İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

AHMED ARİF

10 Gönderiler
8 Üyeler
0 Reactions
3,781 Görüntüleme
camelsoft
(@camelsoft)
Gönderiler: 21
Eminent Member
Konu başlatıcı
 
[#25200]

Çok büyük bir hayranı olarak başlığını açmaktayım=) aranızda şiirlerini sevenler mutlaka vardır


parkasına kar yağmıştır,bir kenarda ağlamıştır..

 
Gönderildi : 24/10/2008 2:13 pm
camelsoft
(@camelsoft)
Gönderiler: 21
Eminent Member
Konu başlatıcı
 

-İÇERDE-

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...


parkasına kar yağmıştır,bir kenarda ağlamıştır..

 
Gönderildi : 24/10/2008 2:14 pm
eddies_daughter
(@eddies-daughter)
Gönderiler: 179
Estimable Member
 

HANİ KURŞUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN

Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yangınlar,
Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
Çelik kadavrası korugan'ların.
Ölünmüş, canım,ölünmüş
Murad alınmış...

Gelgelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.

İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...


SeLLing Peace With Guns...

 
Gönderildi : 04/11/2008 9:46 pm
anguish
(@anguish)
Gönderiler: 3334
Famed Member
 

Malesef ki 141 ve 142 'nin tokatını yemiş bir şairdir . Tek bir eseri de olsa Türk edebiyatında hem dilinin duruluğu hem de anadolunun ve o dönemki baskıları şiirine yansıtmış benim için çok özel bir şairdir Ahmet Arif.

terketmedi sevdan beni,
ac kaldim, susuz kaldim,
hayin, karanlikti gece,
can garip, can suskun,
can paramparca...
ve ellerim, kelepcede,
tutunsuz uykusuz kaldim,
terketmedi sevdan beni...


Ölüm dansı yapan kelebekler gibi, yüzüm hep ışığa doğru...

 
Gönderildi : 06/11/2008 4:09 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
 

Nedense bir türlü ısınamadığım bir şairdir... Sanırım fazla erkeklik edebiyatından, namus ve töre kavramlarını baş köşeye oturtan şiir ve şairlerden hoşlanmadığımdan ya da şiirlerde kibar bir İstanbul Türkçesinin hakim olmasını sevdiğimden olabilir. Şairin en çok tutulan ve en hoşlanmadığım şiiri;

Diyarbekir Kalesi'nden Notlar ve Adiloş Bebe

1.
Varamaz elim
Ayvasına, narına can dayanamazken,
Kırar boynumu yürürüm.
Kurdun, kuşun bileceği hal değil,
Sormayın hiç
Laaaaal...
Kara ferman çıkadursun yollara,
Yarin bahçesi tarumar,
Kan eder perçem

Olancası bir tutam can,
Kadasına, belasına sunduğum,
Ben öleydim loooy...
Elim boş,
Ayağım pusu.
Bir ben bileceğim oysa
Ne afat sevdim.
Bir de ağzı var dili yok
Diyarbekir Kalesi...

2.

Açar,
Kan kırmızı yediverenler
Ve kar yağar bir yandan,
Savrulur Karacadağ,
Savrulur zozan...
Bak, bıyığım buz tuttu,
Üşüyorum da
Zemheri de uzadıkça uzadı,
Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı...

3.

Hamravat suyu dondu,
Diclede dört parmak buz,
Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa,
Çayı kardan demliyoruz.
Anam sır gibi saklar siyatiğini,
"Yel" der, "Baharın geçer".
Bacım, ikicanlı, ağır,
Güzel kızdır, bilirsin.
İlki bu, bir yandan saklı utanır
Ve bir yandan korkar
Ölürüm deyi.
Bir can daha çoğalacağız bu kış.
Bebeğim, neremde saklayım seni?
Hoş gelir,
Safa gelir,
Ahmed Arif´in yeğeni...

4.

Doğdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş Bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
Saldır da büyü...

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...

Bu, namustur
Künyemize kazınmış,
Bu da sabır,
Ağulardan süzülmüş.
Sarıl bunlara
Sarıl da büyü.

Ahmed Arif


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 09/11/2008 8:41 pm
strega39
(@strega39)
Gönderiler: 127
Estimable Member
 

Benim sevdiğim tek şairdir Ahmet Arif. Kalemini ustaca kullanılır. Bence Anadolu insanını yüreğini koyarak anlatan tek şair.

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?

Utanırım,
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu'yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?

Ahmet ARİF


 
Gönderildi : 10/11/2008 1:25 am
anguish
(@anguish)
Gönderiler: 3334
Famed Member
 

1927 'de doğan Arif, doğu aşiret törelerinin içinde büyüdü.Ortaöğretimini Diyarbakır Lisesinde tamamlayıp, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümü nde bir süre eğitim gördü.

1950 yılında TCK'nın 141.maddeye aykırı görülen siyasi görüş ve eylemleri nedeniyle iki kez tutuklandı ve öğrenimi yarıda kaldı.Serbest kaldıktan sonra Ankara'da düzeltmenlik, teknik sekreterlik ve gazetecilik yaptı.

Ahmet Arif şiire lise sıralarında Ahmet Haşim , Ahmet Hamdi Tanpınar , Sıtkı Tarancı gibi şairlerin etkisinde kalarak birtakım denemelerle başladı.Bir süre sonra acemice yazılmış olan bu şiirlerin şiir olmadığına, gerçek şiirin bu kadar kolay yazılmaması gerektiğine karar verdi.

1944-48 yılları arasında İnkılapçı Gençlik ve Meydan dergilerinde yayımlamaya başladığı şiirleriyle adını duyurdu.1950'den sonra dergilerde Seçilmiş Hikayeler,Yeryüzü ,Beraber ,Yeni Ufuklar ,Kaynaklar adlı şiirleri seyrekte olsa yayımlandı.Ardından uzun bir süre siyasal baskılar nedeniyle şiirleri yayımlanamadı.

1968 yılında çıkan tek şiir kitabı " Hasretinden Prangalar Eskittim " Türkiye'de en çok basılan ve okunan şiir kitaplarından oldu ve şaire haklı bir ün kazandırdı.

Ölümünden sonra " Kalbim Dinamit Kuyusu " adlı bir şiir kitabının daha olduğu yada kitaplaşmamış şiirlerinin bu adla basılacağı söylenmişse de böyle bir kitap henüz yayımlanmadı.

Ahmet Arif ilk şiirlerini ortaya çıkardığı sıralarda Orhan Veli ve arkadaşlarının şiir anlayışı ön plandaydı, diğer yandan başka bir grupta Nazım Hikmet'in çizgisinden bir şiir geliştiriyordu.

Nazım Hikmet'in açtığı yoldan yürümeyi tercih eden Arif, ondan aldığı şiirselliği, bir anadolu özlemiyle geliştirdi.

Birbirini izleyen kısa, vurucu dizeler, yinelemeler, bölümlemeler şiirine hem özü yansıtan bir ritim kazandırdı hem de imgelerini güçlendirdi.Ama onda ritim sese değil söze dayandığından daha derinlere inerek büyük bir lirizmin kaynağı oldu.

Bunun yanı sıra Ahmet Arif'in birçok şiiri bestelendi, çeşitli müzik anlayışıyla değerlendirildi.

Eserleri: Hasretinden Prangalar Eskittim (1968), Cemal Süreya'ya Mektuplar (1992), Yurdum Benim Şahdamarım (2003).

kaynak:biyografi.info


Ölüm dansı yapan kelebekler gibi, yüzüm hep ışığa doğru...

 
Gönderildi : 10/11/2008 4:22 pm
sta_N
(@sta-n)
Gönderiler: 310
Reputable Member
 

ahmed arif direniştir.ölümsüzlüğü hakedenlerden...


 
Gönderildi : 11/11/2008 1:09 am
Zarathustra
(@zarathustra)
Gönderiler: 70
Trusted Member
 

Okuyucuya büyük bir haz verir şiirleri.

Günümüzde yok böyle bir şair ve bundan sonra da olmaz kolay kolay..


Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu. Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu. Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu??

 
Gönderildi : 10/12/2009 2:16 pm
metalwarriorsbydn
(@metalwarriorsbydn)
Gönderiler: 147
Estimable Member
 

Ay Karanlık en sevdiğim şiirlerinden biri.
....
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık...


Ben emekli Kerem im
Aslım dijital olmuş
http://bit.ly/kdsVC1

 
Gönderildi : 15/06/2010 3:37 am
Paylaş: