İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

W Harfi TDK'da

43 Gönderiler
16 Üyeler
0 Reactions
7,883 Görüntüleme
Halleluja
(@halleluja)
Gönderiler: 362
Reputable Member
 

Anlatmaya çalıştığım insanlara neden topyekün türkçe dilinin dayatılması. Bu kadar insan kendi kaderleri ile mi türkçeyi öğrenmek istediler. Türkçeye karşı değilim ama bunun tarihin başına bu şekilde dayatılması karşıyım.

Arapçadan ya da Farsçadan kelime ya da benzeri şeylerin girmesi yarar değil aksine varolan dili bitirmeye ve de topluma ayar çekmenin bir getirisi olarak görülmesi lazım. Bu kadar insanın ertesi gün türkçeyi konuşacak istemeleri ya da kendi dillerini bırakmak isteyecekleri hiç de mantıklı gelmiyor.

Sınırlarımızın dahilinde öğrenilmeye değer o kadar dil varken avrupa merkezli dillere de karşıyım ayrıca..


"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."

Josef Stalin

 
Gönderildi : 05/03/2010 1:49 pm
LeoTolstoy
(@leotolstoy)
Gönderiler: 76
Trusted Member
 

Türkçe ile aranın iyi olmadığı aşikar biçimde gözüküyor zaten, sevmek zorunda da değilsin ama yazarken biraz daha düzgün cümleler kurup anlatım bozukluklarını önlemeye çalışırsan daha rahat anlayabiliriz seni. Daha verimli bir tartışma ortamı oluşturabiliriz böylece.

Türkçenin dayatılması derken neyi kastediyorsun? Azınlıkların kendi dillerini kullanmalarını önlemeye yönelik yaptırımlar mı uygulanıyor? Bu konuda bizi bilgilendirirsen güzel olur. Şayet ben böyle bir şey bilmiyorum. Birilerinden, onlara kendi dillerini bırakıp Türkçe konuşmaları gerektiği mi telkin ediliyor da bir dayatmadan söz ediyorsun. "Tarihin başına bu şekilde dayatılması" ifadesini bir türlü anlayamadım.

Benim anlatmaya çalıştığım şuydu: Arapça ve Farsça kaldırıldı demişsin, ben de bunun ne zaman olduğunu merak ediyorum. Ve de diyorum ki eğer bu dillerin kaldırılmalarından kastın Türkçedeki dili sadeleştirme çabalarıysa bu oldukça doğal ve de hiçbir şekilde eleştirilemeyecek bir çabadır. Çünkü kimlik bulma ve de onu koruma çabası gerek bireysel, gerekse toplumsal bazda insanın en elzem faaliyetidir. Sen sen olamadıktan sonra yaşamının bir anlamı kalır mıydı? Yaşamına öykündüğün, onun gibi olmak istediğin bir insan zaten mevcut durumda ise bir ikincisine hiç mi hiç gerek kalmaz bana sorarsan. Buna benzer şekilde, bir toplum kendi kültürünü koruyamayıp diğer kültürlerin hegemonyası altına girer ve kendisinden kültürce daha zengin olan bu toplumların basit bir taklidi, bir türevi haline gelirse o insanların varolmalarının ne anlamı olabilir? Köle veya nüfus fazlası olan, kendisi değil de bir başkası olan insanların kendisine yararı dokunamazken dünyaya, insanlığa, insanlığın geleceğine ne faydası dokunabilir?

Kültürü muhafaza edip geliştirmenin yolu da bir toplumun konuştuğu dilden geçer. Çünkü dil tüm düşünsel eylemlerimize yön veren en önemli toplumsal bileşendir. Yalnızca fikirlerimizi, duygularımızı birbirimize iletme aracı değil, düşünebilme aracımızdır. Herhangi bir şeyi düşünürken içimizden konuşuruz, yani konuşmadığımız, herhangi bir kimseyle iletişim içinde bulunmadığımız anda bile düşüncelerimize dil yön verir. Bu yüzden farklı diller farklı fikirlere gebedir, bu da dilin önemli bir kimlik göstergesi olduğunun apaçık kanıtıdır. Zaten toplumların arasındaki keskin farklar, tarihleri, bulundukları coğrafya ve onlarca farklı etmenin yanında konuştukları dillerin farklılığı ölçüsünde oluşur, hatta dil bu etmenlerin en can alıcı olanıdır. İşte bu yüzden, farklı toplumların farklı düşünce yapıları geliştirmelerinin en önemli nedeni konuştukları farklı dillerdir.

Tüm bu sebepler bir toplumun, dilini neden koruması, onun farklı dillerin boyunduruğu altına girmesini neden engellemesi gerektiğini açıkça gösteriyor sanırım. Bu yönde yapılan çalışmaları da eleştirmek değil, takdir etmek gerekir diye düşünüyorum. Yalnız önemli bir noktaya da değinmeden geçmeyeyim: Dili sadeleştirme işlemlerinde, yabancı kelimeleri ayıklama çabalarında aşırıya kaçmak da çok tehlikelidir. Bu konuda asla fanatik olmamak gerekir, çünkü bir toplum herhangi bir konuda bir başka toplumdan üstün olabilir. Bu üstünlük doğal olarak dile de yansır ve insanlığa getirilen herhangi bir yeniliği elimizin tersiyle itip kendi içimize kapanmak, her aradığımızı kendi dilimizde bulabileceğimizi düşünmek akıl almaz bir hata olacaktır. Bu yüzden son cümlende belirttiğin Avrupa dillerine karşı olma durumun da bana pek sağlıklı bir düşünce tarzı gibi gelmiyor. İnsanın uygarlık konusunda biraz açgözlü olması, bir fikir, düşünce veya yenilik nereden gelirse gelsin önyargısız biçimde değerlendirmeye alınması gerektiğini düşünüyorum.

Tam olarak aynı dili konuşmuyor da olabiliriz. Dediğim gibi cümlelerinden çok net bir tema çıkaramadım. Ama benim bahsettiğim şey toplumun kimlik bulma çabası ve onu korumasıyla ilgili bir düşünceydi.

Konunun bir "w" harfinden buralara gelmesi biraz tuhaf kaçabilir ama bunları söylemeden de geçmemek gerektiğini zannediyorum.


http://www.classicallibrary.org/

 
Gönderildi : 06/03/2010 4:48 pm
Zarathustra
(@zarathustra)
Gönderiler: 70
Trusted Member
 

LeoTolstoy gayet güzel açıklamış ancak yazmadan edemedim.

Arapça ve Farsça'nın Türkçe'den zengin olduğunu nereden biliyorsun Halleluja? Divan-ı Lügatit Türk'ü okumanı tavsiye edebilirim.

Hangi toplum kendi kaderi ile dili öğrendi? İngiltere'deki insanların kendi seçimi mi İngilizceyi öğrenmek? Peki onlar seslerini çıkarıyorlar mı?

Türkçe, dünyadaki en zengin dillerden. En az Arapça (!) kadar.

Bize İngilizce öğretirken "Bu zamanın Türkçede karşılığı yok." diyen hocalarımız bilmezler ki İngilizcede 12-13 zaman varken Türkçede 30 tane zaman ifadesi olduğunu!

Dediğin gibi keşke Arapça ve Farsça tamamen kaldırılmış olsaydı da biz kendi dilimizle tanışabilseydik. Ne yazık ki birçok kelime Arapça ve Farsça kökenli. Ancak zaten Arapça ve Farsça bizim söyleyiş yapımıza da uymuyor. Yoksa "midenuvaz"ı maydanoz , "kefçe" yi kepçe, "zülfazl"ı solfasol yapmazdık.

Türkçe, Türkiye Cumuhriyeti'nin anadili. Bu yüzden bu türde düşünceler üretmeye gerek yok.


Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu. Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu. Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu??

 
Gönderildi : 09/03/2010 12:30 pm
Halleluja
(@halleluja)
Gönderiler: 362
Reputable Member
 

Gönderen: @leotolstoy
Türkçe ile aranın iyi olmadığı aşikar biçimde gözüküyor zaten, sevmek zorunda da değilsin ama yazarken biraz daha düzgün cümleler kurup anlatım bozukluklarını önlemeye çalışırsan daha rahat anlayabiliriz seni. Daha verimli bir tartışma ortamı oluşturabiliriz böylece.

Türkçenin dayatılması derken neyi kastediyorsun? Azınlıkların kendi dillerini kullanmalarını önlemeye yönelik yaptırımlar mı uygulanıyor? Bu konuda bizi bilgilendirirsen güzel olur. Şayet ben böyle bir şey bilmiyorum. Birilerinden, onlara kendi dillerini bırakıp Türkçe konuşmaları gerektiği mi telkin ediliyor da bir dayatmadan söz ediyorsun. "Tarihin başına bu şekilde dayatılması" ifadesini bir türlü anlayamadım.

Benim anlatmaya çalıştığım şuydu: Arapça ve Farsça kaldırıldı demişsin, ben de bunun ne zaman olduğunu merak ediyorum. Ve de diyorum ki eğer bu dillerin kaldırılmalarından kastın Türkçedeki dili sadeleştirme çabalarıysa bu oldukça doğal ve de hiçbir şekilde eleştirilemeyecek bir çabadır. Çünkü kimlik bulma ve de onu koruma çabası gerek bireysel, gerekse toplumsal bazda insanın en elzem faaliyetidir. Sen sen olamadıktan sonra yaşamının bir anlamı kalır mıydı? Yaşamına öykündüğün, onun gibi olmak istediğin bir insan zaten mevcut durumda ise bir ikincisine hiç mi hiç gerek kalmaz bana sorarsan. Buna benzer şekilde, bir toplum kendi kültürünü koruyamayıp diğer kültürlerin hegemonyası altına girer ve kendisinden kültürce daha zengin olan bu toplumların basit bir taklidi, bir türevi haline gelirse o insanların varolmalarının ne anlamı olabilir? Köle veya nüfus fazlası olan, kendisi değil de bir başkası olan insanların kendisine yararı dokunamazken dünyaya, insanlığa, insanlığın geleceğine ne faydası dokunabilir?

Kültürü muhafaza edip geliştirmenin yolu da bir toplumun konuştuğu dilden geçer. Çünkü dil tüm düşünsel eylemlerimize yön veren en önemli toplumsal bileşendir. Yalnızca fikirlerimizi, duygularımızı birbirimize iletme aracı değil, düşünebilme aracımızdır. Herhangi bir şeyi düşünürken içimizden konuşuruz, yani konuşmadığımız, herhangi bir kimseyle iletişim içinde bulunmadığımız anda bile düşüncelerimize dil yön verir. Bu yüzden farklı diller farklı fikirlere gebedir, bu da dilin önemli bir kimlik göstergesi olduğunun apaçık kanıtıdır. Zaten toplumların arasındaki keskin farklar, tarihleri, bulundukları coğrafya ve onlarca farklı etmenin yanında konuştukları dillerin farklılığı ölçüsünde oluşur, hatta dil bu etmenlerin en can alıcı olanıdır. İşte bu yüzden, farklı toplumların farklı düşünce yapıları geliştirmelerinin en önemli nedeni konuştukları farklı dillerdir.

Tüm bu sebepler bir toplumun, dilini neden koruması, onun farklı dillerin boyunduruğu altına girmesini neden engellemesi gerektiğini açıkça gösteriyor sanırım. Bu yönde yapılan çalışmaları da eleştirmek değil, takdir etmek gerekir diye düşünüyorum. Yalnız önemli bir noktaya da değinmeden geçmeyeyim: Dili sadeleştirme işlemlerinde, yabancı kelimeleri ayıklama çabalarında aşırıya kaçmak da çok tehlikelidir. Bu konuda asla fanatik olmamak gerekir, çünkü bir toplum herhangi bir konuda bir başka toplumdan üstün olabilir. Bu üstünlük doğal olarak dile de yansır ve insanlığa getirilen herhangi bir yeniliği elimizin tersiyle itip kendi içimize kapanmak, her aradığımızı kendi dilimizde bulabileceğimizi düşünmek akıl almaz bir hata olacaktır. Bu yüzden son cümlende belirttiğin Avrupa dillerine karşı olma durumun da bana pek sağlıklı bir düşünce tarzı gibi gelmiyor. İnsanın uygarlık konusunda biraz açgözlü olması, bir fikir, düşünce veya yenilik nereden gelirse gelsin önyargısız biçimde değerlendirmeye alınması gerektiğini düşünüyorum.

Tam olarak aynı dili konuşmuyor da olabiliriz. Dediğim gibi cümlelerinden çok net bir tema çıkaramadım. Ama benim bahsettiğim şey toplumun kimlik bulma çabası ve onu korumasıyla ilgili bir düşünceydi.

Konunun bir "w" harfinden buralara gelmesi biraz tuhaf kaçabilir ama bunları söylemeden de geçmemek gerektiğini zannediyorum.


Yazım hatalarımdan dolayı kusura bakma. Elimden geldiğince doğru yazmaya gayret ettim, ediyorum da.

Diyarbakır cezaevinde “Türkçe konuş, çok konuş” sloganını ve yapılan işkenceleri hatırlıyorsundur. Ayrıca halen hapishanelerde Kürtçe konuşmaya yönelik hapishane yönetimi tarafından yasalara aykırı kurallar ve cezalar uygulanmakta. Burjuva medyanın tabi ki bu tür haberleri yapması beklenemeyeceği gibi senin bilmemen de değil öğrenmemiş olman ayıp.

Bu ülke kurulurken “devrim” adına yapılan ne varsa hepsi “Batıcılık=Kemalizm” eksenin de yapıldığı ve Batıcılık’ında Batı’daki emperyalist merkezlerin gözünden bakıldığında Doğu’nun aşağılanması olarak anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ile dayatma dolaylı yollardan olmuştur. Halkın bunu algılaması ve ya iyi-kötü ayrımını yapması beklenemez. Dolayısıyla emperyalistlere bağımlı bir sömürge olmanın yollarından biri onların istediklerini ulusal çıkar diye kabul ettirmektir halka. Dün olduğu gibi bugünde aynen ne varsa bu şekilde işlemektedir. Kısacası bu konunun temelleri çok derinlere gitmektedir.

Arapça ve Farsça’nın kaldırılması cumhuriyet dönemi ve sonrasını kapsar. “Kaldırılması” biraz iyi niyet göstergesi gibi oldu ama resmen kazınmıştır. Nedeni ise oldukça siyasi ; Batıcılık=Kemalizm

Bir de şunu sormak lazım. Osmanlı döneminde en fazla katlettiği Türkmenler olmasına rağmen Türkçe gibi bir dilin yaratılması ve ya var olup olmamasını düşündük mü hiç ?

Neden kimlik bulma ihtiyacı hissetsin ki toplum ?
Senin o kimlik bulma ya da özü ve aslı “kürt” olan Ziya Gökalp’in dediği bu ülkeye bir “millet” gerek deyip olmayan bir şeyi yaratma çabasının bir ürünüdür. Bu tür kimlik bulma dalaveralarına halkın ya da toplumların ihtiyacı yoktur. Devletlerin ve siyasi hegemonyaların ihtiyacı vardır. Yoksa herkes bana anne ve babasının 2-3 nesil öncesini söylesin, söyleyeyim onlara aslında ne olduklarını..

Kültürler ve diller ekseninde yazdıklarını söylenecek pek bir şey yok. Doğruya doğru.

Gönderen: @zarathustra
LeoTolstoy gayet güzel açıklamış ancak yazmadan edemedim.

Arapça ve Farsça'nın Türkçe'den zengin olduğunu nereden biliyorsun Halleluja? Divan-ı Lügatit Türk'ü okumanı tavsiye edebilirim.

Hangi toplum kendi kaderi ile dili öğrendi? İngiltere'deki insanların kendi seçimi mi İngilizceyi öğrenmek? Peki onlar seslerini çıkarıyorlar mı?

Türkçe, dünyadaki en zengin dillerden. En az Arapça (!) kadar.

Bize İngilizce öğretirken "Bu zamanın Türkçede karşılığı yok." diyen hocalarımız bilmezler ki İngilizcede 12-13 zaman varken Türkçede 30 tane zaman ifadesi olduğunu!

Dediğin gibi keşke Arapça ve Farsça tamamen kaldırılmış olsaydı da biz kendi dilimizle tanışabilseydik. Ne yazık ki birçok kelime Arapça ve Farsça kökenli. Ancak zaten Arapça ve Farsça bizim söyleyiş yapımıza da uymuyor. Yoksa "midenuvaz"ı maydanoz , "kefçe" yi kepçe, "zülfazl"ı solfasol yapmazdık.

Türkçe, Türkiye Cumuhriyeti'nin anadili. Bu yüzden bu türde düşünceler üretmeye gerek yok.


Arapça ve Farsça’nın tarih ve kültür bakımından Türkçe’den eski ve doğallığında zengin olduğunu tartışmam bile. O yüzden sonunda ya da başında “Türk” olmayan tarih kitapları okumanı tavsiye ediyorum.

Kitapçı tavsiyesidir yukardaki 

Tarihe bakarsan ki, o sana söylemekte. Emperyalist ülkeler varolduklarından itibaren kendi dillerini korur ve yayarlarken senin ülkende Osmanlıca,Arapça ve Farsça v.s. dil varken yumurtadan çıkar gibi bir dil “Türkçe” çıkarsa garibine gitmiyorsa söyleyebileceğim en basit şey okumaktır.

Arapça ve Farsça kökenli olması senin dilini sözde zenginleştirirken, diğer 2 dile mensup halkları,kültürleri ve ilişkileri yontar. Okullar köle imal ettiği için düz mantık çalışıyor kafalar.

Birçok kelime senin söyleyiş tarzına uymuyor olabilir. Ama kendine adına konuşmanda fayda var. Başka halklar adına konuşmak ve neyi düşünüp, düşünemeyeceğimize “özne” olanlar karar verir.


"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."

Josef Stalin

 
Gönderildi : 12/03/2010 3:57 am
karaphum
(@karaphum)
Gönderiler: 650
Honorable Member
 

Bu ülke kurulurken “devrim” adına yapılan ne varsa hepsi “Batıcılık=Kemalizm” eksenin de yapıldığı ve Batıcılık’ında Batı’daki emperyalist merkezlerin gözünden bakıldığında Doğu’nun aşağılanması olarak anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ile dayatma dolaylı yollardan olmuştur. Halkın bunu algılaması ve ya iyi-kötü ayrımını yapması beklenemez. Dolayısıyla emperyalistlere bağımlı bir sömürge olmanın yollarından biri onların istediklerini ulusal çıkar diye kabul ettirmektir halka. Dün olduğu gibi bugünde aynen ne varsa bu şekilde işlemektedir. Kısacası bu konunun temelleri çok derinlere gitmektedir.

Arapça ve Farsça’nın kaldırılması cumhuriyet dönemi ve sonrasını kapsar. “Kaldırılması” biraz iyi niyet göstergesi gibi oldu ama resmen kazınmıştır. Nedeni ise oldukça siyasi ; Batıcılık=Kemalizm


Sana kısa birşey söyleyeceğim ki bu konuda kulaktan dolma bilgilerle yetişen senin gibi genç kardeşlerimi aydınlatayım...

Kemalizm'de batıyı övme doğuyu aşağılama diye birşey yoktur.böyle anlaşılmasının sebebi insanların "yahu bu Kemalizm nedir neyi hedefler?" diye düşünmemesi ya da kulaktan duyma bilgiler ya da dini kullanan yobazların "Tarihi gerçeklere dayalı" damgalı (hiçbirşekilde kaynakçası olmayan) kitapları okumalarıdır.

Medeniyet, her yerde olabilir doğuda ya da batıda. Nerede olursa olsun medeniyetin olduğu yerde olunmak zorunludur. Bugün medeniyet batıdadır. Bugün için batıyı örnek alınmalı. Atatürk de bunu destekler nitelikte açıklama yapmıştır.

Dilde sadelik yapmak, azınlıkları ezmek kısıtlamak amacı gütmez. Ecdadını tanımak unutmamaktır amaç.

Bir de şunu sormak lazım. Osmanlı döneminde en fazla katlettiği Türkmenler olmasına rağmen Türkçe gibi bir dilin yaratılması ve ya var olup olmamasını düşündük mü hiç ?

Osmanlı döneminde birçok isyan çıkmıştır. İsyana önayak ve yandaş olan herkes katledilmiştir. Doğrudur yanlıştır bu ayrı. Kimse kimseyi boş yere öldürmez.

Bir de şu soruna gelelim. Türkçe'nin yaratılması diye birşey yoktur. Türklerin bilinen tarihi 10000 yıldır. Eğer zahmet edip TTK ve TDK'nın resmi sitelerine girersen Atatürk'ün emriyle yapılan araştırmalar, yazışmalar ve tezlere ulaşabilirsin.

Tarihe bakarsan ki, o sana söylemekte. Emperyalist ülkeler varolduklarından itibaren kendi dillerini korur ve yayarlarken senin ülkende Osmanlıca,Arapça ve Farsça v.s. dil varken yumurtadan çıkar gibi bir dil “Türkçe” çıkarsa garibine gitmiyorsa söyleyebileceğim en basit şey okumaktır.

Arapça ve Farsça kökenli olması senin dilini sözde zenginleştirirken, diğer 2 dile mensup halkları,kültürleri ve ilişkileri yontar. Okullar köle imal ettiği için düz mantık çalışıyor kafalar.


Tekrar söylüyorum Türklerin ve Türkçe'nin bilinen tarihi 10000 yıldır. Türkçe yumurtadan çıkar gibi çıkmamıştır. Osmanlı'da halk zaten Türkçe konuşuyordu. Tek eksik alfabe idi. Resmi yazışmalarda Osmanlıca kullanılıyordu. Yapılan şey, Türkçe'yi resmileştirip ona uygun, Medeni bir alfabe oluşturmaktı.

Hangi kitabı okuduğunu bilmiyorum. Her yazar doğrudur diye bir kaide yok. Okuduğun kitaplara dikkat et.

ayrıca Osmanlıca'da farsça ve arapça birçok kelime bulunması, Osmanlı egemenliğindeki Yunanlıları, Bulgarları, Gürcüleri, Ermenileri, Rumları, Kürtleri vs. azınlıkları yontmuş mudur?

Eğitim sistemimizin mükemmel olduğunu söylemeyeceğim. çünkü yanlışlıklar çok. Bu demek değildir ki okullar düz mantıkta eğitim veriyor. Hem biz robot muyuz?

Bak ben mimarlık fak. öğrencisiyim. Okuluma bir süreliğine ara verdim. Okuduğum ülkede Türkiye'dekinden farklı olarak birkaç ders var. Mesela Türkiye'de bizans yapıları ve kültürü olmasına karşın bizde bu yoktu. Bizde olan ders de Türkiye'de yok. Sonra farkettim ki Okul bize temel bilgiyi veriyor. Sen temel bilgiyi kavradın mı aferin al sana diploma bundan sonrası senin kendini geliştirmene bakar diyor.

ayrıca kusura bakma da özgürlük diye çoluk çocuk ayırt etmeden katliam yapan bir milleti kim neden bu ülkede sevsin? çumhuriyet kurulduğu zaman Ermenilerle Kürtlerin birlikte dağlarda saklanıp belli aralıklarla köylere baskınlar yaptıklarını kızları kaçırdıklarını "Türk'üm" diyenleri öldürdüklerini biliyor musun? benim dedemin dedesi ve arkadaşları dağlara Kürt ve Ermeni kellesi avına çıkmaya başlamışlardır. Ben böyle asil bir milletin torunuyum.
Ben o bahsettiğin hapishane savcısı olsaydım bu yapılanlar bana az bile gelirdi. Sen Osmanlının yaptıklarından bahsediyorsun da biraz yakın tarihine bak. Mesela 1960 ihtilalini sorsam kim bana düzgün bir şekilde ayrıntısıyla, gelişen olayları anlatacak? Belki bir elimin parmağı kadar kişi.

Bir benzetme yaparak sözümü bitireceğim. Eğitim bir bitki olsun. Biz de farklı yapıdaki toprak. Sana soruyorum: aynı bitki her toprakta biter mi?
Her toprakta farklı bitki biter değil mi? Toprağın yapısına göre bitki çeşitliliği vardır. Şimdi senin mevzuna gelelim: Ben lisede Fen bölümündeydim. Herkes fenci, Tm va ya Sosyalci olabilir mi? Herkes Senin mantığında olabilir mi? Sana göre senin mantığın dışındaki herkes düz mantık değil mi?

Türkçe'mize w q x harflerinin girmesine karşıyım. Çünkü alfabemizde ve kelimelerimizde sorun yok.


Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.

Emerson

 
Gönderildi : 01/04/2010 4:09 pm
Brutalia
(@brutalia)
Gönderiler: 482
Honorable Member
 

neden olmasın.. pezewenk pezevenkdouble


Killer to the left
Killer to the right
Stand up Sit down
Fright Fright Fright

 
Gönderildi : 13/04/2010 11:57 pm
Zarathustra
(@zarathustra)
Gönderiler: 70
Trusted Member
 

Halleluja, cevap biraz geç oluyor kendi adıma ancak senin bahsettiğin aslı "Kürt"olan Ziya Gökalp de benim gibi düşünüyor olacaktı ki, Osmanlıcayı bir yana bırakıp halkın dilini esas alalım, halk dilinde karşılığı olan Arapça-Farsça sözleri atalım, yazı dili halkın kullandığı dil olsun aydınların kullandığı dil değil, yeni terimler aranacağı zaman ek ve köklerle olmazsa birleştirme, olmazsa Türkçesi bulununcaya kadar ödünç alınsın ancak başka dilin kuralları alınırsa o dilin ölüm fermanı olur demiştir.
İçinde "Türk" geçen kitapları okuma vaktidir artık. bugüne kadar başka kitapları da çok okudum merak etme. yukarıda yazdıklarım da Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları kitabında geçiyor.
İlla Türk-Kürt meselesini ya da kimlik meselesini açacaksan yine "Kürt" asıllı Ziya Gökalp'in Türk Kimdir? makalesini okumanı tavsiye ederim. Orada da bir sosyolog olarak " Irk, hayvanlara mahsus bir terimdir. Safkan at vs. olur. Ama safkan Türk vs. olamaz. Yedi göbek sülalesi Türk olsa da vatana ihanet ediyor ya da annesi babası Ermeni ama vatan için çalışıyorsa hangisi Türk?" demiştir. Bak, adında Türk de geçse gerçekler söylenebiliyor demek ki. Ya da Ziya Gökalp hepimizin zannettiği gibi faşist değil belki de.
Emperyalist ülkeler kendi dillerini koruyorlar demişsin.. Bak ne güzel. Amerika'da yerli Amerikalı yok nerdeyse, ama kimse ben de bilmem neyim deyip kendi dilini konuşmaya kalkmıyor.
Türkçe diye bir dil çıkmak zorundaydı. Zaten vardı da. Resmileşmek zorundaydı. Yoksa Arap-Fars etkisinden hala çıkamazdık.

Ne demiş ilk Türk sosyolog Ziya Gökalp, "Şeb sizin ley sizin gece bizimdir."

Bunlar da Türkçeci tavsiyeleri :)


Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu. Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu. Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu??

 
Gönderildi : 16/04/2010 11:40 am
karaphum
(@karaphum)
Gönderiler: 650
Honorable Member
 

Halleluja yalan oldu


Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.

Emerson

 
Gönderildi : 16/04/2010 1:09 pm
SMITD
(@smitd)
Gönderiler: 2752
Famed Member
Konu başlatıcı
 

İsterseniz Provakatörlük yapabilirim Beyin Açıcı olur :)


SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work

 
Gönderildi : 16/04/2010 1:13 pm
karaphum
(@karaphum)
Gönderiler: 650
Honorable Member
 

Gönderen: @smitd
İsterseniz Provakatörlük yapabilirim Beyin Açıcı olur :)

kendi düşüncelerini yazsan daha gerçekçi olmaz mı?


Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.

Emerson

 
Gönderildi : 16/04/2010 1:15 pm
SMITD
(@smitd)
Gönderiler: 2752
Famed Member
Konu başlatıcı
 

Gönderen: @karaphum
Gönderen: @smitd
İsterseniz Provakatörlük yapabilirim Beyin Açıcı olur :)

kendi düşüncelerini yazsan daha gerçekçi olmaz mı?

Güzel fikir ama ben bu konuda söyleyeceğim kadarını yazmışım.Gerisini kendime saklamayı daha uygun görüyorum...


SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work

 
Gönderildi : 16/04/2010 1:25 pm
karaphum
(@karaphum)
Gönderiler: 650
Honorable Member
 

eyw zaten karşı tarafı bu konuda tatmin etmişiz ki aksi görüşü savunan yok :)


Şu anki hislerin, oluşmakta olanın mükemmel yansımasıdır.

Emerson

 
Gönderildi : 16/04/2010 2:02 pm
Teddy
(@teddy-2)
Gönderiler: 758
Prominent Member
 

Ülkenin "w" gibi bi harfe cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ihtiyaci olmamıstır.Olsaydı zaten bunu oluşturan zihniyet onuda koyardı içine.Türkçeyi geliştirme adı altında o "duygusal yorumlara" sebep olan hislerin düşmanı bir amacla yapiyorlar bunu bence.Komplo teorisi olabilir ama bi iç oluşum var.Ve bi çok azınlık" istediğimizi alıcaz" modunda konuşabilicek gücte artık.insanlara saygı duymak ile onlara otorite sağlamak ayrı şeyler.Ve Türkçeyi Ayaklıbindirgec tarzı şeyleri Araba otomobil yada otobuse cevirmek kolaylaştırmak bi nebze görevidir belki bu kurumun,ama kalıplarını kırıp sınırlarını aşmamalı.Türk Edebiyatcıları umarım bunu görürler.


Azıma sıcıyım.evet yapayim bunu.

 
Gönderildi : 27/11/2010 2:03 pm
Sayfa 3 / 3
Paylaş: