Forum
Saat şuan 09:02
Birazdan sirenler çalacak bu memlekette,bayraklar yarıya inecek,yürekler yine kan ağlayacak,gözler dolacak...
Ölümünün 68.yılında....Ben seni çok özledim be ATAM ![]()
ATATÜRK'Ü DUYMAK
Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.
Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.
Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.
En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.
Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.
Behçet NECATİGİL
saygıyla ve özlemle anıyoruz.. izindeyiz atam...
MUSTAFA KEMAL
Mustafa Kemal' i gördüm düşümde
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
Sabaha, diyordu.
Al bir kalpak giymişti, al bir ata binmişti,,
Zafer Irak mı dedim
Aha, diyordu.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Fatal Mind - Guitar
http://www.myspace.com/mysteriatr
Dün gece siteye girdiğimde karşıma çıkan "Atam İzindeyiz" ve Atatürk ün resmine gördüğümde baya bir duygulanmıştım.
Az önce oturduğum yerde hemen dibimde bulunan askeriye sirenlerini çalmaya başladığında ise üzüldüm..Geçtiğimiz senelerde sirenler çalmaya başladığında yoldan geçen insanlar dururlardı.Arabayla geçenler inip saygı duruşuna geçerlerdi.Son senelerde bu geleneğin ve saygının yavaş yavaş yok olduğunu görmekteyim.Sadece burada değil eminim bir çok yerde bu böyle...
Rahat uyu Atam.İzindeyiz.İzinde olmaya devam edeceğiz...Örümcek beyinliler hiç bir zaman emellerine ulaşamayacaklar...Rahat uyu...
''bu memleket tarihte Türk tü.Halende Türk tür ve ebediyen Türk olarak yasayacaktır'' MUSATAFA KEMAL ATATÜRK...
İZİNDEYİZ ATAM.
Kimdi bu adam?
7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı...
10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı.
17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
25 yaşında sürgüne gönderildi...
27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulduğu derneğin çalışmalarıyla kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu.
30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti.
30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.
37 yaşında böbrek hastalığından Viyana'da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı.
37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu, dağıtıldı.
38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı.
38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı. 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı.
39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.
Sonra ne mi oldu? 42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu!
Bu öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk'e aittir.
Mümin Sekman, bu öyküyü, insanoğlunun azmine örnek olarak yazmış. Diyor ki:
- Başarınızın önündeki engel ne? Paranız mı yok? Atatürk'ün de yoktu! Sağlığınız mı bozuk? Atatürk'ün de bozuktu! Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var? Atatürk'ün de vardı! Bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu? Atatürk'ün de başına geldi! Aileniz çok zengin değil miydi? Atatürk'ünki de değildi! Amirleriniz hakkınızı mı yiyor? Atatürk'ünkini de yemişlerdi! vs..vs...vs..
Özeti: Çaresizlikten yakınmayın.. Çare sizsiniz..
alıntıdır.
Sana İhtiyacımız Var..
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
ben bizim 'gelecegimizde' atatürkü haketmedigimize inanıyorum..çünkü o bizlere emanet etti bu watanı..belki kendimizce koruyoruz ewet..belkide büyük bi çöküşe sürüklüyoruz Türkiye Cumhuriyetini.
Onu çok özlüyorum..
Ömrümde tek bir zevkim var,boks.
Yüce ATA'yı bir günde anıp sonraki günlerde hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdüren millet; Atamızın istediği şey kendisinin anılması değil, kurduğu Cumhuriyete sahip çıkılmasıdır !
Yüce ATA'yı bir günde anıp sonraki günlerde hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdüren millet; Atamızın istediği şey kendisinin anılması değil, kurduğu Cumhuriyete sahip çıkılmasıdır !
çok güzel açıklamışsın.Atatürk' ün bir sözü bunu çok iyi açıklıyor.'Bir millet kurtarıcıya ihtiyaç duyuyorsa o millet ; millet olamaz'
başımızdakileri ve onlara yalakalık yapanları gördükçe Mustafa Kemal'i daha iyi anlıyorum.bu ülke onunla var oldu ve onunla yaşamaya devam edecek.huzur içinde uyu...
Önemli olan sadece 1 gün deil her gün anmak. kimse üstüne alınmasın tabi ki bu söylediğimi. Kendi etrafımda ki insanlara bakıp konuşuyorum.
Bir çoğu , msn de nicklerinin başına lale resmi koyup , iletilerine izindeyiz , peşindeyiz , takipteyiz vs. şeyler yazıp, atatürkçü oldular dün gece.
Ama yarın 11 kasım ? yarın kaç kişinin iletisinde yazıcak o tip bişey ? iletisini geçtim kaç kişi ona göre yaşayacak ?
Büyük bi miras bıraktı o büyük adam. Elimizden gelenden fazlasını yapıp sahip çıkmak düşüyo bize sadece.
Rahat uyu BÜYÜK ATA!
silence...
bir çoğu 10 kasım ı sidik yarıştırmak için kullanıyo.. Misal medya.. bakın gazetelere , Atatürk'ün sevdiği yemekler , Atatürk'ün bilmem nesi bilmem nesi..
Biri çıkıyo düğün yapacam 10 kasım da ama sadece Atatürk'ün sevdii şarkıları çalıcam falan..
Bu gövde gösterisi değildir.. Bu Saygıdır.. Çoğu bilmiyo..
silence...
önemli olan hatırlamaktan da öte yaşatmak..ama son 4 yılda özellikle başımızdakiler yüzünden Mustafa Kemal 10 kasım ve 29 ekim gibi günlerin dışında da daha iyi anlaşılıyor en azından çoğunluğun böyle olduğunu düşünüyorum..son 4 yılda daha önce hiç almadığım kadar Atatürk ve onun yaşamı hakkında mailler geliyor.onu belirli günlerin dışında da yaşatanlar var.önemli olan bunu herkese yayabilmek..
her ne kadar icimden su an cıkıp gelsen seni bir gorsem desemde biliyorum senin yerin artık o sonsuz dünya. bilmiyorum düsüncelerimiz sana ulasıyor mu veyahut goruyor musun halimizi, ne kadar icler acısı durumda oldugumuzu.
bilmiyorum seni canlı canlı dinlemek, o sesini duymak, hatta kosup sarılmak nasıl bir sey ama su an arkanda bıraktıgın dusuncelere sarılmak, onları hayatıma dokmek, kısaca sen gibi yasamak gibi bir sey olsa gerek.
belki 68 yıldır yoksun aramızda ama düsüncelerin ilk günkü gibi aramızda. her ne kadar seni görmemiş olsakta sana duydugumuz saygı ve sevgi hala sımsıcak yuregımızde, sen gibi. Atam sen rahat uyu, bil ki izindeyiz.
"No Victory Without Sacriface"

