Forum
o yazıdan şu ibareyi çıkarırım bu yazıdan şu anlamı çıkarırım yazımı yazarım...
güzel mantık...
antiAnathema
:: OVERKILL RÖPORTAJI - Türkiye'de Beatles Gibiydik
OVERKILL
“TÜRKİYE’DE BEATLES GİBİYDİK”
Thrash metal’in günümüzdeki en büyük temsilcisi Overkill 4 Kasım’da İstanbul’u sallamaya geliyor. Grubun efsanevi sesi Bobby ‘Blitz’ Ellsworth ile telefonda konuştum. Metal dünyasının en vahşi solistlerinden biri olan Blitz son derece sıcak kanlıydı. Esprileri birbiri ardına patlattı.
Doğu: Alo, nasılsın Bobby?
Blitz: İyiyim, iyiyim ama sesim bana geri geliyor. Dur tekrar arayayım...
Tamamdır... (10 saniye sonra) Alo, şimdi nasıl Bobby?
Yine aynı ya. Dur son kez deneyeyim
))
Tamam bekliyorum... (10 saniye sonra) Alo, düzelmiş mi?
Oh hayır, aynı bok!
)) Neyse idare edeceğiz artık.
Sesimi duyuyor musun?
Duyuyorum, kötü olan kendi sesimi de duyuyor oluşum. Yankılanıyor!
Ben de kendi sesimi duyuyorum. Bir mağaranın içindeymişim gibi.
Evet, evet, black metal grubu gibi hissettim kendimi hahahahhaha!
)) O zaman başlayayım röportaja... Öncelikle eskiden beri çok sıkı bir thrash metal fan’ı olmadığımı söylemeliyim. Yine de Overkill’in müziği en baştan beri ilgimi çekmiştir. Sence Overkill’i şu an pasif olan diğer thrash metal gruplarından ayıran nokta neydi?
Bence grup olarak kendimizi kimseyle kıyaslamamız ve kendi bildiğimiz yolda ilerlememiz bizi diğer gruplardan ayırdı. Kendi evimizde neler yaptığımız önemliydi bizim için, diğer evlerde neler olup bittiğiyle ilgilenmedik. Müziğimizi sevdik, çok sevdik ve ne kadar değerli olduğunun farkına vardık. Çaldığımız ilk notadan son notaya kadar bunu hissettik. Böylece de 18 yıldır ayakta kalmayı bildik. Eğer sound olarak bakacak olursak sanırım bizi ayıran en önemli faktör benim sesimdi. Diğerlerinden farklıydı. Ama işte böyle bakınca da diğer gruplar gibi oluyorsun, kimseyle kıyaslamamak en doğrusu.
Başlangıçta bir sürü thrash metal grubu vardı, şimdi ise hiç yok. Ya dağıldılar ya da başka yollara saptılar. Bir sürü rakibinizin olduğu o eski günleri özlüyor musun?
(zalim bir ses tonuyla) O tüm gruplar yok oldu çünkü hepsinin kalbine kazık sapladık, hepsini yok ettik! Hahahhaha. Şaka bir yana, müziği hiçbir zaman bir yarış olarak görmedik. Başlangıçtan beri biz böyle düşündük. İlk albümümüz 1985’te çıktı, şimdi 2003 ve on üçüncü albümümüzü çıkardık. Biz nerede o eski günler diye ağlayan gruplardan değiliz, eski günler diye bir şey yok, gün gündür
)) D.D ve ben hep ileri gitmeyi tercih ettik.
Bence Kill Box 13 ile 2003’te bile kaliteli thrash metal yapılabileceğini ispatladınız. Bu albüme gelen tepkilerden memnun kaldın mı?
Tepkiler güzeldi ama açıkçası hiçbirini kalbime kazımadım. İnsanlar olaya farklı şekilde bakıyor. Bu albüm sertti, bu biraz daha yumuşak, şu albümde şöyle bir şey vardı falan filan. Biz öyle bakamayız. Şarkının doğuşuna tanık olan müzisyenleriz. Rif gelir, vokali yazarız, bası ekleriz ve o anda bir tepki veririz. Bir gülümseme, bir “evet iyi oldu” cümlesi, bizim şarkıya verdiğimiz tepkidir önemli olan.
Peki albümlerinizi yapmadan önce çizeceğiniz yolu seçiyor musunuz, albüm öncesinde Overkill’in çalışması nasıl işliyor?
Overkill’in formülünde şarkı her zaman kendilinden doğar. Tabii bazı çıkış noktalarımız var. Öncelikle ilk yönümüz bizim bir metal grubu olduğumuz gerçeğidir. Yani şarkı bir metal şarkısı olmalıdır. Sonra rif gelir, D.D genelde o rifi bulur, işte o andan sonra ne olacağını biz de bilmeyiz, şarkı nereye gider, sert mi olur yumuşak mı olur, hiçbir zaman bilemezsin. Şarkı gelişir, gelişir ve seni tatmin ettiği anda biter.
Güzel... Peki 1980’li yıllarda yirmili yaşlarındaydın, şimdi ise 40lı yaşlarına yaklaşmış olmalısın. Bildiğin gibi thrash metal öfkeden ve nefretten beslenen bir müzik türü olarak ortaya çıktı. Halen daha o yaşlarındaki öfkeyi ve nefreti duyuyor musun?
(yine kızgın bir sesle) Evet duyuyorum çünkü bana yaşlı dedin!
)))))
))) Özür dilerim
))
Ohhh sorun değil. Bu bir gerçek, bununla yaşamasını öğrenmeliyim. Öfke ve nefretin insanı yaratan iki şey olduğuna inanıyorum. 85’te çok kızgındık etrafımızda olup bitenlere, artık eskisi kadar kızgın olmadığımı söylemeliyim. Ama şarkıları yazarken eskisi kadar öfkeliyim. Diyelim 55 dakikalık bir albüm, o 55 dakika benim o dönemki en kızgın anlarımın bir ifadesi olarak yer alıyor. Öfke bizim müziğimiz için önemli bir motivasyon. Nefret de öyle ama nefret demeyelim, daha çok “hoşlanmayış”.Biz oturup bazı konular hakkında rasyonel sonuçlara varan bir grup değiliz, biz bizi kızdıran agresyonumuza sebep olan konulara odaklanıyoruz.
Biliyorsun thrash metal 80’li yıllarda genç insanlar tarafından bir öfke harekatı olarak ortaya çıktı. 90’larda ise yine genç insanlar tarafından öfkeyle başlayan bir başka tür çıktı, o da numetal. Thrash metal ve numetal’i kıyaslarsan ne diyebilirsin?
Eğer Overkill ile numetal’i kıyaslamam gerekirse bizim sonsuz olduğumuzu söylemeliyim. Overkill’in müziği ile dinleyenleri arasında sadece onların bilebileceği bir bağ var, kimliksel bir bağ var. Bizim sözlerimizi okuyup evet, onları anlıyorum dedikleri anda bu bağ oluşuyor o anda ve bağ giderek güçleniyor. Numetal ve thrash metal konusuna gelecek olursak… Evet thrash 85’teki o bir anlık öfkeden doğdu. Numetal ise buna bir modern bir yön, rap müzik, şıklık, lükslük kattı, en kötüsü de tek tip vokal tarzı kattı. En büyük sorun da bu. Tüm janra yayılan birbirinin tıpatıp aynısı bir vokal. Oysa thrash’te böyle değildi, Mustaine ve Tom Araya’yı düşün, tamamen alakasız, benimle Paul Baloff’u düşün, yine öyle. Bu da samimiyetinden kaynaklanıyordu bence. Thrash çok saf bir şeydi.
Oğlun sanırım bir hardcore grubunda çalıyor.
Çalıyordu, bıraktı.
Peki o iyi şeyler düşünüyor mu Overkill’in müziği hakkında?
Tabii ki! Yoksa yemek yiyemez!
)))) O hep bizimle aslında, şarkıların doğuşuna şahit oluyor, stüdyoda bizimle takılıyor. Enteresan bir çocuk, jazz da dinliyor, punk da dinliyor, her tarz müzik dinliyor. Ama Limp Bizkit dinlemiyor. Dinlerse yemek vermeyiz çünkü!
))
Ya Linkin Park dinlerse?
Onu kabullenebilirim![]()
Başka hangi numetal gruplarını kabul edebilirsin?
Static X’i beğeniyorum. Felsefesi olan her gruba OK.
Geçen sene Almanya’da bir konserde hayranları üzen bir kaza meydana geldi. Düştün ve sonra hastaneye kaldırıldın. Ne oldu tam olarak?
Hayatımın en kötü dönemlerinden biriydi. Yani bazı yerlerde yazıldığı gibi rock lifestyle’ı ile alakasızdı. Çok sevdiğim, bana çok yakın iki arkadaşımın öldüğünü öğrendim. İkisi de kalbimde yaşayan insanlardı. Stresli bir insan değilim normalde ama bu iki olayda hiçbir kontrolümün olmaması beni dağıtmıştı. Sonra konsere çıktık, Necroshine parçasıydı, şarkının bir yerinde ışıklar kesiliyordu, ben o anda bayılmışım. Ne olduğunu hatırlamıyorum, gözlerimi hastanede açtım.
Sanırım bir New York’lu olarak seni üzen bir diğer konu 11 Eylül’dü. O gün neler yaşadın?
11 Eylül sadece benim veya Amerika’nın değil, dünyanın bir problemi. Ama o olaya şahit olmak ve o binada 3 arkadaşımın olduğunu bilmek beni derinden etkiledi. Hepsi de binadan kaçtı ama bu gerçek bile beni sakinleştirmedi. Çok kişisel ve çok karışık duygular içie girdim. Üzüntü, depresyon, kontrolün olmadığı için nefret ve tatlı bir intikam duygusu, hepsi birbirinin içine girdi.
Hiç bu konu hakkında şarkı yazmayı düşündün mü?
Hayır. Çünkü adaletli davranamazdım. Sonuçta dünya benim etrafımda dönmüyor. Çok saçma ve gülünç bir sonuç çıkabilirdi ortaya.
Bu yıl Heavy Metal’in iki en büyük grubu Iron Maiden ve Metallica yeni albümler çıkardı. Bir müzisyen ve bir metal aşığı olarak bu iki albümü yorumlar mısın?
İkisi de birbirinden çok farklı tavıra sahip gruplar. Maiden hiçbir zaman müziğinden ödün vermedi ve hep en iyi yaptığı şeye asıldı. Metallica ise zaman içinde değişti. En büyük iki metal grubunun iki extreme uçta olması aslında çok ilginç, tek tip müzikten yana değilim. Ama diğer yandan ben oldschool bir adamım. St Anger bu yıl dinlediğim en iyi 100 albümden biri değil. Ben metalhead’im, bu müziği seviyorum ve St Anger’ı dinlerken zevk alamıyorum. Maiden’ın Dance of Death’i ise farklı, dinlerken 18 yaşıma geri dönüyorum!
Overkill’in tarihi boyunca kadro problemleri oldu. Gustafson, Cannevino, Comeau ayrıldı.
Gitaristlerin ömrü hep kısa oldu, nedir gitaristlerle olan probleminiz?
Parayı buldukları anda kovuyoruz onları!
)))) Gustafson baştan beri bizimleydi, önemliydi. Sonra müzikal farklılıklar oldu, müzikal farklılıklar da demeyelim, kişisel farklılıklar diyelim. Kimseye “asshole” deyip, sonra da “öyle demek istememiştim” diyemezsin. Gustafson hep bunu yaptı. D.D ve Bobby arasındaki sürtüşmenin kaynağı güven problemiydi. Ben D.D’ye çok güvenirim, o benim en iyi arkadaşım. O yüzden D.D’in tarafını tuttum. Diğer gitaristlere gelecek olursak, hepsi de kendi hayatlarını seçti.
Joe Comeau’nun Annihilator’lu albümlerini nasıl buldun?
Comeau’nun mükemmel bir sesi var, tabii ki benden iyi değil ama
)) Daha önce Liege Lord’da söylüyordu. Carnival Diablos’u beğenmiştim. Orada bir şarkıda Bon Scott gibi, bir şarkıda Bruce Dickinson, bir şarkıda Rob Halford, bir şarkıda Ozzy gibi söylüyordu. Her metal voklisti vardı neredeyse. Sadece benim sesim yoktu. Çünkü benden nefret ediyor!
) Benim sesimi taklit edemiyor!![]()
Overkill’i bu kadar başarılı kılan sadece albümler değil, bir de konser performanslarınızdı. 80’lerden beri performansınızda bir değişme oldu mu?
Tek değişen yaşlarımız. Hiçbir zaman bir düşüş yaşamadık. Hatta başlangıçtan daha iyiyiz çünkü o zamanlar bir kaos vardı. Şimdi daha kontrollü bir kaos var. Bu da bizi daha güçlü yapıyor. Overkill şovları her zaman sportif bir olaydır, tüm eklemlerinizle, kaslarınızla, ruhunuzla, o olayın parçası olursunuz. Ter akıtır ve yorulursunuz. Biz zaten tura çıkmak için şarkı yazıyoruz. Hiçbir zaman thrash metal’in Led Zeppelin 4’ünü yapacağız diye şarkı yazmadık, heh bu şarkı çok iyi olur konserlerde deyip şarkı yapıyoruz![]()
99’da Türkiye’de Ankara’da ve İstanbul’da iki konser verdiniz. Bizim hakkımızda neler hatırlıyorsun?
Ohhh çok şey hatırlıyorum. İlk olarak Ankara’ya adım atmıştık. Havaalanından indik ve sigara içmek istedim. Orada içilemiyormuş, ben de dışarı çıkmak istedim. Güvenlik izin vermedi, dışarıda seni parçalarlar dedi. Ben de “saçmalamayın” diyip dışarı çıktım. Çıkar çıkmaz bir çocuk üstüme atladı! O anda içimden “Evet bu insanlar değişik” dedim. Kendimi ilk defa
Beatles’taymış gibi hissettim
))) Şov da öyleydi. Tam bir çılgınlıktı. İnsanların misafirperverliği, sıcak karşılama, süperdi her şey süperdi.
Ben o konserlere gelememiştim ama sizi Wacken’da izlemiştim. Halen daha nasıl o kadar çok kafa sallayabiliyorsun, özel bir metodun falan mı var?![]()
Meslek sırrı, söyleyemem
))) Açıkçası bu benim için basit bir şey. Doğal bir şey. Ben içki içmiyorum, uyuşturucu kullanmıyorum. Bunu yapmak için sağlığa ve fiziğe sahibim. 18 yıldır bu işi yapıyoruz. Müziğin bir parçası olduğun zaman, ya boynum ağrırsa, ya belim ağrırsa diye düşünmüyor ve devamı geliyor. Overkill için hiçbir zaman “yorulmuşlar artık” diyemeyecekler.
Bir fotoğrafında stagedive yaptığını gördüm. Burada yapacak mısın?
İstanbul’da yaptım diye hatırlıyorum. Ankara’da sahne seyircilere uzaktı o yüzden yapamamıştım. Bu da benim için çok doğal bir hareket. Biz ilk albümümüzü çıkarmadan önce Motörhead konserinin en ön sırasında kafa sallar, Slayer konserinde ikinci sırada pogo yapardık. Biz aslında seyirciden farklı değiliz. Bu bizim seyircimizle birlikteliğimizin bir sembolü. Rockstar değiliz. O kadar insan gelmese, biz de o sahneye çıkamayız sonuçta. Onlar olduğu için biz şanslıyız, Overkill olduğu için o insanlar şanslı.
Peki Türkiye konserlerinde burada çok sevilen bir parçanızı çalmadınız, Bastard Nation. Bu defa çalacak mısınız?
Ohhh, sürprizi bozmamı istiyorsun, değil mi?... Tamam, tamam, çalacağız.
Süper! Ne kadar yüksek sesli söylediğimize inanamayacaksın.
Tahmin edebiliyorum, sanırım benim söylememe gerek kalmayacak!
)))
Bundan emin olabilirsin!
Röportaj: Doğu Yücel
iste roportaj okurken cok eglenceksiniz , blitze ve overkille bir kez daha tapacaksınız
bu arada
@frantic drummer
benm amacım surtusme cıkarmak deil ama blitz diyo slyaer da pogo yapıoduk diye
her seyi dogru bilemezsin ![]()
Don't turn your back - looser - it's over!
bobby süper adam ya röportaj güzel olmuş her albümünü ilk günkü zevkle dinledğimi ve baya sevdiğim bi grup gelirlermi bi daha acaba?
gelirler mutlaka
çok seviolar tr yi ben bu sene tekrar gelceklerini dusunuorum
Don't turn your back - looser - it's over!
inş... abi gelsinler ![]()
overkillin fuck you albümü bi şahanedir hatta modluk yaptığım bi sitede albüm kapağını kullandığım için bi kıza yakışmayan hareket bunlar diye eleştiriliyodum hernyse overkill tekniken beni etkileyen bi gruptur her şarkısında ayrı bi lezzet ve tiz bi ses vardr :S aynı gruplardanmı bahsediyoruz evet sebep yoktur ama tüm albümlerine sahip olup her hafta mutlaka dinlemeye çalıitığım gruplardandır hani pek emek göremesemde the years of decay şarkılarını severim kısacası dinelir bi grup kesinlikle canlı performansla stüdyodakinden çok çok dha farklı ve kaliteli bence
MAKE A CHANGE... KILL YOURSELF!
Overkill yeni albümü Immortalisi çıkardı Skull and Bones adlı şarkıda vokalde Lamb Of God dan Randall Blythe'ı de görebiliriz
albümü isteyenler pm den ulaşabilirler bana
I am the black thoughts of the night Deep in the darkness of your mind Always unseen but never far behind
siz gelin biz sizi yine sıvcakkarşılarız.ayıpsınız. ![]()
Smashing your face
Crushing your race
Christraping black metal to satan gives praise
dimi ya bşımızın üstünüzde yeriniz var
bu grubu seviom nan thrash metalin babalarından ![]()
Bugün İmmortalis adlı yeni albümlerini internetten buldum ve sabırsızlıkla hemen dinlemeye koyuldum gerçekten müthiş olmuş.Zaten ilk şarkısı 'Devils in The Mist' Ron Lipnicki'nin müthiş davul performansıyla baştan bir coşturuyor, albümün tamamını kanınız kaynayarak dinlemeye başlıyorsunuz ve gerisinde de hiç de hayal kırıklığına uğramadan devam ediyorsunuz.Albümde 3.sırada yer alan 'Skull and Bones' şarkılarında Lamb of The God grubundan Randy Blythe ile düet yapılacağının haberini önceden aldığımız için sabırsızlıkla yine o şarkının gelmesini bekledim ve değdi!!Randy Blythe ile 5.54 dakikalık şölen hazırlamışlar.Gerçekten harika bir şarkı olmuş.Albümdeki favori şarkılarımdan oldu hemen
Özellikle bu şarkıyı çok merak ediyordum ve hayal kırklığı yaşatmadı bana,gerek düet şarkı gerekse albümün diğer şarkıları.Zaten böyle efsane bir gruptan da başka türlüsü beklenmezdi.Yine çok iyi bir çalışma olmuş ..
Annon Edhellen edro hi ammen!
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Overkill en sevdiğim thrash gruplarındandır.
Rock Republicte en önden izlemiştim!! hayatımda izlediğim en muhteşem konserdi!! imza da aldım blitzden pet bardağa
gene gelmeliler,yine en önü kapmalıyım ![]()
yardırmaya son bi saat... ![]()
OVER KILL, Megaforce'nin eski sahipleri Zazula ekibinin (bilen bilir) yeni firması Bodog Rec. ile anlaştıktan sonra, nihayet iddialı albümleri Immortalis'in Ekim'de çıkacağını duyurdu. Elbet biz internetten indirdik ve dinlemeye koyulduk. Sindirme aşamasından sonra albüm hakkında daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılacak elbet, ancak şunu hemen söyleyebilirim ki albüm son OVER KILL albümlerinin taşıdığı o modern ve güçlü soundu koruyor; çok kuvvetli bir bas ( Eee D.D. Verni!), dolgun gitarlar vs...Ayrıca kapak da çok iyi bence, bu Overkill yeşilinin hastasıyım.

Yeni albümlerden oluşturduğum listede kuşkusuz DIMENSON ZERO da var, He Who Shall Not Bleed gayet hızlı, sert ve melodik bir albüm, kesinlikle tavsiye ederim. Ayrıca albümün sonunda meşhur BEE GEES şarkısı Staying Alive'ın da cover'i bulunuyor. Bas gitarda Jesper Strömblad'ın olduğunu da tekrar hatırlatırım
Resmi bir yazı oldu ![]()

MAKE A CHANGE... KILL YOURSELF!
horrorscope albümlerini tek geçerim ayrıca son albümleride güzel olmuş yaptıkları müzik tartışılmaz zaten...
Wacken DVD'si çıkıcakmış. Harikaydı ne demeliyim ki! Rüya gibi ahh ahh! ![]()
MAKE A CHANGE... KILL YOURSELF!
