İçeriğe geç

Forum

Hasan Hüseyin Korkm...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Hasan Hüseyin Korkmazgil

3 Gönderiler
2 Üyeler
0 Reactions
2,015 Görüntüleme
causa-sui
(@causa-sui)
Gönderiler: 519
Honorable Member
Konu başlatıcı
 
[#26867]

Adana Erkek Lisesi (1948), Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (1950) mezunu. Göksun'da (K.Maraş) başladığı öğretmenlikten siyasi eylemde bulunduğu gerekçesiyle atıldı, tutuklandı, hüküm giydi. Daha sonra Gürün'de ve Sivas'ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı (1955-60). 1960'da İstanbul'a, sonra Ankara'ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı, bir süre de Forum dergisini yönetti (1968-70). Kızılırmak kitabı nedeniyle hakkında 142. maddeden dava açıldı, yargılandı, aklandı. Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Bu yıllarda mizahi hikayeleri de yayımlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Toprak ve Nevzat Üstün şiir ödüllerini aldı.

Bu Güneşli Günde De

1/
Bana sen diyorsun ki
O taşa değme sakın
Aralama o perdeyi
O dalı ırgalama
Mıncıklama o konuyu
Onu bırak, şunu al
Onu değil ötekini
Hayır ona dokunma
Elleme sakın şunu
Bana sen diyorsun ki
Yürümek okey
Yürüyüşmek no
Kol sallamak yes
Kol sallaşmak nayn
Solo şarkı okey
Koro türkü no
Pikapa okey
Kitaba nayn
Bana sen diyorsun ki
Caddeler açtırdım gelip geçmeğe
Çarşılar donattım gezip görmeğe
Vitrinler bezettim durup bakmağa
Yürüsene lan oğlum
Gezsene çarşıları
İmrensene vitrinlere lan oğlum
Bana sen diyorsun ki
İşte çayır işte top
Tepişsenize
İşte bar işte disko
Tepişsenize
Bakma öyle aval aval yüzüme
Al kızını delikanlım, götür teyzene
Teyzen izin vermezse el şakasına
Uzanıver annene
Bak ne güzel yerler açtım ben sana
Kahvehane, birahane, taverna
Poker, briç, bezik oyna
Bilmiyorsan satranç, rulet
Vur tavlanın kıçına
Yiyip içip eğlenin
Eğlenin be çocuklar
Dua edin bu günleri verene
İnanmayın bize kötü diyene
Kağıtsa işte kağıt evladım
Baskıysa işte baskı
Hem rotatif hem ofset
Nişan, nikâh, düğün dernek, sünnet münnet, kartvizit
Sümkürün isterseniz
İsterseniz silinin
Boş verin çağdaşlığa çağdaş düzeye
Muassır medeniyetse muassır medeniyet
Gerisi vızıt mızıt

2/
Ya ben sana ne diyeyim ey hırtlambolos
Ne diyeyim bu güneşli bu güzel günde sana
Gömütlük mü burası?
Buluntular müzesi mi ne yani?
Korkuyorsan yaygara ne?
Korkmuyorsan yaygara ne?
Gel benimle
Çık sokağa
Kaldır küflü alnını bahar şarkılarına
Dağılsın korkuların
Senin küflü duvarında o eski saat
Benimse yüreğimden bahar selleri

Bu güneşli günde bu aptalca pazarlık
Olmaz ki hırtlambolos
Olmaz ki be babalık!


İnsan ilişkilerini egoizm yönetiyor.

 
Gönderildi : 22/06/2009 1:00 pm
causa-sui
(@causa-sui)
Gönderiler: 519
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Bu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki

Sevdim dedimse akşam kızıllığını
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
Şu ormanı şu denizi şu dağı
Benim olsun demedim ki

Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
İşte buna sevmek derler dedimse

Çattımsa acıların en güzeline
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
Benim olsun demedim ki

Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
Bu akşam beni yalnız bırakın
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
Onu ve kendimi yalnızca


İnsan ilişkilerini egoizm yönetiyor.

 
Gönderildi : 27/12/2009 9:05 pm
Zarathustra
(@zarathustra)
Gönderiler: 70
Trusted Member
 

bir oğlum olacak adı temmuz
uykusuz
korkusuz
beter mi beter
ben beynimi satarak yaşıyorum
o benden proleter

bir oğlum olacak adı temmuz
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
bende bitmeyen kavga
onda yeniden başlayacak

bir oğlum olacak adı temmuz
öfkede benden fırtına
sevgide deniz
ne samanyollarının ulu kervanları susuzluğumun
ne kutupşafaklarında tanrılaşması ilkelliğimin
temmuz gibi sıcak ve bereketli
temmuz gibi uçsuzbucaksız

bir oğlum olacak adı temmuz
dilinde en güzel sesi türkçemin
kulağı en yiğit şarkılarla delik
korkak bir merakla değil yıldızlı karanlığı
vivaldi'yi dinler gibi okuyup anlayacak
ve belki de sütdişleri sürerken balaban bir bursa şaftalisine
ay'dan kendi sesini dinleyecek
vahşi bir çiçek gibi açılmış gözleriyle .....

...bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
eğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

..Dostum, dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe...

:) Söylenecek kelime yok..


Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu. Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu. Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu??

 
Gönderildi : 28/12/2009 2:45 am
Paylaş: