Forum
Yazıların cok hos ve anlam yuklu eline saglık
Böyle guzel yazanların cogunlugunu kıskanclık böyle degisik arası bi duygu hissediyorum cunku cok guzel bısey belkı bende cok zorlarsam bunların 10 da biri falan cıkar anca o yuzden özenıyorum aslında guzel bıseyler yazabilmek yazı olsun siir olsun vs.
tam da diyordum acaba son cumleyi copy paste ile ileticikime koysam mi
utaniverdim
eline diline yuregine saglik...
Yürüyen Kapris
Son cümlelere çok özeniyorum.. Genelde son cümlelerim ileti olarak kullanılıyor ve hiç birisine de '' Neden kullanıyorsun? '' demiyorum.. Kullanabilirsin.. ![]()
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
DENİZ
Çarşaf gibi serilmiş bir deniz var önümde
Hiç el değmemiş sanki bakire yüzeyine
Sanki derinleri hiç fırtına yüzü görmemiş
Hep limansız, gemisiz ve insansız kalmış gibi
Çocukluktan kalma bir muzurluk var içimde
Yüzümde tebessüm, elimde de küçük bir taş
Küçük bir taşla büyük halkalar çizeceğim denize
O halkalar büyüdükçe bende büyüyeceğim...!
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
Satır aralarında ara sıra ismi geçen bir yalnızdım, çoğul cümlelerin kalabalık piyonu olmadan önce.. Ne piyon olmaktan alabildim kendimi, ne de en yalnızlığımda kalabalık olmaktan.. Görünen köyü karmaşadan başka birşey olmayan bir düzenin içinde, klavuzsuz yaşamayı bilen bir insandım.. İstediğim gibi bir ben yaratamadım kendime.. Biraz herkes oldum biraz da ben..
Kuşku sadece benim için siyahtı, güneş ise herkes için sarı...!
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
''Sevmek istiyorum'' diyordum hiç durmadan...Sevmek istiyorum!!! Güldüm anlamsızca.. sonra kızdım kendime ,niye güldüm ki? Kimse ne istediğimi bilmiyor diye düşünmekten alamadım kendimi...
Sonra kendime 'sen sevgiyi gerçekten hak ediyormusun ? dedim. Bu defa farklı mı diyorsun ? Gerçekten sevmek,hep mutlu olmak istiyorsun öyle mi? Ne yazık!!! Bir süre sonra doyunca aşk'a, o aşkı hoyratça geri vereceksin.. ne dedin duyamadım? Çok mu suçlayıcı konuşuyorum..gerçekler acıdır derler.. ne doğru söz ama!
Her sevgi beraberinde hayalleri,umutları getirir..sonu ayrılık olunca başlar isyanlar ,pişmanlıklar...böylece geçer günler, aylar belkide yıllar..sonra birgün bir bakmışız yine sevginin güzel eli dokunmuş yüreğimize.. izin bile isteme zahmetinde bulunmadan..belki yine sonu ayrılık belki de be kez mutluluk.. Ne tuhaf yaşanan her kötü ilişki bizleri daha bir çıkmaza sürükler... ... karşımıza her çıkanı hayatımızdan geçip gidenlerle kıyaslarız.
Her son yeni bir başlangıçtır oysa..
Umutlar ,hayaller ,esir alır ruhumuzu.Sonrasında bilinmez bir mutluluk yada derin bir sesizlik sahip olur bedenimize.. Birgün çektiğmiz tüm acıları unutup birine güvenme cesaretini buluruz kendimizde ... bir yandan mantığımız korkakça '' hayır'' derken diğer yanda kalbimiz asice ''evet'' der... Eğer '' hayır ''a yenik düşersek,belki de hayatın bize sunmuş olduğu gerçek mutluluk fırsatını elimizden kaçırırız...Kimbilir belki de yeni bir acıyı hiç başlamadan ''Hoşçakal'' deriz...
Birgün duvarlarımızı yıkabilirsek 'evet' deme gücünü buluruz kendimizde... yaşanılan olası bir olumsuzluk herşeyi başa alır.. Yeniden başlamak bu olsagerek.. yine korkular,kaygılar ve verilmeyen fırsatlar..
Sonunda birgün 'Sevmek istiyorum' derken buluruz kendimizi... ne acı bir son!Sevmek ,sevmek,sevmek... korkamadan,oyunlar oynamadan ,gönlünce sevmek... Seni seviyorum demenin değerini bilerek,her önüne gelene yakıştırarak önemini yitirmeden.. anlamını hissederek,yaşayarak söyleyebilmek... her zaman söylerim ya ;söylediğinde için titremeli , duyanın da içini titretmeli..
Ben ve Sen bu iki kelimeyi 'BİZ' yapmaktır sevmek.. hissettiği o an söyleyebilmeli seven... sevgin içimi titretmeli... Sevgim içini titretmeli... Sen ben olmalısın.. Ben sen olmalıyım.. Yani BİZ olmalıyız korkusuzca...
S.S ![]()
Sevgin hayallerimi resmettiğim fırçam, sen hayallerimin ta kendisi, bense bir parça ucuz parşömen..
The Broadcast like their prayers went unanswered and ignored
god, like the rest of the world, just watched in silence
Öyle bir yaşamaktır ki bu; kimi zaman ellerin cepte dudaklarında ıslık tınıları eşliğinde, yolda gördüğün içecek kutularıyla gol atmaya çalışırsın içinde bulunduğun zaman dilimine. Kimi zamanda direkten dönenler için isyan edersin dilimlediğin zamana. Sağlamasını bulmaya çalışırsın ulaştığın sonuçların. Binlerce kez ‘’hayır’’ dediğin kişilere, durumlara ve olaylara ‘’evet’’ diyebilmek için kendinle pazarlık ettiğin günlerde olur hayatında. Ne olursa olsun bir bıçak gibi görünüp neşter gibi zarif kesebilirsin çelişkilerini ve kararsızlıklarını. Verdiğin en ufak bir tavizin zamanın çemberinde ne denli büyüdüğünü görmek istememekle doğru orantılıdır çelişkileri ve kararsızlıkları kesen o zarif neşter..
Şans denilen hayırsızın bize gülmeyişi kimi zaman isyan bayraklarımızı dalgalandırır. Gülmediği için üzülürüz ama en azından somurtmadığı içinde sevinmeyi bir türlü öğrenemeyiz. Bu somurtmayışın bile bizi mutlu etmesi gerektiğini fark edememişizdir.
Karakterimizin ana kaynağını oluşturan; kurallarımız, çelişkilerimiz ve tavizlerimizle mücadele ederek sürdürürüz hayatımızı. O hayat bittiğindeyse okunmamış sayabiliriz bütün bunları..
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
