Forum
işte Fransız yazar Mille Sasserno nun bir eserinden Recai-zade Ekrem tarafından dilimize çevrilmiş bir şiir ama(kör )bir çocuğun isyanıdır.özellikle bu eski dille çevrilmiş hali daha hoş;
BİR AMA ÇOCUĞUN TAHASSÜRÜ
İşitiyorum ki..Güneş pek güzel..çay kenarında suyun üzerine doğru sarkan çiçeklerin manzarası pek latif imiş..ve nazik nazik öten kuşların,havai böceklerin uçuşuda görülecek şeylerden imiş..
İşitiyorum ki..geceleri gökyüzünde gizli ışıklar görülürmüş,dalgaları gözyaşları gibi hazin olan deniz içinde dahi beyaz yelkenli gemiler akıp giderlermiş..
İşitiyorum ki..çiçeklerin renkleri letafetce rayıhalardan daha bala imiş dereler, dağlar, çayırlar,sular, ormanlar ve hususiyetle fecir zamanları okadar latif,okadar şirinmiş ki bukadar azamet ve ihtişama karşı insan diz çöküp zemin-i hayret olmak lazım gelirmiş..
Lakin ben ne o gürültüsünü işitmekte olduğum o denizi,ne orengin çiçeklerini,ne gök yüzünü,ne güneşi,ne ogüzel meyvaları,ne kuşları,ne aydınlığı göremediğimden müteessif değilim
Hayır Allahım....hayır..şu fani alemin letaifinden hiç birini arzu etmem.illa..heyhat..Anacığımı göreydim!..
Kurban etme bir romandır, kanlı şekilde sunulmuş bir masaldır. veya daha doğrusu, ilkel olarak bir tiyatro temsilidir, içinde hayvan veya insan kurbanın ölüme kadar yalnız oynadığı bir dramın son öyküye indirgenmiş şeklidir.
Erotizm
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
Ölümle haşır-neşir olmanınen iyi yolu onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır.
Erotizm / Georges Bataille
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
Beden bir nesnedir, aşağılıktır, köledir, uşaktır, bir taşın veya bir ağaç parçasının seviyesindedir. Öznel, içten bir gerçeğe sahip olan ruh nesneye indirgenemez. Ruh ancak ölümün, ruhun karşılaştıramaz değerini ortaya koyduğu zamanda kutsallaşan bedenin içinde varlığını sürdürürken kutsaldır.
Erotizm / Georges Bataille
Ölümle haşır-neşir olmanın en iyi yolu, onu ahlaksız bir fikirle bağdaştırmaktır (!)
Kötülük ve karanlık yeryüzüne egemen olmuştur. Şeytan Tanrıyı yok edip Oun yerine geçmiş ve dünyaya da tanrının Şeytanı alt ettiği yalanını yaymıştır. Böylece insanları, içinde yaşadığımız ürkütücü dünyanın sorumlusunun Tanrı olduğuna inandırıp Onu gözden düşürmüştür. Yoksa o Tanrı nasıl olur da milyonlarca insanın toplama kamplarında yakılmasına, Hiroşimada atom, Vietnamda napalm bombalarıyla ucubelere dönmesine, işkence tezgâhlarında insanlıklarından çıkartılıp öldürülmesine izin verebilir ki?
[Karanlıkların Efendisi-Ernesto Sabato]
Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu. Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu. Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu??
Aynı ırmağın karşı kıyılarında yaşamamız ve krallarımızın birbirleriyle anlaşamaması yüzünden birisinin beni öldürmeye hakkı olmasından daha saçma bir şey olabilir mi? (Blaise Pascal)
http://www.classicallibrary.org/
Eğer gönüller gerçekten aydınlıksa güneş ışığına gerek kalmaz.Başkalarının esirgediği şeyi biz kendi kalbimizde buluyoruz.Goethe-Faust
Saf bir akıl...garip şeylere
inanamamaktan büyük haz alır.
Bulduğu ne denli garipse,onun için
o kadar iyidir.Sade ve anlaşılır
şeylere ise yüz vermez;çünkü onlara zaten
herkes inanır..
Samuel BUTLER
Biz bir insandan nefret ediyorsak, bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan kendi içimizde yuvalanmış birinden nefret ediyoruzdur. Bizim kendi içimizde olmayan şey bizi kızdırmaz. (Hermann Hesse - Demian)
http://www.classicallibrary.org/
