Forum
MEKSİKA (DOMUZ) GRİBİ’NDE OZONTERAPİ EN ETKİLİ KORUNMA VE TEDAVİ METODUDUR Ozonterapi, doğrudan antiviral etkisi ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği için Domuz Gribi Virusu(H1N1)‘nde koruyucu ve tedavi amacıyla uygulanabilir.
OZONTERAPİ NASIL ETKİLİ OLUR?
Ozon tüm virusları tahrip edebilir.
Her virusun yapısından kaynaklanan farktan dolayı ozona hassasiyetleri farklıdır(Özellikle dış kısmında zarf denilen lipit tabakası olanlar daha hassastır). Domuz Gribi Virusu(H1N1) virusu zarf yapısına sahip olduğundan ozona en hassas virus grubundandır. Domuz Gribi Virusunun Zarf yapısındaki, vücudumuza tutunmayı sağlayan çıkıntıların (H1-Hemaglutinin , N1-Neuraminidase) harap olması onun hastalık yapıcı etkisini yok eder.
Ozonterapi ile kişide İmmün (bağışıklık) sistemini aktive eder(Sitokin salınımını arttırır). Sitokin virus yapısını bozarak dolaşan kanda virus sayısını önemli ölçüde azaltır(virus çoğalmasını önleyen interferon adlı maddeyi kanda %400-900 kez arttırabilir.
Sonuç olarak ozonterapi, hem virus üzerindeki direkt etkisi ile, hem de virusu tahrip edecek bileşikleri vücut sıvıları ve kanda oluşturarak virus sayısını azaltır veya tamamen yok edebilir.
Domuz gribi,zatüre gibi öldürücü hastalıklara zemin hazırladığı için, yaşlılarda, çocuklarda ve başka hastalığı olanlarda ölümcül olabilir.Ozonterapi gribin etkilerini hafifletirken aynı zamanda gelişebilecek zatüre gibi enfeksiyonları engeller. Bu nedenle domuz gribini geçirmesi riskli olabilecek çocuklara, kronik hastalığı olan erişkinlere ve yaşlılara ozonterapi ve ozon aşısı önerilir.
OZONTERAPİ YÖNTEMLERİ
Domuz Gribi virusunda ozonterapini çok sayıda farklı yöntemleri uygulanırken en sık uygulanan yöntem MAJOR(Kanın ozonlanması yöntemi) ve MİNOR(Ozon aşısı) OZONTERAPİ adı verilen yöntemlerdir. Çocuk ve yaşlı gibi damar yolu problemi olanlarda ise REKTAL (Makat yoluyla) OZONTERAPİ yöntemi kolaylıkla uygulanabilir.Enfeksiyon başlar başlamaz güçlü antivirütik etkiye sahip ve herhangi bir yan etkisi olmayan OZONLU YAĞLAR buruna sürülebilirOZON TEDAVİSİ DOMUZ GRİBİNDE HEM BAĞIŞIKLAMA SAĞLAR HEM TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİĞİ YÜKSEKTİR. HEMDE YAN ETKİSİ YOK DENECEK KADAR AZDIR
arkadaşlar, hekim kimliğimle şunları söyleyebilirim:
1- günümüzde pandemik bir şekilde yayılan domuz gribi, aslında sanılandan, inandırılmak istenenden çok daha masum bir hastalıktır.
2- bu hastalığın etkeni, bir influenza virüsüdür ve tüm dünyadaki tüm gripler, influenza nedeniyle oluşur.
3- çağımızın başa bela olan hastalıklarının hemen hepsi viral yani virüs etkenli hastalıklardır. çünkü çoğu virüs kendisini kolayca mutasyona uğratarak geliştirilen aşı ve ilaçlara karşı dayanıklı hale gelirler.
4- influenza etkenli hastalıkların yani grip türlerinin en masumlarından biri, domuz gribidir. diğer gribal rahatsızlıklarda ölüm riski, bu hastalıktakinden defalarca fazladır. ancak immun sistem (bağışıklık sistemi) zayıf ise veya kronik bir rahatsızlık ya da güçsüzlük durumunda tehlikeli olabilir. buna rağmen diğer viral hastalıkların yanında bu hastalık melektir.
5- aşı olunması durumunda hastalığın geçirilmeyeceğinin hiç bir garantisi yoktur.
6- hastalık, malesef ülkemizde siyasi rant malzemesi olmuş, alınan milyonlarca aşının ihalesinde nasıl kaymaklar yenildiğinin haddi hesabı yapılamamıştır. bu nedenledir ki gerek bakanlıklardan gelen gerek se medya tarafından abartılan haberlere fazla itibar etmeyiniz. alınan aşıların ne kadar gerekli olduğuna inandırmak isteyen iktidar ve medya, diğer hastalıklar yüzünden onlarca, yüzlerce ölüm olurken, inatla domuz gribi haberleri yayacaktır.
sevgilerimle..
Kan çıkmazsa para yok!!
türkiye de ilk ölümü gerçekleştirmiş olan hastalıktır.
Dream Theater birdir John Petrucci de onun elçisidir...
Ve Kocaeli'de de vakaları görülmüştür.
hızlı bir şekilde yayılacak çünkü insanlar duyarlı değil
öksürürken ya da hapşırırken ağzını kapatmayan mı ararsın yoksa yere balgam atan ve sümküren mi
sürüyle var hepsinden
Neden öldürüyor?
[url=http://www.guvenceylan.net]
[url=http://www.kapakmagazin.com]
Diyanet: Korkmayın, el öpün!
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, vatandaşlardan domuz gribine karşı 5 ay boyunca öpüşmemelerini istedi. Ancak Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, “Korkmayın, bayramda büyüklerinizin elini öpün” dedi.
Güncelleme: 12:21 TSİ 28 Ekim. 2009 Çarşamba
İSTANBUL - Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribinin yayılmasını önlemek için vatandaşlarıdan 5 ay boyunca tokalaşmaları ve öpüşmemelerini istemişti.
Bakan Akdağ’ın bu önerisi gazeteciler tarafından Diyanet İşleri Başkanı Ali Bayramoğlu’na hatırlatıldı.
Bir gazetecinin “Bayramda büyüklerimizin elini öpmeyelim mi?'' sorusu üzerine Bardakoğlu, ''Büyüklerinizin elini öpmekle bir şey olmaz. Korkmayın, siz büyüklerin elini öpün, duasını alın büyüklerinizden size hep iyilik gelir'' dedi.
_________
Sunlara biraz akil verseymis keske yaratan...
el öpme kadar saçma bişi yok mk neden öpülür ki el ne sağık milletiz...
[url=http://www.guvenceylan.net]
[url=http://www.kapakmagazin.com]
Ve Kocaeli'de de vakaları görülmüştür.
Umuttepe'deki kız öğrenci yurtlarının E bloğunda bir oda karantinaya alınmış, ayrıca geçen gün için Umuttepe Hastanesi'ne 10 tane hasta gelmiş, hepsi de öğrenci! Bunlar netten edindiğim bilgiler ama sayılar bana kalırsa çok daha fazla...
Vizelerin arefesinde bizi büyük tehlike bekliyor, zaten araçlarda da sıkış tıkış gidiyoruz. Özellikle benim bindiğim "hat4" adlı araçta millet götü burnunda gider genelde, uzun lafın kısası maske de işe yaramayacak...
Bakan da çıkmış aptal kutusunda "ülkede 40 tane vaka var" diyor, ulan biz salak mıyız? (gerçi hayır da diyemiyorum ki amına koyim)
Domuz Gribinden korunmak için basit öneriler... Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.
Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM, DNB 20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır.
Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır.
H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.
Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonları n gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.
1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)
2. "Hands-off-the- face" "Ellerinizle yüzünüze dokunmayın" yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün
herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız ( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 'in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp
Enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
4. Yukarıdaki 3. önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.
6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide'de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.
