İçeriğe geç

Forum

Düş Sokağı sakinler...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Düş Sokağı sakinleri

139 Gönderiler
106 Üyeler
0 Reactions
34.8 K Görüntüleme
GORGOROTH666
(@gorgoroth666)
Gönderiler: 254
Reputable Member
Konu başlatıcı
 
[#460]

Murat Çelik
1969 yılında doğan Murat Çelik, 1988 yılında İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümüne girdi. Müziğe "Düş Sokağı Sakinleri" adlı müzik grubunun üyesi olarak değil bizzat kurucusu olarak başladı.

Solo kariyerine "Su Düşleri" albümüyle başladı daha sonra Düş Sokağı Sakinleri'nden ayrılarak "Seyyah" isimli albümünü çıkardı.

Kitap çalışmalarına başlayan Murat Çelik Ekim 2004 yılında "Gülziya" isimli roman çalışmasını gerçekleştirdi. Roman ikinci baskısını 2005'in ekiminde yaptı. Ardından 2005 yılının sonlarına doğru "Aşkın Elif Hali" isimli şiir kitabını çıkarttı.

Hissettiklerini ve yaşadıklarını: "Aklınızla kalbinizin kesiştiği yere dikkat edin, elimizde bir tek o kaldı" diyerek özetlemektedir.

Murat Yılmazyıldırım
Murat Yılmazyıldırım Biyografi : Düşsel bir dünyanın kapısından içeri girdiğimde 09.05.1964 tarihini gösteriyordu zaman. Ve dünya üzerindeki yolculuğum beni sevinçleri ve hüzünleri birbirine karışmış bu coğrafyada müzik denen sadık dostumla tanıştırdı. Beni çoğunuz Düş Sokağı Sakinleri' nden tanır. Kiminiz de solo olarak yaptığım albümlerden.

Sırasıyla şimdiye kadar çıkan albümler:

Düş Sokağı Sakinleri:
Düş Sokağı (1993 - Eylül – Piccatura)
Yasadıkça (1997 – Şubat - EMI)
Üç (1999 - Kasım - EMI)

Solo albümler :
Aşk-ı Alem (1996 - Naz) (Bu albüm henüz çıkmadı)
Yelkenin Gözyaşları (1998 – Ocak - Ada)
Kırık Yelken (2000 – Ada)
Cennet (2002 – Şubat - EMI-KENT)
Büyü (2003 – Ekim - EMI-KENT)
Kara Aşka Beyaz Göndermeler (2004)
Gözyaşı Ağacı (2005)

Bir de henüz basıma girmeyen, yurtdışı için otantik tarzda hazırladığım 8'li albüm serim var.

Ayrıca Kent Ozanları adi altında çıkarılan karma albüme çeşitli sanatçılarla birlikte ben de kendime ait olan bir parçayla konuk oldum.

Okullu yıllarım beni Beyazıt İlkokulu’ ndan Bakırköy Yavuzevler İlkokulu’ na, oradan Bakırköy Şekerevler Ortaokulu’ na oradan da Bakırköy Lisesine en son olarak da Kadiköy Devlet Konservatuarı Kontrbas Bölümüne kadar sürükledi. Kafamın içinde beni düşsel bir zamanın sürrealist uzantıları arasına katıp duran düşünceler denizinde yüzüyor olmam, en son okuduğum okulu bana yarıda bıraktırdı. Ben de böylece alaylılar arasına katılmış oldum. İlk olarak 1981 yılında klasik gitarla akademik anlamda tanışma fırsatı buldum. Ve sonrası kendimi onunla keşfetme yollarıyla geçti. Bu yollar üzerinde farklı enstrümanlarla haşır nesir olmak, duyumlar ve onları albümlerinde kullanma şansı yaratmak bakımından çok yararlı oldu. Beni kendimle tanıştırdı. Düşler bedenime giydirdiğim en güzel giysim oldu. Onu istediğim gibi nakışladım. Ortaya çıkardığım sözcüklerin ve melodilerin bedeniyle sevişmeyi olgunlaşma sürecindeki en tatlı meyve gibi gördüm. Kırık Yelken acılarla yorulduğum dünya kervanında, bana sevgi ve aşka dair kuşanılmış olan kusursuz giysileri sundu. Yaşamın güzelliğinin acıdan geçerek farkına vardım. Ve Kırık Yelken bana, gözyaşlarının dağların derinliklerinde akıp duran su kaynakları kadar saf ve çocuksu olduğunu öğretti. Hüznü derinliğine yaşamanın, insanın kalbinde hayatin aşkına dair ne tür şekiller çizdiğine tanık oldum. Ve sevginin ne denli güçlü olduğunun bir kez daha farkına vardım. "Saf ve dürüst bir sevginin..."

Zamanı şu güzel dünyanın altın tepsisi içinde yerli yerinde ve doğruca kullanmak, beni gitmek istediğim bu yolda mutlu ve huzurlu kılıyor. Ve Tanrı biliyor ki aşkın ruhuma kattığı zenginlik ve temizlik bana daha çok insan olma yolunu açıyor. Yaşamın farkında olmak, bütün zorlu kapıları aralıyor sonuna kadar.

Lirik melodilerle sarmalanmış akustik tınılar bütünüdür Kırık Yelken. Saf bir aşka sevgi göndermeleridir yalnızca. Acıyla yıkayarak zamanı. Ve yalnızlık sevişmelerinde ona duyulan özlemdir benimkisi... hepsi o kadar. Çocuksu ve olgun. Büyülü ve yalın. Açık ve simgesel. Karanlık ve aydınlık. Hüzünlü ve uçuk. Sarmalayan ve sarsan. Düşündüren ve öldüren. Meleksi ve tanrısal... hepsi o kadar. Kısaca ben ve Kırık Yelken... gözü yaşlı düşleri gerçeğe dönüştüren


"I can barely see You anymore"
You must remember the Butterfly, it did not die
"I Love You" ... I Love you Too
"I cant see You anymore"

Goodbye My Love...

 
Gönderildi : 27/11/2004 2:37 pm
(@hates-13-5)
Gönderiler: 1453
Noble Member
 

grupken severek dinledigim hele hele duygulu oldugum gunlerde dinledigim yegane gruptu. ayrilmalari kotu oldu ikiside birbirini tamamliyorlardi.


 
Gönderildi : 27/11/2004 3:30 pm
GORGOROTH666
(@gorgoroth666)
Gönderiler: 254
Reputable Member
Konu başlatıcı
 

evet ama içimden bir his tekrardan birleşeceklerini söölüyor


"I can barely see You anymore"
You must remember the Butterfly, it did not die
"I Love You" ... I Love you Too
"I cant see You anymore"

Goodbye My Love...

 
Gönderildi : 28/11/2004 12:59 pm
meTaLLic_giRL
(@metallic-girl)
Gönderiler: 47
Trusted Member
 

ortada bu kadar boktan grup, iirenç popçular varken bu grubun daalması türk müziinin kaybıdır... özellikle de sevdan bir ateş gibi bi parça çok zor yane...


(( : !!!FuCK The SyStEm!!! : ))

 
Gönderildi : 29/11/2004 3:33 pm
FuRY
 FuRY
(@fury)
Gönderiler: 355
Reputable Member
 

Gönderen: @gorgoroth666
bilen bilir murat yılmaz yıldırımı murat çelik i
ben en çok
ölümler
sevdan bir ateş
ayrılık
kan revan içindeyim
veremem sana acımı
hüzün kovan kuşu
seni tanımayan yok bu şehirde olay budur :wink:

senin gibi black ciden boyle bi şey helaal oollsunnn


 
Gönderildi : 01/12/2004 10:29 am
MalleusMaleficarum
(@malleusmaleficarum)
Gönderiler: 381
Reputable Member
 

Tek bir parçasını sık sık dinliyodum bi ara onunda dozunu kaçırınca kabak tadı vermeye başladı artık dinlemiyorum kısacası o parçada yanlış hatırlamıyosam Cehhennemden cennete'ydi


Cold be hand and heart and bone,
and cold be sleep under stone.

 
Gönderildi : 12/12/2004 7:47 pm
nobodies
(@nobodies)
Gönderiler: 3132
Famed Member
 

sewdan bir ates oldu bende gönlüm bir deli costu senle
sesin bi ucurum cagırısa beni kus olur ucarım yanarken icim
senin o alew gözlerin eritse su ruhumu buz olur kesilirim yanarken icim.....


 
Gönderildi : 12/12/2004 7:55 pm
nightmare
(@nightmare)
Gönderiler: 2911
Famed Member
 

al beni yar götür götür buralardan bıktım artık hep aynı varolu$lardan...çok iyiydiler ayrılmaları ii olmadı ama murat yılmaz yıldırım hala eskisi gibi adam bu işi bilio :wink:


..::To Live Is To Die ::..

 
Gönderildi : 19/12/2004 12:26 am
(@skylark)
Gönderiler: 262
Reputable Member
 

elime verseler bitane uzi karşıma koysalar şu muratı...


www.myspace.com/orhandeniz

 
Gönderildi : 20/12/2004 10:51 pm
(@skylark)
Gönderiler: 262
Reputable Member
 

bu kadar yalak bi grup olamaz ya...


www.myspace.com/orhandeniz

 
Gönderildi : 20/12/2004 10:51 pm
skuggor
(@skuggor)
Gönderiler: 5251
Illustrious Member
 

SkyLark senin kadar salak bi adam da olamaz bana göre... ama bunu dillendirmenin ne manası var şimdi diymi... herneyse murat yılmazyıldırımdan gerisi yalan olur... murdem yaş lahoya..


silence...

 
Gönderildi : 21/12/2004 6:46 pm
nobodies
(@nobodies)
Gönderiler: 3132
Famed Member
 

sewdan bir ates oldu bende gönlüm bir deli costu senle
sesin bi ucurum cagırısa beni kus olur ucarım yanarken icim
senin o alew gözlerin eritse su ruhumu buz olur kesilirim yanarken icim.....


 
Gönderildi : 21/12/2004 6:53 pm
skuggor
(@skuggor)
Gönderiler: 5251
Illustrious Member
 

1 defada anlayabilioruz sanırım marilyn :)


silence...

 
Gönderildi : 21/12/2004 7:09 pm
nobodies
(@nobodies)
Gönderiler: 3132
Famed Member
 

Gönderen: @aske
1 defada anlayabilioruz sanırım marilyn :)
icimden geldi yazdım...suan bu sarkıyı dinliorumda...


 
Gönderildi : 21/12/2004 7:13 pm
skuggor
(@skuggor)
Gönderiler: 5251
Illustrious Member
 

bisey demedim bende zaten.. artı onu dinleme şei dinle murdem yaş lahoya yı varsa....


silence...

 
Gönderildi : 21/12/2004 7:17 pm
Sayfa 1 / 10
Paylaş: