İçeriğe geç

Forum

Charles Bukowski!!!
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Charles Bukowski!!!

39 Gönderiler
33 Üyeler
0 Reactions
16.2 K Görüntüleme
Sitting_Bull
(@sitting-bull)
Gönderiler: 121
Estimable Member
 

''Devrimi siz yapın,ben de kitabını yazayım!!!''

Bukowski'nin en sevdiğim,aynı zamanda hiç sevmediğim bir sözüdür...


''Gül,ey saf çelişki...Nice gözkapağının altında,hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci...''-Rainer Maria Rilke.

 
Gönderildi : 05/03/2009 12:54 am
(@redhotcp)
Gönderiler: 262
Reputable Member
 

Aşağılık herifin tekidir. İnsani duygulardan büyük bir ustalıkla sıyrılıp hayvan gibi yaşamış ve hayvani duygularla daktilosunun tuşlarına abanmıştır.

Ama.. İşte bu ''ama'' dan sonrası çok önemli.. Bu herif kendini bir şekilde okutur. Bir kere bulaşdıysan bırakamazsın. Yazıları seni sürüklemez ama okumaya devam edersin yine de. Bazen ''ulan bunun yazdıklarını ben de yazarım ne var sanki'' diyip kendini onunla bir tutup , bazen de onun hayatında vazgeçtiği şeyleri ve en aciz nasıl yaşarım adlı oyununa ibretle bakarsın. Adamın iğrenç hayatını (özellikle meşur olduktan sonra çektiği acılar daha fazladır , sadece cebi dolmuştur) ve içsel sorunlarının boyutunu düşündükce , kendi hayatına bakıp katlanılmayacak şeylerin sayısının pek te sandığın kadar fazla olmadığını görür akabinde kısa vadeli bir huzur hissedersin. Sonrasında tam ters duyguya kapılıp ''bukowski'nin amk herif hayatını istediği gibi yaşamış , en azından benden iyi yaşamış'' diyip huzurunun ağzına sıçarsın.

Bazen (özellikle geceler) bu pislik herifin tırmaladığı şeyleri okuyup bunalırsın , bunalabileceğinden daha fazla bunalırsın ''ağlamak istersin ama hüzün aptalcadır'' ve kitabı bırakıp uzun süre de eline almazsın. Artık bukowski için iyi şeyler söylemez ve hatta internet forumlarına bile onun tanımlanmayacak yaşamı hakkında birşeyler zırvalamaya başlarsın. (bak bu en kötüsüdür) Onu sever ya da ondan nefret edemezsin. O uzun bir hayat yaşamıştır ve ardında , bir çok içsel sorunlarla boğuşan depresif insana hayatı boyunca yetebilecek hikayeler bırakmıştır. ve bu depresif insanların hayatları biraz olsun yoluna girdiği zaman onlar bukowski'yi sadece yaşlı ve sıkıcı bir bunak olarak hatırlarlar. Bukowski okuyucusu nankördür , aynı bukowski gibi kişiliksizin önde gidenidir. ya da bu satırları okuması muhtemel bukowski fanları için ''değişken kişiliktedirler'' diyerek durumu kurtarabilirim.

Çok aç kalmasına rağmen , yine de ''aç sanatçı efsanesi aldatmacadır'' diyebilmiştir. ''Bir yanda istediğin herşeyi söyleyebilecek durumda olmak , diğer yanda buna mecbur olmamak'' ... O ikisinide yapmayı becerdiğini söyleyip ''bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir'' diyor.

''Güneş merhamet buyuruyor'' adlı şiirinde ;

''Türkiye’de, kilimlerinin üstünde kıbleye dönüp, sigara içerek gülen ve parmaklarını gözlerine sokup kör eden, mor bir tanrıya dua okurlar'' demiştir.

Yine onun yazılarından devam edelim ;

---

işte yerdeyim , ağzım açık
ve ana bile diyemiyorum
ve köpekler geçiyor yanımdan
durup taşıma işiyorlar
güneş dışında her şeyim var
ve takım elbisem berbat görünüyor
ve dün
sol kolumdan geriye kalanlar gitmişti
çok azı kalmıştı, her şey müziksiz
bir harp gibiydi..

sigarasıyla yatağa uzanmış
bir sarhoş en azından
5 itfaiye arabasıyla
33 adama
iş çıkarabilir.

hiç bir şey yapamıyorum.

yan mezarda Hector Richmond,
sadece Mozart’ı ve tırtıl şekerlemeleri
düşünüyor.

muhabbeti hiç çekilmiyor..

---

’’aynı kadınla iki kez evlenerek hayatımı mahvettim’’ demiş William Saroyan.

hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler
her zaman vardır, William,
neyin veya kimin bizi önce bulduğuna
bakar, mahvolmaya hep hazırızdır.

mahvolmuş hayatlar olağandır
bilgeler için de , ahmaklar için de.

ancak
o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda,
işte o zaman farkına varırız
intiharların, ayyaşların, hapisane kuşlarının, uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin ;
varoluşun menekşeler kadar,
gökkuşağı, kasırga
ve tamtakır mutfak dolabı
kadar olağan bir parçası olduklarının..

---

akşamdan kalma biri asla sırt üstü yatıp
bir fabrika çatısına bakmamalı!
ahşap kirişler etkiler insanı
ve tavan ışıkları..
tavan ışıkların içindeki teller
hapishaneyi anımsatır insana bir şekilde
gözler ağırlaşır, bira için ölürsün ve
insan sesleri duyarsın, süren bitmiştir,
ayağa kalkmayı becerip işinin başına
dönersin..

---

serseriydik, tembeldik
günlerimizin sayılı olduğunu biliyorduk
rahattık bu yüzden
ne kadar yeteneksiz olduğumuzu
anlamalarını bekliyorduk
o gün gelene dek,
arada sırada birkaç dürüst saat çalışıp
sistemin içinde varolmaya çalışıyor,
geceleri hep beraber kafaları çekiyorduk.

---

iyi olurdu buradan ayrılmak,
gitmek artık, nalları dikmek,
bütün anıları terketmek falan..

ama kalmanın da bir tadı var:

kendilerini afet sanıp,
şimdi kirli dairelerinde
sabırsızlıkla melodram dizisinin
başlamasını bekleyen bütün o yavrular,
ve bütün o delikanlılar,

Yıllıklarda pürüzsüz ciltleriyle
bir gün önemli biri olacaklarından
emin emin sırıtanlar,

şimdi polis onlar, daktilograf,
sosisli sandviç satıcısı,
tımarcı, toz zerrecikleri,
kalıp diğerlerinin ne olduklarını
görmek güzel.

yalnız , banyoya girdiğinde
aynayı es geç ve sifonu çektiğinde
arkana bakma..

---

tibet’e git , deveye bin
incili oku , ayakkabılarını maviye boya
sakal bırak
kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı
the saturday evening post’a abone ol
çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının
tek bacaklı bir kadınla evlen
ve düz bir usturayla tıraş ol
ve kadının koluna adını kazı
benzinle fırçala dişlerini
bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman
keşiş ol
viski ile bira iç
kafanı suyun altında tut
ve keman çal
pembe mum ışığında göbek at
köpeğini öldür
belediye başkanlığına aday ol
bir varilin içinde yaşa
baltayla kafanı yar
yağmurda lale ek

ama şiir yazma!


www.youtube.com/watch?v=V_jS9c_q8qc

 
Gönderildi : 07/04/2009 3:02 pm
GORGOROTH666
(@gorgoroth666)
Gönderiler: 254
Reputable Member
 

Ben de sadece ekmek arası adlı kitabı var. sanırım başka kitabını da okumayacağım. sürekli kadınlardan bahsediyor. bana abartı geldi. ma ekmek arası kitabı sağlam bir esere benziyor.


"I can barely see You anymore"
You must remember the Butterfly, it did not die
"I Love You" ... I Love you Too
"I cant see You anymore"

Goodbye My Love...

 
Gönderildi : 17/04/2009 2:32 pm
(@redhotcp)
Gönderiler: 262
Reputable Member
 

Gönderen: @gorgoroth666
Ben de sadece ekmek arası adlı kitabı var. sanırım başka kitabını da okumayacağım. sürekli kadınlardan bahsediyor. bana abartı geldi. ma ekmek arası kitabı sağlam bir esere benziyor.

Biraz ağırdır. Midenin kaldırmaması doğal. Bukowski okumaya o kitaptan başlanmaz zaten. En iyi adamlar yalnızken güçlüdür adlı kitabıyla başlamak daha makul bir seçim olabilirdi.


www.youtube.com/watch?v=V_jS9c_q8qc

 
Gönderildi : 07/09/2009 2:37 am
(@comfortinbrutality)
Gönderiler: 1683
Noble Member
 

Samimiyetten oldukça uzak. Okunmaya değer mi buna karar veremem elbet. Ama kendisine ne edebiyatçı derim ne de anlattıklarının gerçekten içten olduğuna inanırım.


dm.wasp.gen.tr

 
Gönderildi : 14/03/2010 1:58 am
slayerize
(@slayerize)
Gönderiler: 560
Honorable Member
 

ya da sen samimiyetten uzaksın. senin yorumlarını okumalımıyım acaba? ama sana ne yazmayı biliyor derim, ne de yazdıklarınla ilgili bir fikrin olduğuna inanırım.

bu adamın içtenliğini sorgulamayı bizimle paylaşmanı sağlayan referansların nelerdir? başka bir deyişle ''sizin işleriniz efem??''


Kan çıkmazsa para yok!!

 
Gönderildi : 14/03/2010 4:10 am
(@comfortinbrutality)
Gönderiler: 1683
Noble Member
 

Siz bu adamı ciddiye alıp samimi buluyorsanız beni es geçiniz :) Ha derseniz ki zaten geçtim,iyi yapmışsınız :)


dm.wasp.gen.tr

 
Gönderildi : 14/03/2010 2:21 pm
(@graav)
Gönderiler: 36
Eminent Member
 

Bukowski'nin yazar olduğunu iddia etmek, Tolstoy'a, Dostoyevski'ye, Shakespeare'e hakarettir. Ha sever miyim, severim.


 
Gönderildi : 01/05/2010 12:59 pm
metalwarriorsbydn
(@metalwarriorsbydn)
Gönderiler: 147
Estimable Member
 

"İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiçbir fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi."


Ben emekli Kerem im
Aslım dijital olmuş
http://bit.ly/kdsVC1

 
Gönderildi : 01/06/2010 9:15 pm
Sayfa 3 / 3
Paylaş: