Forum
Buruk buruk hatıralar kayıyor
Beynimden, ruhumdan...
Ölü ruhlar geziniyor
Bu kül renkli havada
Güneş söndü
Ay matlaştı
O, sessizce kelimelerle
oyun oynuyorlar...
Şimdi hangi yalnızlıkta sürünüyorlar?
Dilendiğin tanrıya karşı koydum
Usulca
Kırmadan
Fark ettirmeden
Ruha ten vermeden
Sınırları geçmeden...
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
Bekleme artık....
-dı lı konuşuyoruz ki buna en iyi cevaptır bekleme artık...
*uç uç zaman...
Kahin misin sen bilmediğin duaları okuyorsun?
Gelecek hakkında tahmin yürütüyorsun?
Acıdan başka, kavgadan başka ne buldun?
Kim oldun da yontarak büyüdün?
Korkulara neden boğulursun?
Şevki yok hiçbir şeyin cümlelere işkence yaparken
Şevki yok bu kışın ne kadar beyazlığına saklansam da
Şevki yok melodinin etrafında seni gözetirken...
Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...
Bitkinim...
Bitkinim yoruldum
Yoruldum deniz aşırı hayallerim
Bilir misin kaç kürek çekti gözlerim
Fersah fersah aştım enginleri
Kirpiklerim ıslak / yitik bedenim
Gözyaşımla boğuldukça
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Hem yine çok üşüyorum umarsız
Usanmayan hasretin ısıtmıyor bedenimi
Belki sevkatlice sarılırsın diyorum
Kilitleniyor aklımın çıkış kapıları
Unutmak nedir hissedemiyorum
Sen içime yerleşmiş giz
Yoğunlaşmış bir tutkunun yıkılmazlığı
Acıyı umursamayan yorgunluk
Kötülüğü farkındasız silip atan duygu
Sen yüreğimde kabaran devasa nehir
Vazgeçilmez bir akıntının dansı
Umutla donatılmış peri masalı
Dünyayı döndüren ömürsün
Sen sevginin eşsizliğisin
Sen hayatın ta kendisisin
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Nereye gitsem sonunu bilmeden
Olur olmadık bir ana dolanıp
Yalnız sen çıkıyorsun karşıma
Bir hüznün yüzüyor denizlerde
Bir neşen renkleniyor gökyüzünde
Çıkılmaz bir çamura saplanmışım
Kalbimde dinmeyen kahrolası ağrılar
Öldükçe yeni ölüşlerde
Ve her seferinde dirilişlerde
Yüreğimde, düşümde bir güzel
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Boğazdaki banklarda hayalleri
Kaldırımlarda takipçi gölgeleri
Başımı kaldırışımda çizdiğim melek
Sarıldığım ağaçlardaki devalı huzur
Kokladığım çiçeklerin yardan esintisi
Hepsi burada avuçlarında ağladığım yerde
Doğayı sularken sağanak sağanak
Gelip sadece dokunsan ardımdan
Bir baksam güneşin senli kızıllığında
Kaçak gözlerinden yanağına düşen
Vicdan gözyaşın kurtulmuş mu yüreğinden
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Aktığında güneş deryaya damla damla
Bastırırken akşamın alaca karanlığı
Bulutlara saklanınca uyku mahmurluğunda martılar
Yaslanır ayın sisli şavkı pencereye
Benim için başlar koca bir gün
Geçiririm sırtıma siyah pelerin
Uçamam, yarasa misali
Asılırım, yüreğimde ibrişimden sancı ipi
Kadife bir tabutla
Gömerim derinlere hüzünleri
Yanar içten içe gönlüm
karanlık ışıltılı yalnızlık giysim
Sıyrılır pelerinden
Kucaklar samanyolu tüm ihtişamıyla
Kuş sütü bile mevcut
Kurulu çilingir sofram
Bir tarafta dolunay, bir tarafta yalnızlık
Tam karşımda büyük ayı
Samanyolu’nun en nadide gülü
Şerefe der kalkar kadehler
Küçük ayı tüm zarafetiyle
Dumanı tüten kahve servisi
Yapmak üzere beklemede
Gizler, içine alır karanlık
Ne ağladığım görülür, ne de
Boş kadehteki kızıl mey.
İçimde çalan melodi eşliğinde
Dans ederiz ay ışığı altında
kol kola yalnızlık kavalyem
Alkışlamakta büyük ve takipçisi küçük ayı
Samanyolu tümden ayakta
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Baykuşlara yoldaş olur, yaşarım geceleri
Aydınlık ürkütür,göz kamaştıran yakıcı cazibesinde güneşin
Korkarım kaybolup yok olmaktan
Yüreğimde kopan fırtına eser savurur
Gözyaşları sicim gibi iner bağrı açık toprağa
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Karanlık gizler kuytularına hüznü
O kuytularda ararım kocaman yürekleri
Esmer yalnızlığa sırtımı yaslar
Destekler gecenin karanlığı
Gece kuşlarıyla birlikte
Yiteriz samanyolu koynunda
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
ay düşmüştü suya
dokundum,
usulca kıpırdandı.
'Gecenin gizini'
topladım
en derin sessizlikten
hafif bir rüzgar
saçlarımda dolandı.
Ay düşmüştü suya
aldım başımı gittim
karanlıkta
ürperdim sessizliğinden.
Ay suda
yanlız kaldı...
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
çıkarıyorum üzerimden eskileri
susayan yanım isyana odaklı
üşüyen çocuklara göz kırpıyor
sensizliğin arifesinde kalemin ateşi
yeni senleri iklimine çağırıyor
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Gece daha da siyahlaşıyor.. dört duvar karanlığın boğucu kollarında arıyorum sanki huzuru..
Yitikliğim bir kez daha hortlarken yattığı yerden, kaderimin pis sırıtışı midemi bulandırıyor..
Gidin başımdan.. yalnız bırakın beni..
Yok mu sesimi duyan.. yok mu akan bu kanı durduran..
Tiz bir çığlık yükseliyor boğazımın derinliklerinden
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
Gece rengi saçlarım hani kabusundu ya, dolanırlardı boğazına ilkilirdin ya hani. Sıçrardın... Avuçlarını öper sakinleştirirdim seni. Şimdi arıyorum diyorsun ya o kabusu... Sordum sana kabusumu avuçlarındaki dudaklarımı mı diye?
Sessiz kaldın....
Ve ben kapadım ya telefonu... İkimizde biliyorduk kabuslar olmadan düşler sürmez....
*uç uç zaman...
Duyar gibiyim,
Yirmi üç otuz tramvayının uğultusunu.
Boğulmak üzereyken ben sensizlikten,
Dağıtır gecenin koyuluğunu.
bin schon zu alt und zähl sie doch
kein Engel kommt um euch zu rächen
Heimlich werd ich auferstehen
Gott weiß ich will kein Engel sein
