Forum
Mungan’ın eserleri Viyana’da okundu
Yeni şiir kitabı “Dağ” 1 Aralık’ta yayımlanacak olan Murathan Mungan, Avusturya’nın en önemli kültür kurumlarından Alte Schmiede - Kunstverein Wien’in düzenlediği “Literatur im Herbst” (Sonbaharda Edebiyat) adlı etkinliğe katıldı
Yeni şiir kitabı “Dağ” 1 Aralık’ta yayımlanacak olan Murathan Mungan, Avusturya’nın en önemli kültür kurumlarından Alte Schmiede - Kunstverein Wien’in düzenlediği “Literatur im Herbst” (Sonbaharda Edebiyat) adlı etkinliğe katıldı.
Mungan, 10 Kasım Cumartesi günü saat 18.00’de Viyana’daki Theater Odeon’da Börte Sagaster’in sunumuyla katıldığı programda “Yedi Kapılı Kırk Oda” kitabında yer alan “Dumrul ile Azrail” öyküsünden üç parça okudu; her bölümün ardından öykünün Almancası Börte Sagaster tarafından seslendirildi.
Aynı gece Avusturya Ulusal Televizyon kanalı ORF ile 3SAT televizyonunun birlikte hazırladıkları ve Avusturya, Almanya ve İsviçre’de yayın yapan 3SAT kanalında, Mungan’ın Katja Gasser’ın sorularını yanıtladığı, İstanbul’da çekilmiş bir program yayınlandı. Literatur im Herbst’e Türkiye’den ayrıca Nalan Barbarosoğlu, Faruk Duman, Nedim Gürsel, Sema Kaygusuz, Murat Uyurkulak, Elif Şafak, Latife Tekin, Hasan Ali Toptaş, Ayfer Tunç ve Neşe Yaşın katıldılar.
Kaynak: Milliyet/Kültür Ve Sanat
ÖTEKİ MİTHOSU
göze alırsanız eğer
kırılır
dağılır aynadan
sandığınız resimler
sözcükler kalır geriye
cam kırıklarına saklanmış
az ışıklı odalarda sözcükler
Ayna: anlam ve görüntü için sırlanmış kiler
bulur çıkarırsınız bir yerlerden
daha bulurken kararırsınız
çok önce öğrenmiştiniz: Bedel
özlenir ve kalır geriye
gerekenler
Murathan MUNGAN
gecenin soluğunda sarı farlar,kornalar,başa yetişmek için aceleci,sankı sonu gelmeyecekmiş gibi kayıtsız...
BAŞKALARININ GECESİ
Görünmeyeni görmenin azabı
İçimizde durmadan ödediğimiz
ne ruhumun ay ışığı
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen
yorgun bedenim
ihtiyar atlar gibi kapandım içime
yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin
Görünmeyeni görmenin azabı
Çılgınlıklar otu ağzımda
Kırların yırtığına takılmış karaca
Sıvası dökülmüş duvarlardaki
Donmuş halı zamanı
Çılgınlıklar otu ağzımda
Değişil kalibreli intiharlar denedim
Dipteki arayış boş kovan
Başkalarının gecesi bitmedi daha
10 Ocak 1990
Murathan Mungan
aynı adlı kitabından alıntı...ilk notu beni çok etkiler
"Karanlık sularda kalır soğuğum
Beni kar gecelerinde oku
Kör duvarlar, ölü aşklar boyunca"
'Herkesin içinde kırılan yerlerin sahibinden alıp götürdüğü şeyler farklıdır'
Kadından kentleri edinin ve okuyun mutlaka...
Kadından Kentler'i okumuştum enson..Kitabın sonunda bütün hikâyeler tek bir öyküde birleşiyordu..Öykülerin kahramanlarının hepsi tesadüfen Esenler Otogarı'nda karşılaşıyorlardı..Hayatları orada kesişiyordu hepsinin de..Hoş bir alegoriydi gerçekten..Hüzünlü bir kitaptı açıkçası...
Bir de ''Yüksek Topuklar'' adlı epey hacimli bir romanı var;bir reklam ajansında çalışan solcu eskisi bir bayanın,bir arkadaşının kendisine emanet ettiği 5 yaşındaki Tuğde adlı küçük bir kızla yaşadığı 5 hareketli günü anlatıyor..küçük trajedileri komedyaya dönüştüren bir romandı..Epey gülmüştüm okurken..
Ayrıca ''Kırk Aynalı Oda'' ve ''Yedi Kapılı Kırk Oda'' adlı kitapları ise masal tadında yazılmış öyküler...
Cenk Hikâyeleri adlı kitabında ise en güzel öykü 'Şahmerdan' isimli hikâyeydi...Gerisi pek hoşuma gitmedi açıkçası...
''Gül,ey saf çelişki...Nice gözkapağının altında,hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci...''-Rainer Maria Rilke.
Elleri uyuşup kangren oluncaya dek yazması gereken şairlerimizdendir... Eşcinselmiş kendisi yani yazdıkları bir kadına yazılmıyor.Öğrenene kadar pek bir şey sezinlememiştim..Zaten ne farkederki .)
mırıldandıklarım
kırdın mı, incittin mi birilerini?
kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?
kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
yeniden düşünmeliyim
dostluklarımı, ilişkilerimi
gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı?
yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
borçlarımı ödedim mi?
doğru seçtim mi soruların fiillerini?
tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
geri verdim mi aldıklarımı:
aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
yokladım mı duygularımı?
hala sevebiliyor muyum insanları?
ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
gece telefonları, ıssız konuşmalar
mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey!
o kadar çok anlattım ki,
kendime kaldım anlatmaktan...
bunaldım kendisiyle boğuşmasını
başkalarında çözmeye çalışan insanlardan.
usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
ofset duyarlılıklardan
kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum.
"içtenliğin" ya da "dünya görüşünün" kirletmediği...
kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum.
aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde.
bilmiyorum, kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar?
hala bir umut var mıdır?
çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
ne çıkmaz sokaktayım, ne de mutsuz...
sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum, o kadar.
açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız,
sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim.
senin ve benim, yani bizim için...
Murathan Mungan'ın son kitabı ''Şairin Romanı'' adlı uzun soluklu romanını ne zamandır almak istiyorum ama bi türlü kısmet olmadı...Mungan'ın bu hacimli romanının muhtevasını çok merak ediyorum açıkçası...Bu kitabı en kısa zamanda edineceğim.
''Gül,ey saf çelişki...Nice gözkapağının altında,hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci...''-Rainer Maria Rilke.
