İçeriğe geç

Forum

İşte Benden Karalam...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

İşte Benden Karalamalar...

121 Gönderiler
23 Üyeler
0 Reactions
20.1 K Görüntüleme
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Green Day
ben kimse tarfından alkışlanmak istemem amacım karalamak da değil dah iddalıyım ben....

Kuş sürüleri geçiyor baktığım yerlerde,
Gökyüzünde bir yerlerde işte,
Yazmayayım diyorum, tutayım diyorum kendimi ama yok olmuyor ki,
Yine bir nota kalkıp gelip dürtüyor beni kalak diyor,
Yarın intihar edersen bir yerlerde kim nasıl anlasın seni, yazmazsan.
Canım çok sıkılıyor, sıkılan canım mı yoksa düşüncelerim mi bilmek isterdim doğrusu.
Neyin beni böyle delirttiğini anlamak isterdim.
Baktığım gökyüzünde yine kuş sürüleri görüyorum bana inat uçuyor hainler,
Ben uçamıyorum ya kızdırıyorlar beni ama seviyorum onları…
Bıraktım uçsunlar.

Gökyüzünün alabildiğine mavilik olduğu bugün içimi sıkan iğrenç bir duygu var.
Hani her şey yerindeyken olur ya,
Fırtına öncesi sessizlik mi derler bilmiyorum ki,
Bilsem ne değişir ki,
Yırtıyorum işte sessizliği sesimi çıkarıyorum,
Ellerimi arkamda birleştirip ağzımı gökyüzüne çevirip haykırıyorum alabildiğine çığlık.

Birileri duyar diye sevinmeli miyim yoksa üzülmeli miyim?

Bu gün yoksun sen, bugün seni düşünmek istemiyorum hayatım boyunca seni düşünüyorum zaten. Bırak da gökyüzüne baktığımda kuşların alabildiğine kanat çırptığı bu günde seni görmeyeyim gözlerimde. Git kendine başka bir boşluk bul üzerinde ağlayabileceğin başka bir yastık boşluğu bul. Ben senin değilim ki, ben sen değilim ki.

Elimi uzatıyorum gökyüzüne bugün çok güzel her yer ışık her yer bahar kokuyor.
Çok güzelmiş buralar senin yüzünden göremiyormuşum.
Baharı bile sakladın benden sırf bütünüyle sana ait olayım diye neden bu kadar, neyse konuşmayacağım senden işte.
Hoşuma gidiyor baharın içinde zevk almak, bunu mu istiyordu bedenim yoksa istediklerim bunlar değil mi?
Hayır, elbette bunlar herkes bunları ister işte; Gökyüzü, yeşillik, mavilik her bir şey var elimde.
İşte mutluluk bak mutluyum işte.
Gülüyorum hem de.
Sana inat.

Bıraktım artık tüm kötülükleri sıyrıldım artık o kirli siyahlıktan. Sevdiğim siyahlığı bıraktım.
Zor mu oldu evet zor oldu ama artık saçlarım güneşte parlıyor mis gibi kokuyorlar.
Ellerim ışıldıyor nereye koyacağımı bilmiyorum bedenimi çok mutluyum.
Bunlar nerden geldi ki uyuyordum ben bir uyandım etrafım parıltı bahar ama sanki…
Kuşları görüyorum ne zaman yukarıya baksam.

