Forum
çok haklısın hacu.. bi yandanda bi grubun türk milletinde yayılması tam bir cacık havası verir oldu..bir grubun tek şarkısını dinleyenler şimdi orda burda ben bunu dinliyorum diye hava atar oldu..bence o grubu gerçekten severek dinleyene saygısızlık oluo artık..Bir grup ne zaman özgünlüğünü kaybeder, işte o vakit ''piyasa olur''.
Hail Death Metal Legion!
Türdaşları gibi gevşemeyip, hala sert müzik yapmayı sürdürüyorlar. Bu sebeple de ayrı bir sempatimi kazanıyorlar. Hele Damage Done albümü yok mu, tam bir ustalık dönemi eseri, klasik, klasik.
rêve en noir et blanc ..
dark tranquillity her albümde kendi sınırlarını cesaretle zorlamış ortaya farklı farklı lezzetler çıkartabilmiş ve bunuda kendi genel çizgisinin dışına çıkmadan yoldan sapmadan başarabilmiş bi gruptur...yoksa birbirinin aynısı kopya albümler yapan bi sürü ödlek grup var..bulundukları yerden bi adım öteye gidememişler..ne kadar yaratıcı ve özgün olduklarını belli edioalr bu sayede...bu anlamda dt zaten özgün bi gruptur ve her albümüde ayrı bi özgünlüktedir...bu özelliklere progresiflikte eklenince tabi ortaya tadından yenmez bişiler çıkıo...lethe den başka bi zkim dinlememiş adamlar kalkıp ahkam kesiyoya deli olcam..iikide lethe i yapmış buadamlar yoksa dt den mahrum kalcaktınız yazık olcaktı size bea..damage done albümü bencede dt nin tavan yaptığı albümdür...yani bütün albümleri mükemmel ama dama done yakalamak istedikleri şeyi tam olarak yakaladıklarını düşündüğüm bi albüm...buda sürekli kendini yenilemenin ve değişkenliğin yaratıcılık periyodunda bi kere yakalayabilecekleri bişi...ama dt hala agresif hala hızlı hala melankolik hala sert hala melodik hala death hala progresif..özünden pekte bişi kaybetmiş gibi görümüo...(buda in flames a kapak olsun
)
bir yosun yatağı bağışlanmış
bir iç çekişle uzanmış
kabul edilmiş yeşil battaniye tarafından
dünyayı öpmüş,
hoşçakal...
şu anda punish my heaven dinliyorum mesela dt 4eva! ![]()
süper çok sağlamlar
Bu mu yazacağın??süper çok sağlamlar
Look at that shell that is you;
Empty, fragile, weak;
Soon the battle is over,
Lost to Apathy...
character en güzel albümleri derim ben...projector u de çok met ediyolar da beğenmiyorum..
Projector beğenilmez mi ya :s 99'da beni depresife atan hayatımın nadir albümlerindendir.
No One There..
Dinledikçe daha çok dinlettiriyor bu grup =)
Merhaba. Naber?
bazı arkadaşlar yorumlarında özgünlüğünü kaybetmeye ve piyasa olmaya başladığını söylemiş ama bende bunlara katılmıyorum tabi ki de herkesin kendi görüşü var ama bence her albümleriyle kendilerini daha da kanıtlıyorlar. sürekli kendilerine yeni bir şeyler katıyorlar. tüm albümleri benim için aynı güzellikte zaten ben albümleri bir bütün olarak ele almıyorum ama şarkı olarak insanity's crescendo diyebilirim.
vnerol anmcdkoaghjfvknjde9fqpvk mmpfoğqwkrm vpqw
Kim inanır acaba, The Lesser Faith ile Gallery'nin aynı grubun şaheserleri olduğuna?!
Look at that shell that is you;
Empty, fragile, weak;
Soon the battle is over,
Lost to Apathy...
Özverili bir gruptur.Projector albümleri dinlenmelidir : )
The gallery albümü zaten dinlenmiş olmalıdır ![]()
Karanlığı Asla Hayal Edemezsin....!
Ülke: İsveç
Kuruluş tarihi: 1989
Üyeleri: Mikael Stanne
Michael Nicklasson
Anders Jivarp
Martin Henriksson
Niklas Sundin
Martin Brandstörm
1989 yılının başlarında vokalist Anders Friden, gitarist Niklas Sundin, ritim gitarist Mikael Stanne, bas gitarist Martin Henriksson ve baterist Anders Jivarp bir araya gelip “Septic Broiler” adında bir thrash metal grubu kurdular. 1990 yılında “Enfeebled Earth” adlı bir demo kaset hazırladıkları sırada grup aninden fikir değiştirip demo çalışmasını bıraktı. Adını “Dark Tranquillity“ olarak değiştirdi ve death metale geçti.
Bu ad altında 1991 yılında "Trail of Life Decayed" ve 1992 yılında "A Moonclad Reflection" demolarını yayınladılar. "A Moonclad Reflection" 1500 sattı.Grubun müziği, her ne kadar death metal yapsalar da, 80’lerden gelen klasik thrash müziğinin öğeleriyle gitar harmonilerinin bir karışımı gibiydi.
1993 yılında ilk albüm olan "Skydancer"ı çıkardılar. Bu albümde misafir sanatçı olarak Anna Kajsa Avehall vokalde gruba yardım etti. İki sene sonra yeni albüm “Of Chaos And Eternal Night” geldi. Albüm çıktıktan sonra Anders Friden gruptan ayrıldı ve Mikael Stanne vokalist rolünü üstlendi. Gitar boşluğunu da Friedrik Johansson’u gruplarına alarak kapattılar. 1995 yılında yeni kadroyla “The Gallery” albümünü yaptılar. Albüm beğeni topladı ve gruba büyük bir başarı kazandırdı. Skydancer'da daha çok Black Metal etkili ve ağır parçalar yazan grup, The Gallery'de tamamen özgün bir tarz yakalamıştır. Birçok hayran tarafından grubun en sevilen şarkısı olarak görülen Lethe bu albümdedir. Grubun enstrumanlarındaki hakimiyetinin ve beste kabiliyetinin Skydancer'a göre oldukça gelişme gösterdiği albüm, Melodik Death Metal tarihinin en önemli albümlerindendir. Ayrıca, birçok Dark Tranquillity hayranına göre grubun en iyi eseridir...
METAL FOREVER..!
perşembe günü gecesi var dark tranquility nin kesinlikle dinlenmesi gerekir
My Life İs Metal
acaba hangi parca ile giris olacak =]
Şehr-i Harabe
