Forum
-fazla gülmekten hoşlanmam
-insanlar ile dalga geçildiğinde bi acayip olurum(kötü olmak anlamında)
-gece su felan icmeye gidince karanlıkta biri var zannederim hep
My Life İs Metal
bende böyle sorunlar yok
Kendime neskafe yaparken, her seferinde, çay kaşığını önceden kupaya koyup üstüne kaynar neskafeyi döküyorum mal gibi. Zaten bardak büyük, çay kaşığını tutacak pay kalmıyor. Sıcak neskafeyi dökünce üstüne bi de o çay kaşığını tutamıyorum. Tutmaya çalışırken kahveye giriyor, yanıyor elim hep...mal gibi..
Öyle doğal anlatmışsın ki
odada bi ben varken ve çıkarken ışığı söndürmeyi unutuyorum herseferinde ama odada biri varken çıktığımda ışığı kapatıyor olmam ve içerdekinin sinir olması bunu farkında olmadan sürekli yapıyorum , kafam bi yere gittiğinde başka birşey konuşmaya çalışırken sürekli takılmam ve iki konuyu birbirine karıştırıp bi süre konuya hakim olamamam meselaa bu çok sinir bozucu, sabahları okula gitmek için kurduğum telefondan bi kaç dk önce uyanıyorum onun benden sonra çalması sinirlerimi bozuyor fakat telefonu kurmadan yattığımda uyanamıyorum:S:S
genelde ellerimle ayaklarıma hep ritim tutarım yani tam olarakta ritim değilde garip garip şaklatırım ellerimi ayaklarımı vururum falan.
yazılılarda genelde sakız çiğnerim soruyu yapamayıncada hırsımı sakızdan alırım öyle bi sinirle çiğnerim ki
bide sol baş el parmagımın hep etlerini soyuyorum ama özellikle o hep işaret parmağım onun üstünde soymaya hazır.
bilgisayarın faresi bende kaçıcak gibi hayvan gibi tutuyomusum ve dikkat ettim gerçektende öyle bi kavrıyorum ki sanki kaçıcakta..
Gece yatmadan önce dolabın kapağını açık bırakırım çnkü üzerinde ayna var ve aynadan yansımam gözükürse uyuyamam..
Odamdaki perdeleri dışarı bakmak haricinde açmam aralamam.
Gece evde başka bi odaya geçerken bütün ışıkları açarak geçerim.
Kulaklıkla müzik dinlerken, sanki biri bağrıyo veya sesleniyo gibi geldiği için sürekli sesi kısıp etrafı dinlerim.
Yine kulaklık takılıyken nefes alıp verişimin çok sesli olduğunu düşünüp az nefes alırım sonra dayanamayıp müziği durdurup derin bi nefes alırım.
Kendimle sürekli kavga ederim, özellikle ayna karşısında.
Evde sıkılınca buzdolabını açıp içini seyrederim.
Kendi kendime konuşurken sanki biri beni dinliyomuş ve tekrarlıyomuş gbi gelir.
Herşeye gülerim. Mesela aileden bi yakın öldüğünde cenazede kahkaha atmıştım falan.
Dudağımı ve ağzımın içindeki etleri kanayıncaya kadar koparırım ve sonra bi güzel o kanları yutarım
Derslerde ritm tutmadan duramam.
Uyurken yastığı soğuk tarafına çeviririm.
Otobüsteki demirler daha önceden tutulmuş ve sıcaksa tutamam.
Hızlı yürürken biri beni takip ediyomuş gibi gelir ![]()
Çok mu takıntılıyım ne? ![]()
Merhaba. Naber?
işerken her zaman bir elimi duvara yaslar gözlerimi kaparım
o anda kendimi bulutlardan aşağı düşüyor gibi hissediyorum..
Kendime neskafe yaparken, her seferinde, çay kaşığını önceden kupaya koyup üstüne kaynar neskafeyi döküyorum mal gibi. Zaten bardak büyük, çay kaşığını tutacak pay kalmıyor. Sıcak neskafeyi dökünce üstüne bi de o çay kaşığını tutamıyorum. Tutmaya çalışırken kahveye giriyor, yanıyor elim hep...mal gibi..
Ondan sonra sıcak suyu dökme olayı -hatta ayini!- Önce bana, sonra abime, sonra annem ve babama... En son 2 kaşık çıkarıp sol elimle kendi bardağımı, sağ elimdekiyle abimin bardağını karıştırır, kaşıkları annemle babamın bardakların içine koyar (çünkü onlarda tabak var bizde yok) servisi gerçekleştirirm
Nedense servisi yaparken asla tepsi kullanmam Ben de insanım lan!
iğrenç bir öksürüğüm vardır toplumda o şekilde öksürmekten çekinmem
ışıkta asla yatamam her gece kavga vardır bizde
en büyük zevklerimden biri dudağımı kanatmak görseniz rengarenk harita gibi dudaklara sahibim
biri benle konuşurken ya da biri yanımda konuşurken mutlaka konuşmaları mesaj olarak yazarım ya da klavye de yazarım nefret ediyorum bu huyumdan
falann filan böyle devam ediyor aklıma geldikçe yazarım
-everybodys fool
sıkıntıı
bir de gözlük kullanıyorum dua edip amin deme vakti geldiği zaman mutlaka gözlüklerimi çıkarır amin derim ellerimin gözüme deymesi gerek ehehehüü işte bundan gerçekten nefret ediyorum 
-everybodys fool
sıkıntıı
sokakta müzik dinleyerek yürürken müziğin ritminde yürümezsem çok rahatsız olurum..
aynısı bende de var, hatta bazen kendimi çok kaptırıyorum müzik bitince yolun ortasında durup bekliyorum, yeni şarkı başlasın diye..
Merhaba. Naber?
Kavga ederken yüzümde iğrenç bi tebessüm geliyor insanlar en çok bunu söylerler onların yalancısıyım.. Zaman zaman kahkaha atıyor olduğumu söylemeleri durum dahada vahim bi hale getiriyor..
Sabahları gözümde uykusuzluk sebebiyle oluşan çapakları misket misket yapıp aynada siluetime fırlatmaktan ve çıkardığı sesi dinlemekten haz aldığımı söylemeden geçemiyeceğim.
Hala UHU'nun bünyemde alışkanlık yapıp yapmadığını bilmiyorum ama maket yaparken yine parmaklarımın arasında misket yaptığım parçaları koklamaktan hoşlanıyorum.
Hergün banyo yapmadan çıkmadığım ve geç kaldığım için kafamı kurutmama fırsat kalmadan sokağa çıktığım için boğazımda sürekli bir gıcık oluşumu var.
Köpeğimin teke gibi kokması başlarda sorun yapsada artık onu her hafta yıkamaktan bıktım ve sanıyorumki bu koku ile aramda garip bir bağ kurdum.yanımda yatmasına artık izin veriyorum
Arkadaşlarımın (kız ve erkek) israrla oğlum bu bulaşıkları biriktirmeden makinaya koy demelerine inat olmalıki lavabomdaki minik tepeye bakıp o tabakların bardakların nasıl yıkılmadan durmasını incelemekten hoşlanıyorum.
Çamaşır makinasını ocaktan fışkıran ateşin dans etmesini seğrederken kitlenip 10 dakika civarı gözüne far tutulmuş tavşan misali trans oluyorum ve evet seviyorum.
Kız arkadaşımın kıskançlık ve hatta delilik boyutarına ulaşan triplerine karşı verdiğim bahide savaşa rağmen beni böylesine kıskandığı için içten içe dehşet bir haz duyuyorum.
Okulda sipariş ettiğim kaşarlı tostun içnden bir gün evet bir gün kaşar çıkıcak diyerek kantine hep buruk umutla iniyorum.Bu umuttan haz duyuyorum.
Sosisli sanviçimi yerken içinden cıkan turşu parçalarını yanağımın içinde bildiğiniz sincaplar gibi stokluyorum ağzımın buruşmasından büyük zevk alıyorum.
Kokoreçi araba ile satanlardan almaktan hoşlanırım kaldıki pis kokoreçin temizinden daha lezzetli olduğuna inanırım.
Turşu suyunun içindeki parçaları parmaklarımla yakalamaya çalışırım ancak sürekli yediğim kemirdiğim parmak etlerimin inceden sızlamasını sevdiğim için.
Müzik dinlerken kafa kol sallamam müziğin kendisini duymaya çalışır aklımda onu parçalara ayırır her parçasıyla ayrı ayrı şevişmeye özen gösteririm.
Kahve yaparken suyun ısınması için canla başla çalışan ketilimla konuşur ona moral vermeye çalışırım. Böylece kahvenin daha lezzetli olucağına inanırım.
Kitap okurken kendimi karakterlerin yerine koymaktan çok korkarım. Sanki onlardan birinin vucudumu ele geçirmesinden içten içe işkillenirim.
Bişey anlatırken elini kolunu sallağan insanlardan haz alırım. Kendimi bir orkestra şefinin tam önünden bilet almış izleyici gibi hissetmeme neden veriyorlar.
Üstünde çalıştığım bir projeyi asla not alamam. kafamın içindeki 10 tane ayrı ben sürekli konuştukları için elmin hızı not almaya yetişemez .O yüzden anfinin, atölyenin ortasında kendime sinirlenip susun diye barınırım. Daha sonra beni anlamsız gözlerle seğreden kişilere bilmem kaçıncı bakışımı atıp gözlerini teker teker benden kaçırışlarını seğreder içten içe deli sizsiniz derim.
Kendini herhangi bir konunun heledotu ilan eden insanları severim. Portatif seyyar kitaplar olduklarını düşünür tembellik yapma ve yakın gözlüklerimi aramama gerek bırakmadıkları için mutlu olurum.
Sürekli ağrıyan omuzumdan şikayet etsemde o ağrıyı severim uyanık kalmamı sağlıyor.
Sabah yaptığım omletin içinde döktüğüm reçelin yumurta yuvarlağının kenarlarından taşarken oluşturduğu şeklilerden yüzler suratlar çıkarmayı severim onlarla dost olmaya çalışırım ve sıcaklığın etkisiyle ağızlarını hareket ettirdiklerini fakat bir kaç saniye içinde eriyip gittikleri için bana cevap veremediklerini düşünür arkalarından hoşçakal reçel surat derim.
Son biraydan beri bavullarını kapının önüne koyduğum ve nefretle defol git diye hönkürdüğüm kız arkadaşımın yatak odamın duvarına cizittirdiği şekillerin içinde kendime arkadaşlar yaratmayı sevdim. Bazıları sanki odanın içinde dolaşır ben ışıkları yakarken korkudanmıdır utangaçlıktanmı bilinmez tekrar o duvarlara saklandıklarını düşünür çatlaklarını parmaklarım. Belki hareket ederlerde biten bir ilişkinin bana neler kaybettirdiğini neler kazandırdığını tartışırım diye umut ederim.
Projelerimi tavana yapıştırmayı daha sonrada loş ışık altında yattığım yerden incelemeyi severim. Sanki orada yaşar salon camından içeri giren gün ışığının antreye kadar oluştrduğu gölgeleri görür mutfakta hiç bir zaman yapmayı başaramadığım limonlu kekin kokusunu duyarım.
Bana ahkam kesen zaman zaman kısır bir beyine sahip olduğumu düşünen öğretmenlerimi ders yılı içinde en az bir sefer göt etmeyi sever daha sonra paşa paşa geçer not vermelerini seğrederken yüzlerinin aldığı ifadeden anlamlar çıkarmayı severim.
Kombinim bir anda susarak banyonun ortasında tepemden aşağı boşalan soğuk suya açıyarak bakar az sonra atıcağım kroşeyle nakavt olucağını düşünerek pis pis sırıtırım.
Buhar tutan aynama sevdiğim insanların adını yazar her sabah aldığım duştan sonra tekrar oluşan isimlerle selamlaşır hal hatır sorarım.
Kendi dertlerimle insanları senede en az bir kez boğmayı severim. Bu günlere denk gelen arkadaşlarıma acırım. Kaldıki beni anlayıp anlamadıkları hakkında en ufak bir fikrim yoktur psikolağa vermekten kurtulduğum seans parasından yıttığım için mutlu olurum.
İçtiğim şarap şişelerine hayatımda iz birakan kadınların adını verir üstlerindeki kağıda tırnaklarımla adlarını kazırım. Ertesi sabah bu kadar misafirlik yeter der çöpe atarım.
Rakı bardaklarının üserinde oluşan ruj izlerinine aşık olurum yıkamadan önce. Sanki bir kadının acıları sevinçleri alkolle yıkanmış bütün günahlarından arınmıştır o lekede ve birdaha asla o kadar masum olamıyacak gibi gelir bir an için.
Dişlerimi fırçalarken fırça tellerinin damağıma battığı yerleri dilimle tedavi etmeye çalışır sonrada ağzımın kamaşmasını severim.
Çok şey daha var aslında yazmak gereken. Ancak 3. günün yorgunluğu ile ancak bu kadarı çıktı içimden.
Sanıyorum yine banyoya giricem. Soğuk suyla bir round daha yapmak için
....
Yürüyorum üstünde ölülerin. Ayaklarım tilki ayakları .
Bu neydi ya yarısınıda yarın akşam okumayı planlıyorum
![]()
Biz buna 403 diyoruz bazılarıda erişim engellendi !!
çenem düşük bu aralar çift mesai yapıyorum üzgünüm ![]()
Yürüyorum üstünde ölülerin. Ayaklarım tilki ayakları .
çenem düşük bu aralar çift mesai yapıyorum üzgünüm
Yok hocam ya ama baya ince düşünüyosun okuması zevkliydi bitirdim buarada
Biz buna 403 diyoruz bazılarıda erişim engellendi !!
