
geçmiş süsü verdim birazda üstüne...yakışmadı değil hani
ve yaktığım tek dal sigaranın ince ateşinde kavurdum ruhumu
her bir nefesten sonra bin sancı çektim içime
bir daha
bir daha
ve bi kez daha...

yarısı yere dökülmüş eski bir şarap şişesinde aradım kendimi
bir'an için kendi silüetimi görmüştüm sanki
yalnız, çaresiz ve tükenmeyi bekleyen..
ah' evet ruhum birçok eksik var bu sahnede.. hatırladım
şerefe diyebileceğim hiçbirşeyin olmadığı anladım sonunda

geceye ...
bir daha
bir daha
ve bi kez daha...
sessiz geceye içelim ruhum.
bensizliğe...
düşen göz kapaklarımın arasından hiçliğime vuran ay ışığının bile benle paylaşamadığı o soğuk geceye ...

şerefe gece.
hep böyle kahpe kal...

...................................................................................................

gözyaşların belli eder yüreğin sancılarını ...

rüyalarında kaybolmuşken hiç umut tuttumu ellerinden...
kıvranırken soğuk odanın buz kesmiş betonlarında,
gözyaşları belli eder yüreğin sancılarını bilmez misin?

tüketirken seni kalbinin geçmişlik hücresi
yaralı ellerini duvarlarına sürüp kaybedilenleri hissettinmi hiç?
sakin gözlerin bir anda ayaz geceye döner, görmezsin...
çatlar dudakların, gözlerinin büyü kalmaz..

ışıklar söner, tüm şehir susar, umutsuzluk nehirleri akar gözbebeklerinden...
gizlidir içinde saklanan kelimeler, anlayamazsın kir tutmuş uykularda, çözmelisin.
yaz kaderini yazlınca sessizliğinde, suskunluklarına hapsettiğin gülüşleri azad et...

ve uykusuzluklarında vurulmuşken hiç hüzün şarksı söyledinmi sen...
yıpranırken her'an mutsuz bakışlarında
gözyaşların belli eder yüreğin sancılarını görmez misin?

=)

...................................................................................................

...Bayan Hüzün

temmuz yağmurlarını bilirmisin bayan hüzün?
bir anda gelip giderler sen gibi...
soğuk bir pazartesi günü yazdınmı hiç bayan hüzün?
bir anda gelip gider kelimeler sen gibi...

adına şarkılar söylerler duymazsın
mutluluk sana yakışmıyor, yakışmayacak!
gülümseme, gülme.. hayat sana yakışmıyor...
kutulamadığın yalnızlık peşinden gelir, bak...
mutluluk sana yakışmıyor, yakışmayacak!

yıkılmış siperler ardında esaretine bürünmüş hayaller
bayan hüzün, bayan hüzün
hayır! hayır, bu değildin sen!

kimler için ağladın yıllarca, bilirmisin?
bayan hüzün, bayan hüzün
gözyaşların kadar tükeniyorsun
bayan hüzün, bayan hüzün
kalkma vakti geldi bu umut bulutsuzluklarından

bayan hüzün elveda...

...................................................................................................

halâ..

uykusuzdum dün gece,
uykusuzluğuma küfrettim
bir sağa bir sola sallanmalarım vardı benim
nereden baksan tavaf etmişimdir bir kapıyı bir duvarı

uykusuzdum dün gece,
yaralı kalbimin ve akılsız başımın sızlamalarını dinledim
onlarda bana küfrediyorlardı. yeter artık diye!
ama bu sefer biraz ileri gitmişlerdi sanki
ana avrat düz kaydılar yalnızlığıma
titremelerim geldi. gözlerimin önüne yüzler geldi
ama ben hala uykusuzdum...

tavaf etmelerin ortasında dinmişti kalbimin ağrıyan yağmurları
ama aklımı kurcalayan her neyse halâ yakıyordu beni
halâ ...
halâ...

sonra bir vakit dağınık saçlarımın arasından kızarmış gözlerime vuran ışığı gördüm
sabah olmuştu...
ve ben halâ tavaf etmelerimle meşguldüm..
7 miydi 8 miydi bilmiyorum ama bene en az 17 kere tavaf etmiştim
bir duvarı bir kapıyı...

anlamsızlıkların içinden sızlayan zihnime bir hayal düştü sonra
ya duvara vuracaktım sızlamalara sarılmış başımı
yada bu kapıdan çıkıp kurtulmayı ümid edecektim..
saçlarımı gözlerimin önünden çektim, gözlerimi ovaladım
sonra bir duvara bir kapıya baktım.
duvarı seçsemde fayda etmeyecekti anladım.
zaten dibe vurmalarım yüzünden halâ sızlıyordu...
ben kapıdan çıktım...
sızlamalar aklımdan çıkmadı...
halâ...
halâ...

...................................................................................................

Cecillia

fısıldadım ismini şarkılara gün aşırıya varınca
ellerime sardığım şarap kadehine sor,
sor, anlatsın bendeki sensizliği
adını verdim bak ruhuma.
hep benimle, hep bedenimle kal diye...
seni sakladım soğuk yudumlarıma
kendimi kaybedene dek seni hatırlamak umuduyla,
gün aşırıya varınca Cecillia'

gözlerimi kapatırım seni görürüm göz kapaklarımdaki kızarıklıklarda
her bir noktada bin sen varsın...
açarım gözlerimi yavaşça
ve yüzüme vuran ışıkların her bir zerresinde saklanmışsın
görüyorum Cecillia'
gün aşırıya varınca sen doluyorsun kaybolmuşluklarıma

biliyorum Cecillia'
sen beni bilmesen bile ben seni biliyorum
görüyorum, işitiyorum ve hissediyorum
tüm duyularımı sana adadım ve senden başka hiçbirşeyi anlamak istemiyorum...

sen ise anlamıyorsun Cecillia'
anlamadığından değil... anlamak istemediğinden
sen hariç tüm şarkılara öğretmişken seni
sen bilmiyorsun daha beni ,gün aşırıya varınca
sevmiyorsun Cecillia'
sevmiyorsun benim seni sevdiğim gibi...

kilitlediğim kapılardan geçmek isterken zorlanıyorsun
kırdığım hayali benden geri istiyorsun.
şarap kadehinin feryatlarında gün aşırıya varınca,
sen doluyorsun gene sessizce ruhuma... Cecillia'

...................................................................................................

ruhun aynalarım...

acı rüzgarları savurur bedenini, bilebilir misin sen bunu
değiştiremez hiçbirşey anlamsızlıklarının yerini
hayatın boşluklarında bir ben vardım derken
savrulur gidersin çok daha uzaklardaki fırtınalara

eskiden olsa tapardın mutluluğa
ne değiştide gözden düştü hayat
tekrar belkide, tekrar sevebilmek o bir anlık gülümsemeyi
bakışları bakışlarının önünden kelebek ömrü misali yok olur gider
ve sen savrulup hırpalanmaya devam ederken...

oyunlar oynadığın birini görürsün eskiden
içinden gelen sesin en acıklı tınılarıdır bakışları
çocukluk hayalleri kurduğun birini görürsün eskiden
o deyip sarıldığın benliğinin silüetidir, bilemezsin

ve adarsın kendini tekrar kırılmışlıklara
vururlar durmadan yüreğine günah çıkartmaya çalışırlarcasına
ne bir günahtı bakışlarında yatan isim, nede bir iyilik parıltısı
saplarlar durmadan kendinden bile sakladığın çocuklarına geçmişinde dövülmüş mutsuzlukları

ve bir sabah uyanır gözyaşların tüm haykırışlarından
tutunmasını bilir tekrardan azad edilmiş huzura
sırf görebilmek adına belkide tekrardan
çocukluk hayallerinde kaldığı gibi
tekrardan sarılmak umutlara...


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 23/04/2009 8:47 pm
satanicdreams
(@satanicdreams)
Gönderiler: 375
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

ve işte düş olmak' [down ]

kaybolmak bir daha hayata
down sendromları geçirmiş kalplerimiz arasında
amaçsız ve umarsız
kanıp gitmek sanki bir daha
kapanık ruhlarımıza intihar saldırılarına
ve inanmak...
neye inanman gerektiğini bilmen gerektiği gibi inanmak...
uzun uzun düşünmek
yaşamak
geceye sarılmak ve ölmek
ve inanmak bir daha
bakışlarından akıp giden zamana...
kaybolmak bir daha
kişilik bozuklukları geçirmiş umutlarımız arasında
gel - gitler...
sürtüşmeler..
ve yoksun kalmalar hayata
suskunlukların yanı başında..
yabancı dilden tiyatrolar oynamak kendi kendiliğine
anlamsızlıklar ve anlamlarla
gerçeği bırakıp maskelerle aldanmalarla
kırılmak bir hayata
başka bir hayatın çağrışımlarında
kırılmak, yanmak, kavrulmak yalnızlığında
ve kül olmadan yeni olmak..
imkansızlık kadar gerçek
gerçek kadar yalan
ve yalan olmak
kaybolurken bir haykırışın tınılarında
azatçı olmak kendi kaderine parsel parsel..
kabullenmeden yaşamak, yaşama çabalamak
kibirinde yaratıp, kelimelerinde yoketmek..
yılgın bir uçurumun fısıltılarına kapılmak,
devrilmek..

ve işte düş olmak'
down sendromları geçirmiş kalplerimiz arasında,
yersiz beyinsizliklerimizle...
ve işte düş olmak'
tüm bu fanî çöküşlerimizde...

[down ]`,
soner...
nietzsche


nedenler yaratırken uzaklaş yavaşça keyifli haller kahvehanenden..

[abyss krynn]

 
Gönderildi : 02/05/2009 10:13 am
Paylaş: