Forum
seri katil psikolojisini anlamak demek onların yerine geçmekle eş değerdir bence.bu şey imkansız çünkü seri katillerin zihin aktiviteleri bizimkinden çok farklı ve telkin güçleride bizden daha derin ve etkili hatırlayın charles manson örneğini...
ayrıca onların psikolojisinde ne doğum ne de çevre önemlidir.
tamamıyle aile içi travmaların tetiklediği bastırılamayan nefret ve duygusallık ki bu duygusallık acayip derecede sapkın ve sıradışı olabiliyior...
bunları anlamak veya hisetmek çok zor.
öldürmenin daha güçlü yaptığı sıradışı bir vücut ve onun üstüne konulmuş sıradışı bir zekadan bahsediyoruz burda.
ilgili olanlar yazıya bakabilir.belki birazcık olsun ipuçlarını bulabilirler sanırım.
http://www.metaltr.net/Kose_Yazilari-op-viewarticle-artid-171
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Ave maria ... Anlayana
Yürüyorum üstünde ölülerin. Ayaklarım tilki ayakları .
Bir katilin seri cinayetler işlediğini kabul edilmesi için ABD’ye göre şu kriterleri taşıması gerekir:
• Günlük yaşamını devam ettiren kişiler olmalıdırlar.(Akıl hastaları seri katil sayılmaz)
• En az 3 cinayet aynı yöntem, silah ve benzer törenle işlenmiş olması gerekir.
• Kurbanlar genellikle tanınmamış kişiler arasından seçilmesi.
• Çoğunun çocukluğunda kötü muameleye veya tecavüze uğraması
Her çok sayıda cinayet işleyen seri katil olamaz. Örneğin; ani bir cinnetle önüne gelen öldürenlere ya da terör amaçlı toplum katliamı yapanlara veya suç örgütü adına adam öldürenlere de seri katil denmez. Ayrıca seri katiller durdurulana, ölene ya da misyonunu gerçekleşene kadar cinayet işlemeye devam edene denir.
Yapılan bir araştırmaya göre seri katilerin hepsinin ortalama zekâ düzeyinin üstünde oldukları saptanmıştır. Kurbanların seçiş biçimleri, kusursuz cinayet planları ve arkalarında hiçbir ipucu bırakmama konusundaki özenleri onların zeka düzeyini ortaya koyuyor. Uzmanlar seri katillerle ilgili iki temel özellikleri üzerinde birleşiyor; sadizm ve seksüel şiddet. Kurbanlarına rahatsız etmeden yaklaşıyor, sözlü iletişim kurduktan sonra onları rahatlıkla öldürebilecekleri bir alana götürüyorlar. Cinayetlerini, genellikle cinsel ağırlıklı bir işkenceden sonra gerçekleştiriyorlar. Kurbanlarını kendilerine ait bir silahla öldürdükten sonra arkada iz bırakmamaya özen gösteriyorlar.
Kurbanlarını asla cinayet mahallinde bırakmıyorlar. Uzmanlar, bunu “cesedin bulunmasını engellemek ve güvenlik güçleriyle alay etmek” şeklinde açıklıyorlar. Güvenlik güçleriyle alay etmeye karar veren katiller, cesetleri şehrin en işlek yerlerine, park, karayolu, gibi kolay bulunabilecek yerlere taşıyorlar. Polisin hangi yöntemlerle cinayeti çözmeye çalıştıklarını bildiklerinden gelişmelerini medya aracılığı ile takip etmeye büyük özen gösteriyorlar. Bu arada medya aracılığıyla da gelişmeleri takip ederek, yakalamamanın çaresini arıyorlar.
http://www.sucveceza.com/makale-39.html
Bir katilin seri cinayetler işlediğini kabul edilmesi için ABD’ye göre şu kriterleri taşıması gerekir:• Günlük yaşamını devam ettiren kişiler olmalıdırlar.(Akıl hastaları seri katil sayılmaz)
• En az 3 cinayet aynı yöntem, silah ve benzer törenle işlenmiş olması gerekir.
• Kurbanlar genellikle tanınmamış kişiler arasından seçilmesi.
• Çoğunun çocukluğunda kötü muameleye veya tecavüze uğraması
İlk madde hariç bence diğerleri saçma.4. madde de mantıklı ama şart olması saçma.
Katil bu her cinayeti farklı alet edevat ve fantaziyle işliyor olabilir.
Tanınmış kişileri ünlüleri,topçuları ve de popçuları öldürme fantazisine de sahip olabilir.
Ben doğuştan getirdiği güçlü kesme,biçme,ezme,parçalama,doğrama dürtülerinin çevreyle kaynaşıp ortaya bir seri ya da seri olmayan katil çıktığı kanısındayım.Sadece çevre etkisiyle katil olunmaz bence.
Kefen ve gelinlik...Birbirinin aynı olan iki giysi...
Dinle bak!
Ölürken yaşamak,yaşarken ölmek...
Savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun...
Değil mi?
kesinlikle sonradan olunur,çünkü insanı çileden çıkarıyolar ,derler ya ölen de mi öldürende mi,işte çoğunluk öldürende...
aman abi bırakın filimlerde kalsınlar yarın öbürgün bitanesi takılırsa peşimize falan filan
BİNLERCE SPERM ARASINDA BİRİNCİ OL BİDE ŞU YAŞADIĞIN HAYATA BAK A.Q ......
The sound of the guitar kills me...
- Cesed saat 4 sıralarında ölüdeniz yakınlarında bulunmuş. Ayak baş parmağı kesilmiş ağzına verlmiş.
- Ne anlatmaya çalışıo lan bu bize?
- Adam ayak fetişistisiymiş
- hade yaa!
Bkz. Dexter felan olmak
its between you and me
benim çocukluğumda böyle geçti ama ben seri katil falan olamadım
yoksa olacak mıyım =P
If you've got nothing die for then you've got nothing live for... But I've got nothing die for, so I've got nothing live for... and?
bu ne lan böle doustan fenerli gibi.katil yakalınnca ilk sözü söle bisi olurdu ozmn "ben aslında kücükkende psikopattm,kediydi köpekti alayını kestim"
seri katillerin kromozomları 2 y i oluyor bildigim kadarıyla..kafaları bizim gibi calısmıyor yani..onlara göre yaptıkları sey sapkınlık degil
en azılı seri katillerden biri,albert fish,karısından her gün süpürge sopasıyla dayak yermiş.
en azılı seri katillerden biri,albert fish,karısından her gün süpürge sopasıyla dayak yermiş.
dayak yeme değil kendisini cezalandırma şekliydi çivili sopa.....
ayrıca seri katillerin içgüdülerini anlamak için çevre aile ve karakterle ilişkili bakmak gerekir.ve ne doğumdan ne de sonradan seri katil olunur bence her ikisi de etlkilidir bu aşamada...
doğumla gelen içgüdüler ya da ailede kazanılan kötü deneyimler bunda etkilidir.
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Bence şizofreni olmak şart seri katil olmak için. İnsanın canı sıkılır yoksa gereksiz yere insan öldürmek için. Yanında biri olacak ve şunu öldür diyecek
Bide dünyadaki seri katillere baktığımızda örnek Kennedy cinayeti , alakasız yerden hareketli arabadaki Kennedy 'i kafasından vurmuş.Bu bence kolay bir iş değil.Gerçek yetenek lazım o iş için. Yani super-sizofren olmak gibi birşey.
(U)nknown (F)lying (O)bject..
Bence alakasız, çevre vs.Benim çevrem mükemmel derecede güzel, aile'mde hiç bir sorunum yok ama çok ciddi şekilde sana bir cinayet planı yapabilirim 10 dakika içerisinde.
Önemli olan bunu gerçekleştirecek akıl sağlığının olmaması / cesaretin olması.
Sonuçta her ailesi hor görülen katil olsaydı, Türkiye'deki sokak çocuklarının hepsi birer seri katil olması gerekiyordu.
güzel yaklaşım.bunun için çevreden daha önemli olan üstün bir zeka ve soğukkanlılıktır.evet türkiyede şartlar ne olursa olsun bu güne kadar bir seri katil çıkmamış.çünkü sanırım türklerde soğukkanlılıkla,plan kurarak cinayet işleyecek yapı yok.genelde bir anlık sinirle,özensizce cinayet işleniyor ülkemizde.
ayrıca şu da gözden kaçırılıyor..seri katillerin bazılarında aşağılık kompleksinin tam tersi kendini üstün görme ve topluma küçümsemeyle,alayla yaklaşma var.
Çok Sevgili Bayan Budd,
1894’te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlik sikintisi o kadar büyükmüs ki digerlerinin açliktan ölmesini önlemek amaciyla 12 yasindan küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmalari için kasaplara satiliyorlarmis. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çiplak bir çocuk vücudunun bir kismi önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York’a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.
bu da albert fishin,kurbanlarından birinin annesine yazdığı mektup..yazılmış en psikopatça mektuptur heralde..
