Forum
işte budur mukemmel sevdim bunları
tşk ederim...
ZOR
Işıksız odamda kirlettiğim düşler gibi aşk
Tüm yalnızlıklarla birlikte…
Adını andığım zaman
Kaybolup giden bir andır belki de
Yaşamak hep zor
Zor hep sevilmeden sevmek
İnançsız bir yarın gibi
Zordur yaşamak seninle…
Kendi kendine yol almak gibi aşk
Karşılıksız bir yalan peşinde…
Kimine göre acı , kimine göre mutluluk
Ve tazeliği gitmiş anıların gerçek yüzü
Yaşamak hep zor
Zor hep sevilmeden sevmek
İnançsız bir yarın gibi
Anasızın çekip gitmek….
Çıkmaz sokak hikayeleri
Çirkin bir çalgıcı çocuk edası yüzümde
Ağlamaklı bakıyor aşka
Gidip gitmemekte kararsız
Aldanıp aldatılmak adını koyduğu
Bir mevsimin hırçın rüzgarı
Affedilmeyi bekleyen günahlar
Kaçış belki de bu hayat
Oyunun taçsız kralı
Şimdi çıkıp gideceğim içimden
Taşacağım yollara
Eriyip gitmek her gün
Çaresiz beklemek
Çaresizlik olmak hep
Çıkmaz sokak hikayeleri
Çirkin bir çalgıcı çocuk edası yüzümde
Baştan başa dolaşmak istiyorum şehrimi
Her sokağa bir anı bırakmak
Yarım kalmak…
Tamamlanamam…
Kendimi aldatmak….
Ve kaybolmak…
Zaman geçiyor tutamıyorum. Avuçlarımdan kayıp giden umutlarımı hiç bir şeye karşılık gelmeden yok ediyorum. Nedendir bilmiyorum. Bilmemek ayıp geliyor bana. Yokluyorum zamansızca etrafımı. Hep iyileşsin istiyorum yaralarım. Çaba gösteriyorum. Ama olmaması için hiçbir sebep yokken bile bir şeyler hep ama hep eksik kalıyor. Tükeniyorum … tükenmek istemesem de. İyileşemiyorum … İyileşemiyoruz…
Küçük bir çocuk olmayı, çamurdan evler yaptığım, evcilik oynadığım , doyasıya koşuşturduğum ve tökezleyip düştüğüm andaki acılarımı ne çok istiyorum geri. Aldattığım , aldatıldığım her şey çocukçaydı. Pencerenin kenarındaki özlemlerim bu kadar ağır gelmiyordu o zamanlar. Ama ya şimdi… şimdi… Büyüdüm, tıpkı sıkıntılarım gibi… tıpkı yüzümdeki çizgiler gibi.. kaldıramayacağım kadar yük var sırtımda.. hala çabalıyorum. Ve çevremdeki herkesin benim için ne düşündüğü eskisi kadar önemli gelmiyor artık bana… ağladığımda bir köşeye sinip bekleyemiyorum bile. Avazım çıktığı kadar bağırarak istediklerimi söyleyemiyorum. Tıkanıp kalıyorum. Eksilip giden ömrüme bir çare bulamıyorum…
Nedensiz bir öfke var içime. Hayata karşı mutlu olma oyunu oynamaya çalışsam da ansızın devriliveriyormuşum da kimse beni tutmak istemiyormuş gibi hissediyorum.
Beklide her şeyin sebebi benim diye düşünüyorum sebepsiz bir üzüntü yaşarken. Sürekli bir telaş . kopamıyorum koptuğumu sandığım yerlerden. Sabahlardan , akşamlardan ve gecelerden.. annemin çiçek kokulu göğsünden.. babamın sıcacık ayak başından, kardeşimin sevecenliğinden ve ağabeyimin ansızın bana yaşattığı gururdan….
Başımı alsam da nerelere gitsem.. ne çok söylenir bu laf. Gidecek yerimizin olmadığını bile bile. Ve ne yana baksan aynı hikayeyi görürüz bin bir türlü insanda. Belki yaşananlar farklı ama malesef aynı noktadasındır. Aynı duyguları, aynı acıları farklı farklı şekilde ısıtıp ısıtıp önümüze sereriz. Bir kaçış gerekiyorsa içimizden kopmak gerek . bir kaçışsa yaşamak beklide yaşamamak lazım. Çünkü hayat hem güzel hem çirkin. Tıpkı çizgi filmlerdeki kötü üvey anneler gibi…

evil will always triumph over good, because good is dumb.
belki zaman en aşina olduğum yerdir aslında. gitmek yada kalmak arasındaki anlamsız kararsızlıklıklar. aslında yok olup giden bir ruhun tavan arasında kalmış leşi gibidir hayat. ne zaman acısını faretsen o leşin orda olduğunuda farkedersin. bir fakirlik belkide aşk. neye tutunacağını bilemez bazı zaman insan. işte o an en acı olan aşk'a sarılırsın ya herşey yeniden canlanır. ama sonunda elinde kalandanda olduğun kesindir. çünkü o azrailin ta kendisidir. ruhunu alıp senide hayat gibi bir tavan arasında kokmaya mahkum edecektir. o yalan.. o acı veren yaran.. o asla vazgeçemediğin ve vazgeçmek istemediğin gerçeğin ta kendisidir ...
aynı hızla devam hayatın derınlıklerıne gırmeye
aynı hızla devam hayatın derınlıklerıne gırmeye
AZDAN AZ ÇOKDAN ÇOK GİDER KARDAŞ.
GreenDay gercekten cok iyisin..hissedenlerdensin sende belli.ben kolay koly paylaşamam yazılarımı.oanki ruhalime göre bend eyazıcam ama.bu arada ekledim.
GreenDay gercekten cok iyisin..hissedenlerdensin sende belli.ben kolay koly paylaşamam yazılarımı.oanki ruhalime göre bend eyazıcam ama.bu arada ekledim.
tşk ederim SearMe . seninde yazışlarını bekliyorum buraya. içinden ne geliyorsa yaz paylaş
Hayatın çekilmez olduğu doğruydu. İnsanların çoğuna öyle değilmiş gibi yapmayı öğretmişlerdi.Arada sırada biri kendini öldürüyor ya da delirip kapatılıyor , ama diğerleri herşey yolundaymış gibi yaşamayı sürdürüyorlardı.
Ölüm hiçbirşey ifade etmiyordu benim için.Arka arkaya gelen berbat şakalar dizisinin son şarkısıydı.Ölen için sorun değildir ölüm.Bir filmdir farketmez.
Kötü olanla , bize kötü olduğu öğretilenler farklı şeyler olabilir.Toplum bize bazı şeylerin kötü olduğunu öğretip bizi köleleştirmeye çalışır.
İnsan evrenin kanalizasyonudur.
Lanet ruhumun çukurunda yayılan ben...
Dört duvardı önemli olan.Dört duvarın varsa şansın vardır.Sokağa düştün mü o şansını da yitiriyordun , teslim oluyordun.
Beynim kaderime isyan ediyordu ve bu isyanı bastırmamın tek yolu içmek , içmek ve içmekti.
işte böyledir yaşamak, özgürlük elinde, içinde ne varsa söyle. hatta haykır ... sana senden yakın ne kadar cümle varsa anlat.. yaz.. oku kendiliğince.. ve yarın çok geç olabilme ihtimalini hiç unutma...
ölürlerin şehrindeyim şu anda
kokuşmuşmu etrafım
yüzleri yok onların
ve göz bebekleri
bir boşluk belkide
ölülerin şehrindeyim
içimde öfke
içimde ayna
ve şimdi haykırsam
bir cam gibi parçalanacağım etrafa..
o pis kuyulardan geçtim
derinliğine karanlık
üşüdüm..
o kötü ruhları sevdim
derinliğine nefret duyuyorum şimdi
yaslanacak bir omuz aradım
annemin kokusuna benzeyen...
neden diye sordum
neden böyle olmak zorunda hayat
neden yanlız kalmalı bir köşede insan
neden neden yok olmak zorunda
güzel giden herşey
ve bir şavaş içimde
ve en olunmaz kin
kan kokusu sanırsın içimde
ve kayboldum şimdi
karanlıktan bir şehirde
