Forum
ayrıca black sabbath paranoid albümündeki biraz karanlık,bunaltıcı riflerle doom'un temellerini atan modaya falan bakmadan şapka çıkarılması gereken baba bi gruptur
Black Sabbath sadece metal müzik için değil rock müzik tarihi için yapıtaşı gruplarından biridir.
Black Sabbth modası geçmiş bir gruptur.Artık fazla dinleyen yoktur.Tabi siz modayı taki ediyorsanız dinlemeyin size kalmış.Ama emin olun çok şey kaçırırsınız.Gerçek metal ruhu arayanlar içindir.Zaten modası geçti diye dinlemiyorsanız sizin için Ozzy Ozbourne sadece kekeme bir TV şovmenidir.Ama benim ved benim gibi düşünenler için çok daha fazlası...
Words escape me when I try to speak

Ozzy Osbourne Abi tartışmak bile gereksiz bence ![]()
+1 süperim.modası geçme diye bi durum söz konusu olmaz ama şuan etrafta bişeyler yapmaya bize yeni heyecanlar yaşatmaya çalışan bi sürü grup varken bende oturup black sabbath dinlemem.
eskinin yaşattığı heyecanı ne yazıkki yeni hiç bir grup yaşatmıyor.90ların başından itibaren çıkan grupların hiçbiri Black Sabbath'ın yaşattığı heyecanın onda birini bile yaşatmadı.Müzik ölümsüz bir şeydir.Ne Black Sabbath öldü ne de onun yaşattığı heyecan.Sizin bahsettiğiniz yeni heyecanlar yaşatmaya çalıştığını söylediğiniz gruplar hala oturup Black Sabbath dinliyor.Bence sorun Black Sabbath'da veya üzerinden geçen onlarca yılda değil onları eskimiş diye çöpe atıp görmezden gelenlerde.
Words escape me when I try to speak

efsane sayilabilir iyi ve guzel besteleri var ben severim.
zaten bu gibi guruplar sayesinde bugun metal dinliyoruz
??NedeN??
??Neden??
yaw çok dinlersen adama sıkıcı gelebilir tabi eleman yıllardır dilioruz sıkıldık demek istedi herhal biraz ara verip sonra dinlemesi tavsiye edilebilir bu durumda zaten ozi ozborndan sonraki albümleri yaramaz.. ozide mtv de pop yıldızı oldu helal olsun yani...
Ozzy mi ya bir gidin güldürmeyin beni.Kendini rezil etmiş bir adam mtv de biri bizi gözetliyor gibi bir program yapması adamın ne kadar salak olduğunu gösteriyor.zaten black sabbath deyince 2 şarkı geliyo aklımıza Paranoid ve İron man şişirlmiş pompalanmış gruplardan biri.Black sabbath ı yere göğe sığdıramıyosunuz ama Metallica ya bok atmayı biliyosunuz.Para peşinde koşan metallica nın elemanları mı yoksa Ozzy mi buda ayrı bişey.Eleştiri yaparken ikilem yapmamanız gerekir madem metallica boktan grup o zaman black sabbath grup değil ozzy de adam değil
uyarı: imzaya resim koymak yasaktir.
walla metallicanın dini imanı para olmuş. ozi ozbornun karısıda aynı durumda oziyi rezil eden o karısı olacak tiptir ![]()
Ozzy mi ya bir gidin güldürmeyin beni.Kendini rezil etmiş bir adam mtv de biri bizi gözetliyor gibi bir program yapması adamın ne kadar salak olduğunu gösteriyor.zaten black sabbath deyince 2 şarkı geliyo aklımıza Paranoid ve İron man şişirlmiş pompalanmış gruplardan biri.Black sabbath ı yere göğe sığdıramıyosunuz ama Metallica ya bok atmayı biliyosunuz.Para peşinde koşan metallica nın elemanları mı yoksa Ozzy mi buda ayrı bişey.Eleştiri yaparken ikilem yapmamanız gerekir madem metallica boktan grup o zaman black sabbath grup değil ozzy de adam değil
Black Sabbath'ı iki sarkıdan ibaret sanman zaten ne kadar dinlediğini ve bildiğini belli ediyor.Evet Black Sabbath'ı yere göğe sığdıramıyoruz çünkü senin şu anda dinleiğin müzik Ozzy olmasaydı olmayacaktı veya çok ilkel bir yerde olacaktı.Black Sabbath grup değil ise senin dinlediğin hiç bir metal grubu grup değil(Iron Maiden hariç
Senin gibi geçmişi bilmeyen biri için Ozzy sadece Mtv'deki bir şaklaban'dır.Ama metal'in ve müziğin tarihini öğrenmiş insanlar ne yaparsa yapsın onun önünde eğilmenin bile az kalacağını bilirler.
