İçeriğe geç

Forum

insan mı tanrıyı ya...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

insan mı tanrıyı yaratmıstır tanrı mı insanı?

266 Gönderiler
104 Üyeler
0 Reactions
60.7 K Görüntüleme
Epitaph__
(@epitaph-3)
Gönderiler: 167
Estimable Member
 

Kendimi düşüncelerle boğmadığım tek konudur bu. Sadece Tanrı'nın varlığına inanıyorum, onun bir şeyleri kontrol ettiğine. Hiç bir dine inanmıyorum. Bir nevi deistim ve mutlu mesut yaşıyorum işte :)


Confusion will be my epitaph

 
Gönderildi : 13/06/2008 12:07 am
bindokuzyuz84
(@bindokuzyuz84)
Gönderiler: 3149
Famed Member
 

Gönderen: @pardayan
"İnsan mı tanrıyı yaratmıştır, tanrı mı insanı" diye bir "soru" varsa, olabiliyorsa, aklı başında insanlar açısından bunun cevabı üzerine tartışmaya gerek de yoktur aslında. Elektrik var mı, hava var mı, uzay var mı yada pardayan, Dark_Messiah, satanic666, Eternal-Lies var mı diye tartışıyor muyuz? Tartışmıyoruz..
Gönderen: @bindokuzyuz84
olduğu veya olmadığı bizim kavramlarımızla ispat edilemez,çünkü kavramlarımızla tanımlayamıyoruz.
tanrı hakkında düşünmek,tanrı varmıymış,yokmuymuş gibi sorular sormak temelden saçma...
zaten varsada al-gı-la-ya-ma-yıııııııııııız.. yoktur diyipte kapatamıyoruz..

denklem bu işte..
bilqinin tükendiği an bu andır.. bu da yaradanın kudreti oluyor efenim..

bkz: (gel de inanma)


Tanrının da bize ait bir kavram olduğunu unutmamak gerekiyor.

Bilginin tükendiği bir an yoktur...

Sonsuzluğu anlat bana ondan sonra seni kaale alayım .


..Notalarına yaklaş aşkın !

 
Gönderildi : 13/06/2008 12:23 am
MetALgOds
(@metalgods)
Gönderiler: 782
Prominent Member
 

HERŞEYDEN ŞÜPHE EDİN DERİM BEN BÖYLE SAVAŞABİLİRSİNİZ ANCAK BAZI SAÇMALIKLARLA


Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !

http://www.felsefehayat.net/

 
Gönderildi : 13/06/2008 12:27 am
HyperboreaN
(@hyperborean)
Gönderiler: 1181
Noble Member
 

Gönderen: @eternal-lies
Felsefenin değişmez dogmatik ilkeleri yoktur.

Ve de zıt ideolojiler birleşip bir sentez oluşturmazlar, sadece birbirlerine üstünlük sağlarlar.

Peki herkes düşünesini yazsın, bir tartışma, bir üretim çabası olmasın, herkes birbirinin aklındakini veya ordan burdan yazıp aklında gibi gösterdiklerini okusun, sonra da hayatına devam etsin.

Eee o zaman forumun bu bölümünün amacı nedir?

Felsefenin en önemli ilerleme yöntemi olan diyalektiği bir kenara atacağız, tartışma olmasın diyeceğiz sonra da sosyoloji konusunda görüş bildirme hakkını kendimizde mi göreceğiz arkadaşlar?

Kimse kimseyi kandırmaya ve de demokratik çiçek görüntüsü vermeye çalışmasın; eğer bir insan bir ideolojiyi veya görüşü gerçekten benimsiyorsa, onun diğer insanlar tarafından kabul görmesi için çaba sarf eder. Bu insanın yapısından kaynaklı değil, ideojilerin yönelimlerden kaynaklanır.

Şimdi sayın dark_messiah nickli arkadaşım,

"Evriminin doğal seleksiyonla gerçekleşmesi imkansızdır. Yaşadıkları iklime-ortama göre canlıların zekaları gelişseydi, konuşmaya başlasalardı kutup ayıları günümüz dehaları olmalıydı. İnsanı hayvan yerine koymak, herhangi bir canlıdan türediğini varsaymak; düşünebilen bir insanoğlu olarak bana mantıksız ve bu konunun altına başka amaçlar sıkıştırmakmış gibi geliyor.
"

böyle diyerek sen evrim teorisinin olmadığını kanıtlamaya çalışmıyorsan, burda hiçbir şey yapmıyorsun demektir. Ben de sana diyorum ki, madem o engin mantık yürütmen sana doğal seleksiyonun "imkansız" olduğunu buyurdu, o zaman bilimin konusu olan bu kavrama bilimsel bir kanıt göster. Ben inanıyorum, benim kafama yatmadı, o yüzden bu böyledir anlayışı tam olarak da senin aq dediğin Harun Yahya'nın tarzıdır.

Dediğim gibi, her ideoloji kendisine bir yansıma ve de destekçi görmek ister. Kimsenin burda kitleleri peşinde sürüklemeye çalıştığı falan yok, ama lütfen bu konu başlığını gereksiz çekincelerden sakınalım.

Tartışarak kimse ölmemiştir....


Hey maymun adam! Sana söylüyorum. Tartışmak istiyorsan benimle tartış,seni yemem merak etme.

3 soru soracağım ve senin bunlara bilimsel 1 şekilde yanıtın olmayacak! Bunlara cevap verdikten sonra akabinde Maymun hikayelerini 0-6 yaş arası insanlara yutturabilirsin... :wink:

1- Aminoasitler,nasıl var oldu?
2- Proteinler,nasıl var oldu?
3- Hücre,nasıl var oldu?

Bunların cevabını hiç 1 zaman bulamayacaksın çünki bunu bulmak için önce her hangi 1 tanrıya ki bu hangisi olursa olsun inanman gerekli.Bunu ancak böylece bulabilir ve devamını yorumlayabilirsin...


Darkness Always Kill The Light!

Blessed with Blood!

 
Gönderildi : 14/06/2008 9:14 am
grundoom
(@grundoom)
Gönderiler: 11
Active Member
 

tabii kide tanrı insanı yaratmıştır, insan maymundan türememiştir yani bir yaratıcısı vardır o da tanrıdır


...cizgiyok...

 
Gönderildi : 16/06/2008 4:54 pm
Skullchukka
(@skullchukka)
Gönderiler: 2981
Famed Member
 

Gönderen: @poshedion
Bu tarz Sorularla Kafanızı Kurcalamak Yerine Kendi inanclariniz Doğrultusunda yapabildinizin en iyisini yapmaya calisin bence

Tanri kullanmamizi istemese aklimizi nicin versin? Zaman icinde insanlarin gelistirdigi sorgulama gibi bir ozelligi var.

Sorgulamamiz istenmiyorsa, ve biz zaman icinde sorgulamaya baslamissak demek ki isler cigrindan cikmis, ama bizi yaratan kusursuzsa islerin cigrindan cikma olasiligi yoktur. O nasil isterse oyle gitmelidir.
Sorgulamamiz isteniyorsa... Eh.. :)


At which speed must I live to be able to see you again...?

Higurashi & Umineko Türkçe Altyazıları - Furude Project

 
Gönderildi : 16/06/2008 7:49 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Gönderen: @hyperborean

Hey maymun adam! Sana söylüyorum. Tartışmak istiyorsan benimle tartış,seni yemem merak etme.

3 soru soracağım ve senin bunlara bilimsel 1 şekilde yanıtın olmayacak! Bunlara cevap verdikten sonra akabinde Maymun hikayelerini 0-6 yaş arası insanlara yutturabilirsin... :wink:

1- Aminoasitler,nasıl var oldu?
2- Proteinler,nasıl var oldu?
3- Hücre,nasıl var oldu?

Bunların cevabını hiç 1 zaman bulamayacaksın çünki bunu bulmak için önce her hangi 1 tanrıya ki bu hangisi olursa olsun inanman gerekli.Bunu ancak böylece bulabilir ve devamını yorumlayabilirsin...


Forumumuzun tasdikli gericisi arkadaşa yanıt vermek gerekirse:

1. Aminoasitler, doğada var olan inorganik maddelerin sıcaklık basınç ve uzun zaman etkisi altında kimyasal tepkimelerinin sonucunda oluştu.

2. Proteinler ise bunların tepkimesinden

3. Bu proteinler, zamanla ilk hücre prototipi olarak adlandırılabilecek, ama canlı olarak sayılmayan proteinsel bir kılıf ve iç organik maddelerini oluşturdular.Ve de inorganik maddelerin uygun koşullarda organik maddeleri oluşturduğu ve de zamanla bu ilk hücresel denilebilecek protein yapılarını oluşturduğu da bilim adamları tarafından labarotuar ortamında kanıtlanmıştır...Fakat evrim teorisinin teoride kalmasının küçük nedenlerinden birisinin daha DNA'nin, daha doğrusu genetik materyalin nasıl oluştuğunu keşfedememiş olmasıdır.

Bu keşfedilmeyecek anlamına gelmez, nasıl bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu bilinmiyorsa veya Einstein'ın kuramları algılanamıyorsa... Bir de evrimin milyonlarca yıl içinde gerçekleşemeyeciği ve akıl dışı olduğunu savunan adamların topraktan bir insan, köprücük kemiğinden de kadının oluştuğuna inanmaları beni güldürüyor açıkcası.

Bu ilk üç maddeyi ayrıca bir araştırma yapmanıza gerek yok, lise kitaplarında bile bulabilirsiniz. ÖSS müfredatında öğretiliyor. Bu aklı evvel adamı çürütmek için berbat haldeki lise kitapları bile yeterliymiş demek ki...

Ayrıca Darwin insanlar maymundan türemiştir demez.


 
Gönderildi : 18/06/2008 1:51 pm
Skullchukka
(@skullchukka)
Gönderiler: 2981
Famed Member
 

Gönderen: @hyperborean
3 soru soracağım ve senin bunlara bilimsel 1 şekilde yanıtın olmayacak!

Sordugun sorularin hepsi bilimle alakali ama bilimsel yanit istemiyorsun?


At which speed must I live to be able to see you again...?

Higurashi & Umineko Türkçe Altyazıları - Furude Project

 
Gönderildi : 18/06/2008 4:33 pm
Skullchukka
(@skullchukka)
Gönderiler: 2981
Famed Member
WastingMyHate
(@wastingmyhate)
Gönderiler: 2309
Noble Member
 

Tamam yahu tartışmayın, alayını ben yarattım :-D


The Broadcast like their prayers went unanswered and ignored
god, like the rest of the world, just watched in silence

 
Gönderildi : 19/06/2008 4:26 am
callap
(@callap)
Gönderiler: 807
Prominent Member
 

Gönderen: @epitaph-3
Kendimi düşüncelerle boğmadığım tek konudur bu. Sadece Tanrı'nın varlığına inanıyorum, onun bir şeyleri kontrol ettiğine. Hiç bir dine inanmıyorum. Bir nevi deistim ve mutlu mesut yaşıyorum işte :)

deizm gerçekten çok güzel yaa tebrik ettim seni :wink: ilk okuduğum anda işte budur yaa demiştim deizm hakkında.bir tanrının varlığını kabul ediyor ama tanrıyı hiç bi işe karıştırmıyor onu emekli etmiş adeta :D


 
Gönderildi : 19/06/2008 9:48 pm
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

Dini kurallara uymada gözlenen azalma, toplumsal zeka seviyesinin yükselmesiyle doğrudan bağlantılı mı?

İngilizlerin saygın yayın organı Telegraph gazetesinin web sayfasında 12 Haziran günü akşam saatlerinde yayına giren haber geniş bir tepki yaratmış görünüyor.

Habere göre, Ulster Üniversitesi kıdemli Psikoloji Profesörü Richard Lynn, entellektüel elit arasında yer alan kişiler arasında ateist olanların sayısının genel toplum ortalamasından daha yüksek olduğunu söyledi.

Profesörün tezine göre, geçtiğimiz asırda dini kurallara uyulmada gözlenen azalma, toplumsal zeka seviyesinin giderek yükselmesiyle doğrudan bağlantılı. 21.Yüzyıl'ın şu döneminde hem Doğu'da hem Batı'da gözlenen dini uyanış ise, bu sürecin geriye doğru işlediğini gösteriyor.

Akademik 'Intelligence' dergisinde yayınlanan makalede varılan sonuçlar bazı eleştirmenlerce 'aşırı basitleştirilmiş genellemeler' olarak yorumlandı.

Daha önce yaptığı araştırmalarda zeka konusunu ırk ve cinsiyet gibi değişkenlere bağlayarak aradaki ilişkileri açıklamaya yönelik araştırmalar yürütmüş ve bu tarz 'dobra' çalışmalarıyla tepki toplamış olan Profesör Lynn, üniversite öğretim üyeleri arasında Tanrı'ya inananların genel toplum ortalamasından çok daha düşük olduğunun altını çiziyor.

Kraliyet Akademisi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada; İngiliz üniversitelerindeki öğretim üyelerinin yalnızca % 3.3'ü Tanrı'ya inanırken , İngiliz toplumunda Tanrıya inanan insanların oranı %68,5 olarak tespit edilmişti.

1990'larda ABD'de yürütülen benzer bir çalışmada Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi üyeleri arasında Tanrı'ya inananların oranı %9 olarak bulunmuştu ki dindarlığıyla ünlü Amerikan toplumu geneliyle kıyaslandığında çok düşük bir oran bu.

İngiliz bilim adamı Richard Dawkins'in geçtiğimiz dönemde yazdığı ve Türkçe'ye de çevrilen God Delusion (Tanrı Yanılgısı) adlı kitapta da akademisyenler ve sanatçılar arasında dinsel inançların toplumun geri kalanına oranla çok daha düşük hatta yok denecek kadar az olduğu vurgulanmaktaydı.

Pek çok ilkokul çocuğunun Tanrıya inandığını ancak ilerleyen yıllarda -zeka seviyeleri yükseldikçe- çocukların zihinlerinde şüpheler oluştuğunu belirten Profesöy Lynn, Times Higher Education dergisine verdiği demeçte "Niçin toplumun geri kalanına kıyasla daha az akademisyen Tanrı'ya inanıyor? Sanırım bu sadece IQ meselesi. Akademisyenlerin ortalama IQ düzeyleri toplumun genel ortalamasından yüksektir. Genel halk kitleleri üzerinde Gallup'un yaptığı çeşitli kamuoyu araştırmalarında yüksek IQ'ya sahip insanların Tanrı'ya inançlarının daha az olduğu zaten saptanmıştı." demişti.

20.Yüzyıl boyunca 137 gelişmiş ülkede insanların daha iyi beslenme sonucu nesilden nesile daha yüksek IQ düzeylerine ulaştığı ve bu nedenle dini inançların inişe geçtiğini söyleyen Profesör Lynn'e itiraz eden ilahiyatçılar ise "zeka konusunun bu tarz bir araştırmaya konu edilmesinin toplumsal anlamda tehlikeler içerdiğine" dikkat çekiyorlar.

PROFESÖR RICHARD LYNN KİMDİR?

1930 doğumlu İngiliz Psikoloji Profesörü Richard Lynn, Cambridge Üniversitesi mezunu olup 'Emeritus' ünvanına sahip bir profesör. Yani aslen emekli olmasına rağmen olağanüstü yüksek akademik başarıları nedeniyle hala saygın bir üniversite kürsüsü sahibi.

Cinsiyet ve din gibi faktörlerin zeka üzerindeki etkilerini araştırdığı çalışmalarıyla bir takım tepkilerin hedefi olan Profesör, 50 yılı aşkın bilimsel kariyerinde şu ana kadar 11 kitap ve 200'ün üzerinde bilimsel makale yayınladı.

Profesörün akademik çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler http://www.rlynn.co.uk adresindeki web sitesinde akademisyenlerin ve araştırmacıların ilgisine sunulmuş durumda.

http://www.guncel.net/guncel/yasam/2008/06/13/iq-seviyesi-yukseldikce-tanri-inanci-azaliyor.htm

http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=AMMRTY221Y1Y26RJZUC4


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 19/06/2008 10:42 pm
HyperboreaN
(@hyperborean)
Gönderiler: 1181
Noble Member
 

Gönderen: @eternal-lies
Gönderen: @hyperborean

Hey maymun adam! Sana söylüyorum. Tartışmak istiyorsan benimle tartış,seni yemem merak etme.

3 soru soracağım ve senin bunlara bilimsel 1 şekilde yanıtın olmayacak! Bunlara cevap verdikten sonra akabinde Maymun hikayelerini 0-6 yaş arası insanlara yutturabilirsin... :wink:

1- Aminoasitler,nasıl var oldu?
2- Proteinler,nasıl var oldu?
3- Hücre,nasıl var oldu?

Bunların cevabını hiç 1 zaman bulamayacaksın çünki bunu bulmak için önce her hangi 1 tanrıya ki bu hangisi olursa olsun inanman gerekli.Bunu ancak böylece bulabilir ve devamını yorumlayabilirsin...


Forumumuzun tasdikli gericisi arkadaşa yanıt vermek gerekirse:

1. Aminoasitler, doğada var olan inorganik maddelerin sıcaklık basınç ve uzun zaman etkisi altında kimyasal tepkimelerinin sonucunda oluştu.

2. Proteinler ise bunların tepkimesinden

3. Bu proteinler, zamanla ilk hücre prototipi olarak adlandırılabilecek, ama canlı olarak sayılmayan proteinsel bir kılıf ve iç organik maddelerini oluşturdular.Ve de inorganik maddelerin uygun koşullarda organik maddeleri oluşturduğu ve de zamanla bu ilk hücresel denilebilecek protein yapılarını oluşturduğu da bilim adamları tarafından labarotuar ortamında kanıtlanmıştır...Fakat evrim teorisinin teoride kalmasının küçük nedenlerinden birisinin daha DNA'nin, daha doğrusu genetik materyalin nasıl oluştuğunu keşfedememiş olmasıdır.

Bu keşfedilmeyecek anlamına gelmez, nasıl bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu bilinmiyorsa veya Einstein'ın kuramları algılanamıyorsa... Bir de evrimin milyonlarca yıl içinde gerçekleşemeyeciği ve akıl dışı olduğunu savunan adamların topraktan bir insan, köprücük kemiğinden de kadının oluştuğuna inanmaları beni güldürüyor açıkcası.

Bu ilk üç maddeyi ayrıca bir araştırma yapmanıza gerek yok, lise kitaplarında bile bulabilirsiniz. ÖSS müfredatında öğretiliyor. Bu aklı evvel adamı çürütmek için berbat haldeki lise kitapları bile yeterliymiş demek ki...

Ayrıca Darwin insanlar maymundan türemiştir demez.


Vay canına! Aminoasitler doğada kendi kendine oluştu demek. :D
Peki bu Aminoasitler birbirleriyle doğal ortamda nasıl tepkimeye girecek.Ve hepside Levo amino asit olacak ve aynı zamandada Birleşmeye engel olan Dextro Amino asit oluşmayacak. Ve ozamanki dünya koşullarında Güneş bu Amino asitleri anında pişirmeyecek ve yoğun oksijen ve azot bunları yok etmiyecek! Peki bu amino asitler kaç gün birleşmeyi bekliyecek tabiki dayanabilirlerse... Hangi akla hizmet senaryo yazdın hemen? Pratikte basitti değilmi,söyler geçerim gibi...

''2-Proteinler ise bunların tepkimesinden''

Amino Asitler tepkimez,birbirleriyle bağ kurarak protein sentezler ve sentezleme sırasında RNA lara ihtiyaç vardır.Yani hücreninde kademe kademe oluşmasının imkansız olduğu gerçeğini,yüzüne çarptığım anlamına geliyor bu! Bu 1 lise kitabında yazıyorsa bende Darvin olayım! :D

''Ve de inorganik maddelerin uygun koşullarda organik maddeleri oluşturduğu ve de zamanla bu ilk hücresel denilebilecek protein yapılarını oluşturduğu da bilim adamları tarafından labarotuar ortamında kanıtlanmıştır...''

Hücrenin aşama aşama oluşması imkansızdanda öte 1 şeydir.Üstelik hücre deyip geçmemek bunun ne hücresi olduğunuda açıklamak gereklidir(Sinir,kan,üreme,kemik hücreleri gibi...) Bak şimdi;''Amino asitlerin 1 tanesinin bile değişmesi,hatta amino asitlerin türü değişmediği halde sıralamalarının farklı oluşu,ortaya yeni 1 izomerin çıkmasına neden olur.Molekül ağırlığı 34,000 olan,bileşimde 288 amino asit bulunan ve 12 farklı Amino asit türünden yapılmış teorik 1 protein molekülünün 10üzeri 300 izomeri bulunabileceği hesaplanmıştır.Bu izomer şekillerinden birer molekülün biraraya gelmesiyle meydana gelecek kütlenin ağırlığı 10üzeri 280 gramdır.Halbuki dünyamızın tüm kütlesinin sadece 10üzeri 27 gram olduğu düşünülecek olursa! Yapısında,proteinlerin bileşiminde bulunabilen 20 amino asit üründen hepsinin yeraldığı 61 amino asitten yapılmış polipeptitin izomer sayısı 5x10üzeri79 dur.Buna karşılık kainatın toplam atom sayısının 0.88x10üzeri 79 olduğu hesaplanır.Buna göre de kainattaki her atom başına yukarıda yapısını açıkladığımız 61 amino asitten oluşmuş,polipeptid molekülünün izomerlerinden 6 anesinin düşeceği anlaşılır.''

Yani böyle 1 şey kurallara bile aykırıdır!

''61 amino asit içeren 1 polipepid üzerine yapılan hesaplar böyleyken,ortalama 1 Protein,400 amino asitten meydana geldiği düşünülürse durum iyice içinden çıkılmaz 1 hal alır.''

Bunun diğer anlamı şudur.Evrendeki bütün atomlar işi gücü bırakıp yalnızca 1 protein molekülünü oluşturmak için her saniye değişik kombinasyonlarla birleşseler ve evrimcilerin,evrenin varoloşundan bu yana geçtiğini öne sürdükleri milyarlarca sene ve evrendeki tüm atomların sayısı bile tek 1 protein molekülünün tesadüfen meydana gelmesi için yeterli olamaz. Daha kısa 1 deyişle,400 amino asitten oluşan ortalama 1 protein molekülünün rastgele meydana gelmesi imkansızdır.Üstelik canlılığın gelişiminde 1 basamak ilerlediğimizde yani bu olayın sonrasında,bu ''imkansız'' kelimesinin bile yetersiz kaldığını görürüz.Çünki yalnız başına tek 1 protein hiç 1 şey ifade etmemektedir.Şimdiye kadar bilinen en küçük bakteri olan ''Mycoplasma Hominis H39''un bile 600 çeşit proteine sahip olduğu görülmüştür.Bu durumda tek 1 protein için yaptığımız ihtimal hesaplarını 600 çeşit protein üzerindende yapmamız gerekir.

Bu arada en alttaki cevaba,cevap vermek için can atıyordum! ''Darvin,insanlar maymunlardan türemiştir'' demedi fakat.Bütün canlıların doğal seleksiyon yoluyla ortaya çıktığını düşünüyordu. Buda yine konuyu maymuna çeviriyor zaten. Alt türden üst türe geçiş söylemleri... Zaten evrimcilerde insan,maymundan türemedi derler.Aslen son evrimleştikleri hayvan Orangutanmış :D

Son olarak (10üzeri 27) falan yazıyor onları yazarken ctrl+shift+4 yani üstlü sayıları yazarken kullandığımız tuşların çalışmadığını fark ettim o yüzden ''10 üzeri 27'' diye yazdım anlamanızı umarım.


Darkness Always Kill The Light!

Blessed with Blood!

 
Gönderildi : 19/06/2008 10:43 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Aminoasitlerin birleşmesi kimyasaldır fiziksel değil, su çıkar açığa.

Ayrıca bunlar olurken daha ortamda oksijen yoktu, bu iki.

Azot yakıcı değildir, bu üç.

Ayrıca Psychotic eyes arkadaşımızın "Evrim, Bilimsel bir gerçektir" yazısında ;

"Düşünelim bir hurdalığa yıldırım düşerse ortaya içi cihazlarla çalışabilir ve kusursuz bir Boeing 747 çıkabilir mi?"

diye soran ve de bu ekstra "bilimsel" yaklaşımla evrime son noktayı koyarak "Hayır" diyen zavallı bir zihniyetle bilimsel tartışma yapmak o kadar anlamsız ve bir o kadar da gereksiz.

Bu salakça yaklaşımı bir de turkdunyası.org adındaki faşist ve dinci gerici gerizekalılar sürüsünün sitesinde görmüştüm ve de bir o kadar da güldüm. Onlar arabalı örneği vermişlerdi, tekrar bu örneğe bu forumdaki tasdikli gericimizde rastlamak beni zerre şaşırtmadı nedense. Gülüp geçiyoruz, bilimsel olarak tartışmaya devam...


 
Gönderildi : 24/06/2008 3:20 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Oksijen (O2) dediğimiz şey canlılar oluştuktan sonra ortaya çıkmıştır. Normalde maddelerin içinde vardır ama bizim solunumda kullandığımız şekliyle molekül diye oluşması ilk fotosentetik canlılar oluştuktan sonra olmuştur.

Peki sayın gerici, evrimi bilimsel olarak açıklayan ve de kanıt sunanlar, bunun doğruluğunu bilenler et beyinli; insanın topraktan, kadınların da erkeklerin kürek kemiğinden oluştuğunu savunanlar süper zeka...

Sen daha o kirli, faşist, gerici ağzından salyalar akıta akıta "saf ırk", diye dolaş, Harun Yahyacılık yap. Gerizekalı adamların örneklerini bilimsel bir tartışmada kullanırsın böyle, hala tuğla ev, metal araba örneği verip durursun.

Bilim adamları laborotuar ortamında inorganik maddelerden organik maddeleri elde ettiler ve de uygun koşullarda proteinsel kılıflarla çevrili hücre öncüllerini oluşturdular. Bu bilgi lise müfredatlarında bile var diyorum, hala zırvalıyorsun.


 
Gönderildi : 25/06/2008 10:06 am
Sayfa 12 / 18
Paylaş: