Forum
Koşarken arkama bile bakmadan, sanki hep takip ediliyormuşum gibi gelir bana.Halbuki bu karanlığın içinde kim olabilirdi ki benden başka.Yoksa kaybettiğim ruhummuydu beni bulmaya çalışan.Ama onu kaybettiğimde o çok küçüktü.. savunmasızdı.Buraya gelemez,cesaret edemez,korkar bilirim.Ancak karanlık kadar acımasız,siyah ve ürkütücü olanlar gelebilir.Sen ise buraya giremezsin.Ruhum burası senin için çok fazla...Saflığını kaybedebilirsin..Gelme.........Ben bile seni aramaktan vazgeçmişken sen incinmiş,zayıf,kaybolmuş ama beni aramaktan asla vazgeçmemiş.....Madem gelmeye kararlısın bırak o iyi,saf tarafını giy kara pelerinini....Koş hadi ben burdayım ama bende nerdeyim bilmiyorum.Karanlığın içindede yaşanırmış öğrendim acı olsada. Yetiş bana daha fazla karanlığa gömülmeden.............Bekliyorum seni bul beni.....Bul ki eksik tarafım yok olsun.Yanlızlığım son bulsun
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
Kalabalıkların içinde yanlızlığıma gömülmüşken korumalıydım ruhumu karanlıklardan ama yapamadım işte kaybettim birden aslında yanımdaydı.Keşkelerimizi,nedenlerimizi,doğrularımızı,davranışlarımızı ve anlamlandırmaya çalışırken yaşadıklarımızı yanımdaydı.Bir anda kayboldu.Bağırdım adını bulmaya çalıştım ama bulamadım.Kalabalık üstüme üstüme geliyor,karanlık içine alıyor beni.....Seni kaybederken farkettim aslında tek iken kocaman bir hiçim gel ne olur gel artık.Varoluşumu anlamlandır.
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
Köylüler ne kadar da mutlu.Sanki hiç acıları yokmuş gibi.Yarın yağmur duasına çıkacaklarmış,her yıl yapılan yağmur duası.Şu karşı tepenin ardında ki düzlükte....Peki bu işe yarayacakmıydı???Bimiyorum sormalıydım birine.Yurt bulaşıkhanesinde çalışan Nebahat teyze'ye;
-Dua bir işe yarıyormu gerçekten?
-"Öyle şey söyleme kızım,işe yaramaz mı?Bak şu tepenin ardına gidicez yarın.2 Öküz kesicez,dualar edicez." diyordu.
Demek ki onların bu yalvarışlarını, yakarışlarını bir duyan vardı.Onlarda sonsuza kadar güveniyorlardı,inanıyorlardı ona.
Peki Irakta ki çocuklar, kadınlar, yaşlılar dua etmiyorlarmıydı.Onları duyan yokmuydu.Acılarını azaltacak birazda olsa dindirecek bir şey.Onlarda bir şey diliyorlardı hemde yağmur kadar önemli bir şey; "SAVAŞIN SONA ERMESİ VE HAYATLARINI" bu da yağmur kadar acil ve hayati bir şey değilmiydi???Acı vermek bir yana dursun yaşam haklarının ellerinden alınmamasını istemeleri hakları değilmiydi?Ne zaman sona erecekti bu haksız kavga.
Neye göre dualar ,umutlar,istekler gözönüne alınıyordu acaba. Tarihe mi?Yoksa bizim bilmediğimiz dümenler mi dönüyor.....Bush'un anlaşması var şeytanla biliyoruz.Dualara da engel oluyor belli ki!!!
Bilmez mi ki şeytan ile anlaşma yapılmayacağını.Şeytanın gün gelip onuda satacağını.O zaman kim koruyacak seni bu bedduallardan... İnsanlıkta son sırada bile yer almayan biri nasıl korunabilir ki....
Yok oluşunu,düşüşünü tüm insanlık ve tarih adına dua ederek istiyorum.Köylüler yağmur için ben ise senin yok olman için dua ediyorum.Benim duama da engel ol olabilirsen...Arkamda köylüler varken.......................
(Vergi hukuku çalışırken yazılmış bir şey çok kontrol edilmedi.Hatalardan dolayı şimdiden özür) 
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
hm güzel yazılar ama sonuncusu cok hoş olmus parmaklarına saglık ![]()
paran varsa range rover paran yoksa game over
http://www.fuckitter.com
Teşekkür ederim 
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
( O kadar denk geldiki yazmadan duramadım ayarlasam böyle olmazdı valla)
Dua biter bitmez gök gürüldüyor, şimşek çakıyor ve beklenen yağmur yağıyor,hiç ummadığımız kadar çok hiç ummadığımız kadar hızlı hiç ummadığımız kadar uzun.......Sadece yağmur olsa iyi bir de dolu da eşlik ediyor ardı sıra.Hayatım boyunca hiç bu kadar büyük yağmur damlaları görmemiştim yada onların beni etkileyen bir hikayeleri yoktu.Yağmur taneleri"Alın işte dua ettiğiniz gibi bol ve bereketli yağıyorum."dercesine yağıyorlar.
Arabalar karşı tepelerden aşağıya iniyorlar.Köylüler mutlu....Sakın konuşmayın ,sadece dua edin diyorlar.Konuşursak yağmurun kesileceğini düşünüyorlar.
Koridorda pencere kenarındayım; Telefonla bir arkadaş konuşuyor sonra dönüp bana "bizimkiler mitingdeymiş"diyor.Yağmura bakıyorum büyük bir şaşkınlık ve hayretle.Çünkü dualara olan inancımı yitirmiştim artık.
Yanımda duran temizlikçi Fadime abla'ya;
-Gerçekten duadan sonra yağmur yağıyormuş dedim.
O gülümseyerek;"Evet,öyle "
- Hiç yağmur duasına gitmedim,görmedim.
-"Aaahhh bende gidemedim.Çok güzel olur orası şimdi" dedi iç çekerek.Sonra devam etti sözüne "Keşke gitseydiniz otobüs kalkıyordu meydandan"
-"Finaller başlıyor P.tesi çalışmalıydım"dedim
-Olsun gitseydin sana yardım ederdi,güç kuvvet veriridi
-Bilmem gitmedim.
Ardından sesizlik.Alışılmadık,yaşamadığım,garip ve inancımın sınandığı bir an.
Sonra gülümseyerek Fadime abla;
-Arkadaşın ailesi mitingdeymiş.
-evet
-"Siz mitinglerde,biz yağmur duasındayız."dedi.
Aslında farkında olmadan ne çok şeyi anlatmıştı sözleri Fadime Abla'nın.Gülümseyerek ayrıldım yanından.Evet dediği gibi biz mitinglere,kendimize inanıyorduk onlar ise dualarına.............
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
Kardeşim! Bu soysuz bebek katili hakkında ne güzel ifade etmişsin duygularımı ve düşüncelerimi. Ne bir eksik ne bir fazla. Ortak düşüncelerimiz bunlar. Beni de bilirsin. =)
Yüreğine, ellerine sağlık...

www.myspace.com/thetrustedband
Teşekkürler dostum
dile getirmekle keşke bir şeyler değişse
.Ama içimde tutmaya niyetim yok bunları bilirsin
Eylemlerim devam edecek ![]()
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
Yine gömülmüş kitaplara ders çalışmak adına bir şeyler yapıyorum.Sözde saçma sistemin bana koyduğu çan eğrisini aşmakla uğraşıyorum.Çan eğrisi sistemi başlı başına insanları it gibi çalıştırıp sözde okulun ve bölümün başarı seviyesini arttırmaktır hatırlatayım dedim.Kendimden bıkmış, kendimi yitirmiş bir halde çalışıyorum.Ne olacaktı peki????Bilmem....madalya almayacağım kesin zaten hakettiğimi hiç bir zaman alamamış biri.Hayatta kaybeden biri neden burda kazansın ki...Ne umutlarım vardı,ne isteklerim .....Kimse bana acımadı,hatta dinlemediler bile.Çünkü ben azınlıktım.Diğer azınlıklar gibi işte..Sesimi duyuramıyordum..Çığlıklarımı ancak benim gibi mağdurlar duyuyordu.Onlar ise bu sevdadan çoktan vazgeçmiş evlenmeyi yada çalışmayı tercih etmişlerdi.Ben vazgeçmişken böyle sistemin ta içine deyip elimi çekmişken okumaktan,bir el sıkıca tokatı patlattı suratıma.Benim gibi ticaret lisesini okuyan ablamdı.Dokuz Eylül bitmiş ve 4 yıllık Osmangaziyi kazanmıştı.Sen niye yapamayasın ki dedi.Ama benim çalışmam gerekiyordu.Okuyamazdım 3 kişi nasıl okuyabilirdik.Bu arada burslar yardımıma yetişti.İlk defa balıklama dalıyordum düşünmeden,bende yapabilirdim....Okumalıydım.Bir çok salaktan daha iyi şeyler yapabilirdim ülkem ve kendi adıma.Diğerlerinden neyim eksikti param olmadığı için ve özel okullara gidemediğim için ezilip yok olmak kaderim miydi????Yoksa bana kader biçen sistem miydi???????
Önüme sunulan ile yetinmeye çalışıyorum.Mutlu olmaya çalışıyorum.YÖK öyle buyurdu....!!!!!Ticaret Lisesi mezunları sadece kendi alanlarına girebilir alanları dışında bir yere yerleştirilemezlermişmiş......Peki soruyorum İktisadi ve İdari Bilimler fakültesindeki tüm bölümler benim alanıma girmiyor mu????Lisede kusana kadar Ekonomi,Muhasebe,Hukuk binimum dersleri gören ben değilmiyim????Neden düz lise mezunu almayı yeğliyorsun....saçmalığın kuyruklusu değilde nedir??????Bizi neden maşa olarak kullanıyorsun.Geç olsa da anladım.Devlet ve hükümet içinden çıkamadığı bir pisliğini benim gibi günahsızlarla temizlemeye çalışıyordu...
Ben buna nasıl susabilirdim.Sessiz kalabilirdim.Yitirdiğim umutlarımı beklentilerimi kim bana geri verecekti.....Kimse koca bir boşluk karşımda .....Uçuruma bağırmak gibi.....sesim yeniden bana dönüyordu.
Öss girdim.Kazandım 2 yıllıkta okuyorum.Başarılı sayılırım.DGS sınavına gireceğim bu yıl ve bizi koca bir hiç sayan, fakülteye almayan Sayın YÖK Başkanına bir el işareti çekerek fakülteye gireceğim.O günü düşündükçe daha da gaza geliyorum.
Umutlarınızı yitirmeyin...Mutlaka zor olsada bir çözümü vardır her şeyin.Sadece kendinize inanın, Hayatta umutlarınız kadar varsınız......Yeni yollar ve kapılar açmak sizin elinizde sunulan ile yetinmeyin daha fazlası için çabalayın.Kendinizi sığ bir suda çırpınıyor gibi hissedersiniz ama başarınca aslında denizin en derin yeri için o kadar acı ve zorluk çektiğinizi anlayacaksınız.Derinliklerde kendinizi bulduğunuz da o kadar uğraştığıma deydi deyip keyfine varmak ayrı bir şey.Deneyin tavsiye ederim....
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
-ŞİMDİ OYUN ZAMANI-
Salla ipi küçük kız...
Yıllar kadar hızlı, beklentilerim kadar yüksek olarak
Yorulmadan salla.
Sallarken söyle oyunun tekerlemesini,
yüksek sesle hadi.
Komşular söylensede, susturmaya çalışsada
inadına söyle.
Bu dünyada inadına yapacaksın bir çok şeyi
inan....,yasaklara alışmalısın.
Zıpla tüm gücünle ipten atla
Bu karşılaşacağın en kolay engel galiba.
Diğer engeller bu kadar kolay aşılamayacak.
Düştün mü?
Kalk küçük kız kalk, yılma....
Dizlerin mi acıdı? Bu acılar ne ki
daha nelerle karşılaşacaksın.
Silkele üstünü ve devam et zıplamaya
Oyuna birini daha dahil et.
Bencil olma...paylaşmayı bil.
Paylaştıkça artar mutluluklar
İlerde yalnız kalmanın neler verdiğini
zaten göreceksin,
en azından şimdi tadını çıkar
paylaşabilmenin....
Gülümse ve mutlu ol küçük kız,
Bir daha hiç gülmeyebilirsin.
Afrikada ki diğer çocuklar gibi.
Elindeki bu hazinenin kıymetini bil.
Masum oyunununa devam et,
canını daha az acıtır inan...
İlerde sana oynanacak oyunlar hiç
buna benzemeyecek.
Yok edip, sindirip, alt-üst etmeye çalışacak..
Oyundan nefret edeceksin.
Senin o saf,eğlenceli oyunlarına benzemeyen
diğerlerinin içine dahil oldukça...
Oyuna aldığın arkadaşlarının paylaşımcı olmadıklarını,
bencil ve çıkarcı olduklarını
gördükçe nefret edeceksin her şeyden....
Şu anın keyfini çıkar,
safça, çocukça......
İp atlamakta bir sanattır aslında
Kötülüklerden sıyrılmış bir oyunun içindesin çocuk
kıymetini bil.....
07/06/2007 belma![]()
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
Çok İyi Ya.. Devam Devam..
ŞEREFSİZLERE, RUH HASTALARINA, KALLEŞLERE, ADİLERE, RUHSUZLARA, İKİ YÜZLÜLERE, KARAKTERSİZLERE, KORKAKLARA, YALANCILARA RAĞMEN, DURMADAN, YILMADAN.. `METAL`
teşekkürler.
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
"Kötülüklerden sıyrılmış bir oyunun içindesin çocuk
kıymetini bil....."
Çok güzel olmuş, hayatın çarpıklığı ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi. Yüreğine sağlık...
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yasayacaksin.
Hem her an avuçlarindan kayip gidecekmis gibi,
Hem de hep senin kalacakmis gibi hayat,
İlişik yasayacaksin.
Ucundan tutarak...
Can YÜCEL
Kilisenin çanları yine bu karmaşık döngü için çalıyor.Hiç durmadan, sanki birinden birilerinden öc alımışçasına çalınıyor. Rahip her zaman olduğu gibi dua ediyor giden yolcu için.Önündeki tabut ise sadece bir araç.Tabutun içi ne kadar mükemmel sanki daima orada kalacak gibi.Giden yolcu masum ilk doğduğu andaki gibi.Sanki bu dünyada hiç yaşamamış ya da yaşadıklarını unutmaya yemin etmiş gibi. Unutacaksa neden yaşadı onca acıyı,mutluluğu,sıkıntıyı,sevinci....
-"aklım da giderken yanımda olucaksa ,kesin soracağım" derdi yaşarken. Dünyadaki cevaplar onu kesmiyordu.Tıpkı bir çoğu gibi. Acaba nasıl giderken?Mutlu mu? yoksa tam tersine üzgün mü?
Törende ön sıralarda oturan akrabalar ve ailesi pek mutlu görünmüyorlar.Sanırım yolcu da pek mutlu değil.Sevdiklerinden ayrılan biri mutlu olamaz değil mi? Onlar ağladıkça yolcuda giderken zorlanıyor.....Çünkü aracı hareket etmiyor.Beklemenin bu kadar koyduğu bir an olmuşmuydu acaba yaşarken...
İlahiler yükselmeye başladı,herkesin katıldığı ve gerçekten içlerinde hissederek söyledikleri ilahiler.Galiba gitmenin vakti geliyordu.Sıra son ziyaretlere geldi.İlk aile anna ve baba,kendine engel olamadan bağırarak ağlayan (ona hayatta en önemli olan şeyi çocuğunu veren kişi) eş. En zor onun ayrılması oldu tabuttan.Ve işte küçük kız....Yazı yazamadığı için yaptığı resmini tabutun içine usulca bırakıyor,"seni seviyorum baba"diyerek.Başı önde uzaklaşıyor,masumca.Yolcu artık gitmeye hazır,ne kaldı ki onu buraya bağlayan.Mezarlığa doğru yolculuğu başlıyordu işte.Belki bir son belki bir başlangıçtı kim bilir.Ama keşke şu kulağındaki çan seslerini yok edebilseydi.Kızının sesini duyamıyordu,unutmamalıydı. Bir daha duyamayacağı o tatlı sesiyle söylediği cümleyi..unutmamalıydı.Çünkü kızı o anı asla unutmayacaktı.
03/06/2007 belma
(devam ettirmeliyim hikayeyi kestiremedim.Sıkıcı bir hal alır mı uzatırsam)
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
belzebul ve princess_Shadows yorumlarınız için teşekkürler.İnanın beni çok mutlu ediyor ve yazmamı perçinliyor.
HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR
