Forum
Dakikalara yalvardım gözlerinin içine bakmak için,
Bedeninin benden uzak olması için tüm çabamı gösterdim...
Hastalığımı bilmemen için ilaçların kölesi oldum...
Karanlıklardan ve istasyonlardan uzak durdum...
Yoldaşım olan alkolü yere döktüm!
Sadece bir şeyde başarısız oldum;
O da lanet olası sensizlikten!
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
gitmelerini düşünüyorum.. vazgeçişleri...
nefesimiz gidecek... ben ve sen kalacağız sadece.. sevginin kendisi kalacak.. Sen yalnızlık olacaksın. ben o kimliğe bürüneceğim senin için...öyle hayatında olacağım.. hayatımızda.. sevdanın ayrılık halini yaşayacağız bu gidişle.. kanayacak yaramız..bizi bizden edecek... hayat pusuya yatmış bizi alt etmek için bekleyecek kapı diplerinde..hani bir kapıp koyversek kendimizi alacak tüm intikamını.. paylaşılmaz yalnızlığımız bizi koruyacak... sevgimizin en yalın hali.. bizi onlar esir alacak... "benim için ödenmesi imkansız ve umutsuz bir borç gibisin..seni geri vereceğimden korkuyorum"
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Gülüş tohumlarıyla yeşermiş çiçekleri gördüm arka bahçemizde. Benden gizli kurmuşsun sonsuzluk bahçemizi. Kimsenin bilemediği hayatı buldum ısırgan otlarının köklerinde. Bilinçli olmam gerekmiyor beyninin içindeki yansımalarda. Gölgeler süslemiyordu bahçemizi. Senden kopamayacağımın yeminini vermiştim elma ağacının altında. Ne kadar tatlıydı elinden yediğim kiraz. Kırmızılar vardı bu sarhoşluğun zevkinde... Tüm yaralarımız iyileşti bunca acı içinde. Çukurlara düşen bedenimi gökyüzüne çekiyordun. Toprak kokusu yağmurun altındaki temizlenmemde tenime işliyordu. Saflık içinde takip ediyorduk kuş seslerini. Burasıydı tüm ruhların buluştuğu ölüler bahçesi...
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
bir aldatmaca mı bu söylediklerin inanabilir miyim?
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Her çeşit ölebilirdim senin yanında.Hepsini kabullenmiştim nedenini kimselere anlatmamak üzere yemin ettikten sonra.Kan kaybı en güzeli olurdu senin yanında.Kanım çekildikçe üzerime çöken soğuma hissini sadece sen silebilirdin çünkü.Ben hiç üşümezdim ve bu sayede ölümü hissetmemiş olurdum.Hatta belki hiç ölmezdim dmi?Vücudum sürekli sıcak ya hani,bu yüzden kanda üretebilirdim belki.Bu sayede kısır döngüde kalıp yaşayabilirdim senin yanında.Sen beni bırakana kadar hayata bağlı kalırdım böylece.Hani sen hep yanımda olacaksın ya,bende ölmezdim hiç bu sayede.Ölürsemde birlikte ölürdük.Ölümün en tatlı olduğun, acının insana en fazla haz verdiği yer burası olurdu.Ve böylece bizde hazın doruklarına çıkardık acılarımızla beraber.İkimizden bahsederken hiç korkmadan BİZ diyebilirdik böylece...
umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...
hayat ve ölümün bir sevgiliye adanmasıdır bu yaşamsal tüm sıvıların hiçe sayılmasıdır....
.....
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
en büyük seraptır belkide aşk,yada en basidi.hatta bunun sayesinde hiçbir seraba inanmayacak kadar ii görür gözlerimiz bunun sayesinde.fakat bi o kadarda yanılmacalar üretiriz beynimizde...
umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...
Elleri kınalı bebekleri, duvarlara yerleşmiş üzüntüleri, güneşten nefret eden yamyamları, kanadı kırık melekleri, sonbahardaki yaprakların düşüşünü, buzulların erimesini, kan içinde yüzen balıkları, sessiz çığlıkları, umutsuz parmaklıkları, intihar eden âcizi, inleten nağmeleri, avlanmasını bilmeyen yavru aslanı... Kan akıtarak gördüm nefretinin etrafında döndüğü vadide...
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
Odamdaki boş odanın her gün bir yerine resim çizerdim.Taki o gün gelene kadar.Polis raporuna göre çizerken en son çizerken duvara kan sıçramış.Resmin başında elimde kalemle bulunmuşum.Evden ise en son sen çıkmışsın.Ne kadarda aptallar!Keşke dünyaya bir baksalar!
umut düşmedikçe nüfustan da kayıt düşmezmiş...
nüfustan kaydın düştüğü an .. ki o an ölümün ismi artık resmileşirmiş...
umudun yitirilmemecesine hitaben...
her gün bir umut doğuverir...
hep kötüyü saklı tutup güzel olanı yaşamalıyız seninle
unutmadan eskiyi
üstümüze örttüğümüz gecede
saklanmalıyız birbirimizden
senin dediğin gibi
kanayan yaralarımız var
kızıl şeyleri ellerimize bırakan
hep kötüyü saklı tutup güzel olanı yaşamalıyız seninle
biliyorum
ne yapsam anlamsız artık
seni sevmek yetmeyecek
acıttığımı da biliyorum
ama bunu yapan sadece ben değilim unutma
bunu da sen biliyorsun
tekrar tekrar yenilerek birbirimize
kölen olduğumu
hep kötüyü saklı tutup güzel olanı yaşamalıyız seninle
biliyorum
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Sessizliğin yarattığı karamsar melekler;
Bizi çağırıyor duyuyor musun?
Sen gezegenlerin kirlettiği beyazlıktın...
Soyun tükendi...
Geri kalanlarda da tükendi...
Hepsi tükendi...
Onları tüketen bizdik acıların sonsuzluğu emrinde...
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
aşkım acıyla dolu biliyorum
bende öyleyim
sevmek sevinçten gelmez hiçbirzaman
acıdır onu besleyen
saflığı besleyen şey gibi
bizim
yaşıyorum
senin tüm zarafetini
avuçlarının içindeki tadı biliyorum
bu yüzden tadını unutmuyorum
biliyorum
kokunu alıyorum
her yerime sinen varoluşunu da
hissediyorum
sende bunlarla birlikte doğdun
aşkım acıyla dolu biliyorum
bende öyleyim
sevmek sevinçten gelmez hiçbirzaman
acıdır onu besleyen
saflığı besleyen şey gibi
yaşıyorum
hissediyorum
biliyorum
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Yanaşma ıstırabı yarattığın karalar giyinmiş kalbinle!
Dokunma gözlerinin tanrısal dokunuşlarıyla!
Çıkarma aşkımızın melodilerini aydınlığa iterek!
Yeminlerin bozulduğu yer burası...
Kanımı mürekkep yaptım;
Zehrini akıt diye saf kâğıtlara...
Cenneti kurdum;
Cehennemin yalnız soğukluğunda kalmaman uğruna!
Lâhzada söyle kanını akıtsam bedenime?
Yıkanıp aklansam?
Günah çıkartabilir miyim?
Yaşayabilir miyim?
Dokunuşların tensel mabedinde?
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
?
Yıkanıp aklansam?
Günah çıkartabilir miyim?
Yaşayabilir miyim?
Dokunuşların tensel mabedinde?
........
yanımdayken çırılçıplaksın
ölüm gibi
gece gibi
ateş gibi
yanımdayken safsın
çünkü seninleyken kimse yok aklımda
hiçliği yaşıyorum tenindeyken
hiçliğin tadını alıyorum dudaklarından
renksiz kokusuz
biricik olanın kıymetini
anlıyorum
......................................
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/



