İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

Kimse Anlamasın

120 Gönderiler
12 Üyeler
0 Reactions
39.8 K Görüntüleme
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Kimse anlamasın.Hiçkimse!

Bu bencilliğimin en saf yüzü.Tüm gerçekliğiyle ortaya seriyorum sana olan bencil aşkımı.Eğer bir kişi bile anlayacak olsa büyüsü bozulabilir.Bir kişi bile merak edip karıştıracak olsa bunu araya girebilir.Ben riskleri göze alamam.Kimseye anlatamam, gösteremem.Bu bizim kristalimiz.Bir ejdarhanın bile koruyamayacağı kadar kıymetli...

Demiştim ya Hiçkimse!

Hayatıma hoşgeldin bebeğim.Geldiğin yer kimsenin bilemeyeceği kadar bencil bir yer.Senle aramızda olan büyüyü bozmaya göze alacak kadar aptal değilim ben.Belkide içimdeki sağlam bir paranoyanın esiriyim ama bundan hiç ama hiç utanmıyorum.Çünkü canımın yanmasını göze alamıyorum.Küçük bir çocuk gibi çirpınıyorum aslında herkezden korumak için.Kanadığımın kırıldığı yere kadar da koruyacağım bizi.Hoşgeldin...

Kimseye anlatma...


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 27/12/2008 6:39 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Karalamalar ismini okurken bile ik olarak aradan "Kara" kelimesini seçecek kadar bunalmışken dünyadan.Nasıl olurda ruhumun beyaz köşelerini dökecek kadar rahat davranabilirim ki?


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 29/12/2008 4:22 pm
(@metabolic)
Gönderiler: 1741
Noble Member
 

Boşlukta sallanıyordu bir kayık,tuvalde
Dedim ressama neden? içi boş
Çizseydin ya içine yakamozdan parlayan
kefal ve aynalı sazan
Birde içinde bekleseydi ya beni kara gözlü
Doldursaydın kayığı gül bahçelerinden
çeşit çeşit çiçekler
Bekleye bekleye saçımı ağarttın zalim geceler
Yokluğundan benimde bir yanım boş
Rüzgar savurdukça sallanıyor içim bir hoş
Yalanıyordu kıyıda nafile heveslerle bir kedi
ama boştu kayık balık yoktu
Kızıl saçlarını savuruyordu rüzgar kayık
bir sağa bir sola alabora
Dökülüyordu içimde büyüttüğüm onsuz saatler
ve boğuluyordu boş kayıkla aşk dolu ettiğim vaatler


bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein

 
Gönderildi : 29/12/2008 11:38 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Ağlıyordu küçük çocuk.Kaçıyordu annesinden.Etarfında binalardan sallanan yalnız kollar, bacaklar, başlar...Saymakla bitmeyecek iğrençlikleri izliyordu gözü yaşlı çocuk.Elinde tuttuğu kol babasından son hatıraydı ona.Ve ölümüne bağrına basıyordu onu, hiç ayrılmamacasına...

Anneside ağlıyordu bir yanda.Elinde kapkara bir ceset.Oğlum diyordu her sarılışında.Oğlum diyordu her feryadında.Oğlum...Kafasının üstünden geçen mermi ve benzerlerini umursamıyordu.Hatta kolundaki şarapnel parçası bile sanki ondan ayrıymış gibi davranıyordu.Algılamak istemiyordu anne, dünya ya durmuş yada sona ermişti onun gözünde...

En küçükleri ise dört yaşındaki kızlarıydı.İdrak edemiyordu hiçbir şeyi.Bir abisine bakıyordu bir annesine.Abisinin elindeki şeyi ne olduğunu idrak edemiyordu bile."Abimin elinde doğarken canı sıkılıp yarısı doğmamış bir adam var" diyordu soranlara.Ertesi gün bunu duyan gazeteciler gazetelerine yazarken bile ağlıyorlardı."Peki ya annenin elindeki ne?" dediklerinde."Diğer abim uyuyo sessiz olun biraz sonra uyanır bana kızar" diyordu.Artık gözyaşları kanalizasyonu tıkayabilirdi kanla karışmış bir şekilde....

Ağlıyordu hepsi bir yanda...

Ağlıyordu onlar...

Çekirdek bir ailenin son çöpe atılacak kabuklarıydı onlar...

(Dünyada bazı şeylere kayıtsız kalmak mümkün değil kimine göre.Kimine göre umursamamak yaşamaktır öğle değil?Umursamayanlara inat çabalamak dileğiyle...)


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 02/01/2009 4:04 pm
el-kafirun
(@el-kafirun)
Gönderiler: 721
Honorable Member
 

Canımı yakmak zorunda mısın?


Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...

 
Gönderildi : 02/01/2009 8:57 pm
(@metabolic)
Gönderiler: 1741
Noble Member
 

kalbini elime almak istiyorum..ve onu sarmak..


bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein

 
Gönderildi : 03/01/2009 2:49 am
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Gökgürültüsüyle uyanıyorum uykumdan.Dışarıda sağnak bir şekilde acı yağıyor dünya denen vücuduma.İnkar ediyorum tüm hayatımı.TÜm sadeliklerimi ve alışkanlıklarımı gardolabımda bırakıyorum ve üstüme geçirdiğim en karamsar ama en mutlu duygularımı alıyorum.Yolda sana rastlıyorum ve gülücüklerle sarıyorum bedenimi.Yağmurluğumu almayı unutmuşum meğersem onuda seninle tamamlıyorum.Hatta şimdi farkediyorumda üzerimdeki yağmurluk değil siyah bir cüppe.Üzerine beynimin işlendiği bir cüppe.Tüm vücudumu kapatmış ve beni herşeyden kamufle ediyor.Ruhumdan bile...

SAğnak acıya o kadar alışıyorum ki sakin geçen günlerin tadını tuzunu atıp duruyorum üzerimden.Bilemiyorum neden böyle oluyor ama duygularımı daha bi farklı uyandırıyorum artık.Kış uykusu denemeyecek kadar kısa süren ama beni yıllarca yoran bir işten çıkmış gibiyim.Nasıl bir uykuydu anlamıyorum ama gördüğüm rüyalar hiçte iç açıcı değildi.Bir tanesinde seni bile öldürüyordum.Kendimi avuçlarımın içinde sıkarak öldürüp sonrada elimde bulaşan kanı göğsüme sürecek kadar canileşmiştim bir ara.Daha sonraları ise geçmişe küfürler savurarak gözleri ağlamaklı bir çocuk gibi bir köşeye pısıyordum.Ahh kendimden bir kutulabilsem neler olacaktı kim bilir ama bir türlü yapamıyordum...

Sen demiştim ya hani ilk günden beri.Seni artık bir tek kelimenin içine sığdırmaktan sıkıldığımı söylesem şaşırmazsın herhalde.Ama bu uyku sonrası seni nasıl açıklayabilirim bilmiyorum.Gözkapaklarımın şişmediği bir uykudan kalktım ve üzerimde karla karışık bir hüzün var.Ankaranın en ücra sokaklarından birisiyim yani anlayacağın.Ve üzerime oturup çekirdek çitleyen çocuklarım olmayacak benim....

Bu uyku sonrası parçalı fakat bulutsuz bir kalbim var...Ne seni tanımlayabiliyorum ne kendimi...Ne sana isim verebiliyorum ne kendime...Ne senim nede ben...

Ölmeliyim aslında ama bu aralar çok beceriksizim sonucu ne olur bilmiyorum...


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 30/01/2009 11:21 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Gözlerim doluyor bu melodiyle...
Ruhumu sarıyor ince ince.
Hücelerimi ele geçiriyor ve moleküllere ayırıyor.
Dur diyorum durmuyor,
Ölüyorum bu melodiyle.
Aslında razıyımda buna,
Acı kaplıyor her yanımı
Karnıma sancılar giriyor
Ama seviyorum bunu!
Benliğimi tazeliyorikalbimi okşuyor.
İnsan oluyorum aslında insan!
Oksijen ciğerlerimi ilk taktığında bile,
Doktor kıçıma ilk şaplağı attığında bile
Ben böyle olmadım...
AŞka hasret kalmış içgüdülerimi doyurmak istiyorum!
Yakıp yıkmak istiyorum etrafımdakiler!
Bana kimse sunamamış bu duyguları.
Kimse saf aşkı sunamamış,
Saf acıyla doyurmamış ruhumu...

Dokularım akıp gidiyr bedenimden.
Gerçek ben çıkıyor ortaya.
Bitmesin bu melodi,
Özgürlüğü görüyorum
Gökyüzünü görüyorum
Kurtulluyorum artık pisliğimden!
Bimtesin bi melodi!
Seni görüyorum artık,
Ruhumu görüyorum artık!
Hayata inat yaşıyorum,
Nota nota işliyorum melodiyi ruhuma...

Bitmesin sakın!
Seninle yaşamam gereken çok şey var!


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 30/01/2009 11:29 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Gökyüzü elimden usul usul kayıyor...Tutmaya çabalamak içimden geçmiyor bile.Etrafımda hafif klaernetle karışmış bir meyhane hevası var.Ve bunu atmaya hiçte niyetli değilim aslında.Diyorum ya gökyüzü ellerimin arasından kayarken ben neden gidip olağan güzelliğimi bozayım ki.Zaten giden gitmiş kalan sahaları neden üzerime almayayım ki?

Bilmiyorum duygularım yaşıyor mu ölüyor mu?


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 06/02/2009 1:37 pm
(@metabolic)
Gönderiler: 1741
Noble Member
 

Gerçek aşka ulaşmayı artık hayal dünyama sığdırabiliyordum artık! çünkü böyle bir aşkı ne ben birine sunabilecek güçteydim, ne de bana bu duyguyu yaşatabilecek birisinin varlığından tamamen ümidimi kesmiştim...ben de o müphem kişiyi böyle mkansız bir şekilde beklemeye başladım...


bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein

 
Gönderildi : 09/02/2009 9:25 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Bir elinde cımbız.Peki ya diğerinde?
Ruhunun en ücra köşelerinden
En yağlı darlıklarından
Uçları zehirlenmiş,
Hatta Nizam-ül Mülk'ü öldürenle
Tamda benzer olan
Küçük küçük oklar...

Ruhunun en üzra köşelerinden,
Senle gelen oklar...

Peki ya şair mi?
Kıskanmayı bırakmış ağlıyor yanda...


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 15/02/2009 8:10 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Bilgisayar başında doğmadın/dık mı?Farkındayım biz ibaresini kullanırken bile kendimi bir topluma sokmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum,ama acı haykırıyor toplum dünyaya...Neden biz sadece www sınırlamasına kalmayı tercih ediyoruz ara sıra yada farklı zaman aralıklarında?Neden git gide yüz yüze gelemez oluyoruz ve ölüyoruz?Aşklarımızın hasretini bile www sınırlamasında yapıyoruz.İsyan değil aslında bu,belkide boşverilmişliğimin tutunmaya çalıştığı bir dal.Ama bir o kadar da acı...

Her şeyi aşkla yada ölümle bağlamak adetim olmuş ya bir noktada.Yada ruhum en az bunları yaşadığından bunların özlemini çekmişim ya, farklılığımada seviniyorum bir yandan.Parkta bir banka oturup çekirdek çitleyecek kadar sakin olabilen dünyanın en mutlu insanlarından olamadığımdan bir yandan da.

Ara sıra müziklere dalıyorum ve bir bakıyorum ki özlediğim şeyler anılar değil.Hepsi o en aptal hallerimmiş meğersem.Nasıl desem hani birini ilk defa öperkenki telaşlanmış ve ne yapacağını bilmez tavırlarım anıdan daha farklı bir durum.Beynimin ne hallere girdiği oluyor daha çok.Yada muhteşem bir konserde hayatımdaki en iyi 3 dostumla vakit geçirirken o andan daha fazla yararlanmaya çalışırken yaptığım saçmalıklar değil özlediklerim.Benim özlediğim duygularımda değil.O an olduğu kadar aptal düşünebilmek özlediğim şey.O kadar aptal düşünebilsem ömür boyu mutlu olabilirdim herhalde.Yada ne bileyim oturupta www sınırlamasından değil de karın ağrımdan veya birinin bu gün ne yaptığından bahsederdim.Yok yok ben halen ne doluğunu bilemeyecek kadar küçük olmama rağmen boşa kürek çekme işini profesyönellik derecesine getiriyorum galiba...

Ne diyordum www sınırlaması değil mi?Hani yazıyı okuyanların küfür seslerini daha bir net duyabiliyorum bu salak neden internete veriyor o zaman yazılarını diye.Peki ya sana nasıl ulaşabilirdim o zaman ben zeka küpü arkadaşım?Aslında kendimle çatışmanın üstün tadını da çıkartıyorum bir yandan.Durumun tadını çıkartmanın o üstün zevki...Şarabın kadehini açıyorsun,biliyorsun ki daha çok sarhoş olursan daha çok saçmalayacaksın.Ve bu senin hoşuna gitmeye başlıyor zamanla.Hatta daha da trajikleştirelim olayı.Yalnızsın ve bir tavan arasındasın.Şarap yine aynı.İçiyorsun ve tek bir kurşunun üzerine oturup garip bir seyahate çıkıyorsun.Yan koltuk Azrail'e ayrılmış ama o kadarda sabırlı değilsin.Herhalde durumdan faydalanmanın son noktası budur galiba.Gülücükler saçmana yetecek kadar güzel.Daha ne isteyebilirsin ki?

Konuyu yine muhteşem bir derecede saptırdığımı farkedip devam etmeye çalışıyorum.Bu www sınırlaması artık başıma dert olmaya başladı.Bilmiyorum ne kadar temiz ve ulaşılmaz bir toplum istiyorum ama fazla şeyler istediğimin farkındayım en azından.Sabahtan beri yukarıda anılardan ve okuyanların aptalca diye nitelendirdiği bir yığın şeyden bashediyorum.Aslında o kadarda aptalca bağlamayı düşünmüyorum.Yani en azından yazının başı kadar.Evet o aptal anlarımı özlüyorum her ne kadar okurken beni ilgilendirmez diye düşünsenizde.Ve ben o aptal anlarımda bile www sınırlamasından çıkmayı başarabildiğim için gurur duyuyorum kendimle.Ve aslında anlatmak istediğimde bu.Ben bunu belkide yanlışlıkla başardım ama en azından bu yazıyı okuyacak kadar,yani sitenin ismini yazıp birkaç yere tıklayacak kadar zeki iseniz.Ki bu cümlede hakaret amacı sıfırdır sakın yanlış anlaşılmasın.Neden kendinizi sandalye üzerinde çürümeye bırakıp sonrada dünya elden gidiyor ve benzeri sizin bile sadece 5 dakika umursadığınız düşüncelerle vakit geçiriyorsunuz?

Neden yapılandırmaya hemen başlama gibi muhteşem bir lütufta bulunmuyorsunuz?

Neden avuçlarının içindeki çiziklerin hava akımının yapmasına izin veriyorsun?

Bu yazıyı okurken be içindeki sorularla boğulurken birden bilgisayarın fişini çekip karını veya her kim varsa yada yalnızsan tek başına gidip bir cafede çay içip sonrada film izlemiyorsun?


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 17/02/2009 3:30 am
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Daha bir çocukken başlamıştı krizlerim.Kimseye söyleyemiyordum.Genelde geceleri geldiğinden dolayı pek rahatsızlık duymuyordum açıkcası.Kriz her başladığında kendimi farklı bir alemde görüyordum ama nerede olursam olayım hep kanatlarım oluyordu.Büyüdükçe olay daha da farklılaşmaya başladı.Herkeste kanatlar görmeye başladım zamanla.Büyük veya küçük görüyordum.En son annemdekini görünce hayretler içinde kalmıştım.O farkında değildi ama açtığı zaman benim iki kanadımdan katlarca daha büyük bir kanadı vardı.Renkleride farklı farklıydı bunların.Ama en beyazını bebeklerde görüyordum.Şimdi mi?

Şimdi sırtımda iki adet kanadım var siyah renkte.Birde yanımda en yakın arkadaşım Sephiroth.Tek kanatlı...Baya yükseklerdeyiz o inmeye üşensede ben ara sıra geziyorum...Kimseye gözükmen.Aslında asıl sebebide onu izlemek istemem.Yanıma cep telefonumu almama izin verdi.Ama sadece neler olup bittiğine bakmam için.Ne kadar acı...Biliyorsun ama elini kolunu hatta beynini kendin bağlamışsın.Ne kanatlarımı kopartmaya kıyabiliyorum nede ona.Sonunda kendime kıycam galiba.Yada Sephiroth olucam.Küçük ama etkisiz Sephiroth...


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 03/04/2009 11:45 pm
PlagueAngel
(@plagueangel)
Gönderiler: 220
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Bir rüya gördüm.Hani diğerlerinden pek farklı değildi.19 yaşında bir adamın hayal gücü ne kadar geniş olabilirdi bilmiyorum.Okuduğum kitaplardan ve dinlediğim müzikten ötesine gidemezdi herhalde.En basidinden daha pişmemiştim dünya ocağında.Ama pişecektim cayır cayır...Taa ki kuruyana kadar...

Ne diyordum bir rüya gördüm.Ben aslında üç beş kişiymişim.Her biriyle sana ayrı ayrı aşık oluyorum.Sonra seninle buluşmaya karar veriyorum.Hepsine aynı yerde ve saatte buluşturmak istiyorsun.Bende bile bile kabul ediyorum hepsiyle.Sonunda sandalyeye oturduğumda hepimiz birleşiyoruz.Anlayacağın seni üç beş kişilik seviyorum ben rüyamda.Ama doyamıyorum bir türlü.İnsanoğlunun o gözü doymaz tavırlarından her zaman nefret etmeme rağmen katlanıyorum kendime...Sende bana...

Bu gün bir rüya gördüm,
yine seni seviyordum...
Bu gün bir rüya gördüm,
Yine seni arıyordum...
Bu gün ölüyordum,
Meğersem seni özlüyormuşum...
Bu gün kayboluyorum,
Çünkü seni halen özlüyorum...


umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...

 
Gönderildi : 04/04/2009 12:54 am
zirtapoz
(@zirtapoz)
Gönderiler: 327
Reputable Member
 

Olgunun türevleri parabol eğrileri oluşturuyorsa,ikilemler kaostan kurtulamazlar..


 
Gönderildi : 16/04/2009 10:24 pm
Sayfa 8 / 8
Paylaş: