İçeriğe geç

Forum

İNSAN İLE HAYVAN FA...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

İNSAN İLE HAYVAN FARKLIMIDIR?

106 Gönderiler
50 Üyeler
0 Reactions
19.4 K Görüntüleme
Metalogy
(@metalogy)
Gönderiler: 56
Trusted Member
Konu başlatıcı
 

Bu kadar karışacağını bilseydim yazmazdım bu konuyu :) sadece ülke durumuna biraz iğneleme yapmak istemiştim.Felsefeye kadar gitmiş iş.


(U)nknown (F)lying (O)bject..

 
Gönderildi : 23/08/2008 5:05 pm
IronMaiden666
(@ironmaiden666)
Gönderiler: 813
Prominent Member
 

Gönderen: @metalogy
Bu kadar karışacağını bilseydim yazmazdım bu konuyu :) sadece ülke durumuna biraz iğneleme yapmak istemiştim.Felsefeye kadar gitmiş iş.
:D açmışın bir kere katlanıcan bunlara :D esas konuya gelirsek insan düşünen bir hayvandır genel bir görüş ama bu düşünme yetisini insanlar öle farklı amaçlar için kullanıyorlar ki düşüncesiz bir hayvandan daha düşüncesiz ve daha hayvan ola biliyorlar(yani daha vahşi :D) durum bu olunca insan la hayvan arasındaki farkıda çözmek zor oluyor açıkcası hani derler ya bu anlatıklarımı eşeğe anlatsam o bile anlardı gerçekten doğru yani bazı insanlar eşekten bile beter anlatırsın ama anlamaz bu da onun düşüncesizli ği oluyor yada algılaya ma ması diyelim başta dediğim gibi insan düşünen bir hayvan peki düşünemeyip algılayamayınca insanın hayvandan farkı ne oluyor ?


Dreams They Come And Go , Ever Shall Be So , Nothings Real Until You Feel...

 
Gönderildi : 23/08/2008 6:54 pm
metalicrazy
(@metalicrazy)
Gönderiler: 1192
Noble Member
 

Gönderen: @melkor-darklord
İNSAN İLE HAYVAN FARKLIMIDIR?

Gidip bu sorunu ateist bir bilim adamına sor , o sana doğru yanıtı vericektir (;


katılıyorum :wink:


İğrenç olanlar ölüler değil canlılardır..

 
Gönderildi : 25/08/2008 1:50 pm
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

Çok basit. Hayvanları incelerseniz kendi dürtülerinizin birçoğunun onlarda en temel halde bulunduğunu gözleyebilirsiniz. Üstelik kronik nefret tepkileri yoktur sadece öfkelenirler, yalan da söyleyebilecek durumda değillerdir ancak şiddete karşı kendilerini korumak için küçük bir çocuğun yalvardığı gibi yalvarmaya benzer ruh haline girdiklerini de görebilirsiniz. Ama denemeyin ben buna maruz kaldıklarında sahiplerine kronik nefret tepkisi ediniyorum örneğinn hiç mantıklı değil.

Peki fark ne?

1. Primatlarla insan beyni arasında şu fark vardır. Sadece insanda beyin ön lobunun aşırı gelişme kaydettiğini görebiliyoruz. Ön lob un bu fazla kısmını çıkarıp insanı yaşatmak mümkün olabilseydi maymun zekalı insan yapılabilirdi. Memelilerde de durum diğerlerine oranla böyle olup primatlarda da diğer hayvanlardan bu tipde bir fark mevcuttur. Yeryüzünün en eski genetik şifre mirasını taşıyan insan organizması bu nedenle epey avantaja kavuşmuştur.

Bunu şöyle açıklayayım insan son tür olduğu bilgisine sahipsiniz ve bu dediğim kafanızı karıştırabilir. Ancak araştırmalar ve bilim gösteriyor ki canlı evrimi uyum üzerinedir ve bugünkü tüm canlılar öncül başka ataların dallanmış türlerinden hayatta kalanlardır. Her nesil genetik çeşitliliğini arttırarak ortama daha fazla uyum sağlar. Eğer insanın genetik atalarının bir çetelesini tutabilecek tekniğe kavuşmuş olsaydık değişken genetik yapıya sahip olan insan genom unun tüm izlerinin geçmişteki tüm canlılarda bulunduğunu görebilirdik. Niterekim embriyoloji buna tanıklık etmekte ve insan embriyosu tüm sucul ve sürüngenlerden primat a kadar ki aşamaların hepsini geçirmektedir. Ancak bir tavuk,insan embriyosu dönemine benzer bi hal e hiç bürünmez ve doğar. İnsanlar yeryüzünde yokolmadan kalabilmiş en karmaşık ve uzun genom zinciridir. Bunun yanısıra, fazla çeşitlilik geçirmeyen çok eski ve bugün de varolan canlıların olması onların bizim atamız olamayacağını göstermez onlardan farklılaşmış akrabalarından biri de biziz. Evrim teorisindeki maymunlar hala niye var o zaman sorusunun cevabı da buradadır, bugünküler değil öncekiler.

Peki ön lob neden gelişti ve niye biz böyle saçma yaşamaktayız madem daha zekiyiz de?

Ön lob un gelişimi alet kullanmakla başlamıştır. El Koordinasyonunu en iyi sağlayanlar baskın gelmeye başlamış,diğer akrabalardan ya ayrılmış ya da onlarla savaşını kazanmıştır. Alet kullanma sayesinde av daha çabuk olur. Bir kaplan daima av halindedir ve aşırı enerji harcadığından uzun süre uyur. Primat ise avını elde ettikten sonra hayvanca oyalanmalara girişir ilk önce. Hani şu kedilerin nesnelerle oynaması gibi. Ama insansı primat ın ayrılmaz nesnesi aletidir. Zamanla hafızanın gelişmesine neden olan imgeleme gücü nesneler arasında ilişki kurarak aletini şekillendirirken başlamış olmalıdır. Çünkü ilk insansılar alet kullanıyorlardı. Basit aletleri vardı beyin hacimleri ise bizim üçte birimiz kadarken benzer primatlara eşitti.

Muhtemelen genetik çekimi de yaratan hayat becerisi vasıtasıyla ilk dominant gruplaşmalar böyle başladı. Hayatta kalma şansı güçlü vahşi hayvanlara rağmen epey artan bu nitelikleri de onları diğerlerinden izole etmeye başladı. İnsan doğuyordu yavaş yavaş, bir kaplan a nesneler fırlatıp onu korkutabiliyordu.

Yaşam biçimindeki en ufak her değişiklik yeni otomatik davranışları da getirir. Artık elini kullanan bir primat doğar doğmaz kendi yaşam alanında bunları yeni nesil e öğretecektir.

İnsanın bu çok uzun döneminde bir gariplik görülmez aslında. Yani ormanda onu diğer hayvanlardan ayırt etmek zordur. Ancak aktarım da çeşitlendikçe nesneler arasında kurduğu bu ilişki, diğer hayvanların iletişim metodunu otomatikman aşmaya başlar. Çünkü artık taş ı taş a vurup daha sivriltmeyi öğrenen bu canlılar nesilden nesil e aynı nesnelere yaptıkları gibi özel bir dil geliştirmeye de başlayacak, ancak bu ilkin belirsiz olacaktır. İşte birden bu dil direkt diğerinin güdüsel davranışını etkilemede etkin bir komut halini alabildiği an hiç bir hayvanın bugüne dek ulaşmamış olduğu bir aşama başlar. Dolaysız iletişim. Tek bir ses ile ne olduğunu diğer tüm bireyler anlamaya başlar, panik hali bitmiştir artık. Bu gelişince tüm bireyler tek bir bütün gibi harekete başlarlar ki hafıza sembolizme doğru ilerledikçe kalıcı olmaya ve anlık reflekslere dayalı güdülerden sıyrılmaya başlar.

Yani aslında hayvanlar bize göre sadece dilsizdirler. Bunu hiç bilmediklerinden ötürü de biz onların aptal olduğunu sanırız. Oysa o güdüler sayesinde insan denen memeli özel dil geliştirmiş alet yapabilmiştir. Primatlar avda pek becerikli sayılmazlar. Fiziksel olarak da güçlü rakipleri pek bir fazladır. Evrimleri boyunca ve bugün hala hayvan olan kuyruksuz primatlar dahil devamlı vahşi hayvanları izlemek zorundadırlar. Ancak hem ağaçlarda hem de düzlüklerde hareket edebilirler ki bu da epey bir avantaj sayılır.

İnsanlar alet yapan hayvanlardır. Alet yapma teknikleri insan olmanın yani bugünkü gelişmiş insanın çok ötelerine dayanır. Bu da bizim zeka dediğimiz şeydir aslında yani bir nesneyi kendi kullanımın için şekillendirme yeteneği. Dolayısıyla bunun gelişmesi dil e yansıyınca bu komik primat birden artık panik halini ve şaşkınlığı olmadığından ateşi buluverir. Çünkü bu tuhaf primat nesnelerin tamamını birbiriyle karşılaştırmaktadır. Artık kedi gibi yuvarlanan top un peşine koşmaz önce topun geldiği yere bakar. İnsan bebekler bile böyledir artık asla kedi gibi davranmazlar. Akışa katılmanın yerini imgelem ve öngörü almıştır.

Fakat;
Bunun bir de yan etkisi, yani doğal dengeleyici unsuru mevcuttur. Biz buna avantaj ve dezavantajları diyelim insanın.

Alet yapma,Dil, sembolik öngörü,hafıza ve yazı icadı birleştikten sonra resmen insanın zekası bir patlama gerçekleştirir. Çünkü artık sadece yaşananlardan değil öncekilerin keşifleri de bilinip tarihsel birikim düzeyine erişilir. Bugünkü insanın insan diye bildiği budur. Yazılı aktarımı bilmeyen tropikal ormanlara giderseniz şiirsel konuşan hikmet sahibi ermiş avcılara rastlarsınız ama onlar yıldızlar hakkında efsaneler anlatır, nasıl oluştuklarını bilemez. Bu insanlığın çocukluğudur ve bizden daha saf, temiz ve sağlıklıdır o nedenle. Ancak doğal felakete karşı daha çaresizdir.

Uygar insan ise tam uygarlık kurduğu gün bir başka çatışkıya düşer. Tüm tarihinin ona verdiği avantaj kendisine karşı dönüverir. Doğayı unutur, geldiği yeri unutur,aklının nedenini unutur. Her şey isimlerden ve sembollerden ibarettir artık. Akıl bu noktada düşüş aşamasına geçer. Artık aklının esiri olmuştur, bir türlü aklının tıkandığı bu noktadan sıyrılamaz. Asla bir karınca kadar mükemmel yuva yapamaz,bir türlü makineler dışında bilgi sahibi olmaz, doğayı besleyip onu sürdüremez, giderek tüketmeye başlar.

Buradaki tamamen genelleme bakış açısına göre insanın yaşadığı acı normaldir çünkü hayatta kalmak aslında daimi bir mucizedir doğada. Ancak insan akıllıdır neden bunu aşamamaktadır öyleyse? Çünkü insan zekası kaybettiği bağı bulamadan, sembolleri içine gömülmüş durumdadır. Amiyane tabir ile ilkel ve çocuksu ulu ruh u yitirmiştir, materyalizmi tamamen cansızdır ve bir yanda doğası ile mücadele halindeyken o kendi doğasını, akıl ve ruh diye iki birime ayırarak kendi çatışkısını da yaratmıştır. Bu mecburidir. Ancak gelecek açısından bir zorunluluk değil, geçmiş açısından zorunluluktur.

İnsan aklının gelişimi onu mekanikleştirdiği,mekanizm doğanın sabitlenmiş ve sürdürelemez statik biçimi olduğundan, imgelemedeki dinamizmini yeniden doğayı kendiliğinden algılayış biçimine geri getirmeden acıları dinmeyecektir.

Ruh/beden, akıl/duygu gibi birbiriyle çelişen ikilikler, onun sembolizminin yan etkisidir. Örneğin insan canlı cansız ayrımı yaparken eskiden bu doğaldı. Ancak bugün canlılığı cansız yapan ve doğayı edilgen bir nesneye indirgeyen sadece teoloji değildir. Bunu teoloji başlatmış, ancak materyalizm de aynı edilgen bakış açısını sürdürüp aklın evrensel imgelem biçimi olan başlangıç*son, zaman*uzam ikilikleriyle zamana odaklı bir şekilde doğanın edilgen algılayışını sürdürür.

Dünya nedir? İçinde canlılar olan boş bir küre mi yoksa o canlılığın birincil sebebi olan gezegen mi? Bu önemsiz görünen ayrıntıda ikinci cümle çok az kişi tarafından bilinmektedir. Bu ayrıntı bilinmediği için, dogma ile bilim diye bir karşıtlık oluşmuştur. İkisi de zorunlu ortaya çıkıp kendi yolunda yetkinleşmiştir ancak temelde ikisi de aynı yanlış fikrin sonucudur. İnsan aklını herşeyin üstüne koyan tarihsel insan merkezcilik.

İnsan da tüm canlılar gibi kendini hissedip, kendi yetenekleri oranında doğayı algılayıp değiştirir bunda elbette şaşılacak birşey yok. Ancak zekası nedeniyle bu özür artık işlevini yitirmiştir. Doğa hakkında bunca bilgiye ve akabinde ne derece az bildiği bilgisine ulaşan insan denen düşünen memeli artık planlarını kendine göre değil,tüm yaşamın dinamikleri dahilinde yapmak zorundadır. Doğanın ve yaşamın ona verdiğimiz kavramsal niteliklerden ibaret olmadığını anlamamakta direndiğimiz için daha zeki davrandığımızı sandığımız hayvanlardan daha fazla tehdit altındayız ve onların en büyük tehdidi de aynı nedenden gene biziz. Çoğunlukla tilki kadar aklımız yok bir ağaçtaki tüm meyveleri hemen toplama yöntemini bulmamız yüzünden çoraklığa neden oluyoruz oysa tilki her ağaçtan bir kaç meyve aldığında devamlılığa katkıda bulunur doğadan kopmamıştır ve bunu düşünmeden yapar. Yaşamı buna bağlıdır. Düşünen insan ise ötesini umursamaz düşünüp bildiği halde ve sonsuza dek tüketerek varolabileceği yanılgısı bu terse işlemeye başlamış aklı nedeniyle kendi kendinin sonunu hazırlamaktadır bir yandan bir kurt gibi.

İşte aklın negatif bir hal alması da budur.
Yine aynı nedenden ne kadar üstün bir avantaja sahip olursanız olun daima doğanın gerisinde olacağımız için onu bozduğumuz oranda avantajlarımız aynı oranda dezavantaja dönüşecektir çünkü artık saf hayvanlık dönemi değil bulunduğumuz etkiler kalıcı ve geri dönüşsüz çoğunlukla.

Sonuç olarak insanın farkı aslında kedi köpek farkı gibidir diğer hayvanlardan aklının tasarım yapma kabiliyetinin daimi bir avantaj ve üstünlük olabileceği büyük bir yanılgıdır. Nerede olduğumuzu ve ne olduğumuzu bilmeme noktasında bilgiçliğimiz biz insanları hem de akıl kullanım biçimi yüzünden hayvanlardan çok daha aciz yapabilmektedir çünkü.

Artık uyum u öğrenmek zorundayız ve en küçük beyinli kurtçuğun bile önemsiz olmadığını.

Yine ütopik değil mi? Ama yaşamın doğuşu da ütopikti ve oldu. O zaman yazımı fantastik bir kurgumdan minik bir parçayla bitiriyorum bende ne diyeyim artık.

Uzak çok uzak bir zamanda,
4 boyutu da algılayabilenler doğdu,
Onlar inanılmaz şeyler yaptılar,
Bildikleri pek çok,
Bilmedikleri bildikleri kadar daha da çoktu,
Nedenleri sonuçları çizdiler,
kestiler,biçtiler, böldüler,
Öyle büyüktü ki bilgileri,
Ve öyle büyüktü ki güçleri,
Aniden susuverdi biçim veren elleri,
Bilmedikleri bir hata yaptılar,
Hataları bilgileri kadardı,
Kendileriydi herşey,
Onlar doğmamıştı da sanki,
Onlar doğurmuştu herşeyi düşünceyle,
Herşeye kendi isimlerini vererek.
Ve bir daha uyanmadılar.
Ve denirki,
Uyudukları yerde başka kimse uyanmadı asla.
Sessizliğe gömüldü herşey,
Sona erdi tüm hikayeler,
Denirki,
Uyudukları yerde bir uğultu sürermiş,
Gidenler fazla duramaz korkarmış,
Gökyüzü kızıl ve korkutucuymuş,
Sanki koca gezegen kan ağlıyormuş gibi.

Şiba (Kızıl çağ)


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 27/08/2008 1:11 am
deathforangel
(@deathforangel)
Gönderiler: 579
Honorable Member
 

ikiside aynı


HER CANLI BİR GÜN ÖLMÜ TADACAKTIR BUNDAN KAÇIŞ YOKTUR...!

 
Gönderildi : 27/08/2008 1:29 am
HyperboreaN
(@hyperborean)
Gönderiler: 1181
Noble Member
 

Hayvanlar yüz yıllardır Teknik 1 şey icad edemedi. Ve sadece Yemek,içmek,uyumak ve Avlanmaktan ibaret olan hayatlarını değiştiremezler.


Darkness Always Kill The Light!

Blessed with Blood!

 
Gönderildi : 27/08/2008 5:34 pm
HyperboreaN
(@hyperborean)
Gönderiler: 1181
Noble Member
 

1 de Üremek ve Dışkı olayı var.


Darkness Always Kill The Light!

Blessed with Blood!

 
Gönderildi : 27/08/2008 5:36 pm
bloodyslayer
(@bloodyslayer)
Gönderiler: 2128
Noble Member
 

insan hayvandır zaten evet ben hayvanım ben hayvanım yaşasın hayvanlık :D


Ölümünüz için seçtiğim yol
Yavaş ölüm büyük çöküş
Hayatınızın akıp gittiği duşlar altında...

 
Gönderildi : 27/08/2008 5:59 pm
(@being-and-death)
Gönderiler: 96
Estimable Member
 

Arnold Gehlen diyordu sanırım...insan ve hayvan arasında yapı olarak çok benzerdir fakat insan özelleşmemiştir...yani hayvanlarda belli organları özelleşmiştir çok iyi görürler duyarlar vs vs...insan ise alet yaparak hayvanlara nazaran körelmiş yanlarını giderirler...yani dürbün yaparak daha iyi görür vb gibi...

ve birde cassirer idi sanırım şey diyordu insanın hayvandan farkı sadece aklını kullanması değil aynı zamanda toplumsal bir varlık olmasıdır...toplumsal kurallar koyar vs vs....yani sadece akıl ile açıklanamaz..aynı zamanda toplumsal özelliklerde var hayvanlarda olmayan ahlak vb şeyler var diyerek başka bi farkta söylüyordu...

bedensel yadaa nasıl diyim dürtü olarak vs vs çok büyük farklar yok...hayvanlarda da 2 göz var..ne bilim işte ayak bacak vs vs...lakin insanda ahlak vb yanlar var ve alet yapabilme özelliği var vs vs...

yani aslında farklıyız....fakaaat burda şunu belirtmeliyimki insanları hayvanlardan farklı görenler işte insan akıllıdır vs vs diyenler genel olarak insanları hayvanlardan "üstün" görürler...

ben ise buna karşıyım...insan hayvandan farklıdır fakat insan hayvandan ÜSTÜN DEĞİLDİR...


Being and Death - Guttural Vocals (No Effects)
Being and Death - Extreme Death Metal

The Ideabender

 
Gönderildi : 28/08/2008 3:11 pm
DrunkenPanda
(@drunkenpanda)
Gönderiler: 39
Eminent Member
 

Aynada burnunuzun altındaki ufak girintiye bakın,sonra bir şempanze fotoğrafı açıp ona bakın.Cevabınızı alacaksınız...


God is dead...

 
Gönderildi : 28/08/2008 3:18 pm
(@taypan)
Gönderiler: 2197
Noble Member
 

Gönderen: @being-and-death
Arnold Gehlen diyordu sanırım...insan ve hayvan arasında yapı olarak çok benzerdir fakat insan özelleşmemiştir...yani hayvanlarda belli organları özelleşmiştir çok iyi görürler duyarlar vs vs...insan ise alet yaparak hayvanlara nazaran körelmiş yanlarını giderirler...yani dürbün yaparak daha iyi görür vb gibi...

ve birde cassirer idi sanırım şey diyordu insanın hayvandan farkı sadece aklını kullanması değil aynı zamanda toplumsal bir varlık olmasıdır...toplumsal kurallar koyar vs vs....yani sadece akıl ile açıklanamaz..aynı zamanda toplumsal özelliklerde var hayvanlarda olmayan ahlak vb şeyler var diyerek başka bi farkta söylüyordu...

bedensel yadaa nasıl diyim dürtü olarak vs vs çok büyük farklar yok...hayvanlarda da 2 göz var..ne bilim işte ayak bacak vs vs...lakin insanda ahlak vb yanlar var ve alet yapabilme özelliği var vs vs...

yani aslında farklıyız....fakaaat burda şunu belirtmeliyimki insanları hayvanlardan farklı görenler işte insan akıllıdır vs vs diyenler genel olarak insanları hayvanlardan "üstün" görürler...

ben ise buna karşıyım...insan hayvandan farklıdır fakat insan hayvandan ÜSTÜN DEĞİLDİR...


o zaman insanda hayvandır ?? :D


 
Gönderildi : 28/08/2008 3:55 pm
MethaL
(@methal)
Gönderiler: 5081
Illustrious Member
 

İnsanlar hayvanlara göre çok daha üstün yaratılmış canlılardır. Dolayısıyla üstünlük bir farktır.


Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!

 
Gönderildi : 28/08/2008 4:26 pm
DrunkenPanda
(@drunkenpanda)
Gönderiler: 39
Eminent Member
 

İnsan çok zeki bir hayvan,evrimin muhteşem bir ürünüdür.
İsteyen istediği mite inanabilir,gerçek bu...


God is dead...

 
Gönderildi : 28/08/2008 5:12 pm
(@taypan)
Gönderiler: 2197
Noble Member
 

neyin evrimi? insanın mı ? kimden nerden ??


 
Gönderildi : 28/08/2008 5:23 pm
DrunkenPanda
(@drunkenpanda)
Gönderiler: 39
Eminent Member
 

Ayıdan...


God is dead...

 
Gönderildi : 28/08/2008 5:57 pm
Sayfa 3 / 8
Paylaş: