Forum
zaman gittikçe kötüleşiyor..hep dile getiririm ben çocukluğumu çok güzel yaşadım umarım benim çocuklarım da yaşar diyorum ama nerdeee.....o zamanlara dönmek güzel oldu yazılanları okuyunca=)
Bu gün Toysrus'a gittim her zamanki gibi iç çektim ne oyuncaklar var şimdinin çocukları ne kadar şanslı bizim zamanımızda okadar şey yoktu , o pilli trenler bile en teknolojik şeylerdi.
Ölüm dansı yapan kelebekler gibi, yüzüm hep ışığa doğru...
ahh ahh özledim valla. şimdiki cocuklara bakıyorum da neler kacırıyolar neler. çizgifilmler bile bi garip olmuş yaa hic tadı tuzu kalmamış nerde eskileri ![]()
bir zamanlar bütün günümü ateri salonlarında geçirirdim, tüm zamanların efsanevi oyunu Street Fighter ı oynardım(dık).

gerçi hala oynuyorum PS3 de, Street Fighter 4! tavsiye ederim, grafikleri harika ![]()
Arnold Civardagezer
ben de ateride oynardım
street fighter, mortal kombat, ıslander ve daha niceleri 
5 binlere 10 binlere alınan adını hatrlamadığım binbir çeşit güzel çikolata ve benzerlerinin, şekilsiz ama tadı güzel cipslerin, plastik bebek arabalarının , mantar tabancaların , helikopter dediğimiz aptal plastik pervane oyuncakların, hortum ve üflendiğinde ucundaki kafesin içinde uçan plastik minik topun , commodoreların , 8 bit aterilerin ve en sikko versiyonlarıyla sf mk tekken gibi oyunlarının olduğu, dışarda oynadıktan sonra eve leş gibi terli gelip yıkamaya üşendiğimiz asfalt kokan ellerle sofraya oturulan yıllardı onlar... ![]()
o cipslerin içinden tasolar çıkardı ,oynardık onlarla..bide voltran diye çizgi film oynardı onu seyrederdik hep..voltran voltran voltran ![]()
Hatırladımda Eski günler ne günlermiş gözümde devleştiler...
Power Rangers,Mortal Combat,Ninja tosbağalar, Mickey Mouse,Batman,Spider Man, Maske falan filan...
Tasolar, Sporcu kağıtları ütül ütül çamura yat. Borç versene deyip Geri ütmeler..... 90lar güzeldi.
Show Tv de Kırmızı Noktayıda unutmamak gerek ne günlerdi bea. Küçük masturbasyoncu halimi hatırladım ![]()
Babamada yakalanmıştım.Berbattı ![]()
Darkness Always Kill The Light!
Blessed with Blood!
geçmişi acılarla dolu bir neslin çocuğu olmak yani.
yani donumuza kadar amerikan ürünleriyle dolduğumuz 2000 lere geldiğimizde ulan sovyetleri keşke bi dünya gözüyle göreydim be dediğim
ve Taso , pokemon , 34 ekran tv ile geçen sobaya kömür atacam lan bende diip elimi yaktığım şahanemsi günler ahh ahhh
http://2cekic1.deviantart.com/
http:///www.myspace.com/cekic99
bir zamanlar bütün günümü ateri salonlarında geçirirdim, tüm zamanların efsanevi oyunu Street Fighter ı oynardım(dık).
gerçi hala oynuyorum PS3 de, Street Fighter 4! tavsiye ederim, grafikleri harika
o 16 kb. lık oyunlara kurban olam ! Bizimkiler bırakmıyorlardı evde oynamaya , köye götürüp oynuyorduk atariyi
it can't rain all the time
o cipslerin içinden tasolar çıkardı ,oynardık onlarla..bide voltran diye çizgi film oynardı onu seyrederdik hep..voltran voltran voltran

Aaah ahh! sabah 6 da kanal d de çıkıyordu.
Sanki bide Kızıl baron mu ne vardı bu o mu acep?
it can't rain all the time
Geçenlerde kileri karıştırdım, altını üstüne getirdim ve yıllar sonra hala çalışır durumdaki atarimi buldum
niye atmadığımı bilmiyorum ama iyi ki atmamışım dedim, başladım oynamaya..kaç saat oynadığımı bilmiyorum sayamadım 
Fotograf makinem vardı oyuncak evin kanalizasyonunda tamirat vardı içine düşmüştü halen geri gelmesini beklerim
gerçekten de insanı hüznlendiriyor.. ve de farklı bi gurur.. 90larda çocuktum..
parlament gece sineması..vay be
susam sokağına bayılırdım.. hatta susam sokağının giriş müziğine kendimce bi kareografi hazırlamıştım başlarken atardım kendimi odanın ortasına müzik eşliğinde dans.. müzik bittiği an koltuğa yapışırdım izlemek için..kurabiye canavarı.. hey gidi günler ya.. şeker kız candyi severdim bi de
vataşiva vataşiva candy!!
ve aynen de şu an sabahın köründe kalkmak işkence benim için ama o zmanlar çizgi film izlemek için uyanırdım.. hatta yazardım kağıda şu saatte şu var şu saatte şu var diye...normal çocukların aksine şeker cips falan değl de.. bazen zeytin yerdim izlerken.. bazen tabağa salça koyup yerdim..ya da ketçap...
adam olacak çocuk... nasıl özenirdim ordaki çocuklara.. her izleyişimden sonra yalvarırdım annemlere barış abinin yanına ben de gidicem.. gidemez miyiz çok mu uzak diye yalvarırdım..
ama bence o dönemlerde çocuk olanların en büyük şansı sokaklarda dilediğince oynayabilmesidir.. mahhaledeki çocuklarla oynamadığımız oyun kalmamıştı.. topraktan fırın yapardık aranızda yapan var mı bilmiyorum.. saklambaç renkli istop
yakantop.. hele yaz yaklaşırken bisikletler altımızda o sokak bu sokak gezmenin keyfi gibisi yoktu..özellikle akşamları tamam anne kapının önündeyiz ayrılmıyoz bi yere dedikten sonra bisikletleri gizlice alıp akşam vakti mahalleden birazcık uzaklaşmanın verdiği haz bambaşkaydı
bi dut elma erik ya da vişne ağacı gördükmüydü inerdik hemen parkederdik bisikletleri ağaca tırmanırdık..ben çıkayım dalları sallicam sen aşağıdan düşenleri topla.. yok ben çıkacam sen çıkacan.. sonunda biri kabul ederdi toplamayı ama dayanamaz o da çıkardı.. ama ağaca her çıkşımda zor inmişimdir hep ![]()
yaa geri dönemez miyiz ya:S
Akıl hastanesine dönen bu dünyada deli olmak ne kadar anormal olabilir ki?
pokemonu hatırladım birden...okuldan çıktıımda olurdu ona yetişmek içn hergün kapıdan hızlı çıkmıolar die önüme geçeni tekmelerdim![]()
