Zamanı kaybeden kız yürüdü...
yürüdü....yürüdü....
zamanla hiç barışmamıştı yıldızları,acıyordu gecen zamana,
kendine zarar verdiren zamana kızıyordu...
Tanıyordu kendini...
aynaya baktı derin bir yuh cekti ,
yaslanmıstı yasıtları hayata yeni başlarken...
bi ağladı bir güldü haline,
sustu;
birden kahkahalar ve hıçkırık sesleri ardarda kesildi....
ve ruhunu teslim etti bulut tanrıya,
kaçış için en uygun zamanı bulmustu belkide.....
Tutkulu askların yasandığı bu kentin tam ortasında yapayalnızım şimdi,kalbim atmıyor ,ritmi yok,kaybolmuş....
Tüm sehir karanlıklar yolluyor bedenime titriyorum...Ama korkumdan değil,,yalnızlığımdan...Lanetler yağdırıyorum şehrin ışıklarına.Biraz üşüyorum belkide ve biraz kıskanıyorum sanki tüm aşk şarkılarını.Hüzünlü istanbulun gri bulutları altında sessiz sessiz ağlıyorum.Yavaşça bir varoluştan bir kayboluşa dönüşüyorum.Üzerimdeki yük ağır geliyor.Uuzun uzuzun düşünüyorum kırılmıs melek kalbimdeki serinliği,ince bir sızıya dönüşüyor...Yavaş yavaş kan çekiliyor bedenimden ,basım dönüyor...haberin yok,ölüyorum.....
Sen olmayanın derdindesin
Ben var gözükenin....
senden sana..... sizde ne var?
Gidişin kalbime kazındı, Hissiz bakışların ve o soğuk dudakların. O soğuk dudaklarından dökülen cam parçaları. Seni işte orada öldürmüştüm. Güneş karanlığa göz kırparken, ben seni oracıkta öldürmüştüm. Kent soğuk eserken, ben seni oracıkta öldürmüştüm. Zemine kayıyor gözlerim, kan görüyorum. Neredeydim şu an. Bu bir soru bile değildi. Ayakkabıların kırmızı, her şey ölüme çağırıyordu ve seni oracıkta öldürmüştüm. Avuçlarımı açıp yüzüme götürecekken yatağa koştum. Yattım. Kalktım ve döndüm tekrar. Her şey aynı. Hafızamı derine çökertiyor her an, her an biraz daha batıyor bilincim. Ve ben seni oracıkta öldürüyorum. Uyandım. Zemindeyim. Ellerim seni arıyor, pençeliyorum dünyayı. Ve henüz açamadığım gözlerimle elini hissediyorum. Soğuk, çok soğuk… .
yaz kardeşim kolay gelsin ![]()
Ruhum, bedenime tutsak daha fazla acı çekmeden, ölüm diliyor.. bense onun için hiçbir şey yapamıyorum.. içim acıyor.. yırtılıyorum... bedenim yaralı, ruhum isyanda... yaşamak değil, ölüm çare bana...
ya çok böle yani nasıl diyim kendimi buldum döktür walla yakışır....
bedevinin intikam zamanı geldi....
bir suskunluk vardı sende
tehlikeli! ve nedenini bilmiyordum
…………………neden sence?
kaybedişlerim çok, arayısım yok....elimdeki yokolurken,ruhumdaki içimde...
ve kim bunlar???
ne biçim sorular,sorunlar....
yalnızlık kötü bi karanlık ,ışıkları kim kaptattı........??????????
açsın birileri,korkuyorum.....…………………………….
devamını bekleriz
karanlığın olsaydım eğer, sol tarafına denk düşerdi sesim. belki o zaman görürdün, unuttuklarını.,unuttuklarımızı.
kayıp bir düştü belki, düşlerine düşen deprem..düştükçe düşen...
hiçleşen yalnızlığın mıydı..yoksa bir anda herşeye dönüşen hiçlikler miydi hayatı kavrayan...zehirli sarmaşıklardı belki .
cevaplar mı istiyordun benimden? soruları mı verdim kendimden?peki söyle şimdi sen .sen de ne var?
mutsuzum ben...gecmişn gölgesinde kalmış bi aşka yeni güneşler arıyorum...aradıkça kendimi kaybediyorum...kaybettikçe kaçıyorum kendimden..nereye gidiyorum ben..mutsuz umutsuzluğumun hürrriyetinde tek basıma savas veriyorum...Kalkanım yok,silahım zırhım yok aska...korunmasız,umarsız küçük bi kız....soramıyorum! cevaplar kayıp! sustukça içimde bi çığlık,sus desem ağlamaklı,susma desem korkak...Kendine soracağı soruları cevaplayamayacak kadar belkide...ruhumda bi isyan,ruhumda bi uçurum...Varlığını bilsemde hisssedemediğim,bilsemde yasıyamadığım,isteyip olamadığım...hüzün var içimde....peki hüzün bendeyse ruhum nerde ,kimde...????????
...sonra kanadı ruhum içime akıttım kanayan kanlarımı...küstüm ki ben aşka...o zaten kaçmıştı gökyüzüne terleyen şevhet onun yerini alalıberi..bir kez daha kanadım..kanadım kanadım.....tükenmişliğim hep önüme geçiyor..oysa güzel düşlerim ve bitmeyen aşklarım vardı....acı götürüyor işte sürüklüyor işte ne yapayım...yürüyorum....ama bir gün duygular o güzel nefesini herkezin ensesinde hissettirecek taaki hüzün aşka savaş acana dek...
yaşanmışlıklar....yarım kalmışlığım....tükenmişliğim hep önüme geçiyor...yalnızlığımı sevkettiğim yeni sabahlara uyanıyorum değişik havalar solup karanlığımı bulamıyorum anlatamadım sana sustum içimde yanan sevdaları seni aradıkça kaybolduğumu kayboldukça bulduğumu...canıma bir diken batmış çık desem canım acıyor çıkma desem yüreğim...
uzun zaman sonra anladım kovalamalarımın sadece kendimi yakaladığını....yada kaçışlarımın beni saklamadığını....çıkıyorsun bi süre sonra kendini sakladığın arka tarafından...alışmak zor oluyor elbet özünü hakeden ruhunu sarana kadar ama sonunda yıkanacak için aşklandırılmış aşklarla....ve özüne yolcu olacaksın dibine en dibine en ucralarına sakladıklarını vereceksin aşka işte ozaman gökyüzü kararacak karartacaksın ve adaklar adıycaksın acılara hüzünlere yıldızlar ağladıktan sonra ağlıycaksın çiçeklerin açana dek.......sende acıdan daha çok geçeceksin ve güzelleşeceksin hüzünlü güzel...
Varlığını hissederken gözlerine bakabilmekti en güzeli......