Ama neden tek başınayım alabildiğine yeşillik olan bu yerde.
Neden hala yalnızım ki.
Fırtına mı hayır.
Arpej sesleri geliyor tüm yerlerden yeşilin içinden maviliğin derinliğinden
Hoşuma gidiyor uyuşturuyor beni.
Evet, işte buldum uykun kelimeyi uyuşturuldum.
Bu mutluluğun nedeni bu artık buldum, uyuşturuldum.
Artık biliyorum bu mutluluğun nedenini ben uyuşturuldum artık her şeyin altındaki şeyi arıyorum.
Biliyorum artık sizi.
Görüyorum artık ayın peynir olmadığını
Arpejler yok oluyor kulağımdan
Uzak bir yerlerden davul sesleri başlıyor şimdi
Yere vurulan binlerce ayak sesi
Boşuna anlıyorum filan demeyin anlayamayacaksınız işte anlamanıza izin vermem
Burası benim mabedim gidin buradan artık yok olun gidin çıkın beynimden.
Davul sesleri artıyor her bir saniye, her bir saniye o güzelim masmavilik bozulmaya başlıyor,
Yavaş yavaş seslerle birlikte mavilik siyahlığa dönüyor tıpkı;
Tıpkı vurulmuş bir insanın kanının yayılması gibi siyahlık ele geçiriyor maviliğimi.
Bakıp ta gördüğüm her şey değişiyor artık.
O kuşların olduğu yerdeler ama bunlar onlar değiller bunlarda değişip birer yaratığa benziyorlar ağızlarından kan damlayan kanatları olan yaratıklar siyahlıkta uçuyorlar şimdi.
Çırılçıplak tek başıma kaldım yine,
Yine kayboldu bütün yalan mutluluk,
Aslında farkına yapmayabilirdim, ya da görmezlikten gelip görünmeyene karışabilirdim ama ;
Yapmadım işte burada kalıp aslını görmeyi istedim.
Bir kadın boynunun o çekiciliğinin nende çekici geldiğini öğrenmek istedim.
Neden dayanamadığımın nedenini öğrenmek istiyordum ve yavaş yavaş öğreniyorum galiba.
Bunlar ayak sesi bunlar davul değil ayak sesi işte.
Yavaş yavaş gelen binlerce on binlerce ölü.
Üzerlerinde en başından beri gördüğüm o kuş zannettiğim yaratıklarla birlikte,
Hepsi üzerime geliyor hepsi beni istiyor,
Ben onları gördüm ondan kaçıyorlar,
Asıllarını biliyorum o ölülerinin,
Hepsinin ölü olduğunu görüyorum ve onları parmakla gösterdiğim için beni sevmiyorlar.
Bu yüzden beni de kendi ararlına almak istiyorlar ama ben;
Onlarla olmak tansa burada kendime mabet yapmayı isterim
Belki ıslak belki soğuk belki karanlık ama burada bana ulaşamazlar,
Ulaşsalar da yanımda duran umut kılıcıyla hepsinin bedenini ruhundan ayırırım.
Kırmızı bir örtüyle kaplı olan bu kılıca sarılıyorum mabedimde.
Burası benim evim benim her yer her şeyi kendi elimle yaptım onlar yapmadı onları dokundurmadım işte.
Bulamazlar beni bulsalar bile dokunamaz alamazlar bedenimi vermeyeceğim.
İstediklerini yapsınlar ne ses, nede başka bir şey beni korkutabilir.
Savaş boyam yüzüme sürülü, o parlayan uzun saçlarımın yerini şimdi ıslak ve siyahlığa karışmış, saçlarım alıyor yerini.
Önüme eğdiğim başımı sadece saçlarım kapatıyor,
Ve rüzgar hafifçe saçlarımı okşuyor ıslak ama hala bir şeyler anlatan saçlarımı,
Savaşmaktan yorulana kadar devam edeceğim buna durmayacağım.
Durduramazsınız,
İşte bu yüzden gidip de kendime yanımda savaşacak birkaç kişi buluyorum,
Ama bunlar normal insanlar değiller kiminin yeri tanrının bahçesiyken geliyor yanıma ya da kiminin yer güneşken geliyor yanıma ya da çok uzaklardan kanatları yeni kesilmiş yeni bir melek geliyor yanıma ve ya elindeki kılıcı yukarıya doğru kaldırmış zırhı parlayan bir savaşçı daha ve en sonunda benim olduğum bu mabede gökyüzünden gelen son yardımcım son umudum geliyor. Bembeyaz kanatları bütün gökyüzünü kapatıyor. Her kanat çırpışında bir sürüsü kayboluyor. Yavaşça hepimizin yanına gelip kanatlarıyla kapatıyor bizi. Bize Şarkı söylüyor uzaklardan bunun yardımcıları da. Hepimiz bekliyoruz onları istediklerini yapsınlar artık. Ne derlerse desinler hangi pis siyahlığı gönderirlerse göndersinler bana, ben hazırım her şeye.

Elimdeki kılıcı yere saplayıp bir dizimi toprağa değdirirken gözyaşım dualarıma eşlik ediyor.
Saçlarım yüzümü kapatırken mırıldandığım tek bir kelime var…


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 04/05/2005 1:01 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

dostum sananebeadam. aynı şeyleri düşünüyoruz aslında. tabiki ben olayın nezaket tarafındayım. beni yanlış anlamana mahal verdiysem kusuruma bakma olurmu? :(


 
Gönderildi : 04/05/2005 1:06 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

peki ...
ama asla kendini aşağı görme olur mu ?....


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 04/05/2005 1:12 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Beni sen mi Anlıyıcaksın

Ne mi istiyorum sadece anlaşılmak ne sevgi istiyorum nede, biraz ilgi istiyorum yada başla hitaplarla anılmak istiyorum tek istediğim, kendimi ifade etmek, sadece bunu istiyorum, ama bu çok zor. Bir ruhu anlatmak o kadar zor ki değil anlamak görmek bile istemezsiniz. Benimle konuşmanızı istemiyorum, benimle uğraşmanızı beni çözmenizi bekleyemem bırakın da anlatmak istediklerimi anlatayım. Zaten birkaç intihar sonra burada olmayacağım. Ne diye hala siz konuşmak istiyorsunuz ki susun ve beni dinleyin.

Zaman gün geçtikçe azalıyor ve ben bunu kemiklerimde bile hissediyorum bu yüzden biraz daha fazla yazmalıyım biraz daha anlatmalıyım nende öleceğimi neden kendimi sonsuzlukta bir ışık aradığımı, burası çok karanlık bir yer nefes almam bile çok güç. Bir yerlere bir şeyler ekmek, bir tohumla bir şeyler yaşatmak istiyorum ama olması imkânsız. Bunu başkalarının da anlaması mümkün değil. Ben neden yazıyorum neden bu kemleler çıkıyor ortalığa nende diye soruyorum kendime sonra seçilmiş olduğumu görüyorum. Siz beni tutup kolumdan bir yerler çekmeye uğraşırken ben hep kendi kolumu kesip attım. Ben bunu istemiyorum ben burada mutlu değilim ki sadece ağlıyorum duyanım yok ki?

Sizi dinlesem sizin gösterdiğiniz yoldan gelsem, sussam konuşmasam yazmasam. Keşke bunları yapsam kurallara uyup onlara istedikleri cevapları versem, hep sizi sevsem başkasını görmesem kapatsam tüm kapılarımı kendimi buraya kilitlesem. İstediğiniz gibi birisi olup karşınıza dikilsem, işte bakın ben oldum desem. Beni de aranıza alın yanınızda kalsam desem. Bu hoşunuza gider mi? Beni böyle mi tanımak için uğraşacaksınız. Beni tanıdığınızda kılıfımdan çıkarıp beni kullandıktan sonra ne yapacaksınız ki ? Sonum neresi olacak ki.

Hayır gelmiyorum gösterdiğiniz yere. Bakmıyorum sizin yüzünüze evet uçuyorum göklerde kanatlarımla ve evet buradan sizi küçümsüyor değilim, siz buradan zaten küçük gözüküyorsunuz. Bunu size hissettirdiğimde ise korkup kaçıyorsunuz. İstemiyorsunuz. Anlaşılmak istiyordunuz ya ne oldu. Neden şimdi arkanızı dönüp kaçıyorsunuz, korktunuz mu istemiyor musunuz şimdi beni. Hani beni tanımak istiyordun ne oldu şimdi?

Hayır, gitmeyeceğim ki bir yere ben hep buradayım elinin altındayım hep buradayım işte. Ne zaman kafanı kaldırdığında gökyüzünü görebiliyorsan bende buradayım işte ne zaman kafanı çevirsen buradayım. Karanlıkta ve soğuktayım. Hayır, sağlıklı değilim ki. Bu yüzden sana yazıyorum, seni tanımıyorum ki, seni tanımak da istemiyorum ki sen bir hiçsin.

