Forum
Nöbet değişiminde pusu: 1 şehit
Taylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA)
Siirt'in Eruh İlçesi'nde vatani görevini yapan 20 yaşındaki er Ali Balıkçı, nöbet değişimi sırasında teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit oldu.
Çatışmada 1 er de ağır yaralandı. Yeğeninin şehit olduğu haberiyle yıkılan Hala Necla Dağlı, “Başbakan askerliğin yatma yeri olmadığını görsün. Bakın oğlumuz şehit oldu” dedi.
Geçen Mayıs ayında silah altına alındıktan sonra Bilecik'te 3 aylık acemi eğitimini tamamlayan 20 yaşındaki Ali Balıkçı, Siirt'in Eruh İlçesi'ne dağıtım oldu. Yaklaşık 1 hafta önce yeni birliğine teslim olan Ali Balıkçı, dün saat 10.00 sıralarında nöbet değişimi yaptığı sırada teröristlerin saldırısına uğradı. Çıkan çatışmada Ali Balıkçı şehit olurken 1 er de ağır yaralandı.
Çatışmadan 1 gün önce salı akşamı telefonla konuştukları iyi olduğunu duydukları oğulları Ali Balıkçı'nın birkaç saat sonra acı haberini alan anne Sultan Balıkçı ve baba Mustafa Balıkçı, sinir krizi geçirdi. Askeri heyet tarafından oğlunun şehit olduğu haberini alan Baba Mustafa Balıkçı, fenalık geçirdi. Bergama Devlet Hastanesi'ne kaldırılan baba Balıkçı'nın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Tek oğullarının ölüm haberiyle şok geçirip sakinleştirici iğnelerle uyutulan anne ve baba adına açıklama yapan şehidin halası Necla Dağlı, yeğeninin şehit olmasına tepkisini, “Başbakan askerliğin yatma yeri olmadığını, yatılmadığını görsün. Bakın oğlumuz şehit oldu” dedi. Şehidin eniştesi Halil Bayraktar ise, “Vatan sağolsun' diyoruz. Oğlumuzun alın yazısı böyleymiş” dedi.
MAVİ LİMAN
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...
Nâzım HİKMET
HAKKÁRİ’de operasyona giderken şehit olan Er Halil Kömür’ün babası Ahmet Kömür, Başbakan’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandı ve 11 ay 25 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Kararı veren mahkeme, Kömür’ün cezasını erteledi.
Yani Ahmet Kömür’ün hapse girmemesi için "aynı suçu" tekrarlamaması gerekiyor.
İddianameden anlayabildiğim kadarıyla davanın açılmasının nedeni, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şikáyeti değil.
Dava, kanun öyle emrettiği için açılmış, mahkeme de sözlerde hakaret bulduğu için olsa gerek mahkûmiyet kararı vermiş.
hürriyetten bir alıntı buygunku ... ne komik bir ulkeyiz ya![]()
MAVİ LİMAN
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...
Nâzım HİKMET
OSMAN PAMUKOĞLU
1947'de Sinop'un Gerze ilçesinde doğdu. Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde öğrenim gördü.
11 yaşından itibaren 43 yıl üniforma giydi. 10 yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulundu. 1993'de tuğgeneralliğe terfi etti. 1997'de tümgeneralliğe yükseldi. 2002'de tümgenerallikten emekli oldu.
1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı görevlerinde bulundu.
1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı (2 kez) ve Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı (5 kez) aldı. Evli ve iki çocuk babası.
Hakkâri ve Kuzey Irak Dağlarındaki Askerler
"Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz, savaş sizinle ilgilenir. Savaş kazananıda yorar. Ölüm her şeyi eşit yapan doğal sonuçturç Ölümden korkmayan ölmez; ölüm kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz. Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. Ölüm teşkilatının bir anlamı yoktur. Size yol gösterdim de diyebilirsiniz, ama askeri manada emir vermedim. Kahramanlara emir verilmez."
Tüm Vatanseverlerin Okuması Gereken Bir Kitap...
Güneydoğuda Neler Olduğunu Gerçekçi Bir Bakış Açısıyla Gerçek Bir Komutan Tarafından Kaleme Alınmış Mükemmel Bir Kitap ...Umarım Recep Tayyeap Erdğanda Okumuştur...Ama Sanmam...
MAVİ LİMAN
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...
Nâzım HİKMET
Kendi çocukLarı oLsa sıkar diye düşünmekteyim...
Kefen ve gelinlik...Birbirinin aynı olan iki giysi...
Dinle bak!
Ölürken yaşamak,yaşarken ölmek...
Savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun...
Değil mi?
açıkçası orada canlarını yitiren kardeşlerimizin şehit olduğu konusun da şüpheliyim.ülkemiz için değil barış kuvveti(!)adı altında amerikan köpekliğine gönderiliyorlar.ailelerin isyanı da bu yüzden zaten.tayyip satmış kendini sattı ülkemizi.şaka gibi geliyor satıldık resmen
lübnanda canlarını yitiren askerler şehit olmuyolar bok yolunu gidiyolar
ılımlı satanizm ![]()
Bir ülkenin diğer ülkeye destek bulunması çok iyi birşey dünya savaşlarında da bu yapıldı.Şehit ailelerin bu isyanı da başbakanın bu tavrı da yanlış. Hepsi yanlış.Türkiye lübnanın yerinde olsaydı ve bir ülkenin yardım eli uzattığını düşünürsek bilmiyorum bu güzel birşey.Ama sorun şu? Geçen yüzyıllarda bu yapıldı çünkü güzelliğin yanında bir de çıkar vardı?
Türkiyenin bir çıkarı olucak mu işten? Olası kayıp askerlerimiz dışında? Tarafsız kaldım...
bişey yazmayacaktım ama dünyadaki gelişmeleri ve ülkemize etkilerini tahlil edemeyen arkadaşları görünce bu alıntıyı koymak zorunda hissettim kendimi.
• DERS 1: Anayasaya göre, yurtdışına asker göndermek, “silahlı kuvvet kullanma” kapsamındadır (Madde-92, üst başlık) .
• DERS 2: Silahlı kuvvet kullanmaya (Savaş hali ilanı veya yurtdışına asker gönderme) izin yetkisi, TBMM’nindir (Madde-92).
• DERS 3: Silahlı kuvvet kullanılmasına (Savaş hali ilanı veya yurtdışına asker gönderme) karar yetkisi, Cumhurbaşkanı’nındır.
• DERS 4: TBMM’nin izin vermesinden sonra, silahlı kuvvetin kullanılmasına fiilî olarak karar verecek merci, yürütmenin başında olan ve aynı zamanda Başkomutanlığı temsil eden Cumhurbaşkanlığıdır. Çünkü yasama organları, fiilî durumları yönetemez, savaş haline veya yurtdışına asker gönderilmesine izin verir; ancak fiilen hangi zaman ve durumda savaşın başlatılacağına veya asker gönderileceğine karar verecek organ yürütme organıdır.
• DERS 5: Cumhurbaşkanı, devletin başıdır, yürütme organının başıdır ve TBMM’nin manevi varlığından ayrılamayan başkomutanlığı temsil eder (Madde 104 ve 117). Bu nedenle TBMM’nin yürütme organına verdiği savaş hali ilânı veya yurtdışına asker göndermeye izin yetkisini kullanarak karara dönüştürecek makam, Cumhurbaşkanı’dır. Hükümetin savaş hali ilânına veya asker göndermeye karar yetkisi yoktur. Ancak Cumhurbaşkanı’na karar vermesi için sunuş da bulunabilir.
• Hükümet, Cumhurbaşkanı’nın kararı olmadan Genelkurmay Başkanlığı’na asker gönderme konusunda bir emir veremez. Böyle bir emir, kanunda dayanağı olmayan bir emir olur; yani yasadışıdır ve dolayısıyla emir değildir. Böyle bir emri uygulamak, uygulayanları sorumlu duruma düşürür.
• Cumhurbaşkanı, bir hafta önce Lübnan’a asker gönderilmesini uygun bulmadığını kamuoyu önünde açıklamıştır. Milletimiz, Cumhurbaşkanımızın, ABD’nin Türkiye’yi parçalama emellerini içeren Büyük Ortadoğu Projesi’ne boyun eğmeyeceğine güvenmektedir.
dipnot:meclis asker göndereceğiz kararı alsa bile bunu onaylayıp onaylamamak tamamen cumhurbaşkanının yetkisi dahilindedir.
Bir ülkenin diğer ülkeye destek bulunması çok iyi birşey dünya savaşlarında da bu yapıldı.Şehit ailelerin bu isyanı da başbakanın bu tavrı da yanlış. Hepsi yanlış.Türkiye lübnanın yerinde olsaydı ve bir ülkenin yardım eli uzattığını düşünürsek bilmiyorum bu güzel birşey.Ama sorun şu? Geçen yüzyıllarda bu yapıldı çünkü güzelliğin yanında bir de çıkar vardı?Türkiyenin bir çıkarı olucak mu işten? Olası kayıp askerlerimiz dışında? Tarafsız kaldım...
Dünya savaşlarında da daha sonraki bölgesel savaşlarda da yardımlar hep çıkar amaçlıdır bizim lübnana destegimiz ise sömürüldügümüz içindir 1 martta teskere geçmedi abd efendi askerleri kaçırıp sen bizden izinsiz hiç birşey yapamazsın mesajı verdi şimdi de tayyip efendi lübnan israil sınırına tampon olsun diye askerlerimizi yolluyacak bu ateşkes ne kadar daha sürecek sanıyorsunuz askerlerimiz orda çamaşır yıkamıycak çatışmaya girecek. Lütfen bazi gerçekleri görelim. tayyipin en büyük korkusu abdnin türkiyedeki parasını çekip krize sebeb olmasi ve bu sayede seçimde oy kaybetmesi bu da bizim sömürüldügümüzün göstergesidir.
Birde en büyük sorun şurda neden hizbullah silahsızlandırılıyorda filistini ve ortadoguyu paramparça eden israil silahsızlandırılmıyor bizim ülkemizdeki nato üslerinden ortadoguya bomba yagdıran israil neden masum gibi gösterilmeye çalışılıyor.
false love turn to pure hate..
exsaddam haklı ama BM kararına dayanan bir asker göndermeye cumhurbaşkanının hayır diyecegini pek sanmıyorum.
false love turn to pure hate..
ne olucak o vatan evlatlarına oralarda yaa , düsündükçe gözlerim doluyo..Allah ailelerine sabır versin..
![]()
....ben kendi gözümün içindeki saç teliyim.
www.furisdead.com
www.thehungersite.com
LİNKLERE LÜTFEN BAKINIZ!
Cumhurbaşkanı, bir hafta önce Lübnan’a asker gönderilmesini uygun bulmadığını kamuoyu önünde açıklamıştır. Milletimiz, Cumhurbaşkanımızın, ABD’nin Türkiye’yi parçalama emellerini içeren Büyük Ortadoğu Projesi’ne boyun eğmeyeceğine güvenmektedir.
dipnot:meclis asker göndereceğiz kararı alsa bile bunu onaylayıp onaylamamak tamamen cumhurbaşkanının yetkisi dahilindedir.
uygun bulmuyor ama göndriyor o da ayrı garip.bu hümanistliğinin biraz olsun gerçekçiliğe dönüşeceğini umuyorum
Genelkurmay Başkanı, Türkiye’nin Lübnan barış gücüne katkısını değerlendirirken de şu ifadeleri kullandı:“Lübnan’a insani yardım için sivil görevlilerimiz gidecek. Bizim görevimiz de onları korumak. Yani biz lübnan’a aslında kendi vatandaşlarımızı korumak için gidiyoruz. Bunun dışında bir görev almamız söz konusu değil.”
ha s.ktir ordan...
bir ossuruk, bir de aşk gizlenemez..
met üst
bişey yazmayacaktım ama dünyadaki gelişmeleri ve ülkemize etkilerini tahlil edemeyen arkadaşları görünce bu alıntıyı koymak zorunda hissettim kendimi.
• DERS 1: Anayasaya göre, yurtdışına asker göndermek, “silahlı kuvvet kullanma” kapsamındadır (Madde-92, üst başlık) .
• DERS 2: Silahlı kuvvet kullanmaya (Savaş hali ilanı veya yurtdışına asker gönderme) izin yetkisi, TBMM’nindir (Madde-92).
• DERS 3: Silahlı kuvvet kullanılmasına (Savaş hali ilanı veya yurtdışına asker gönderme) karar yetkisi, Cumhurbaşkanı’nındır.
• DERS 4: TBMM’nin izin vermesinden sonra, silahlı kuvvetin kullanılmasına fiilî olarak karar verecek merci, yürütmenin başında olan ve aynı zamanda Başkomutanlığı temsil eden Cumhurbaşkanlığıdır. Çünkü yasama organları, fiilî durumları yönetemez, savaş haline veya yurtdışına asker gönderilmesine izin verir; ancak fiilen hangi zaman ve durumda savaşın başlatılacağına veya asker gönderileceğine karar verecek organ yürütme organıdır.
• DERS 5: Cumhurbaşkanı, devletin başıdır, yürütme organının başıdır ve TBMM’nin manevi varlığından ayrılamayan başkomutanlığı temsil eder (Madde 104 ve 117). Bu nedenle TBMM’nin yürütme organına verdiği savaş hali ilânı veya yurtdışına asker göndermeye izin yetkisini kullanarak karara dönüştürecek makam, Cumhurbaşkanı’dır. Hükümetin savaş hali ilânına veya asker göndermeye karar yetkisi yoktur. Ancak Cumhurbaşkanı’na karar vermesi için sunuş da bulunabilir.
• Hükümet, Cumhurbaşkanı’nın kararı olmadan Genelkurmay Başkanlığı’na asker gönderme konusunda bir emir veremez. Böyle bir emir, kanunda dayanağı olmayan bir emir olur; yani yasadışıdır ve dolayısıyla emir değildir. Böyle bir emri uygulamak, uygulayanları sorumlu duruma düşürür.
• Cumhurbaşkanı, bir hafta önce Lübnan’a asker gönderilmesini uygun bulmadığını kamuoyu önünde açıklamıştır. Milletimiz, Cumhurbaşkanımızın, ABD’nin Türkiye’yi parçalama emellerini içeren Büyük Ortadoğu Projesi’ne boyun eğmeyeceğine güvenmektedir.dipnot:meclis asker göndereceğiz kararı alsa bile bunu onaylayıp onaylamamak tamamen cumhurbaşkanının yetkisi dahilindedir.
Cumhurbaskani ve askerler umarim bu yetki hiyerarsisini kullanirlar.. Suan durum boyle gorunmese bile.. tesekkurler yazi icin. Ayrica Implosion'a da tesk. karikaturler hos olmus .. Musa Kart'in karikaturu cok acikli ..