Words escape me when I try to speak

Ozzy mi ya bir gidin güldürmeyin beni.Kendini rezil etmiş bir adam mtv de biri bizi gözetliyor gibi bir program yapması adamın ne kadar salak olduğunu gösteriyor.zaten black sabbath deyince 2 şarkı geliyo aklımıza Paranoid ve İron man şişirlmiş pompalanmış gruplardan biri.Black sabbath ı yere göğe sığdıramıyosunuz ama Metallica ya bok atmayı biliyosunuz.Para peşinde koşan metallica nın elemanları mı yoksa Ozzy mi buda ayrı bişey.Eleştiri yaparken ikilem yapmamanız gerekir madem metallica boktan grup o zaman black sabbath grup değil ozzy de adam değil
Black Sabbath'ı iki sarkıdan ibaret sanman zaten ne kadar dinlediğini ve bildiğini belli ediyor.Evet Black Sabbath'ı yere göğe sığdıramıyoruz çünkü senin şu anda dinleiğin müzik Ozzy olmasaydı olmayacaktı veya çok ilkel bir yerde olacaktı.Black Sabbath grup değil ise senin dinlediğin hiç bir metal grubu grup değil(Iron Maiden hariç).Çünkü hiç biri Black Sabbath'ın onda biri bile olamaz.Ozzy Ozbourne'u saymazsak sen ne zaman Black Sabbath'ın Metallica'nın yaptıklarını yaptığını gördün.
Senin gibi geçmişi bilmeyen biri için Ozzy sadece Mtv'deki bir şaklaban'dır.Ama metal'in ve müziğin tarihini öğrenmiş insanlar ne yaparsa yapsın onun önünde eğilmenin bile az kalacağını bilirler.
Katılıyorum ve ayrıca dinlediklerimden hiçbirinin özel hayatı ve eskiden yaptığı şeyler benim umrumda değil.zaten böle bi şey olsa hiç bi gurubu felan dinleyememki hangi biri doğru dürüst insanki?
Ozzy'e şaklaban diyosunuz ama ona bakarsanız marliyn manson'da gay ama herif süper.
tartışmaları bırakıp ozzy'nin de yeniden guruba katılmasından sonra daha doğrusu tekrardan birleştikten sonra çıkaracakları ilk stüdyo albümü bekleyelim web sitelerinde "umarız, belki, kim bilir 2005'te bi ara çıkacak"
şeklinde yazıyor
ossun ossun çıkarsınlarda bahalım nassı yapcaklar
Aston, Birmingham yakınlarında bir yer..
Dört arkadaş, gitarda Anthony “Tony” Iommi, bateride “William “Bill” Ward, vokalde John “Ozzy” Osbourne ve bas gitarda, Terence “Geezer” Butler.. Bir araya geldiklerinde bir jazz-blues grubu olarak başlayan dörtlü kendilerine ilk olarak "Polka Tulk" adında bir isim uygun görürken daha sonra adlarını "Earth" olarak değiştirdiler ve Avrupa’nın birçok yerinde bu isimle çaldılar. Fakat 1969’un başları gibi grup tekrar isim değişikliği kararı aldı zira aynı isimde başka bir grup ile karıştırılıyorlardı. Butler, Dennis Wheatley’in Black Sabbath romanından etkilenerek aynı isimli bir şarkı yazarken bu isim grup tarafından da benimsendi ve grup "Black Sabbath" ismini aldı..
Black Sabbath, canlı performanslara kaptırmış giderken, müzik yapımcılarının da dikkatini çekmekteydi ve 1969’da Phillips Records ile anlaşma imzaladılar. 1970 yılının Ocak ayında çıkış singleları “Evil Woman" (Don’t Play Your Games With Me) Phillips’in ikinci şirketi Fontana etiketiyle çıktı. Ertesi ay Phillips’in bir başka şirketi Vertigo, Black Sabbath’ın kendi adını taşıyan albümünü piyasaya sürdü ve albüm İngiltere’de ilk ona kadar yükseldi. Albüm İngiltere’de, Amerika’dakinden daha çabuk bir başarı yakalasa da albümün Ağustos ayında Amerikan listelerine girişi hızlı oldu; albüm listelerde bir seneden fazla kaldı ve milyonlarca kopya sattı. 1970’lerin başında Black Sabbath, 1960’larda oldukça revaçta olan popüler müziğin etkinsizleştirme sürecini somutlaştırdı.
Black Sabbath zaman kaybetmeden ikinci albümü “Paranoid”i Eylül 1970’de piyasaya çıkardı. Albüme de adını veren Paranoid şarkısı ayrıca bir single olarak çıkarılırken albüm İngiltere Top 5 listesinin tepesine yerleşti. Amerika’da - albüm yeni satışa sunulmuşken- önce single piyasaya sürüldü ve single listesinde zirveye ulaşırken, Paranoid albümü Mart 1971’de Amerika Top Ten’de kendine yer buluyor ve bir sene listelerde kalıyorken gruba da hayatının en iyi albüm satışını getiriyordu; tam dört milyon kopya…
Üçüncü albüm Master of Reality Ağustos 1971’de piyasaya çıkmasıyla, tüm listelerde ilk on’a girerken yine milyonun üzerinde sattı. Bu albümü takip eden, Black Sabbath Vol. 4, ve bir şarkıda Yes grubunun klavyecisi Rick Wakeman’ı kullandıkları For Sabbath Bloody Sabbath albümleri de milyonun üzerinde kopya satarak dünya müzik tarihine geçtiler. 1974 senesinde grup idari çekişmelere girince, bir sene kadar müzikten ayrı kaldılar. 1975’te çıkardıkları altıncı albüm Sabotage ile tekrar müzik piyasasına döndüklerinde, İngiltere’de olumlu tepkiler alırken Amerika’da müzik ortamı değişmişti, heavy tarzında bir grup için işler artık daha zordu ve albüm ancak Top 20’de kendine bir yer bulabildi..
Black Sabbath’ın bağlı olduğu şirketler hemen We Sold Our Soul for Rock ‘n’ Roll adındaki çift albümlük bir derlemeyle bu krizi atlatmaya çalıştılar ve başarılı oldular da, bu derleme albüm de milyonun üzerinde sattı.. Grup artık müzik tarzlarının değişmesi gerektiği fikrine varmıştı.. Tabi bu karar bazı fikir ayrılıklarını da ebraberinde getirdi; Gitarist Iommi müziklerine farklı elementler katmak istiyordu ve Osbourne ise formuldeki her değişikliğe karşı çıkıyordu. Sonuçta Iommi’nin istediği oldu gibi görünüyordu, Ekim 1976’da Technical Ecstasy albümü çıktı ve önceki albümler kadar olamasa da oldukça başarılı oldu.. Akabinde Kasım 1977’de Ozzy gruptan ayrıldı.. Yerine eski Savoy Brown vokalisti Dave Walker katılırken, Ozzy 1978’de geri döndü..Black Sabbath sekizinci albümü “Never Say Die”ı kaydederken aynı adı taşıyan açılış parçası İngiltere Top 40’da bir numara oldu. Fakat singlelar albümün ticari başarısını arttırmadı. Derken Ozzy solo kariyeri için gruptan tekrar ayrıldı ve yerine eski Rainbow solisti Ronnie James Dio katıldı.. (Bu zaman zarfı içersinde klavye çalan Geoff Nichols grubun asıl elemanlarından biri olarak kabul edildi ki en başından beri grupla beraberdi.)
Yeni kadro tekrar stüdyoya kapanma kararı aldı ve 1980 Nisan’ında çıkardıkları Heaven and Hell’e kadar hiçbir yerde görünmediler. Sonuç tam bir ticari dirilişti.. Albüm Amerika’da tekrar milyon satarken, İngilterede “Neon Knights” ve “Die Young” şarkıları listelerde bir numaraya oturmuştu..
Bu arada baterist Bill Ward kötü giden sağlığı yüzünden grubu bırakmak zorunda kaldı ve onun yerine Vinni Appice gruba katıldı.. Iommi, Butler, Dio ve Appice’den oluşan yeni kadrı 1981’de Mob Rules’I kaydettiler. Albüm, önceki albümler kadar başarılı oldu. Sıradaki plan ise bir konser albümüydü fakat Dio ve Iommi albümün mixi sırasında kapıştılar, derken Live Evil Ocak 1983’te piyasaya çıktı. Kapışmanın faturası ağır oldu grup için; Dio yanına Appice’i de alarak gruptan ayrıldı..
Grup Bill Ward’ın iyileşip geri dönmesiyle tekrar organize oldu ve heavy metal hayranlarını şok edecek bir sürpriz yaptı; grup rakibi Deep Purple’ın solisti Ian Gillian’ı kadrosuna almıştı.. Bu dörtlü, Born Again’i kaydettiler ve albüm Kasım 1983’te çıktı.. Albüm İngiltere Top 5 listesinin bir numarasına yerleşirken Amerika’da ise sadece Top 40’da yer bulabiliyordu. Gillian, Black Sabbath’la 1984 yılına kadar kaldı ve Deep Purple’ geri döndü..
Ozzy 1985’te bir yardım konseri için Black Sabbath’a tekrar katıldı..Fakat bu performanstan sonra da bas gitarist Geezer Butler gruptan ayrıldı ve grup Tony Iommi’nin himayesi altına girdi.. Yeni albüm "Seventh Star" Ocak 1986’da, Black Sabbath ve Tony Iommi şerefine çıkarıldı..Bu albümün kadrosu ise; Tony Iommi (gitar), başka bir eski Deep Purple üyesi Glenn Hughes (vokal), Dave Spitz (Bas Gitar), Geoff Nichols (Klavye) şeklindeydi. Albüm ortalama bir başarı sağlarken grupta çatırdamalar başladı ve Hughes gruptan ayrılarak yerini Ray Gillen’e bıraktı..
Iommi ve çalışanları şeklinde devam eden Black Sabbath’ta eleman değişim hızına yetişilmiyordu.. 1987’de çıkan The Eternal Idol grubun başarısına gölge düşürecek bir şekilde ne İngiltere’de, ne de Amerika’da başarılı olamadı.. 1989 tarihli Headless Cross, grubun I.R.S. Records için yaptığı ilk albümdü ve bu albümün kaydında, bateriye Cozy Powell, bas gitara Laurence Cottle, Iommi’ye katıldılar.. Grup için bir umut ışığı yandı ve albümle aynı adı taşıyan parça bir hafta single listelerinde kaldı.. Albümün çıkışının ardından Cottle yerini Neil Murray’e bıraktı ve Geoff Nichols’un de gruba dönmesiyle 1990’da Tyr albümünü yaptılar.. Albüm İngiltere Top 40’a girebilse de Amerikan listelerine giremeyerek grubun tarihinde bir leke olarak kaldı..
Iommi, Dehumanizer (1992) albümü için 1979-1983 kadrosunu tekrar kurabildi( Iommi, Geezer, Butler, Ronnie James Dio ve Vinnie Appice) ve grup bu albümle dokuz sene sonra tekrar Amerika Top 50’ye girebildi.. Ve 15 Kasım 1992’de Iommi, Butler ve Appice; Ozzy Osbourne’un canlı performansında sahne aldılar ve Osbourne, Black Sabbath’a dönüşünü müjdeledi.. Fakat bu gerçekleşmedi.. Üstelik, Dio ve Appice tekrar ayrıldılar ve Iommi yerlerine Tony Martin ve baterist Bob Rondinelli’yi getirdi.. Cross Purposes albümü ortalama bir satış sağladı ve Iommi yeni albüm için Martin dışında grubun tüm elemanlarını tekrar değiştirdi.. Forbidden albümü için, Cozy Powell, Geof Nichols ve Neil Murray geri döndüler.. Albüm İngiltere listelerinde sadece 1 hafta kalabildi ve artık Black Sabbath’ın tükenmeye başladığının habercisi gibiydi.. Bununla beraber grup öncülüğü artık kaptırmış, the Eagles ve Fleetwood Mac’ın gölgesinde onları takip ederek devam ediyordu.. Aralık 1997’de evlerine, Birmingham’a dönen grup iki cd’lik Reunion albümünü kaydetti - albümde Black Sabbath’ı kuran dört üye de bulunuyordu- ve albüm Ekim 1998’de piyasaya çıktı.. Albüm İngiltere listelerinden geçip giderken, Amerika listelerinde Top Ten zirvesini kaçırıyor ve platin plak kazanıyordu. Iron Man adlı parça Black Sabbath’a tarihinin ilk Grammy’sini kazandırdı. Grup, 1999 sonuna kadar konserler verdi ve 22 Aralık 1999’da turun son ayağı olarak Birmingham’a geri döndüler..
Şubat 2001’de Black Sabbath tekrar bir araya geleceğini açıkladı ve 6. Ozzfest’te ana grup olarak sahne aldı ve Amerika çapında 29 şehirde konser verdi...
(ALINTIDIR).
GRUP ELEMANLARI HAKKINDA ;
John “Ozzy” Osbourne;
Heavy Metal'in büyük isimlerinden Ozzy Osbourne 3 Aralık 1948'de İngiltere'nin Birmingham kentinde dünyaya geldi. Gerçek adı John Osbourne olan "Ozzy", 1979'da Black Sabbath'tan ayrıldı. Davulda Uriah Heep'ten Lee Kerslake, basta Bob Daisley, gitarda Quiet Riot'tan Randy Rhodes, Ranbow'dan basçı Bob Daisley ve Uriah Heep'ten davulcu Lee Kerslake ile birlikte Blizzard of Ozz'u kurdu. İlk albümüyle oldukça büyük bir başarı elde eden Ozzy, sahne performansı ile de oldukça büyük ilgi görüyordu. Alice Cooper benzeri bir çizgide ilerliyor, gizemli ve ürkütücü sahnesiyle izleyicileri avcunun içine alıyordu.
1981 yılında Kerslake ile Daisley ayrıldı, davula Tommy Aldridge, basa da Rudy Sarzo geçti. Bu kadro ile Aleister Crowley'nin otobiyografisi üzerine kurulu olan ikinci albüm "Diary of a Madman" piyasaya çıktı. Ancak 1982 yılındaki turne devam ederken 25 yaşındaki gitarcısı Randy Rhodes bir uçak kazasında öldü ve Ozzy Osbourne psikolojik açıdan büyük bir yıkım geçirdi. Onun yerine geçen Bernie Torme ile turne tamamlandı. Turne sonrası gruba gitarda Night Ranger elemanı Brad Gillis katıldı.
1982 sonunda grubu yenilemeye karar veren Ozzy Osbourne, gitara Rough Cutt'in eski elemanı Jake E. Lee'yi, klavyeye Don Airey'yi, 1983 ortalarında da Aldridge'in yerine Carmine Appice'i alarak yola devam etti. Bu kadro ile yaptığı "Bark at the Moon", büyük bir başarı elde etti. 1984 yılında Appice ayrıldı ve Aldridge gruba geri döndü. Fakat giderek artan bir başarı elde eden Ozzy Osbourne, alkol sorunu yaşamaya başladı. 1985 yılında Airey ve Aldridge gruptan ayrıldı. Daisley ise sadece stüdyo kayıtlarına eşlik etmek üzere anlaştı. Bunun üzerine Osbourne, grubu başta Phil Soussan, davulda Randy Castillo ile takviye etti ve 1986 yılında "The Ultimate Sin" albümünü yayınladı.
Jake E. Lee 1987'de gruptan ayrıldı ve yerine genç bir müzisyen olan Zakk Wylde geçti. 1988'de "No Rest for the Wicked" albümünü yaptıktan sonra 1989-1990 yıllarını turnede geçirdi. 1991 yılında "No More Tears" albümünü çıkarttı. 1994 yılında Grammy ödülünü kazanan Ozzy Osbourne, 1995 sonunda "Ozzmosis" isimli son stüdyo albümünü yaptı, ardından gelen beş yılı konserlerle, konser albümleri ve toplama çalışmalarla geçirdi. Öte yandan Amerika'da şarkı sözlerinden dolayı mahkemeye verildi, ancak sonunda aklandı. Sansür kurullarının daimi hedefi olarak bu tip sorunları sürekli yaşadı, Tommy Aldridge, Randy Rhoads, Brad Gillis, Rudy Sarzo, Carmine Appice gibi rock dünyasının en büyük müzisyenleri ile çalıştı.
Özelliklerini ortaya çıkardığı gitarcılarından hemen hemen hepsi iyi örnekler sergileyen elemanlardı ve hepsi isim yapmayı başardı, ancak Ozzy Osbourne'dan ayrıldıktan sonra aynı başarı çizgisini yakalayamadılar. Ozzy Osbourne gerek şarkı sözleri, gerek müzikal yapısı, gerekse sahne dekor ve gösterileriyle rock'ın gelişiminde çok etkin bir rol oynadı ve klasikleşen albümlere imza attı.
Ozzy Osbourne, aile hayatını MTV'de yayınlanan ve izlenme rekorları kıran "The Osbournes" adlı sitcomda dünya ile paylaşıyor. Birinci sezonunu çok büyük başarıyla tamamlayan dizi için, 5 sezonluk ve 60 milyon dolarlık bir anlaşmaya yeni imza atıldı. Bütün aile deli. Evde küfürsüz laf edilmiyor. Ozzy peltek aksanı, titrek elleri, içinde sürekli "fuckin'" geçen konuşması ve zombi gibi yürüyüşü ile tatlı bir amcaya dönüşmüş durumda..
Tony Iommi
Tony Iommi, Jimmy Page ile birlikte rock-metal tarihinin en iyi riff atan iki adamından biridir.. 19 Şubat 1948’de Birmingham’da doğan Iommi’nin gitarı eline alma sebebi Hank Marvin & Shadows olarak gösterilir.. 1967’ye kadar birçok jazz-blues grubunda çalan Iommi, okul arkadaşları Geezer Butler, Bill Ward ve Ozzy Osbourne ile Earth grubunu kurdu.. Fakat Iommi’nin müzik kariyeri neredeyse başlamadan bitme aşamasına gelmişti.. Bir sac kesim fabrikasında parmaklarının üzerine düşen parça sağ elinin parmak uçlarını koparmıştı. Depresyona giren ve bir daha asla gitar çalamayacağına kanaat getirmişken bir arkadaşı bir çingene gitarist olan Django Reinhardt’ı (bir kazada iki parmağını kaybetmiş) göstererek Iommi’yi tekrar hayata döndürdü.. Kısa bir süre sonra Iommi Jethro Tull’dan teklif aldı ve gönülsüz de olsa kabul etti.. Tull ile sadece tek bir performansta çalan Iommi Tull’dan ayrıldı ve tekrar Earth’e döndü..
Grubun adının da değişmesiyle Black Sabbath; daha karanlık şarkı sözlerine doğru kaymaya başladı..Sabbath çıkardığı Black Sabbath, Paranoid ve Master of Reality, 1972’de çıkan Vol.4 ve Sabbath Bloody Sabbath albümleri ile adeta metalin temellerini atıyor dünyanın en iyi hard-rock /metal grubu ünvanını kazanıyor, Iommi’nin “Black Sabbath”, "N.I.B.," "Paranoid," "Iron Man," "War Pigs," "Into the Void," ve "Children of the Grave," parçalarında çaldığı gitarı Sabbath’ı heavy metal’e doğru sürüklüyordu.. Fakat 1970’lerin ortasına geldiğimizde bitmek bilmeyen turlar ve uyuşturucu kullanımı grubun sallanmasına sebebiyet verirken nihayetinde Osbourne gruptan ayrılıyordu..
Sabbath’ı ayakta tutmak için çalışan Iommi, Osbourne olmadan, Heaven & Hell, The Mob Rules gibi işlere imza atarken Sabbath 1990ların sonunda konserler serisi için tekrar bir araya geliyordu.. Her ne kadar 80 ve 90 arasındaki Sabbath albümleri de Iommi’nin albümleri olarak görülse de, Iommi ilk solo çalışmasını 2000 senesinde yaptı.. 10 parçalık bu albüme, Henry Rollins, Dave Grohl, Billy Corgan, Phil Anselmo ve Osbourne gibi bir çok ünlü adam vokal yaptı..
Terence “Geezer” Butler
Yıllarca müzik alemini sarsan Black Sabbath’ın bas gitaristi Terence “Geezer” Butler 17 Haziran 1949’da Birmingham, İngiltere’de doğdu. Henüz lise çağlarında, kendi grubu Rare Reed’I, akabinde de okul arkadaşı John “Ozzy” Osbourne ile 1967 sonbaharında blues grubu Polka Tulk’u kurdu, grupta ayrıca Tony Iommi ve Bill Ward da bulunuyordu. Daha sonra grup adını Black Sabbath olarak değiştirdi ve efsane adını resmen kazanmış oldu.. Grup kendi adını taşıyan albümle müthiş bir hard rock atağı başlatırken, sonraki albüm Paranoid, yaratıcılıklarının doruk noktasıydı ve 4 milyon kopya sattı. Osbourne grubun merkezi konumundayken Butler da besteleri, sözleri yazıyor; karanlık sanatın her detayını grubun müziğine yansıtmaya çalışıyordu. 1970’lerin ikinci yarısında Sabbath popülaritesini kaybederken 1979 itibariyle Butler gruptan ayrıldı.. Gruba tekrar dönüşü ise Ozzy’nin gruptan ayrıldığı zamana denk geldi ki geri döndüğünde karşısında Ozzy’i değil Dio’yu bulmuştu.. Butlar daha sonar 1984’te tekrar gruptan ayrıldı ve Osbourne ile 1987’de tekrar birleşmeden önce Geezer Butler Band’ı kurdu.. Sabbath’a 1992 tarihlli Dehumanizer albümüyle geri dönen butler iki sene sonar tekrar gruptan ayrıldı ve G/Z/R I kurarak 1995’te Plastic Planet albümünü çıkardı. Bu albümü ise daha sonra 1997’de solo çalışması olan Black Science izledi..
Bill Ward
Bill Ward, 1948 yılında Birmingham, İngiltere’de doğdu. Bateriye olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Ward henüz 15 yaşına geldiğinde konserlerde çalmaya başlamıştı bile.
1964’te Tony Iommi ile tanışana kadar bir çok grupta çaldı. Ozzy Osbourne ve Geezer Butler ile tanışana kadar Mythology’de çalmaya devam ettiler. Black Sabbath, Ward ve diğer elemanların hayatlarını değiştirecek gruptu.. 1970’de gelen ilk albüm ve yükselmeye başlayan şöhret.. Bir kaç ay sonra çıkan ikinci albüm Paranoid ile grup en şaşalı zamanlarını yaşarken, Ward da Ozzy’nin gruptan ayırlmaya zorlanması ve kadronun bozulmasına kadar grupta kaldı fakat iki sene sonra Ronnie James Dio’lu kadroya geri döndü ve 1980 yılında çıkan Heaven & Hell albümünde çaldı..
1981 senesinde Ward, Max Havoc’ta çalmak için gruptan ayrılsa da hala Black Sabbath’Ta yapacağı işler olduğunu düşünüp 1983’te çıkan Born Again albümüyle gruba geri döndü.. Fakat Ward’ın bu geri dönüşü de uzun sürmedi tabi ki, ertesi sene tekrar gruptan ayrıldı.. 1985’te England’s Glory adlı grupta çalmaya başladıktan sonra 1986’da kendi grubunu kurdu ve grubuna Bill Ward Band adını verdi..
Grup 1989’da ilk albümler “Ward One: Along the Way”i çıkardı.. Daha sonra çıkardığı ikinci albüm “When the Bough Breaks” 8 yıllık bir suskunluk getirdi ardından ve albüm 1999 senesinde tekrar piyasaya çıktı.. Bu arada Black Sabbath 1997’de çekirdek kadroyla tekrar toplandı ve tabi Ward da aralarındaydı.. 1998 senesinde Sabbath’la beraber turne provaları yaparken kalp krizi geçirdi.. Neyse ki Ward sağlığına tekrar kavuştu ve tekrar Sabbath’a katılırken, ayrıca Iommi’nin solo çalışmasında da çaldı.. Kuşkusuz Ward’ın hayatındaki en büyük gurur anı 2000 yılında Black Sabbath ile aldıkları Grammy ödülüydü
(ALINTIDIR).