Kendi kusmuğumda boğulacağım bir gün bundan adım gibi eminim ve öldüğümde de hiç cenneti göreceğimi zannetmiyorum. Sizin sayenizde, senin sayende…

İçim çok acıyor, ağlamak yetmiyor, kesiyorum bir yerlerimi, kesmek yetmiyor kopartıyorum kuruyan kabuklarımı, her yerim karanlıkken ağlamak zevk veriyor bana sadistçe ama sessizce ve kimse görmeden.

Şimdi anlama zamanın geldi, şu anda anlaşılmaya ihtiyacım var, şimdi sana ihtiyacım var elimdekileri teker teker kaybettiğim şu anda yanımda birini istiyorum.
Hadi şimdi acı bana
Hadi şimdi sev beni
Şimdi sahiplen içine al beni
Yok, et görmemi engelle her şeyi
Bunu yapabilir misin?
Bunu yapamazsan küçük değilsin de nesin. Şimdi kızgınlıkla seni küçümsemeyim de ne yapayım.

Beni anlamak tan sakın bahsetme sadece sen değil kimse bunu yapamaz,
Kimse benim olduğum mabede inemez,
Kimse benim dünyamda gırtlağından kan süzülmeden barınamaz
Eğer sen burayı istersen eğer
İçini kanat öyle gel
Kendini öldür öyle gel ve eğer yapabiliyorsan ne olur kanatlarını siyaha boyayıp ta gel…


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 04/05/2005 3:54 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

beğenimizi belli ettiğimisde teşekkür etmenin neresi yanLış?


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 05/05/2005 1:42 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

yorum yok !...

Yitip giden bir şeyler başka şeylerin yerini alırken bazı şeyler hep aynı yerinde kalıyor tıpkı hayat gibi.

Ağaçlar benim bir tek dostum büyük ağaçlar, ulu ağaçlar, büyük güç olan ağaçlar beni saklayan bana hayat veren beni besleyen beni yaşatan ve bunun karşılığında hiçbir şey beklemeyen bir dost, ağaçlar. İzlemekten bıkmayacağım hiçbir zaman bitmesini istemeyeceğim bir tek şey onları izlemek. Rüzgârın esintisiyle tarihin tozlarını dört bir yana savuran ve bununla her zaman gurur duyan hata yapmayan bir dost. En olmayacak yerde çıkan bilerek veya bilmeden bir hayat kurtaran, bir ruhu kurtaran bir dost. O sadece bir ağaç değil o benim hayatım.

Kelimler yetmesine yediyor da ben anlatmak istemiyorum bunu, derinin üstünden akan bir su damlası nasıl anlatır ki ya da sevgilinin hiçbir şey beklemeden boynuna sarılıp bir öpücük kondurması yarını düşünmeden sevilmenin verdiği mükemmel bir duygu. Artık bunu anlatmak değil yaşamak istiyorum ve bu bir yaşantı veya tercih değil bu olmak zorunda olmak. Düşüncenin katlanması zalim kadere ya da daha fazla dayanamayan bir ruhun dört saniyede bir yok olması. Tek dostum kaldı burada, görebildiğim tek şey kaldı, yemyeşil bir ağaç. Ne olur senin gibi olabilsem.

Beynim kaldıramıyor artık gördüklerimi, birisine baksam başkası geliyor gözümün önüne ya da bir yere gitsem başka bir yere gidiyorum düşüncelerimde. Bunu yaşamak istemiyorum bir başaksına sarılırken aynı kokuyu aramak istemiyorum, neden bilmiyorum ama bu beni kör ediyor. Dayanması çok güç ama dayanmak zorundayım en azından hala bir yerlerde beni bekleyenin olduğunu düşünmek işime yarıyor, hoşuma gidiyor, afyonum oluyor…

Evet, ben oyum peki sen bir ağaç kadar özgür olabiliyor musun?

Her şeyin kokusunu biliyorum, yeni yağmış yağmur mu yoksa bir bahar kokusu mu hepsini biliyorum, her şeyi yaşamış biriyim ben tıpkı bir ağaç gibi olgun ama çiğ.

Tam olması gerektiği gibi yaşıyoruz hayatınızı, ne eksik de kalıyoruz ne de fazlanın zevkini duyuyoruz damarlarımız da.
Tam olması gerektiği gibi…

Ve tam zamanında veriyorum yeni bir fidanı göklere ulaşması lazım her yerlere her yeri görmesi lazım gözüm olması lazım onun. Lazım bana her şeyim senin duygularını hissetmeliyim vücudumda bu beni yaşatacak olan bu bana hayat veren ne eksik ne fazla tıpkı sen gibi.

Neye başladığımı bilmiyorum, ya da hangi sokağın beni ölüme ulaştıracağını da bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum seni özlemek değil seni…

Bazen eksikler fazlasını anlatır yaşanılanın…

Bıraksalar bu koca ağaç daha neler anlatacak ama sizin vaktiniz yok biliyorum bu yüzden bunu size vermiyorum ben buradayım gidip yaşayıp tekrar serinliğimde sizi bekliyor olacağım.
Ve unutmadan, beni yanmış gördüğünüzde korkmayın çünkü yeniden doğmak için küllere karışmak lazım, tıpkı Anka kuşu gibi…


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 06/05/2005 2:18 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

acıyLa yaşamayı öğrendim ...onu sevmeyi biLe...o yokken eksikti artık bişeyler..hep onunLa kavruLdum çünkü..aLıştım!
oysa istediğim böyLe bi yaşam diiLdi...ödüLü öLümse nie yaşayacaktım ki...istediğim tam tersiydi hayatın..öLümden başLayan bir yaşam ...doğum anına kadar süren..gittikçe güzelleşen, gittikçe gençleşip,saflaştığımız bir yaşam..birinin de dediği gibi son dokuz ayımızı kanserden simsiyah olmuş ciğerlerimize metallerle dokunan insanlardan medet umarak diiL...son dokuz ayımızı anne karnında yüzerek geçirmeLi ve tatLı bi bakışta son buLmaLıydık...(sananebeadama! oLmayan yorumu için... :!: )


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 06/05/2005 2:29 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

teşekkürler !....

bu çok mu zor sence içinden bir şeyleri sıkıp akıtmak...

acıyı paylaşıp yok edebileceğin birilerini aramak bu kadar mı anlamsız...

ben bunu arıyorum, Diyojen'in dediği gibi İNSAN ARIYORUM bu yüzden .....

kendine seçtiğin melankoli ismini boşuna seçmemişsindir herhald!...(çünkü ben boşuna seçmemiştim)

sevgiyle...


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 06/05/2005 2:35 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

ve 'bana ait'Lerimi payLaşmadığım için henüz kimseyle buraya bi aLıntı yapmak istiyorum...hem de harikaLar diyarından..ufacıkken,okurken eğlendiğimiz ama şimdi çoğumuza saçma gelen şu kitap hani bilirsiniz...
ALICE: Benim geLdiğim dünyada insanLar başarıLI oLabiLmek için,başarısız oLdukLarı konuLar üzerinde çaLışırLar.
ŞAPKACI:Biz HarikaLar Diyarı'nda haLkaLar çizer durur,başLadığımız noktaya varırız.Neden söz ettiğini pek anLamadım.
ALICE:BüyükLer küçükLerin yaptıkLarı hatayı buLmaLarı ve bir daha aynı hatayı yapmamaLarını isterLer.
ŞAPKACI:Amma da tuhaf!Bence,birşey hakkında biLgi sahibi oLmak için,o konu üzerinde çaLışmak gerekir.ÇaLışırsın,iyice anLarsın neyin ne oLduğunu.Bir şeyi tekrar yapmayacaksan,neden o konuyu iyice anLaman gereksin ki?!Lütfen devam et..
ALICE:Kimse bize doğruLardan birşey öğrenmemiz gerektiğini söyLemez.Biz hataLarımızdan ders aLırız,onLar sayesinde öğreniriz.Ama doğruLarın üzerinde çaLışmaya iznimiz yok değiLdir.Hatta bazen,doğruLarı kopyaLamamızı bekLer büyükLer..
ŞAPKACI:HiLekarLık bu!!!
ALICE:Korkarım hakLısınız Bay Şapkacı.BEN TERS-YÜZ EDİLMİŞ BİR DÜNYADA YAŞIYORUM!!! Ne yapmamam gerektiğini öğrenebiLmek için,önce hata yapmam gerekiyor ve hata yapmamayı öğrenerek doğruLarı buLmam.Ama hiç hata yapmadan doğruLarı buLmayı isterdim..Ya siz?


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 06/05/2005 2:42 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

Gönderen: @sananebeadam
teşekkürler !....

bu çok mu zor sence içinden bir şeyleri sıkıp akıtmak...

acıyı paylaşıp yok edebileceğin birilerini aramak bu kadar mı anlamsız...

ben bunu arıyorum, Diyojen'in dediği gibi İNSAN ARIYORUM bu yüzden .....

kendine seçtiğin melankoli ismini boşuna seçmemişsindir herhald!...(çünkü ben boşuna seçmemiştim)

sevgiyle...

Bana göre acı payLaşıLırsa yokoLmaz artar...Kimseyi birşeye ortak etmek istemiyorum artık bu yüzden..Herşey kendime ait..Evet beLki gerçekten yaşadıkLarım beni melankoliye paranoyaya...vs itti ama bunLarın acısını diğer insanLardan çıkaracak diiLim..Kendi öğrendikLerim ve bana öğretiLenLer yine de beni şu Lanet sistemin bi parçası yapmadıysa demekki haLa bazı düşünceLerimde hakLıyım!sana da saygıLar...


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 06/05/2005 2:47 pm
sananebeadam
(@sananebeadam)
Gönderiler: 289
Reputable Member
 

Bazıları vardır acı çektiklerini zannedip DÜŞÜNCEDE ACI ÇEKERLER.....

Acıyı görmezler duymazlar ama tarifini çok iyi yaparlar....

Onlar acının ne olduğunu ve insanı bir kangren gibi nasıl yiyip bitirdiğini bilmezler....

Polemik yok sadece forum...!...


hemen yaninda oturan belki de hayatının şeysi ama sen meseneden onun suratına bile dönüp bakmıyorsun ilginc degil mi sence de ?

 
Gönderildi : 08/05/2005 10:52 pm
MeLanchoLic_Ceremony
(@melancholic-ceremony)
Gönderiler: 573
Honorable Member
 

Gönderen: @sananebeadam
Bazıları vardır acı çektiklerini zannedip DÜŞÜNCEDE ACI ÇEKERLER.....

Acıyı görmezler duymazlar ama tarifini çok iyi yaparlar....

Onlar acının ne olduğunu ve insanı bir kangren gibi nasıl yiyip bitirdiğini bilmezler....

Polemik yok sadece forum...!...

yorumsuz....


MeLanchoLy Painted Death of Carmenta...

 
Gönderildi : 09/05/2005 11:22 am
draconian
(@draconian)
Gönderiler: 1611
Noble Member
 

ağlayan bir anne mi?
yoksa yüreği mi?
hangisi kaldırabilir bu acıyı
masum ve çaresiz gözyaşları
pınarları kurumuş yerden akanlar
bir ses geliyor uzaktan
"kızım , kızım sesleniyor bana oradan"
anne haykırıyor , boşluk cevap vermiyor.
hiç susmayan bir sessizlik , hiç dinmeyen bir rüzgar
rüzgar annenin saçlarını döküyor,
anne yüreğini sıkmış rüzgara karşı yürüyor
yüreği zaten delinmiş,rüzgar acıtmaya calışıyor.
ama olmuyor.kızı için dimdik ayakta duruyor anne
hemde herşeye karşı
yıkılmıyor......çabalıyor......yaşıyor.....
bu bir ana
bu bir ana yüreği.........

.........kızını kaybetmiş bir anneye......


!!!!!! m/ METAL EÐLENCE DEÐÝLDÝR m/ !!!!!!
Uyarı: Imzaya resim koymak yasaklanmıştır.

 
Gönderildi : 10/05/2005 12:37 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

-Gitti mi?
-Evet, gitti...
-Canın acıyor mu?

-Bilmem birşey hissetmiyorum şu an?

-İlk öyle olur zaten. İnsan hiç birşey hissetmez. Hani biri gelsede bedenine bir bıçak saplasa hissetmeyeceksin. Biri kulağının dibinde avaz avaz bağırsa umrunda olmayacak. Bilirim

-Evet...

-Sana söylemiş... Neyse sanırım bu zamanda boş bir laf olacak.

-Yo.. Haklısın bana söylemiştin. İyi düşün demiştin. Üzülmeni istemiyorum demiştin. Ve ben seni yine dinlemedim. Yine kendimi düşündüm. Yine ... yine aynı şeyler oldu. Aynı hüzünün içindeyim ve yine aynı yanlızlığın...

" Bilmiyordun O'na nasıl baktığımı, nasılda çarezi duruyordu karşımda. Tanrım bana güç ver. Bu adamı neden seviyorum ki ben? O hiç birşeyin farkında bile değil. Aslında her yanlızlığı benim yanlızlığım. Kendini her kanatışında aslında beni kanatıyor. Aslında özlemini duyduğu herşey benim özlemim. "

-Tamam. Sıkma kendini dinlen biraz. Seni yanlız bırakmamı istermisin?

-Hayır ! Uyuyana kadar yanımda kal...

"Dizlerime uzandı. Bir çocuk gibi savunmasız. Ve ürkek... titriyordu. Saçlarını okşadım... Kokusu ... Bu koku acı veriyor bana.. Tanıdık ..bildik. Yıllardır yanımda geziniyor bu koku. Beni senden daha fazla anlıyor. Ta içime siniyor.Güçsüzüm... "

- Ne kadarda aptalım! Anlamalıydım.. Ben beceremiyorum. Göremiyorum
-....

"Evet göremiyorsun. Beni bir tek beni göremiyorsun. Hergün biraz daha kayboluyorsun .. Hergün biraz daha anlaşılmaz. Tanrım sanırım bu adam bende bir takıntı oldu. Neden hala yanındayım? Gitsem iyi olur. Ama şu an dizlerimin üstünde. Masumca uzanmış. Savunmasız.Sıcaklığı tanıdık , bildik duruyor. Sanki hep burdaydı. Yıllardır içimde biriktirdiklerimi söylemek istiyorum artık. Beni anlayamayacağını bile bile söylemek istiyorum. Sonrada çekip gitmek.
Hiç birşeyin değişmesini beklemiyorum. Beni sevmesini de belkide.. Ama beni yıllardır kanatan bu yarayı kesip atmak istiyorum artık . Bir parçam gidecek, kaybolcak biliyorum ama yine de herşeye rağmen... Söylemek istiyorum ..."

-Uyumak istiyorum. Sen bana güven veriyorsun. Sakın , sakın yanımdan ayrılma birgün olsun. Sensiz ne yaparım ben sonra. İyi ki varsın. Sen olmasan ne yaparım....
- ...

" yoo gitmem. Biliyorum gitmek istesemde gidemem şu an. Kaybolmak istemediğimden değil, çekip gitmek yaralarımı sarmak istemediğimden değil...ama şu an gidemem... bilmiyorum. İçimde bir yerlerde ölüyorum. Seni yaşattıkça ben ölüyorum. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Ne zaman ve nerde başladı bu? Ne zaman bu deli kıvılcım ateş oldu yüreğimde hatırlamıyorum. Ne zaman yok olmaya başladım o'nuda ? Bir anlamsızlık , anlamını bilsemde. Her seferinde yeni baştan saran bir tekrar bu. Beni yanlız bırakan bir melankoli"

- Beni seviyorsun değilmi?
- Evet. Neden sordun?
-Bilmem ,duymak istedim sadece!
-....

" Evet ya seviyorum. Seviyorum... Hemde kimsenin birgün olsun sevemeyeceği kadar. Bir derviş gibi.. İbadet eder gibi seviyorum seni. Canımı acıta acıta seviyorum seni. Kendimi kaybede kaybede seviyorum. Yastığıma sarılıp delice ağladığım günler de sevdim seni. Beni unutup, aramadığın, aşktan ve mutluluktan gözlerinin parladığı günlerde sevdim seni. Geceleri kendime deliye vurduğum anlarda da sevdim seni. Uyurken sevdim... Nefes alırken.. Ölmeye yakınken bile sevdim seni. Karşılıksız .. Paranoyakça... Bütün iliklerime kadar sevdim seni. İçime akıttım sevgimi.. Hep sana dairdi.. Hep sendin aynadki suret.. Hep sendin gökyüzü.. Hep sendin kanıma kattığım nefes.. ve sen hiç bilmedin seni nasıl sevdiğimii.. hiç görmedin"

Uyuya kaldı. Dizlerimde.. Sıcaklığı.. Kokusu.. Herşeyiyle burda şimdi. Masumca uyuyor. Yaralı.. Tıp kı benim gibi. Ürekçe uyuyor.. Bedeni sersem.. Yüreği kırık.. Tıp kı benim gibi.. Yüzünde gözyaşlarının buğusu kalmış.. Gölegeler tutmuş... Şimdi acıyordur yüreği .. Tıp kı benim gibi...
Her ayrılıştan aldığı darbelerde ne kadar da bana benziyordu? Hoşuma mı gidiyordu o'nun bu hali yoksa? Yoo.. hayır asla , asla böyle olsun istemedim. Beni sevsin istemedim ki... Beni anlasın istedim. Beni görsün.. Yaralarımı bir kez de o sarsın istedim. Kendimi mi kandırıyorum ben? Sevsin beni. Bir kerede beni sevsin. Benim için şarkılar söylesin. Bana uzansın elleri bir tek. Bana dair olsun gülümsemesi. Geceleri yıldızları birlikte aşk-agetirelim. Soluksuz tanısın tenimiz birbirimizi. Sevsin beni ... Evet sevsin beni..


 
Gönderildi : 10/05/2005 2:14 pm
GreenDay
(@greenday)
Gönderiler: 526
Honorable Member
Konu başlatıcı
 

Cebimde küçük hatırlar taşırım her an. Birgün , birgün işe yarar nede olsa. Nede olsa sana kavuşacağım gün yakında. Mevsimin geliyor biliyorum. Çünkü her bahar bir çiçek olup yeniden doğuyorsun bahçemde. Her yıl yeniden , aksatmadan tam yedi yıldır bahçemde taptaze, ilk gün ki gibi doğuyorsun. Renklerini saçıyorsun etrafa. Ve kokun hafif ,meşref bir rüzgarla bana geliyor. Hiç bir şey sormuyorum artık... Hiç birşey hemde.. Neden sorayım ki? Nede olsa gelme vaktin yakındır. Cebimde işte küçük hatırlarım. Sen geliceksin ve ben onları bıkmadan usanmadan yine sana anlatacağım tek tek...
Bazen hüzün çöküyor üstüme inkar edemem. Bazen kopuyorum kendi dünyamdan, sana geliyorum ... Sana katıyorum kendimi ve bende yanıbaşında bir çiçek oluveriyorum .. Sarılıyorum yapraklarımla tenine.. Kokunu alıyorum içime... Şarkılar fısıldıyorum en hatırasından... Ve o an yeniden aşık oluyorum sana...
Bahar geliyor ve cebimde küçük hatıralar. Kıskanırlar biliyorum seni. "Delisin sen" demelerine aldırmıyorum bile. Neden deliymişim ki hem? Ben sana sonsuz bir aşk vadettim. Ve o sonsuz aşkımı yaşıyorum şu an..Benimle olup olmaman hiç önemli değil... Ben seninleyim ...
Belki bir topraktır bedenin , kim bilir belkide orada , yedi yıl önceki halinle duruyorsundur. Ama bildiğim şey sen burada ilk günkü gibisin... Güzel bir çiçeksin bahçemde... Her mevsim benimle olacak..Dünyamı renklendirecek.. Bekleme heyecanını yaşatacak... Ve hiç ama hiç ölmeyecek bir çiçek...
Hadi gel mevsimin geldi... Küçük hatırlar hala cebimde...


 
Gönderildi : 10/05/2005 2:16 pm
Sayfa 7 / 9
Paylaş: